T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/415 Esas
KARAR NO: 2019/1015
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/01/2015
KARAR TARİHİ: 05/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nün sevk ve idaresinde olan davalı şirket tarafından yaptırılan Kara Yolları Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortası bulunan ... plakalı aracın yaya olarak kaldırımda yürüyen müvekkillerine çarptığını ve bu kaza neticesinde müvekkillerinin ağır şekilde yaralandığını beyanla trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle toplanacak delilere göre 6100 sayılı yasanın 107.md uyarınca maddi tazminat tutarı belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere ... için 5.000-TL maddi tazminatın, ... için 5.000-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıya ödetilmesine, sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamına göre her bir davacı için 25.000-TL olmak üzere toplam 50.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın ... ilçesinde meydana geldiğini, müvekkilinin ikametgahının da Ünye olduğunu, HMK 16.md hükmü gereğince haksız fiil veya iddia edilen zararın meydana geldiği yer Ünye olmasının yanında zarar görenin yerleşim yeri de Ünye olduğundan dolayı İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkili yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin bu olay nedeniyle ızdırap ve elem duyduğunu, müvekkilinin kazadan sonra da üstüne düşen bütün yükümlülükleri bir borç bilip gerek davacıların yakınları, gerekse davacıların anne babasıyla irtibata geçerek elinden gelen bütün maddi ve manevi yardımlarda bulunduğunu, davacı ...'nin hayatını tekerlekli sandalyede idame ettiği iddialarının ve davacı ...'in de bu kaza neticesinde hayatını başkalarının yardımıyla idame ettirdiği iddialarının da asılsız olduğunu, müvekkilinin kazanın 2.gününde davacıların babalarına amcaları aracılığı ile ayrı ayrı 1.000-TL, daha sonra ayrı ayrı 2.000-TL daha verdiğini, yani totalde her iki davacıya 6.000-TL verdiğini, bunun tanıklarla ve belgelerle ispatlanacağını, olay nedeniyle davacılar hakkında istenilen manevi tazminat miktarının da oldukça fahiş olduğunu ve karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesine matuf olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dilekçede yer alan tüm açıklamaları kapsamında tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri dikkate alınarak var ise belirlenecek tazminattan indirim yapılmasına, davacıların maddi tazminat taleplerinin açıklattırılmasına, dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine, davacıların var ise maluliyetinin tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurumuna gönderilmesine, maluliyetin tespiti halinde karar verilmesi halinde tazminat hesabının dosyanın hazine müsteşarlığına kayıtlı aktüer bilirkişisince yaptırılmasına, SGK'ya müzekkere yazılmak suretiyle var ise davacılara dava konusu kaza nedeniyle bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve rücuya tabi olup olmadığının sorulmasına, dava konusu kazaya ilişkin Ünye C.Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosyasının celbine, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/18924 Esas, 2015/4895 Karar sayılı ilamına göre "Haksız fiil sonucu çalışma gücünün kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkemelerce, kazada yaralanan, tazminata konu kişinin tüm tıbbi evrak ve belgeleri temin edilerek yukarıdaki yönteme göre belirlenmesi" gerekmektedir. Bu kapsamda davacılara ait tedavi evrakları celp edilmiş ve davacıların maluliyet oranlarının tespiti için Ünye Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış olup; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 09/09/2019 tarih ve 2019/1841 sayılı raporunda meydana gelen kaza sonucu davacı ...'nin maluliyet oranının % 6,3 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 90 güne kadar uzayabileceği belirtilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 02/11/2017 tarih ve 2017/1462 sayılı raporunda meydana gelen kaza sonucu davacı ...'in maluliyet oranının % 6 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 120 güne kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosyamız kapsamına celp edilen Ünye ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; dosyamız davalısı ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde ...'ın TCK'nın 89/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına, davacı ...'da meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu, kemik kırığı ve yüzünde sabit iz oluşturduğundan TCK'nın 89/2-b,d,e maddeleri uyarınca ...'ın cezasında yarı oranında arttırım yapılmasına, TCK'nın 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27/03/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda meydana gelen kazada ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b "Araçlarının hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" ve 47/1-d "Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere zorundadırlar" hükümlerini ihlal ettiği ve aynı kanunun 84/j "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar" hükümleri uyarınca asli kusurlu olduğunu belirtilmiştir.
Dava konusu olayın; 07/12/2014 günü davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ... Sokaktan aşağı doğru ...Caddesi kavşağında aracının hızlı olması sebebiyle paniğe kapılarak, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, gidiş istikametine göre yolun sağ tarafındaki kaldırıma çıkarak önce kaldırımda bulunan ..., ... ve ...'e, ardından aracını durduramayarak kaldırımda yürümekte olan ...'e çarpması sonucu meydana geldiği ve davalı ...'ın olay nedeniyle davacıların yaralanmalarına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 313 vd maddelerinde düzenlenen sulh, görülmekte olan bir davada, karar kesinleşinceye kadar tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla yaptıkları sözleşme olup, davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Maddi tazminat yönünden, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme neticesinde davacılar ile sigorta şirketinin sulh ve ibra sözleşmesi imzaladıkları karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı sabit olduğundan maddi tazminat istemi yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme gereğince, davacıların maddi tazminat talebinin sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşılmakla ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin ... lehine de sonuç doğurmuş olduğu ve dava tarihinden sonra yapılan ödeme neticesinde davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak, maddi tazminat yönünden davalı ... lehine de vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi hükmüne göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği koşuluda değerlendirilerek, yine tarafların kusur durumu, davalı ... tarafından davacılara yapılan kısmi ödemeler, davacılarda meydana gelen yaralanmanın mahiyeti dikkate alınarak, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... için 9.000,00-TL, davacı ... için 8.000,00-TL manevi tazminatın 07/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine ve fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:
1-Maddi tazminat istemi yönünden davalı ... şirketi ile davacıların sulh oldukları anlaşılmakla sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 9.000,00-TL, davacı ... için 8.000,00-TL manevi tazminatın 07/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 1.161,27-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 204,93-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 956,34-TL eksik harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 31,80-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 693,00-TL ve hastane muayene ücretleri olan 1.388,00-TL olmak üzere toplam 2.112,80-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 718,35-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 204,93-TL'nin toplamı olan 923,28-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınıp davacılara verilmesine, geriye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davacılar ile davalı ... şirketinin sulh oldukları anlaşılmakla davalı ... şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Maddi tazminat talebinin, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme neticesinde konusuz kaldığı dikkate alınarak taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Manevi tazminat yönünden; davacılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10.maddesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacılara verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden; davalı ... vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10.maddesi uyarınca uyarınca hesap ve takdir olunan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)
BU EVRAK 5070 SAYILI KANUN GEREĞİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR