T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/86 Esas
KARAR NO: 2018/60
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/01/2018
KARAR TARİHİ: 29/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ..numaralı .../05/2012 - .../05/2013 vadeli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında ...'ın yaralandığını, adı geçenin uğradığı zararın tazmini için müvekkili aleyhine Şanlıurfa ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyasından dava açtığını ve verilen karar uyarınca müvekkili tarafından 27.251,40-TL ödeme yapıldığını, müvekkiline sigortalı aracın kaza yapan sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle davalı sürücü ve diğer davalı araç malikinin borcun tamamından sorumlu olduklarını, ödeme için davalılara başvuru yapıldığını fakat ödeme yapılmadığını, borcun tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalılarca takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirtilen İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 27.435,35-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında dava dışı zarar görenlere ödenen tazminatın, davacı tarafından kendi sigortalısı davalı ... ve aracı kullanan davalı Mahmut ...'tan rücuen tahsili için yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Olayın, 24/03/2013 günü, saat 00:03 sıralarında Şanlıurfa Merkez'de, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde ... plakalı motosiklet ile davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davacı ... AŞ.'ye Karayolları ZMSS (Trafik) poliçesi ile sigortalı ... plakalı Küba marka, 2011 model motosikletin çarpışması sonucu meydana geldiği, kaza nedeniyle dava dışı motosiklet sürücüsü ...'ın tali derecede ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacıya sigortalı motosikletin davalı sürücüsü ...'ın ise asli derecede ve %75 oranında kusurlu olduğu bilirkişi heyetince yapılan inceleme ile tespit edilmiştir.
Mahkememizin ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden yapılan yargılama sonucunda, davalı ...'ın sözleşmenin akidi olmadığı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. Maddesinde yer alan "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." ve ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının 4.B maddesinde yer alan "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir" hükmü gereğince, davacı sigortacının 3. Kişiye ödediği tazminatı sigorta ettirene rücu etmesi mümkün olup, sigortacının mevcut düzenlemeler uyarınca akidi olmayan sürücüye rücu hakkı bulunmadığından, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davalı ... yönünden ise dosyanın tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanunun 2. maddesi; "Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" 3. maddesi ise "Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder." şeklinde düzenlenmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, dosyamız kapsamında davacı, davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen şirket olup, bu poliçeyle üstlendiği sorumluluk gereği dava dışı 3. kişiye yaptığı ödemeyi, sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsil etmek istemekte ve davaya konu istem taraflar arasındaki trafik sigorta sözleşmesine dayanmaktadır. Dava 6502 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 17/05/2016 tarihinde açılmış olup, davalı sigortalı ...'in gerçek kişi ve tüketici konumunda olduğu, davacı ... şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin ise tüketici işlemi olduğu, görevli mahkemenin ise tüketici mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK.'nın 114/1-C ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nın 20. maddesi gereğince karara karşı kanun yoluna başvurmaması halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 3.../2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2018
Katip ..Hakim ...