T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/887 Esas
KARAR NO :2025/440
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:15/09/2014
KARAR TARİHİ:12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının .... 19 pafta 39 ada 12 parsel üzerinde bulunan iş yerinde .... Noterliğinin 26/03/2004 tarih ve ... sayılı süreli kira sözleşmesi ile müvekkili idarenin kiracısı olduğunu, kiralanana ait 22/10/2008 ile 21/03/2009 dönemi aylık 69.458 USD'den 5 ay 347.290 USD, faiz hariç ödenmemiş kira borcu bulunduğunu, borcun tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, boçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıya .... Noterliğinde keşide edilen 24/08/2008 tarih ve ... sayılı ihtarname ile kira sözleşmesinin 22/10/2006 tarihinden itibaren yenilenmeyeceği bu nedenle kiralananın sözleşme sonu olan 21/10/2006 tarihinde boşaltarak belediyeye teslim etmesi gerektiği aksi takdirde ... sayılı kanunun ilgili hükümlerine göre ... Kaymakamlığınca tahliye edileceğinin ifade edildiğini ancak ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ edilmediğini ve idarelerine iade edilmiş olması sebebiyle başkaca bir işlem yapılmayıp sözleşmenin vazgeçilmiş olduğundan davalının halen belediyenin kiracısı olduğunu ihale şartnamesi gereği ihaleyi alan şirketin 2.000.000 USD tutarında yatırım yapmak zorunda olup, bunun için teminat mektubu verdiğini ve kendi projesini hazırlayarak Emlak Müdürlüğüne sunulup tasdik edilmesinin istendiğini, ... Kanununda ön görülen şartların mevcudiyetinin sağlanamaması sebebiyle söz konusu projenin onaylanamadığını, davalının başından itibaren mecurun mevcut durumunu ve şartlarını bilerek sözleşmeyi akdettiğini, mecurun bulunduğu alanın ... Öngörünüm Bölgesinde bulunması sebebiyle yapılacak her türlü tadilat ve eklentilerin ... Kanuna tabi olacağı hususunun göz ardı ederek sözleşme akdetmekte sakınca görmediğini, uygulamaya esas alınacak yasanın imara yönelik getireceği kısıtlamaların araştırılmadığını, davalının basiretli ve ileri görüşlü bir tacir olarak davranmadığını, ihale şartnamesinin 23.maddesinde kiralanan taşınmaza ilişkin olarak yatırım yapma, söz konusu yatırımlar için gerekli izinleri alma sorumluluğunun kiracının yükümlülüğünde olduğunu, beyanla fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz için %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında davalıya ait ... Cad. 19 pafta 39 ada 12 parsel üzerinde bulunan basketbol sahası, tenis sahası, restaurant, yüzme havuzu, deponun 2886 sayılı yasaya göre yapılan ihale sonucu müvekkiline aylık 60.000 USD karşılığı üç yıl süre ile 22/10/2003 tarihinde kiralandığını, müvekkilinin tacir olup, TTK'nun 3, 4, 5, 21.maddeleri gereğince ihtilafın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, iş bölümü itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından davacı aleyhine taraflar arasında ki kira sözleşmesinin değişen şartlara uyarlanarak sözleşme süresinin uzatılmasına ve sözleşme hükümlerini düzenleyen "Yeri Kiralama İhale Şartnamesi" uyarınca müvekkil tarafından davacıya tevdi edilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi talepli dava açıldığını, bu nedenle açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini, her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğundan bu davanın daha önce açılan anılan dava dosyası ile birleştirilmesine davacı tarafça müvekkiline keşide edilen .... Noterliğinin 20/08/2006 günlü ihtarnamesi ile kira sözleşmesinin 22/10/2006 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğinin bu nedenle kiralananı sözleşme sonu olan 21/10/2006 tarihinde boşaltarak Belediyeye teslim etmesini ihtar ettiğini, şu suretle kira akdinin davacı tarafça feshedildiğini, feshedilen kira sözleşmesine istinaden kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle icra takibinde bulunulamayacağını ancak fuzuli işgale dayalı tazminat talep edilebileceğini, buna istinaden asıl alacak ve takibe kadar işlemiş faiz talep edilemeyeceğini müvekkilinin mecurun amacına uygun olarak kullanmasını teminen gerekli her türlü işlemi yerine getirdiğini fakat davacının projeleri halen dahi onaylamaması nedeniyle mecurdan kira sözleşmesinin amacına uygun istifade edilemediğini, kullanılamayan mecur için fuzuli olarak ve her yıl 750.000 ABD doları esasına göre üç yıllık müddet için toplam 2.160.000 ABD doları peşin kira ödendiğini, diğer yandan Belediyenin istemi üzerine yapılan yıkım ve hafriyat işlemleri için 250.000 ABD doları masraf yapıldığını, belediyeye verilen teminat mektubu komisyonları, mimarlara yapılan ödemeler vesaire giderler için de toplam 415.923 ABD doları ödendiğini, müvekkiline kiralanan taşınmazın kiraya veren davacının neden olduğu ayıp nedeniyle kullanılamamış olduğundan ve davacının ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca bu ayıbın giderilmesi ve / veya müvekkilin uğramış olduğu zararın önlenmesine veya en azından bu sözleşmenin yeni oluşan duruma uyarlanarak devam eden zararı ödemekle yükümlü olduğu nedeniyle ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından Hakim'in müdahalesi talepli dava açıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dosyanın mahkememize .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı 26/11/2009 tarihli iş bölümü itirazının kabulü kararına istinaden gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce takip dosyası celp edilip incelenmiş, taraf delilleri toplanmış, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının sonuçlanması beklenmiş ve kararın kesinleşmesini müteakip adı geçen dosya da celp edilip incelenmiş ve iddia, savunma, toplanan deliller üzerinde ve keşfen dava konusu yerde uzman bilirkişi kurulu marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bu yönden sunulan 29/09/2014 tarihli bilirkişi kurulu raporu incelenip denetlenmiştir.
İddia, savunma, toplanan tüm deliller, takip dosyası kapsamı ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Mahkememizce bozma öncesi yargılamada davanın reddine karar verilmiştir
Mahkememizden verilen ... sayılı 02/03/2015 tarihli karar Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2015/11807 Esas 2016/7350 Karar sayılı Yargıtay İlamı uyarınca:
"Somut olayda; kiralananın 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre kiraya verildiği ve kira sözleşmesinin 22.10.2003 başlangıç tarihli 3 yıl süreli olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nitelikteki taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri kira süresinin bitimi ile yasal olarak sona erer. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasındaki kira ilişkisi sona erdiğinden davalı... durumuna gelmiş , aynı zamanda bu husus taraflar arasında görülen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas, ... Karar sayılı davada da kesinleşmiştir. Dolayısıyla az yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere ortada bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır.Bu halde, mahkemece, davanın ecrimisil hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamı sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 30/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda:
"Dava konusu taşınmaz: ... mevkiinde 39 Ada, 12 Parselde, 6.151,00 m2 arsa alanlı, BENZİN VE GAZ DEPOSU VE MÜŞTEMİLATI İLE İÇERİSİNDE AKAN BİR MASURA TATLI SUYUN 3/8 Hissesi Nitelikli Taşınmazın TAMAMI... BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ADINA KAYITLIDIR.
Davaya konu taşınmazdaki uyuşmazlığın çözümünün Yargıtay 12.Hukuk Dairesi bozma ilamına göre çözülmesi gerektiği açıktır. Bu durumda Davalı Şirketin 3 yıllık kira sözleşmesi sonrasında Davacı Büyükşehir Belediyesi sözleşmesi sona ermesine rağmen mevcuru tahliye etmediği ve ...durumuna düştüğü anlaşılmaktadır. Davacının mecuru tahliye etmesi gereken tarih 22 Ekim 2006 Tarihi olmaktadır.
Davalı şirketin sözleşmesinin sona erdirildiği tarihten itibaren kiracılık sıfatının düştüğü ve Mecurda... (işgalci) olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın ecrimisile müstahak yerlerden olduğu ve çapının yere uyduğu tespit edilmiştir.
Davacı B.Şehir Belediyesinin 22.10.2008 ila 21.03.2009 dönemi (5 aylık dönem) olup, talep edilebileceği Haksız işgal tazminatı (ecrimisil) alacağının 584.379,00 TL olacağı" sonuç ve kanaatini bildirir raporu sunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 07/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda:
"A)Davacı kiralayanın kira sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının doğduğunun kabul edilebilmesi için davacının öncelikle kira konusu mecuru davalıya kullanıma hazır bir şekilde teslim ettiğini kanıtlaması gerektiği, Dosyadaki belgeler incelendiğinde bu teslimin gerçekleşmediği,
B)Davacının Devlet İhale Kanunu'na aykırı olarak dava konusu taşınmazı ihale ettiği, yapılan bu hukuka aykırı ihalenin hukuka uygun hale getirilmesi için davalının üstüne düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği buna karşılık davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle kira konusu taşınmazın davalı kiracının kullanımına hazır yatırım yapılabilecek şekilde bir tesliminin gerçekleşmediği,
C)Bu durumda davalı kiracının anılan taşınmazda 22.10.2008 ila 21.03.2009 dönemleri arasında kiralacılık sıfatını kaybettiği ve ... olacağı değerlendirilmektedir. Ancak davacı anılan mecuru fiilen terk ettiğini iddia etmektedir. Bu durumu belgelemek (Mecuru boşaltarak terk ettiğini kaleme alarak) için ....Asliye Hukuk Mahkemesine 24.11.2008 tarihinde delil tespiti davası açtığı anlaşılmaktadır. Davacının mecuru terk durumunun Mahkemece kabul edilmesi durumunda davalı kiracının Davacı idareye ecrimisil borcu bulunmadığı heyetimizce değerlendirilmektedir.
Ancak; Mahkemece kiracının anılan dönemde işgalci olduğunun kabulü halinde kök raporumuzun revize edilmesi gerekeceği değerlendirilerek, Davalının Kira Sözleşmesi ve yatırımcılarının İmar mevzuatından dolayı gerçekleşmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin de idarece yenilenmemesi sona ermesi ile Davalının işgalci (...) kabul edilmesi ve yerin otopark olarak Ecrimisil bedelinin belirlenmesi cihetine gidilmiştir. (Sözleşmedeki aylık 60.000,00 USD kira bedelinin alacak olarak kabulünün hakkaniyete uygun olmayacağı, Dava konusu taşınmazda davalı kiracının 2.000.000,00 USD yatırımı sonrası oluşacak kira sözleşmesine yansıyan kira bedeli olduğu, Bu bedelin hesaplara yansıtılmaması gerekeceği, Kök raporumuzdaki hesaplamada yaptığımız hata düzeltilerek, Mecurun otopark ecrimisil bedelinin hesaplanması cihetine gidilmiştir.
Sayın mahkemenin ecrimisil ödemesine karar vermesi halinde, Davalı kiracı şirketin ecrimisil ödemesi gereken dönem olan 22.10.2008 ile 21.03.2009 tarihleri arası 5 aylık 103.504,00 TL ecrimisil bedelinin hakkaniyete ve gerçeğe uygun olacağı değerlendirilmektedir " şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 11/02/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda: "Yargıtay İlamında; Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına alındığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı ...kabul etmek gerekir. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süre sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralanın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın " kira parası" adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez. Somut olayda; kiralanın 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre kiraya verildiği ve kira sözleşmesinin 22.10.2003 başlangıç tarihli 3 yıl süreli olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nitelikteki taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri kısa süresinin bitimi ile yasal olarak sona erer. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasındaki kira ilişkisi sona erdiğinden davalı ...durumuna gelmiş, aynı zamanda bu husus taraflar arasında görülen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas, ... Karar sayılı davada kesinleşmiştir." Tarafımızdan ...'ın taşınmazı otopark kullandığı 2013 tarihindeki geliri endeks kullanarak 2008 yılına dönüştürerek taşınmazın 2008 yılındaki getirdiği elir aylık ortalama 21.000,00 TL/ay olarak hesaplanmıştır. Ayrıca tarafımızdan otopark alanları ve araç alanları dikkate alınarak otopark kapasitesi ile araç başına günlük alınabilecek araç kira bedeli belirlenerek taşınmazın 2008 yılındaki getirdiği gelir aylık ortalama 22.730,00 TL/ay olarak hesaplanmıştır. Yukarıda yer verilen ve Sayın Mahkemenin uymaya hükmettiği karar doğrultusunda davalı kiracının anılan taşınmazda 22.10.2008 ila 21.03.2009 dönemleri arasında kiracılık sıfatını kaybettiği ve ... eş deyişle haksız zilyet olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. Ancak davacı anılan mecuru fiilen terk ettiğini beyan etmektedir. Bu beyan hakkında nihai takdiri mahkemede olmakla davalının iddialarını yerinde bulunması halinde hesaplama konusu bir ecrimisil alacağının olmayacağı açıktır. Zira ecrimisil en genel tanımıyla, haksız zilyedin salt kullanma menfaatinin iadesi olarak tanımlanmaktadır. Şu halde davalının iddia etttiği gibi taşınmazın terk edilmesi ile zilyetliğin sona ereceği ve bunun doğal sonucu olarak kullanma menfaatinden söz etmenin mümkün olmadığı açıktır. Özetle mahkemenin davalının taşınmazının 21.10.2006 tarihinde terk edildiğini kabul etmesi halinde hesaplama konusu ecrimisil söz konusu olmayacaktır. Mahkemenin kiracının anıla dönemde işgalci (haksız zilyet) olduğunu, taşınmazı fiilen kullandığı ve terk etmediğini kabul etmesi halinde ise ecrimisil hesabı yapılması gerektiği, kök rapordaki hesaplamanın revize edilmesi gerektiği, bu halde sözleşmedeki aylık 60.000,00 USD kira bedelinin hesaplamaya esas alınamayacağını, bu bedelin kiracının taşınmaza 2.000.000,00 USD yatırımı sonrası oluşabileceği, dolayısıyla hesaplamaya esas olarak anılan bölgedeki eş değer taşınmazların rayiç gelirlerinin esas alınması gerektiği, yukarıda bu bedelin 2008 yılı için aylık 22.754,00 TL/ay, 2009 yılı için ise 25.642,00 TL/ay olarak belirlendiği, ecrimisil ödemesi gereken dönem olan 22.10.2008 ila 21.03.2009 tarihleri arası 5 aylık gelirin de 120.754,00 TL olabileceği değerlendirilmektedir." Sonuç ve kanaatine ilişkin ek raporlarını sunmuşlardır.
Son bozma ilamı sonrasında netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirme:
Dava kira ilişkisinin sona erdiği taşınmazda ...durumunda bulunan davalıdan talep edilen bedellerin ecrimisil hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesin ilişkin ecrimisil alacağının talep edildiği icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememiz dosyasına konu ecrimisil dönemi 22/10/2008 ile 21/03/2009 tarihleri arasına ilişkindir. ... AHM en son esas numarası ... esas olan dosyasında da taraflar aynı olup, aynı taşınmaz için 22.10.2006 ile 21.10.2008 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli talep edilmiş olmakla, ... AHM dosyasındaki dönemin bitişinin mahkememiz dosyasındaki dönemin başlangıcı olduğu anlaşılmaktadır.
... AHM ... esas sayılı dosyasında 07.09.2017 tarihli keşif sonrası hazırlanan 04.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ecrimisil talep ettiği 22.10.2006 ile 21.10.2008 tarihleri arasındaki ecrimisil bedelinin toplam 1.742.564,07 TL olduğu, takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz miktarının ise 93.470,48 TL olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmenin bitimi ile sözleşme hükümleri artık uygulanamayacağından sözleşmede yazılı olduğu gibi döviz üzerinden ecrimisil hesabı yapılması ve 3095 sayılı yasa m. 4/a'ya göre döviz türü üzerinden faiz hesabı yapılması da hukuken mümkün değildir. Bu nedenle hazırlanan bilirkişi raporunda ecrimisil bedelinin TL olarak hesaplanması da yasal faiz hesabı yapılması da 4721 sayılı TMK m. 995'e göre ecrimisil hesabına uygun olduğu kabul edilerek bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 3 . Hukuk Dairesinin 2023/4518 esas 2024/222 karar sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme talebinin de reddedilerek kararın kesinleştiği görülmüştür.
Mahkeme kararları arasında çelişkiler olmaması adına, önceki döneme ilişkin olan ve kesinleşen ... dosyasındaki gerekçe ve hükme esas alınan rapor dikkate alınmıştır. Kesinleşen ... AHM ... esas sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2006-2008 yıllarına ilişkin yapılan hesap uyarınca 2008 yılı için aylık ecrimisil bedeli 75.798,23 TL olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizce de 22/10/2008 - 31/12/2008 arası 2 ay 8 gün için aylık 75.798,93 TL üzerinden hesap yapılmıştır.
Mahkememizce Tüik üfe oranları araştırılmış ve resen yapılan araştırmaya göre (...) 2009 yılı ocak ayı yıllık Tüik Üfe oranı 7,90 olup, resen yapılan hesap çerçevesinde Tüik üfe 2009 Ocak artış oranı olan 7,90 oranına göre 2009 yılı için yapılan artırım uyarınca da 75.798,23 x 7,90/100 = 5.988,06 TL'lik artış olacağı ve 2009 yılı için aylık ecrimisil bedelinin 75.798,23 + 5.988,06 = 81.786,29 TL olması gerektiği hesaplanmıştır.
Bu açıklamalara göre;
22/10/2008 - 31/12/2008 arası 2 ay 8 gün için aylık 75.798,93 TL üzerinden 171.810,90 TL
01/01/2009 - 22/03/2009 arası 2 ay 22 gün için aylık 81.786,29 TL üzerinden 223.549,19 TL olmak üzere toplam 395.360,09 TL ecrimisil bedeli hesaplanmıştır.
22/10/2008 - 31/12/2008 arası 2 ay 8 gün için hesaplanan 171.810,90 TL'ye dönem sonu olan 31/12/2008 tarihinden icra takip tarihi olan 25/09/2009 tarihine kadar yasal faiz tutarı da resen hesaplanmış olup;
Başlama Tarihi Bitiş Tarihi Gün Sayısı Oran (%) Tutar
31.12.2008 25.09.2009 268 9 11.511,33 TL
01/01/2009 - 22/03/2009 arası 2 ay 22 gün için hesaplanan 223.549,19 TL'ye dönem sonu olan 22/03/2009 tarihinden icra takip tarihi olan 25/09/2009 tarihine kadar yasal faiz tutarı resen hesaplanmış,
Başlama Tarihi Bitiş Tarihi Gün Sayısı Oran (%) Tutar
22.03.2009 25.09.2009 187 9 10.450,92 TL
Toplam faiz tutarı: 11.511,33 TL + 10.450,92 TL = 21.962,25 TL olarak belirlenmiştir.
Netice olarak: davacı idarenin davalıdan 22/10/2008 ile 22.03/2009 tarihleri arası 5 aylık dönem için talep edebileceği ecrimisil bedelinin 395.360,09 TL olduğu,
Davacı tarafça icra takibinde talep edilen kira bedelleri için işlemiş faiz talep etmiş olmakla, kesinleşen ... AHM'nin ... esas sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporu emsal alınarak mahkememizce resen yapılan hesaba göre toplam 21.962,25 TL işlemiş faiz talep edilebileceği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 395.360,09 TL asıl alacak, 21.962,25 TL işlemiş faiz olarak toplam 417.322,35 TL alacak üzerinden devamına,
Belirlenen asıl alacak miktarı olan 395.360,09 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Karar harcı 28.507,29 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.306,10 TL ve 382,13 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.688,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.819,06 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 7.306,10 TL peşin nispi harç, 382,13 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.686,23 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 412,70 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.500,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor masrafları, 177,50 TL keşif masrafı olmak üzere toplam 5.090,20 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3.925,15 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 66.598,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır