T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/644 Esas
KARAR NO: 2019/1176
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 05/12/2019
KARAR TARİHİ: 11/12/2019
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasında, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Sigorta Şirketi acentesi olduğunu, davalının zaman içinde davacıya başvurarak birçok poliçe yaptırdığını, davalının avukat olması sebebiyle mesleğine duyulan güven nedeniyle poliçe talepleri karşılanarak, poliçelerin düzenlemesine rağmen, davalı tarafından üç adet poliçe priminin ödenmediğini, bu nedenle prim alacaklarının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, avukat olan davalı ile ... Sigorta Şirketi acentesi olan davacı arasında düzenlenen sigorta poliçelerine ilişkin sigorta primlerinin ödenmediği iddiası ile prim bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu poliçe örneklerinin yapılan incelemesinde;... nolu, 15/01/2016 düzenleme tarihli, 5.735,00 TL prim ödeme bedelli bireysel sağlık sigorta poliçesi,... nolu, 15/01/2017 düzenleme tarihli, 7.789,00 TL prim ödeme bedelli bireysel sağlık sigorta poliçesi,... nolu, 17/02/2017 düzenleme tarihli, 2.046,00 TL prim ödeme bedelli mesleki sorumluluk sigorta poliçesi düzenlediği, poliçelerde davalının mesleğinin avukat olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmü yer almaktadır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Mahkememizin görev alanı mutlak ticari davalar ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalarla sınırlı olup, davalının avukat olduğu ve avukatlık mesleğinin ise tacirlik niteliği taşımadığı, dava konusu alacağın sigorta prim alacağı olduğu, davanın mutlak/nispi ticari dava olmadığı anlaşılmış, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda;
1-HMK.114/1-c ve HMK.115/2.maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nın 20. maddesi gereğince karara karşı kanun yoluna başvurmaması halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, HMK 320/1.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
BU EVRAK 5070 SAYILI KANUN GEREĞİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR