T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/615 Esas
KARAR NO: 2024/12
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2016
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı şirket ile davalı ... Şirketi arasında 28.08.2015 tarihinde, 27-30 Ekim 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ... 2015 Fuarında davalının içeren fuara katılım sözleşmesi akdedilmiştir. Söz konusu sözleşmeye binaen davalı şirket, 27. 08.2015 tarihinde 1138 Euro, 15.09.2015 tarihinde 1328 Euro, 01.10.2015 tarihinde 1328 Euro olmak üzere toplamda 3794 Euro’yu müvekkil şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Ancak sözleşmenin akdedildiği tarihten bu yana müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, Borcun ödenmemesi üzerine; tahsilde tekerrür olmamak üzere müvekkil şirket, davalı akit firma aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile borçlu akit firma hakkında ilamsız icra takibine başlandığını, 26/08/2015 tarihli sözleşme ve e-posta yazışmaları taraflar arasındaki borç ilişkisini kanıtlar nitelikte olduğunu, davalı yanın mevcut borcun ödendiğine dair herhangi bir delil ortaya koymadığı gibi borç ilişkisini açıkça ortaya koyan bu sözleşmeyi ve e-posta yazışmalarını tamamen göz ardı ederek şirketin böyle bir sözleşmeden haberi olmadığı ve atılan imzanın da şirket yetkililerine ait olmadığı gerekçesiyle borca itiraz ettiğini, taraflar arasında akdedilen takibe dayanak sözleşmeden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir ticari ilişki mevcut olup; karşı tarafça icra takip dosyasına yapılan davaya konu itiraz ile ticari ilişki ve dolayısı ile borcun inkar edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazların iptalini ve davalı taraf aleyhine alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, müvekkilinin adresinin ... olduğunu, takibin de bu yer icra dairesinde yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin dava konusu sözleşmeler ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fuar katılım sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının davalı aleyhine toplam 3.523,72 Euro'nun tahsili için takip başlattığı, davalının süresinde yetkili icra dairesinin ... İcra Dairesi olduğunu ve borcu bulunmadığını belirterek yetki ve borca itirazda bulunduğu, bunun üzerine davacı tarafın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı görülmektedir.
Mahkememizce aslı sunulmayan sözleşme suretindeki imza ile davalı şirket yetkililerinin imzalarının gözle görülür şekilde farklı olduğunu, bu nedenle sözleşmedeki yetki hükmünün kabul edilemeyeceğini, davalının adresinin ... olup takibin de bu yerdeki icra dairesinde yapılması gerektiğini, ancak yetkili olmayan icra dairesi olan İstanbul İcra Dairesinde takip yapıldığından davanın reddine dair verilen... Esas, ...Karar sayılı, 09/01/2018 tarihli karar davacının istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmiş olup ilgili Dairenin... Esas, ... Karar sayılı, 07/11/2019 tarihli karar ile;
"Somut olayda davacı taraf, taraflar arasındaki iletişimin elektronik posta vasıtasıyla gerçekleştirildiğini ve sözleşmenin bu vasıtayla kurulduğunu ileri sürmektedir. Elektronik posta iletişiminin işleyişinde, taraflar arasında doğrudan doğruya bir iletişim bulunmadığından, elektronik posta ile yapılan irade beyanı, hazır olmayanlar arasında yapılmış bir irade beyanıdır. Elektronik posta vasıtasıyla iletişimde yazılı metnin muhatabın elektronik posta adresine gönderilip muhatabın elektronik posta kutusuna kaydedilmekle öneri (irade beyanı) muhatabın hakimiyet alanına girmiş sayılır. Öneriyi kabul beyanı elektronik posta veya onun hızına eş değer bir iletişim yolu ile telefon, faks veya teleks yolu ile de yapılabilir. Öte yandan bu iletişim yolları ile kurulan kira sözleşmesinde kabul ve sözleşmenin kurulduğu anın kullanılan iletişim yollarının özelliğine göre Borçlar Kanun'unun konuyu düzenleyen ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir (Yargıtay 6. HD'nin 2015/9617 Esas, 2016/5442 Karar sayılı kararı)
Bu bağlamda davacı ve davalı şirketlerin e-posta adresleri ve bu yerlere gönderilen postalar ve diğer yazışmalar üzerinde inceleme yapılarak, davacının dilekçe ekinde sunduğu sözleşmenin davalı şirketin mail adresinden gönderilip gönderilmediği ve taraflar arasında dava konusu fuara katılım anlaşması bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yukarıda açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce karar kaldırma ilamı doğrultusunda davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın değerlendirilebilmesi bakımından, davacı ve davalı şirketlerin e-posta adresleri ve bu yerlere gönderilen postalar ve diğer yazışmalar üzerinde inceleme yapılarak, davacının dilekçe ekinde sunduğu sözleşmenin davalı şirketin mail adresinden gönderilip gönderilmediği ve taraflar arasında dava konusu fuara katılım anlaşması bulunup bulunmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilgisayar mühendisi tarafından sunula 25.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"tarafların yetkilileri arasında davaya konu fuar hizmetleri ile ilgili yazışmalar olduğu, yazışmaların 13.08.2015 tarihinde İran tanıtım bilgisi içeren e-postası ile başladığı, taraf yetkilileri arasındaki e-posta yazışmalarında, davalı yetkilisi ... tarafından davacı yetkilisi ...’ a (...) gönderilen 27.08.2015 Perşembe 12:36 tarihli e-posta ekinde yer alan imzalı mühürlü Fuara Katılım sözleşmesi bulunduğu tespit edildiği ve kayıt altına alındığı,
Davalı şirket yetkilisi, ... tarafından ... adresinden ...’ a ait ... adresine gönderilen imzalı kontrat rapor ekinde mahkemeye sunulduğu tespit edildiği," yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesinde; istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda bilgisayar mühendisi bilirkişiden alınan, yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporu ile taraflar arasında sözleme ilişkisinin kurulmuş olduğu tespit edilmiş olup, rapor dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunmuştur. Buna göre takipte 2004 sayılı İİK'nın 50. maddesi yollanması ile HMK'nın 6. maddesi gereğince borçlunun ikametgahındaki icra daireleri ile birlikte BK'nın 89.maddesi gereğince alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yeri icra dairelerinin yetkili bulunduğu, yetkinin kesin nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. BK'nın 89.maddesi gereğince alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yeri icra dairelerinin yetkili bulunduğu yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu tespit edildiğine göre somut olayda BK'nın 89. maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu, yani davacı şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer olan İstanbul icra dairesinin de işbu davaya dayanak takip bakımından yetkili olduğu anlaşılmış olup davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddi gerekmiştir.
Davanın esası bakımından alacağın varlığı ve miktarı yönünden tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, davalının muamele merkezinin mahkememiz yargı sınırları dışında olması sebebiyle öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda talimat yazıldığı, talimat gereğince bilirkişi tarafından sunulan 07/04/2023 tarihli talimat raporunda özetle;
"Dava konusu yapılan 26.08.2015 imza tarihli sözleşmeye göre, davalı tarafından davacıya, 27.08.2015 tarihinde 1.138,00 EUR, 15.09.2015 tarihinde 1.328,00 EUR, 01.10.2015 tarihinde 1.328,00 EU ödeneceği yazılı olduğu, davalı böyle bir sözleşme ilgisinin bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı, müvekkili şirketin fuara da katılmadığını beyan ettiği,
Dosya kapsamında, davalının bilgisayarları ve e postalarında söz konusu sözleşme ve bu kapsamda yapılan e postaların olup olmadığı varsa tespiti hususunda 2 bilirkişi incelemesi yapıldığı, bunlardan;12.04.2021 Tarihli Bilgisayar Mühendisi ... imzalı Bilirkişi Raporunda, davalı şirket bilgisayarları üzerinde yapılan incelemelerde dava konusu sözleşmeye ait herhangi bir belgenin kayıtlı olmadığı ve..., ... ve ... e – posta hesapları ile açılmış herhangi bir oturum kaydının bulunmadığı,
25.05.2022 Tarihli Bilgisayar Mühendisi ... imzalı Bilirkişi Raporunda, tarafların yetkilileri arasında davaya konu fuar hizmetleri ile ilgili yazışmalar olduğu, yazışmaların 13.08.2015 tarihinde İran tanıtım bilgisi içeren e-postası ile başladığı, taraf yetkilileri arasındaki e-posta yazışmalarında, davalı yetkilisi ... tarafından davacı yetkilisi ...’ a (...) gönderilen 27.08.2015 Perşembe 12:36 tarihli e-posta ekinde yer alan imzalı mühürlü Fuara Katılım sözleşmesi bulunduğu tespit edildiği ve kayıt altına alındığı,
Davalı şirket yetkilisi, ... tarafından ... adresinden ...’ a ait ... adresine gönderilen imzalı kontrat rapor ekinde mahkemeye sunulduğu tespit edildiği,
Dava ve uyuşmazlık konusunda, davalının 2015, 2016 ve 2017 yılları defterlerinin incelendiği, 2015 yılı defterlerinin kâğıt defter olarak tutulduğu, 2016 ve 2017 yılları defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, kağıt olarak tutulan defterlerin açılış onayları ile yevmiye defteri kapanış onaylarının zamanında yapıldığı, e-defter olarak tutulanların GİB’ e bilgilerinin zamanında gönderildiği ve beratlarının zamanında alındığı, kayıtların genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına ve yasalara uygun olarak tutulduğu ve herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, HMK Madde 222 ye göre defterlerin kendi lehine delil olarak kullanılabilecek nitelikte olduğu,
Davalının defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacıya ilişkin kayıtlarının araştırıldığı, neticede, davacıya ait fatura, tahsilât, tediye vb hiçbir kayda rastlanmadığı,
Dosyada bulunan tarafların Haziran ila Aralık / 2015 ayları BA / BS ekran görüntülerinin incelenmesinden tarafların birbirlerine düzenlediği herhangi bir faturaya ilişkin kaydın bulunmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği talimat raporunun sunulmasının ardından davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle birleştirici rapor tanzimi için her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu 20/09/2023 tarihli celse 1 nolu ara karar uyarınca davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda inceleme ara kararı oluşturulduğu inceleme ara kararı uyarınca verilen ihtaratlı kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu, davacı vekili tarafından hizmet bedelinin davalı tarafça ödenmemesi sebebiyle davacı şirketin fatura kesmemiş olduğu ve ticari defter ve kayıtlarına işlenmesinin kendisinden beklenemeyeceği bildirir davanın kabulü talepli beyan dilekçesi sunulduğu, davalı vekili tarafından davacı tarafın beyan dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarı konusunda davalı tarafın defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça da inceleme ara kararı uyarınca verilen ihtaratlı kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu ve ayrıca hizmet bedelinin davalı tarafça ödenmemesi sebebiyle fatura kesilmemiş olduğunun ve ticari defter ve kayıtlarına işlenmediğinin de açıkça beyan edildiği gözetildiğinde dosya kapsamında davanın ispatına elverişli herhangi bir delil bulunbmadığı ve davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmamış olduğundan davacı tarafça davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60-TL ilam harcının peşin alınan 192,52-TL'den düşümü ile geriye kalan 235,08-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 11.275,90-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır