T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/122 Esas
KARAR NO:2024/567
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2016
KARAR TARİHİ:02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adlı mekanı işlettiğini,davalılardan ...'e ait gayrimenkulde yangın çıktığını, yangın sebebiyle çay evinin zarar gördüğünü, apartman sakinleri tarafından doğalgaz tesisinde sorun olduğunun iki defa ...'a bildirildiğini, olay yerine gelen personellerin gerekli özeni göstermediğini, müvekkilinin yangından dolayı hem masraf yaptığını hem de 10 gün boyunca işletmesinin kazanç kaybına uğradığını, zaranın meydana gelmesinden asli kusuru olan davalılara 29.09/2016 tarihli ihtarname gönderildiğini belirterek müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı masraf ve kazanç kaybının ihtarname tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim için yurt dışında olduğunu, evinin annesi babası tarafından 3. kişilere kiraya verildiğini, bilgisayarı fişte takılı bırakan ve yangının çıkmasına sebebiyet veren kişinin kiracısı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili; olayda şirket persenolinin sebebiyet verdiğine ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığını, kircanını ... 'ın bilgisi dışında doğalgaz kullanım sözleşmesi yapmadan ve tesisatını kontrol ettirmeden mevzuata aykırı olarak usulsüz doğalgaz kullandığını, doğalgaz tesisatına izinsiz olarak mühadale edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu patlamanın meydana gelmesi ile ilgili olarak yapılan soruşturma neticesinde; davacı vefat eden ... adına kamu olmak üzere; ölenin yakınları (...) tarafından ve ... tarafından ..., ... personeli ... ile diğer davalı ...’ten şikayetçi olduklarını bu şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlenerek .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasından kovuşturma yapılmasına karar verildiğini, söz konusu dosyada henüz karar verilmediğini, ... hakkında davalılar tarafından tazminat davası açılabilmesi için öncelikle tazminata konu olayın oluş sebepleriyle müvekkil şirket ... arasında bir illiyet bağının kurulmuş olmasının şart olduğunu, olaya ... ve / veya personelinin sebebiyet verdiğine ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı mevcut olmadığını, öncelikle .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası halihazırda derdest bulunup dosyada henüz karar verilmediğinden, huzurdaki davanın akıbeti ile doğrudan ilgisi bulunması sebebiyle bu dosyadan verilecek karar kesinleşene kadar .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının huzurdaki dava için bekletici sorun yapılması gerektiğini,
12.06.2016 günü saat 06:57 sıralarında ... no:55 adresindeki 5 katlı binanın 5. Katında bulunan diğer davalı ...'e ait dairede meydana gelen patlama ve sonrasında çıkan yangın sonucunda dairede büyük ölçekli hasar oluşması, yıkılan duvarlara ait molozların o sırada sokakta bulunan ... ... üzerine düşmesi sonucu ...'ün vefat etmesi, yine molozların ... plakalı ticari taksinin üzerine düşmesi sonucu araç içerisinde bulunan sürücü ...'un yaralanması şeklinde vuku bulduğunu, söz konusu elim olayın meydana gelmesinde ...'ın bir kusurunun bulunmadığını, patlamanın olduğu dairede proje onay işleminin 14.10.1998 yılında yapıldığını, 28.12.1998 tarihinde ... adına Doğalgaz Kullanım Sözleşmesi ve gerekli tesisat kontrolleri yapılarak ilk gaz açma işleminin yapıldığı, 15.05.2001 tarihinde ... tarafından yeni bir Doğalgaz Kullanım Sözleşmesi imzalandığı kayıtlarda görüldüğünü, ...’ün daireyi 2004 yılında satın aldığını, 01.12.2015 tarihinde dairenin ...’a kiralandığı ve 2004 yılından sonra kullanıcı değişikliği yapılmadığı anlaşıldığını, ...’ın beyanlarına göre de patlama olan dairede iki aydır yabancı uyruklu birinin oturduğunun ifade edildiğini, ... ...'ın bilgisi dışında Doğalgaz Kullanım Sözleşmesi yapmadan ve tesisatını kontrol ettirmeden mevzuata aykırı olarak usulsüz doğalgaz kullandığını, dava konusu olayın meydana geldiği adreste yer alan dairenin iç tesisatının kontrolleri sırasında ilk gaz açılırken onaylanan projesinde mutfakta bir adet evsel ocak ve 1 adet hermetik kablo bulunduğu anlaşıldığını, ancak daha sonra izinsiz olarak doğalgaz tesisatına müdahale edildiğini, mutfak ocağını besleyen doğalgaz borusuna ilave yapılarak ocak yeri değiştirildiğini, yine ...’ın onayı alınmadan yetkisiz ve ... olmayan tesisatçıyla yakıcı cihaz kombi montajı yapılarak tesisata izinsiz müdahalede bulunulduğunu, bu durumun enerji piyasası mevzuatı hükümlerine aşağıda açıklayacağımız nedenlerle aykırı olup sorumluluk binanın veya dairenin sahibine ait olduğunu, EPDK mevzuatına göre dağıtım şirketinin abonelere doğalgaz arzını sağlayabilmesi için abonenin yerine getirmesi gerekli yükümlülükler bulunduğunu, dava konusu olay İç Tesisat Yönetmeliği'nin 6. Maddesinde yer alan düzenlemenin kapsamında olduğunu, patlamanın meydana geldiği mahalde iç tesisata hukuka aykırı olarak müdahale edildiğini, iç tesisat yönetmeliğine aykırı olarak yapılan tadilat için yetki belgeli firma tarafından proje çizilip ...'a onaylatılmamış ve bu onay sonrasında tesisatın kontrol ettirilmediğini, ve bunun neticesinde istenmeyen hadisenin meydana gelmesine yol açıldığını, İç tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyandan mevzuat kapsamnda dağıtım şirketi olan müvekkil şirket ...'ın sorumlu olmadığını, tüm bu nedenlerle ve resen ele alınacak nedenlerle öncelikle ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/... E. Sayılı dosyasının huzurdaki dava için bekletici sorun (mesele) yapılmasını, davanın ... (... A.Ş.) ve ... firması ve yetkilisi ...'a ihbarına, haksız , mesnetsiz davanın ... açısında tüm ferileri ile birlikte husumetten reddine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İddia, savunma, sair evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu zararın meydana gelmesinden davalıların kusuru olup olmadığı, kusurları mevcut ise davacının uğradığı zarardan sorumlu olup olmadıkları, davacının gerçek zararının ne miktarda olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydedildiği, Mahkemece 14/12/2017 tarih, 2016/... esas,2017/... karar ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, verilen görevsizlik kararı neticesinde dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesi ile tedbir talebinde bulunulmuş, mahkememizce değerlendirilen tedbir talebinin tedbir talep edilen gayrimenkulün mülkiyetinin uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde uzman görüşü gerektiği kanaati ile dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları,....Ağır Ceza Mahkemesi ... E.sayılı dosyası ve ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ sayılı dosyalarından alınan bilirkişi raporlarıda dikkate alınmak suretiyle davalıların meydana gleen yangın nedeniyle kusurlu olup olmadığı, kusurları mevcut ise davacının uğradığı zarardan sorumlu olup olmadıkları, davacının gerçek zararının ne miktarda olduğu hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda özetle; tüm dosya kapsamının birlikte incelendiğini, neticeten dava konusu Yangın olayırın meydana gelmesinde asıl etmenin binanın topraklamasının olmaması olduğunu, taşınmazda meydana geldiği tespit olunan dava konusu KDV dahil 19.087,00 TL. toplam hasar tazminatının olay tarihi itibariyle rayiç piyasa değerlerine denk ve dolayısı ile gerçek zarar olduğu, davacının işletme defterinde faturaların kayıtlı olduğu görülmekle birlikte; İlgili patlamada davacının; 2 adet ve 12.333,05 TL (KDV Hariç) masraf yaptığı ve davalıdan talep edebileceğini, patlama ile birlikte moloz parçalarının ve klima dış ünitesinin aşağıya düşmüş olması sebebiyle giriş katında bulunan dava konusu kahvehanede hasarın onarımına yönelik maliyetlerin oluşabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, olayın meydana gelmesinde; davalı, ...'ın ASLİ (%40 oranında) kusurlu olduğunu, davalı, ... e atfı kabil kusur bulunmadığını, dava dışı, Binayı yapan ve daireyi satan ... nın tali oranda (%20 oranında) kusurlu olduğunu, dava dışı, binayı yapan Teknik Sorumlu ... Mimarlık şirketinin (tali %20 oranında) kusurlu olduğunu, ihbar Olunan, Yapı Kullanma İzni veren, Denetim Sorumlusu İhbar olunan Beyoğlu Belediyesi'nin tali (%20 oranında) kusurlu olduğu, İhbar Olunan, ... Sigorta A.Ş.'ye ise herhangi bir kusur verilmediği, buna göre; Davacının davalılardan ...'tan olan 4.933,22 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 114,95 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkemenin takdirinde olduğu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 4.933,22 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Dosyanın tarafların itirazlarını karşılayacak nitelikte her bir itiraza ilişkin ayrı ayrı açıklama yapılarak ve terditli olarak davacının kazanç kaybının da rayiç değerlere göre ne olabileceği hesaplanmak, ceza dosyasındaki yargılama ve kararda gözden geçirilmek sureti ile, ayrıca bilirkişi heyetine borçlar hukuku alanında uzman bilirkişinin de eklenmesiyle ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Sunulan ek raporda özetle;
Teknik İnceleme Bakımından;Dava konusu Yangın olayının meydana gelmesinde asıl etmenin binanın topraklamasının olmaması olduğuna kanaat getirildiğini, taraf vekillerince yapılan itirazların değerlendirildiğini ve kök rapordaki görüşlerinden farklı bir sonuca varılmadığını, 2004 yılında daireyi satın alan ... ün bina topraklaması hakkında bilgi sahibi olamayacağı, olay günü kullanıcı sıfatı ve abonelik tarafı bulunmadığından kendisine kusur atfedilemeyeceği yönündeki kanaatlerinin aynen devam ettiğini, dava dışı Binayı yapan ve daireyi satan ...'nın tali oranda (%20 oranında) kusurlu olduğu, kiracı ... ... yetkililerince sadece vana kapatılmak sigorta indirilmek suretiyle kesilen elektrik ve doğalgazı gece 22:30 sularında elektrikçi çağırarak / danışarak açmış olması ve kullarıma devam etmesi nedeniyle kendisine kusur atfedilemeyeceği yönündeki Kanaatlerinin devam ettiğini, bu hususun ayrıca ... vekilinin itirazlarına verilen cevap içeriğinde de değerlendirildiğini,
... vekilinin Kök Raporumuza itirazları bakımından; Kök raporlarında da belirttikleri üzere olayın asıl sebebinin binadaki topraklamanın yetersiz veya hiç olmayı olduğunu, Doğalgaz tesisatırımı (boruları) binada topraklamanın yetersiz olması sebebiyle toprak hatti görevi görmüş olabileceğini, topraklamanın olmadığı binalarda musluk su hatları / kalarifer borularına topraklama bağlantısı yapılabildiğinin maalesef bilinen gerçeklerden olduğu, topraklama olmadığı durumlarda sıfırlama diye tabir edilen toprak hattının nötr e aktarılabildiği, tüm bu uygulamalar neticesinde patlamaya sebep olan ısınmanın gerçekleşmiş olabileceğine ilişkin kanaatlerinin devam ettiğini, İtfaiye yangın raporunda özellikle tespiti yapılan binada hem daire 4 hem de daire 5 dahilinde doğalgaz boru ısınmaları dikkate alınarak; yangın raporunda ...odada girişe göre sağ beden duvarı hizasında köşe koltuğu enkazı yine sağ beden duvarındaki prize fişi takılı olan notebook şarj kablosu olduğu bu kablonun fiş kısmından itibaren çok fazla deforme olmadığı ancak salon orta kısmında zemindeki halı üzerindeki notebook cihazına birleştiği kısımların ve notebook cihazının tamamen yanmış enkazı ve bu notebook altına ve çevresine isabet eden parke zeminlerin dahi tamamen yandığı tespit edilmişse de olayın patlama ile vuku bulduğu, öncesinde herhangi bir alev, islenme ,duman olduğuna ilişkin beyan bulunmadığı bu nedenle salondaki notebook kaynaklı yangın başlangıcından bahsedilemeyeceği, belirtildiği üzere Yangının binada topraklama olmaması nedeniyle daire 5 mutfağı içerisindeki borunun aşırı ısınması nedeniyle başladığı görüş ve kanaatlerinin devam ettiğini,
... vekilinin kök rapora karşı itirazları bakımından; Kök raporlarında da belirttikleri üzere olayın asıl sebebinin binadaki topraklama direncinin yüksek yari topraklamanın yetersiz olmasından kaynaklı olduğunu, kiracı tarafından usulsüz doğalgaz kullanımı sabittir bu durumun mevzuatta ayrıca tanımlaması mevcut olup usulsüz kullarım yangının çıkmasına etmen olmadığını, davalı ... tarafından tesisat uygun bulunarak binadaki dairelere abonelik verilmesine mani bir tespit yapılmadığını, Davalı ... yetkililerince mevzuata uygun kesme mührü takılmak suretiyle gaz kesimi yapılmadığını, İtfaiye yangın raporunda özellikle tespiti yapılan binada hem daire 4 hem de daire 5 dahilinde doğalgaz boru ısınmaları dikkate alınarak; Davalı ... vekilinin “tüm binarun doğalgazı kesilse bile patlama olacaktı” şeklindeki itirazında haklı olamayacağı zira tüm binanın doğalgazı kesilmiş olunsa idi ısınan borunun patlamaya sebebiyet verecek bir gaz ile temas etmeyecek olduğunu, huzurdaki dava ve olayda elektrik tesisatındaki herhangi bir kısa devre ve bu kısa devre kaynaklı bir yangın başlangıcının mevzu bahis olmadığını, dizüstü bilgisayar kaynaklı bir yangın başlangıcı da mevzu bahis olmadığını, topraklama tesisatı ile bina can ve mal güvenliği bakımından korunruğuhu patlamaya topraklama tesisatının yetersiz olması nedeniyle borulardaki ısınmaya sebebiyet verilmesi nedeniyle dolaylı olarak sebep olunduğunu, yani topraklamanın yetersiz olması nedeniyle borulardaki ısınmanın önüne geçilemediğini, bu nedenle elektrik tesisatının direkt bir etkisi (kısa devre gevşek bağlantı aşırı akım kablo izole alevlenmesi yetersiz şalt malzemesi vb.) bulunmadığını, belirtildiği üzere davalı ... vekilince olay öncesinde kiracının doğalgaz tesisatının mühür ile kesildiğini belgeleyecek (kayıtlarda kesme tarihi ve kesme esnasında tesisata takılan herhangi bir mühür numarası belirtilecek şekilde ) delil sunulmadığını, davalı ... yetkililerinin sadece vana kapattıkları kullanımın kiracının inisiyatifine bırakıldığı anlaşıldığını, eski malik ... ... Belediyesine ... 6. Noterliğinin 15.5.1996 tarihli ... yevmiye nolu taahhütname belgesi ile taahhüt vererek, “ ... ada 56 parselde kayıtlı arsa vasfındaki gayrimenikul üzerinde belediyesince tasdikli, projesine, ruhsat ve eklerine uygun olarak inşaat yapacağımı mal sahibi olarak beyan ve taahhüt ederim” şeklinde taahhüt ettiğini, belirtilen taahhütteki eksiklik ile Patlama arasında topraklama tesisatının mevzuata uygun olarak tesis edilmeme gerekçeli illiyet bağı bulunduğundan kök raporumuzda ... kusurlu bulunduğunu, borulardaki ısınmanın olaya hangi gerekçe ile sebebiyet verebileceği kök raporumuzda belirtildiğini, (sayfa 22 madde 4.2) Bu hususta dikkat edilmesi gereken hususun borulardaki ısınmanın davalı ... yetkililerince ilk olarak fark edildiğini, yani tehlike (borulardaki ısınmanın topraklama yetersizliği sebebiyle patlamaya sebebiyet verebileceği hususu) ilk olarak ... yetkililerince fark edildiğini, patlamaya esas teknik gerekçe aslında davalı ... yetkililerince de öngörüldüğünü, Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği 21.08.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanması ile yürürlüğe girdiğini, Doğalgaz Proje onay işlemi 14.10.1998 yılında yapılmış, 28.12.1998 tarihinde ... adına Doğalgaz Kullanım Sözleşmesi ve gerekli tesisat kontrolleri yapılarak ilk gaz açma işlemi yapıldığını, mevzuatın ruhsat alım tarihi ve binanın yapılması sonrasında yürürlüğe girmiş olması sebebiyle ... a kusur atfedilemeyeceği kanaatine varıldığını, davalı ... vekili itiraz dilekçesi madde 4 içeriğinde Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Madde 113 “Bina içi tesisatların, gaz kesme tüketim cihazlarının ve bacaların periyodik kontrol ve bakımları yetkili servislerce yaptırılmalıdır.” Şeklinde mevzuat hükmüne yer verdiğini, Mevzuat hükmü kapsamında patlamaya sebebin daire içerisindeki tadilat çalışmaları kaynaklı olmaması ayrıca tadilat işlerini yürüten kişi yada şirketin ehil olmadıklarına ilişkin belge bulunmaması hatta ... yetkilisi oldukları anlaşılmakla ve yapılan çalışmanın da muayene niteliği taşıyacağı kanaatine varılarak kiracı ve çalışma yapan kişi bakımından kusur atfı olamayacağı yönündeki | kanaatimiz aynen devam ettiğini, mevzuatta Yangın Söndürme algılama ve duyuru sistemleri binaların kat yükseklikleri dikkate alınarak tesisatın gereklilik hususları ayırt edilmiştir. Yangın raporunda binanın 5 katlı olduğu anlaşıldığını, Otomatik algılama ve yağmurlama sistemi Yapı yüksekliği 51.50 m'yi geçen konutlarda mecburi kılındığını, dava konusu binada uygulanmalarına ilişkin yasal zorunluluk bulunmadığını, açıklanan nedenlerle Taraf vekillerinin itirazları yukarıda değerlendirildiğini, kök raporlarındaki teknik değerlendirmeler doğrultusunda kusur durumuna ikişkin kanaatimiz aynen devam ettiğini,
Sorumluluk Hukuku Bakımından; somut olayda hukuki sorun davalıların sorumlu olup olmadıkları ve var ise sorumluluğunun dayanağının belirlenmesi olduğunu, Teknik incelemede davalılar dışındaki kişiler açısından da değerlendirme yapılmışsa da bu başlık altında konunun yalnızca davalılar açısından ele alındığını, somut olayda malik Davalı ... açısından yapılan teknik değerlendirmede, her ne kadar ...'ün usulsüz. dağalgaz. kıullarımakla (filli kullanıcı olmasa bile konutu satın aldığında yeni abonelik sözleşmesi için başvurmamıştır) ve ...'ın onayı olmaksızın mutfakta değişiklik yapılması ile hukuka aykırı fiilinin varlığı sabit ise de patlamanın sebebinin usulsüz kullanım değil bina tapraklamasının yetersizliği olduğunun belirtilmesi karşısında, oluşan zarar ile usulsüz elektrik kullanımı arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığını, patlamanın oluşmasında usulsüz elektirik kullanımı (abonelik sözleşmesinin olmaması) dışında konut üzerinde fiilen kullanımının da bulunmadığı için hukuka aykırı fiilinden bahsedilemeyeceği, malik davalı açısından TBK m. 49 hükmünde düzenlenen hukuka aykırı ftil ve uygun nedensellik bağı koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla kusurunun da tartışılmasının mümkün olmadığını, şu hâlde TBK m. 49'da yer alan genel nitelikli kusur sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığını, rapor metninde yapılan ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda, davalı ...'ün malik olduğu, teknik incelemeye göre patlamanın sebebinin, binanın topraklamasının olmamasına dayandığı, bu hususun ise bir yapım bozukluğu olduğu, Malik ...'ün topraklamanın yetersizliğini bilmemesinin veya kendisinden bilmesinin beklenmemesinin TBK m. 69'da düzenlenen sorumluluğun koşulları açısından bir önemi bulunmadığı, her malikin, yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan ve kendi mülkiyet döneminde ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu, zararın topraklamanın olmaması sebebiyle binadaki yapım bozukluğuna dayandığı, dolayısıyla oluşan zarar ile yapım bazukluğu arasında uygun nedensellik bağının bulunduğu, davalı malikin TBK m. 69 uyarınca oluşan maddi zarardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığını, somut olayda, teknik incelemede belirlenen fiilleri yerine getiren kişilerin ...'ım organı değil çalışanı olduğu, TBK m. 49 uyarınca tüzel kişinin kendi fiillerin sorumlu tutulabilmesi için ise organın hukuka aykırı fiilinin bulunmasının şart olduğu, bu koşulun eksikliği nedeniyle ... açısından davacıya karşı TBK m. 49 çerçevesinde bir haksız fül sorumluluğunun söz konusu olmadığı, TBK m. 66 uyarınca, organ sıfatı taşımayan bir kişiyi bağımlılık (emir-talimat) ilişkisi oluşturacak şekilde istihdam eden tüzel kişinin, bu kişinin hukuka aykırı fiiliyle üçüncü kişilere verdiği zarardan adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olduğu, bu sorumluluğun doğmasında aranan ilk koşulun, adam çalıştıran ile çalışan arasında bağımlılık (ast-üst ilişkisi) çerçevesinde bir çalışma ilişkisi olduğu, Somut olayda bu unsurun tartışmalı olmadığı, ihbar üzerine kontrolleri yapan kişilerin ...'ın çalışanı olduğu, İkinci olarak, çalışanın fiilleri nedeniyle zarar görenin üçüncü kişi olması gerektiği, somut olayda bu koşulun da gerçekleştiği, davacının ... ile arasında (bu patlama ile ilgili hukuki ilişki sınırları içinde) bir borç ilişkisi yer almadığı, üçüncü olarak, çalışanların hukuka aykırı fillinin bulunması gerektiği, bali hazır uyuşmazlıkta alman bilirkişi raporlarında ve çalışanların yargılanmış olduğu Ağır Ceza Mahkemesi kararında, ... çalışanlarının taksirle ölüm ve yaralanmaya sebep olduklarından babisle cezalandırılmalarına hükmedildiği, anılan kükmün hukuka aykırı tülin varlığı bakımından kesin delil niteliği taşıdığı, TRK m. 74 uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı, buna göre ... çalışanlarının hukuka aykırı fiilleri gerçekleştirdiği, Son olarak zarar ile çalışanın fiili arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerektiği, Nihai takdirin Mahkemede olmak üzere teknik inceleme doğrultusunda patlamamanın temel etmeninin bina topraklamasının yetersizliği olduğu ve ...'ın buna rağmen doğalgazı bağladığı ve ihbar sonrasında çalışanlarının binanın gazını kesebilecekken kesmedikleri tespiti karşısında uygun nedensellik bağının da bulunduğu düşünülmek, somut olayda TBK m. 66 uyarınca dam çalıştıranın sorumluluğunun koşullarının ... açısından gerçekleştiği ve oluşan zarardan sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığını, ... açısından teknik konuda uzman heyet üyeleri ayrıca ek kusur bulunduğu (%40) sonucuna varıldığı, bu kusur tespitinin, çalışanlara ilişkin olduğu, çalışanın kusuru, adam çalıştıranın sorumluluğunun kurucu unsuru olmadığı için kusurun derecesi tazminatın belirlenmesinde etkili olmadığı, olmadığını, çalışanın kusuru, adam çalıştıranın ek kusuru olarak değerlendirileceğini, ek kusur, tazminatın belirlenmesinde dolaylı olarak etkili olduğunu, şöyle ki, ek kusur, somut olay bakımından müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkide tazminat sorumluluğunun belirlenmesinde rol oynayacağını, müteselsil sorumluların rücu bakkının kapsamı belirlenirken, ek kusurun. ağırlığı da göz önünde bulundurulacağını, (TBK 62/1). sonuç olarak davalı malik Pmar Aslantürk'ün TBK m. 69 uyarınca, diğer davalı ...'IN da TBK m. 66 uyarsıca aynı zarardan (davacımın maddi zararından) ve her birinin ayrı ayrı zararın tamamından TBK m. 61 uyarınca (müteselsilen) olarak sorumlulardan birinin kusurunun hafif olmasının sorumluluğunun azalmasına yol açınayacağı, somut olayda teknik incelemede davalı malik ...'ün kusurunun bulunmadığı, diğer davah ...'ın ise % 40 oranında kusurlu olduğu, dektrinde kasten işlenmemiş haksız fiillerde en ağır kusurlu olanın kusur derecesinin tazminat tayin edilirken dikkate alınabileceğinin savunulduğu, somut olayda davalılardan hiçbirinin kastının bulunmadığını, mahkemeNİN MK m. 4 uyarınca her iki sorumlunun ödemekle yükümlü olacağı miktarı belirleyeceğini,
Mali inceleme açısından; açıklandığı üzere; davacının 2016 yılı gelir vergisi beyannamesi verilerine göre; dava konusu olayın meydana geldiği merkez adresinde -123.993,51 TL zarar, ve ilave olarak ta şube adresinde - 24.017,98 TL zarar elde ettiği, eş deyişle kar edemediği ve zararda olduğundan kar mahrumiyeti hesaplanmasına öncelik teknik şart oluşmadığı mütalaa edildiği, davacı işletmenin 10 gün çalışamaması nedeni ile ne kadar ciro kaybına uğrayacağı ve ne kadar işletme giderine katlanacağı bu hususta uzmanlık konum olmadığından ve olayın meydana geldiği 2016 yılında davacının gelir vergisi beyannamesinde zararda olması nedeni ile olası bir kar kaybı hesabı yapılamamış olup, iş bu hususun takdirin mahkemeye ait olduğu, her iki davalı da olayda kusurları olmadan da sorumlu tutulabileceklerine yönelik yukarıda hukuki değerlendirme yapıldığından; bu hususun Mahkemenin takdirinde olmakla birlikte; ...'ın %70, diğer davalı malikin ise % 30 oranında sorumlu oldukları kabul edilmekle birlikte; bu bakımdan mahkeme'nin takdirinde olmak üzere üç alternatifli olarak davacının muhasebe kayıtlarında yer almayan 3.8â2,37 YL faturaların, davacının muhasebe kayıtlarında yer alan 12.333,05 TL'ye eklenmesi ile birlikte seçimlik hakkın Mahkemeye ait olmak üzere 2 seçenekli olarak aşağıdaki hesaplama yapıldığı, hesaplamalar ışığında; davacının zararının 16.175,42* TL olduğunun kabulü halinde:
Zararın tamamından sırasıyla davalı ...'ın ve davalı malikin (...) %70-30 sorumlu olduklarının kabulü halinde: (16.175,42) ;“Davacının davalılardan ...'tan olan 11.322,79 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 263,84 TL davacının işlemiş faiz. talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkemenin takdirinde okluğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 11.322,79 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, davacının davalılardan ...'ten olan 4.852,63 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 26.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 92,13 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin mahkemenin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 4.852,63 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, A2. zararın tamamından sırasıyla davalı ...'ın ve davalı malikin (...) %60-40 sorumlu olduklarının kabulü halinde (16.175,42) ; “Davacının davalılardan ...'tan olan 9.705,25 TL olarak hesaplanan asıl davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkeme'nizin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 9.705,25 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren “%10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Davacının davalılardan Pmuar Aslantük'teri olan 6.470,07 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 26.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 122,84 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin mahkemenin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 6.470,07 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, Zararın tamamından sırasıyla davalı ...'ın ve davalı malikin (...) 4%80-20 sorumlu olduklarının kabulü halinde (16.175,42) ; davacının davalılardan ...'tan olan 12.940,34 TEL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 301,53 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin mahkemenin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 12.940,34 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, davacının davalılardan ...'ten olan 3.235,08 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 26.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 61,42 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkeme'nin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.235,08 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren 010,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, davacının zararının 12.333,05 TL olduğunun kabulü halinde: (12.333,05 Davacı defterlerinde kayıtlı faturalar) zararın tamamından sırasıyla davalı ... 'ın ve davalı malikin (...) %70-30 sorumlu olduklarının kabulü halinde (12.333,05); “Davacının. davalılardan ...'tan olan 8.633,13 TE olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 201,16 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faiz hususun mahkemenin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 8.633,13 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davacının davalılardan ...'ten olan 3.699,92 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 26.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 70,25 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkeme'nizin takdirinde olduğu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.699,92 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren “410,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, zararın tamamından sırasıyla davalı ...'ın ve davalı malikin (...) » davacının davalılardan ...'tan olan 7.399,83 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 17243 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkemenin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 7.399,83 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davacının davalılardan ...'ten olan 4.933,22 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 26.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 93,66 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin mahkeme'nizin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 4.933,22 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren /410,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, zararın tamamından sırasıyla davalı ...'ın ve davalı malikin (...) % 80-20 sorumlu olduklarının kabulü halinde (12.333,05); davacının davalardan ...'tan olan 9.86644â TEL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 229,90 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin Mahkeme'nizin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı ”% 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 9.346,âÂâ TL asıl alacağına dava. tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, davacının davalılardan ...'ten olan 2.466,61 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 26.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 46,83 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faizin mahkemenin takdirinde olduğunu, TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 2.466,61 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itirazlar alınmıştır.
Mahkememizin duruşma ara kararı gereğince, İstanbul Kıraathaneci ve Kahveci ve İçkisiz ... Esnaf Odası'na müzekkere yazılarak davacının adresi de bildirilmek suretiyle olay tarihine göre ortalama günlük kazancının sorulmuş, gelen yazı cevabı ile birlikte dosyanın önceki heyete tevdi ile terditli olmak üzere tarafların itirazlarını da kapsar şekilde değerlendirme ve hesaplama yapılması ile ek rapor düzenlenilmesine karar verilmiştir.
Alınan 2. Ek raporda özetle; tüm dosya kapsamı, kök rapora karşı sunulan itirazlar, mahkemece yeni celp edilen delillerin hep birlikte incelendiğini, neticeten;
... Belediye Başkanlığı vekilinin itirazları bakımından; önceki rapordaki görüş değerlendirmelerinin devam olunmakla birlikte açıklandığı üzere; her ne kadar ... Belediyesi vekilince davacı tarafından zarara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığı belirtilmişse de kök ve ek raporlarında A olayın ne şekilde meydana geldiği hususu teknik bakımdan incelendiği, binada elektrik topraklamasının olmamasının müsebbibinin, taşınmazın maliki- taşınmazı inşa ettiren , satan ve halen dahi diğer dairelerin maliki olan ... ve binayı yapan Teknik Sorumlu ... Mimarlık şirketi (Tali %20 oranında kusur) ve inşaata yapı kullanma izni veren, denetim sorumlusu ... Belediyesi (tali %20 oranında kusurlu) oldukları görüş ve kanaatinin aynen devam ettiğini,
Sorumluluk Hukuku Bakımından; ... vekili tarafından yapılan itirazların değerlendirildiği, TBK m. 69 hükmü ile düzenlenen kusursuz sorumluluğun, fiili hâkimiyete veya gerekli tedbirleri almada özen göstermeye dayanmadığı, bir kurtuluş beyinnesi ile sorumluluktan kurtulmanın mümkün olmadığı, bu sorumluluğun doğması için nedensellik bağının kesilmemiş olması gerektiği, Nedensellik bağının, mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebileceği, somut olayda da Mahkemenin, kök raporda belirlenen kusurlu davranışların, davalı ... açısından doğan zararla nedensellik bağını kesecek derecede ağır bulması halinde sorumluluğun koşullarının oluşmadığı sonucuna varılacağı, nitekim ek raporda da Mahkemenin ödemekle yükümlü olunacak tazminatın tayininde MK m. 4 uyarınca takdir yetkisinin olduğunun belirtildiği, anılan takdir yetkisinin ... açısından diğer sorumluların kusurlu davranışlarının (oluşan zarar ile yapım bozukluğu arasındaki) uygun nedensellik bağını kesecek derecede ağır olup olmadığı hususunu da içerdiği, dolayısıyla ek raporda genel olarak sorumluluğun koşullarının değerlendirildiği ancak diğer sorumlular açısından nedensellik bağını kesecek derece ağır kusurun var olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğunu,
Mali İnceleme ve Değerlendirme İle; davacının kar mahrumiyeti yönünden taleplerinin incelenmesi ile; kök raporda sf. 24 ve 25. sf.larda ayrıntılı açıklandığı üzere; davacının 2016 yılı gelir vergisi beyannamesi verilerine göre; dava konusu olayın meydana geldiği merkez adresinde -123.993,51 TL zarar, ve ilave olarak ta şube adresinde - 24.017,98 TL zarar elde ettiği, eş deyişle kar edemediği ve zararda olduğundan kar mahrumiyeti hesaplanmasına yönelik teknik şart oluşmadığı mütalaa edildiği, Esnaf Odasından Mahkeme'ye gelen yazıda dava konusu itibariyle hesaplama yapılabilecek herhangi bir bilgi ve done verilmediğinden; davacı tarafından itiraz dilekçesinde belirtilen "Davacı işletmenin 10 gün çalışmamasına" yönelik bu hususta bir değerlendirme yapılması söz konusu olamadığı, davacının oluşan zarar talepleri ve sunulan faturalar açısından taleplerinin incelenmesi ile: ayrıntılı açıklandığı üzere; Davacı tarafından davacının ticari defterlerine kaydedilen kaydedilmeyen zarar bedellerinin tüm faturaların + KDV şeklinde hesaplanması gerektiği beyan edildiği, ancak; dava dosyası içeriğinde davacı tarafından, iş bu davaya konu "zarar bedellerine ilişkin" ilişkin davalılara kesilen herhangi bir fatura görülemediği, ayrıca davacı kaydettiği faturaların KDV'sinden İndirilecek KDV olarak faydalanmış, kaydetmediği faturaların KDV'sinde ise muhasebe kayıtlarına faturaları almamakla faydalanmamış/faydalanamadığı, zira; Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere Mahkeme'ce takdir olunacak "zarar tutarına" hükmedilmesi durumunda, Mahkeme'ce takdir edilen tutara % 18 KDV eklenmesi ile davalıya fatura kesilmesi, bir suretinin mahkeme'ye ibraz edilmesi ve ayrıca davalıya ilgili faturanın da tebliğ edilmesi ve tebliğ şerhinin Mahkeme'ye ibraz edilmesi halinde; bu şekilde davacının davalıdan KDV talep edebileceği mütalaa edildiğini, dava dosyasına ibraz edilen davacının defterine kayıtlı olan zarar faturalarının; KDV öncesinde 12.233,05 TL ve dava dosyasına ibraz edilen davacının defterine kayıtlı olamayan zarar faturalarının; KDV öncesinde 3.842,37 TL olduğu görülmekle; seçimlik hak ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere; Davacının defterine kayıtlı olan zarar faturaları yönünden (12.333,05 TL);
Mahkeme tarafından davacının sadece defterlerinde yer alan faturaları talep edebileceğinin benimsenmesi halinde davacının davalılardan 12.333,05 TL alacaklı olabileceğinin hesaplandığı, davacının davalılardan ...'tan olan 4.933,22 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 114,95 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faiz hususunun Mahkeme'nizin takdirinde olduğu, bu halde; (teknik incelemede belirlenen kusur oranları esas alınarak ve Mahkemenin ...'ün sorumlu olmadığını/onun sorumluluğu açısından nedensellik bağının kesildiğini kabul ettiği ihtimal için yapılan hesaplama) davalılardan ... den; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 4.933,22 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, davalılardan ... yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 2.466,61 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren 9610,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davalılardan ... Mimarlık yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 2.466,61 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davalılardan Beyoğlu Belediyesi yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 2.466,61 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davacının defterine kayıtlı olan / olmayan faturaları yönünden (16.175,42 TL); Mahkeme tarafından davacının defterlerinde yer alan KDV öncesinde 12.333,05 TL olan fatura bedellerine + 3.842,37 TL eklenmesi ile 16.175442 TL faturaları talep edebileceğinin benimsenmesi halinde ise; davacının davalılardan ...'tan olan 6.470,17 TL olarak hesaplanan asıl alacağına; 11.10.2016 ihtarname tarihinden 30.12.2016 dava tarihine kadar, 150,76 TL davacının işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla birlikte işlemiş faiz hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu, bu halde; davalılardan ... yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 6.470,17 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini, davalılardan ... yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.235,08 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davalılardan ... Mimarlık yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı % 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.235,08 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davalılardan Beyoğlu Belediyesi yönünden; TCMB verilerinden 30.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı 96 10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.235,08 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden Mahkemeye ait olduğu ve davalının savları yüce Mahkemece benimsenirse, iş bu davada dermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının ancak yüce yargı makamının takdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte; asli takdirin tamamen sayın yargı makamına ait olduğu tekrar zikredilmek suretiyle, Nihai takdir, mezkür veçhile, tamamen delillerle doğrudan temas eden Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesi ile 26/07/2021 tarihli 2.ek rapora göre davalarını, talep edilen Yapılan Masraflara İlişkin Tazminat alacağı bakımından 1.500,00 TL den 10.833,05-TL kısımlık kısmi ıslahlarını talep ettiklerini bildirmişlerdir.
Somut olayda malik Davalı ... açısından yapılan teknik değerlendirmede, her ne kadar ...'ün usulsüz dağalgaz kullanmakla (filli kullanıcı olmasa bile konutu satın aldığında yeni abonelik sözleşmesi için başvurmamıştır) ve ...'ın onayı olmaksızın mutfakta değişiklik yapılması ile hukuka aykırı fiilinin varlığı sabit ise de patlamanın sebebinin usulsüz kullanım değil bina tapraklamasının yetersizliği olduğunun belirtilmesi karşısında, oluşan zarar ile usulsüz elektrik kullanımı arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı, patlamanın oluşmasında usulsüz elektirik kullanımı (abonelik sözleşmesinin olmaması) dışında konut üzerinde fiilen kullanımının da bulunmadığı için hukuka aykırı fiilinden bahsedilemeyeceği, malik davalı açısından TBK m. 49 hükmünde düzenlenen hukuka aykırı ftil ve uygun nedensellik bağı koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla kusurunun da tartışılmasının mümkün olmadığı, şu hâlde TBK m. 49'da yer alan genel nitelikli kusur sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Rapor metninde yapılan ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda, davalı ...'ün malik olduğu, teknik incelemeye göre patlamanın sebebinin, binanın topraklamasının olmamasına dayandığı, bu hususun ise bir yapım bozukluğu olduğu, Malik ...'ün topraklamanın yetersizliğini bilmemesinin veya kendisinden bilmesinin beklenmemesinin TBK m. 69'da düzenlenen sorumluluğun koşulları açısından bir önemi bulunmadığı, her malikin, yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan ve kendi mülkiyet döneminde ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, zararın topraklamanın olmaması sebebiyle binadaki yapım bozukluğuna dayandığı, dolayısıyla oluşan zarar ile yapım bozukluğu arasında uygun nedensellik bağının bulunduğu, davalı malikin TBK m. 69 uyarınca oluşan maddi zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Somut olayda, teknik incelemede belirlenen fiilleri yerine getiren kişilerin ...'ım organı değil çalışanı olduğu, TBK m. 49 uyarınca tüzel kişinin kendi fiillerin sorumlu tutulabilmesi için ise organın hukuka aykırı fiilinin bulunmasının şart olduğu, bu koşulun eksikliği nedeniyle ... açısından davacıya karşı TBK m. 49 çerçevesinde bir haksız fül sorumluluğunun söz konusu olmadığı, TBK m. 66 uyarınca, organ sıfatı taşımayan bir kişiyi bağımlılık (emir-talimat) ilişkisi oluşturacak şekilde istihdam eden tüzel kişinin, bu kişinin bu hukuka aykırı fiiliyle üçüncü kişilere verdiği zarardan adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olduğu, Bu sorumluluğun doğmasında aranan ilk koşulun, adam çalıştıran ile çalışan arasında bağımlılık (ast-üst ilişkisi) çerçevesinde bir çalışma ilişkisi olduğu, somut olayda bu unsurun tartışmalı olmadığı, ihbar üzerine kontrolleri yapan kişilerin ...'ın çalışanı olduğu, çalışanın fiilleri nedeniyle zarar görenin üçüncü kişi olduğu, davacının ... ile arasında (bu patlama ile ilgili hukuki ilişki sınırları içinde) bir borç ilişkisi yer almadığı, hali hazır uyuşmazlıkta alman bilirkişi raporlarında ve çalışanların yargılanmış
olduğu Ağır Ceza Mahkemesi kararında, ... çalışanlarının taksirle ölüm ve yaralanmaya sebep olduklarından bahisle cezalandırılmalarına hükmedildiği, anılan kükmün hukuka aykırı fiilin varlığı bakımından kesin delil niteliği taşıdığı, TBK m. 74 uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı, buna göre ... çalışanlarının hukuka aykırı fiilleri gerçekleştirdiği, teknik inceleme doğrultusunda patlamamanın temel etmeninin bina topraklamasının yetersizliği olduğu ve ...'ın buna rağmen doğalgazı bağladığı ve ihbar sonrasında çalışanlarının binanın gazını kesebilecekken kesmedikleri tespiti karşısında uygun nedensellik bağının da bulunduğu düşünülerek, somut olayda TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğunun koşullarının ... açısından gerçekleştiği ve oluşan zarardan sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında davalıların kusursuz sorumluluk kapsamında davacının meydana gelen hasarından müteselsil olarak sorumlu oldukları, davacının defterine kayıtlı hasar miktarının davalıların temerrüde düştüğü tarih itibariyle davalılardan tahsili gerekeceği, davacı işletmenin 10 gün çalışmaması sebebiyle talep ettiği kar mahruiyetine ilişkin zararın ise ispatlanmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekile hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının kar mahrumiyetine ilişkin tazminat talebinin reddine,
2-Davacının hasar tazminatına ilişkin talebinin kabulü ile, 12.333,05 TL'nin davalı ...'tan 11/10/2016 tarihinden itibaren, davalı ...'ten 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 842,47 TL karar harcından peşin alınan 51,24 TL ve 186,00 TL ıslah harcının toplamı olan 237,24 TL'den mahsubu ile eksik kalan 605,23 TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacının yaptığı 33,50 TL ilk masraf (başvurma harcı+ vekalet harcı) ile yargılama aşamasına yapılan 7.314,90 TL ( tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti),51,24 TL peşin harç,186,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.585,64TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 12.333,05 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili, davalı ... vekilinin, ihbar olunan BEDAŞ vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır