T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/652 Esas
KARAR NO:2025/566
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/12/2019
KARAR TARİHİ:17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili 2008 model ... kayıt numaralı otobüsü 2015 yılında davalı şirketten o günkü kur üzerinden l08.000-Euro karşılığında satın almış ve davalı tarafından 330.000.00-TL üzerinden müvekkil şirkete fatura verildiğini, daha sonra müvekkili şirketin aracında hareket halindeyken yangın çıktığını ve yangın sonucunda ise araç, %65 oranında hasar gördüğünü, söz konusu hasarın onarımı için ise müvekkili şirket, aracı satın almış olduğu davalı şirket ile davacı müvekkile ait aracın tamiri için 18/04/2018 tarihinde 'Otomobil Tamir Hizmetleri İçin Sözleşme' imzalandığını, ilgili sözleşme gereğince davalı şirket, en geç 06.06.2018 tarihine kadar davacı müvekkilin 2008 model ... kayıt numaralı otobüsünün geçirmiş olduğa kaza sebebiyle genel onarımını yapacağını, müvekkili ise ilgili sözleşme gereğince taraflar arasmda kararlaştırılan hizmet bedeli olan 20,000-Euro tamir bedelini banka havalesi ile davalı firkete ödediğini, davalı şirket tarafından da bu ödemeye ilişkin proforma fatura düzenlendiğini, ayrıca bu havalenin dışında elden lO.OOO-Euro da fazladan para ödediğini, ancak karşı taraf, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüklerini verine getirmediğini, davacı müvekkili aracın tamir edilme süreci kapsamında bilgilendirmediğini ve aracın onarımını gerçekleştirmediğini, bu husus sebebiyle müvekkili şirket davalı şirkete, sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerine ilişkin ihtarname gönderdiğini, ihtarnamede ayrıca davalı şirkete, davacı mîivekkili söz konusu aracın süresinde tamir edilmemesi sebebiyle aracın kullanılmamalından kaynaklanan ticari kazanç kaybının, otobüsün nakliyesi ve getir- götür masraflarının taraflarına ödenmesini talep ettiğini, ayrıca davalı şirkete ödenen 30.000- Euro (20.000- Euro banka havalesi + lO.OO0-Euro nakit olmak üzere) hizmet bedelinin kendilerine ödenmesi ve söz konusu aracın yerinin kendilerine bildirilmesi ile iadesinin gerçekleştirilmesi ihtar edildiğini, öncelikle onarılmış veya onarılmamış hali ile iadesini, müvekkile teslim edilmesini, onarılarak teslimi halinde (ki taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tüm hasarları giderilmiş ve servise müsait şekilde) belirsiz alacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 -Euro (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) ticari kazanç kaybının dava tarihinden itibaren ticari faizi ik birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini, aracın onarılmadan iadesi, teslim edildiği şekilde iadesi halinde müvekkili tamir için ödemiş olduğu 30,000-Euro'nun (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) (20.000-Euro banka havalesi + 10.000'Euro nakil olmak üzere tamir, hizmel bedelinin) taraflarına dava tarihinden itibaren ticari faizi İle iadesine, davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesini, belirsiz alacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 -Euro'nun dava tarihinden İtibaren ticari faizi ile birlikte (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) ticari kazanç kaybının davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini sözleşme ve dava konusu aracın teslim/iade edilmemesi halinde ise, Güncel araç değerinin belirlenerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile amca istinaden şimdilik 30.000-Euro'nun dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı tarafından ödeme yapılacağı, fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödenmesini. Yine müvekkilimin ödemiş olduğu 30.000-Euro tamir bedelinin (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) {20.000-Euro banka havalesi + l0.000-Euro nakit olmak üzere) bedelin tarafımıza dava tarihinden itibaren ticari faizi ile iadesini, davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesine ve yine belirsiz alacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 100 -Euro (fiiiı ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) ticari kazanç kaybının davalıdan dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte alınarak davacı müvekkilime verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinin kabulü ile düzenlenen tensip zaptının ve dava dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmesine karar verildiğini, dosya içerisinde bulunan tebligat parçasına göre, müvekkili şirket'e tebligat yapıldığı görülmekteyse de, söz konusu tebligat usulsüz bir tebligat olduğunu, davadan 06.02.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve mahkemeye süre uzatım dilekçesi sunulduğunu, süre uzatım dilekçemizde de belirttikleri üzere, tebligat yapılan kişinin müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, müvekkil şirket'in çalışanı da olmadığı Kaldı ki tebligat memuru tarafından hangi gerekçeyle bu kişiye tebligat yapıldığı da tebliğ evrakından anlaşılamamakta olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi, müdürü ya da çalışanı olan bir kişiye tebligat yapılmaması sebebiyle söz konusu tebliğ usulsüz bir tebliğ olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan Otomobil Tamir Hizmetleri için Sözleşme uyarınca davaya bakma yetkisi Moldova Cumhuriyeti Mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde herhangi bir yerleşim yeri bulunmadığı gibi, temsilciliği de bulunmadığını, davacının yabancı olması sebebiyle dava sonucunda ortaya çıkabilecek zararların karşılanması için teminat göstermesi gerektiğini, her ne kadar davacı müvekkili şirket ile yaptığı tamir sözleşmesine aykırı davranıldığını iddia etmişse de, müvekkili şirket'in davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu otobüs davacıya satılmış, akabinde otobüs ile ilgili müvekkili şirket tarafından verilen bazı tamir ve bakım hizmetleri karşılığında ücret alındığını, bu ücretin karşılığı olan hizmet verildiğini, istenilen yedek parçalar teslim edildiğini, davacının amacı tamamen kötü niyetli olarak söz konusu otobüs bedeli ile ticari kazanç adı altında bir para alınması isteği olduğunu, davacı taraf dosyaya bir sözleşme sunmuşsa da, otobüsü müvekkili şirket'e getirip teslim ettiğine dair herhangi bir belge sunmadığını, yandan tamir ücreti olarak ayrıca elden 10.000 Euro ödeme yapıldığını iddia eden davacının Türk Hukuk sistemine göre açtığı bu davada senetle ispat kuralı uyarınca ödediğini iddia ettiği bu tutara ilişkin belge sunması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından haricen alınan herhangi bir tutar bulunmadığını, davacının tamir için teslim ettiği otobüs tamir edilmiş ve kendilerine iade edildiğini, davacının ticari kazanç kaybı adı altında istediği tutarlardan da müvekkili şirket sorumlu olmadığını, araç zamanında tamir edildiğini ve kendilerine teslim edildiğini işbu haksız davanın reddini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki otobüs alım satım ve tamirine ilişkin sözleşmeye konu aracın tamir için davalıya teslim edildikten sonra teslim edilmediği iddiasına dayanan ve terditli olarak açılmış olan otobüsün teslimi, aksi halde araç bedelinin ödenmesi, ödenen tamir bedelinin iadesi ve zararın tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; 18.04.2018 tarihli Otobüs Tamir Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davacıya ait olan otobüsün tamir için davalıya teslim edilip edilmediği, davalı tarafça sözleşmeye göre yapılması gereken tamirin yapılıp yapılmadığı, otobüsün tekrar davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davacı tarafça davalıya sözleşme kapsamında 30.000 Euro verilip verilmediği, verilmiş ve tamir yapılmamış ise 30.000 Euro'nun iadesinin gerekip gerekmediği, otobüs davalıya teslim edilmiş ise ve davalı tarafça tekrar davacıya teslim edilmemiş ise otobüsün davacıya teslim edildiği andaki değerinin ne kadar olduğu ve bu bedelin davacıya ödenmesi gerekip gerekmediği, yine bu süreçlerde otobüsün kullanılamaması sebebiyle kazanç kaybı olup olmadığı ve kazanç kaybının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 09/12/2019 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantıya tarafların katıldığı, toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
28.05.2000 tarihli 24062 sayılı resmi gazetede yayınlanan Türkiye ile Moldova Cumhuriyeti arasındaki adli yardım anlaşmasının 14.maddesine göre karşılıklı olarak dava masrafları için teminat ödenmesinde muafiyet tanındığından davalı tarafın teminata ilişkin itirazının yerinde görülmeyip reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3.maddesine göre "Talebi gönderen tarafın Moldova Cumhuriyeti yetkili mahkemelerine başvurma hakkı vardır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, seçimlik hak tanındığından ve kesin olacak şekilde bir yetkili mahkeme belirtilmediğinden davalı tarafın yetki yönünden itirazının yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Gümrük müdürlüklerine müzekkereler yazılarak, dava konusu otobüsün gümrükten giriş çıkış kayıtları temin edilmiştir.
Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında " ben davalı şirkette ön muhasebe görevlisi olarak 16 yıldan beri çalışmaktayım, davacı ... şirketine biz daha önce bir otobüs satmış idik, bu otobüs yurtdışında kaza yapmış, tamir işlemleri için geçici ithalat yoluyla bu otobüs Türkiye'ye getirildi, hem aracı sattığımızda aracı alanlar ile tamir işlemleri için aracı Türkiye'ye getirenler karı-koca olan iki kişi idi, bu kişilerden en az birisinin şirketin yetkilisi olduğunu biliyorum çünkü otobüsü sattığımızda şirketin kayıtlarını incelemiştik, araç tamir için geldiğinde 6 aylık tamir süresi vardı, 6 ay içerisinde yurtdışına tekrar çıkmaz ise devlet el koyacaktı ve bizim yatırdığımız teminat yanacaktı, bu nedenle 6.ayın dolduğu gün ya da bir gün öncesi de olabilir, aracın tamiri bittiği için benim de pasaportum olduğundan ben şoför olarak ... ve şirketin müdürü ... ile birlikte üçümüz Bulgaristan sınırından geçtik, ... otobüsü kullanıyordu, ... ve ben otobüsün peşinden ayrı bir araç ile gittik, sınırı geçtikten sonra Bulgaristan'ın sınırdan sonraki ilk yerleşim yeri olan ismini tam hatırlayamadığım -... gib bir şeydi- bir yerde davacı tarafından gönderildiğini bildiğimiz, ismi Z harfi ile başlayan bir kişiye otobüsü teslim ettik, gümrükten geçişe ilişkin bir kısım evrakları bu kişiye verdik, bizde kalması gereken evraklar da bizde kaldı, bunun dışında teslime ilişkin başkaca bir evrak alınıp verilmedi, teslim aşamalarına ilişkin ve kime teslim edileceği hususlarında şirket müdürü olan ... karşı taraf ile telefonda görüştü, benim herhangi bir görüşmem olmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizdeki beyanında " ben davalı şirketin çalışanı değilim, şirketin sahibi olan ... benim arkadaşımdır, dava konusu olan araç ... ... Model beyaz renk bir otobüstür, bu otobüs sanayide tamir edildi, ... bana belirttiğim otobüsü teslim etmek için Bulgaristan'a gideceğini söyledi, gelmek ister misin diye teklifte bulununca ben de kendilerine eşlik ettim, biz davaya konu otobüs içinde 3 kişiydik, otobüsü ... kullandı, Bulgaristan sınırını geçtik, pasaportlarımızda geçiş yaptığımıza dair damga ve mühür vardır, tarihleri bellidir, Bulgaristan sınırına geçtikten sonra ortalama 5 km sonra bir benzin istasyonunda yabancı uyruklu birisi geldi ve otobüs kendisine teslim edildi, bu sırada herhangi bir evrak ya da kağıt alındığına şahit olmadım, biz de teslimden sonra bir gün Bulgaristan'da kaldık ve taksi ile sınıra kadar gelip yurt içinde de otobüse binerek evlerimize döndük," şeklinde beyanda bulunmuş,
Diğer davalı tanığı ...'nin beyanında otobüsü ...'ın kullandığı ve ... ile kendisinin otobüsün peşinde ayrı bir araç ile gittiklerine dair beyanı doğrultusunda çelişki üzerine tanıktan sorulması üzerine "Benim de şoförlüğüm olduğu için yarıyola kadar otobüsü ben götürdüm, yolun diğer yarısında otobüsü ... kullandı, sanayiden ilk çıktığımızda ..., ... ve ben olmak üzere üçümüz otobüsün içindeydik, ilk olarak otobüsü yarı yola kadar ... kullandı, daha sonra ... yarı yolda otobüsten indi, herhalde arkadan gelen başka bir arabaya bindi, yarı yoldan sonra otobüsü Bulgaristan'a kadar ben götürdüm, ... da yarı yolda ... ile birlikte inerek arkadaki arabaya bindi, arabayı kimin kullandığını bilmiyorum, zaten gece saatleri idi, Bulgaristan'a geçtiğimizde bu araba da geçti, daha sonra ben o gece Bulgaristan'da kaldım, ... ile ... o aracın şoförü ile döndüler, ben ertesi gün İstanbul'a geldim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dilekçesindeki kar mahrumiyetine ilişkin talep üzerine kazanç kaybı hesabı için davacının adresi ülkesine yurtdışı istinabe için tercümeler yapılmasına dair ara kararlar oluşturulmuş ise de, davacı vekili 28/06/2024 tarihli 16 nolu celse öncesinde sunduğu dilekçesinde ve bu celsede, kazanç kaybına ilişkin taleplerini müracaata bıraktıklarını beyan etmiş ve istinabe işlemlerine devam olunmamıştır.
Dava dilekçesindeki terditli talepler uyarınca dava konusu otobüsün değerinin belirlenmesi için bilirkişyi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 28.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dava konusu araçların muadillerinin yurt dışındaki fiyatları araştırıldığında, bu konudaki internet sitesi olan ... sitesindeki 2007 yılı üretimi aracın satış fiyat teklifinin 44.900.-Euro olduğu görülmüş, dava konusu aracın 2008 üretim yılı olması nedeni ile dava konusu aracın dava tarihindeki güncel fiyatının 48.000.-Euro olduğu bulunmuş, beş yıl önceki dava tarihindeki fiyatının ise (yıllık % 5 fiyat azalması baz alınarak) % 25 daha yüksek olduğu takdir edilmiş, böylece aracın dava tarihinde hasarsız fiyatının;48.000 x 1,25 = 60.000.-Euro olduğu bulunmuştur Mahkemenizce dava konusu aracın olay tarihindeki değerinin tespiti istenmekte olup davacı tarafından davalıya teslim edildiği ileri sürülen araç, meydana gelen kaza sonucu yanmış olarak teslim edildiğinden, yanmış hali ile ilgili her hangi bir tespit olmamakla birlikte beyan edildiği gibi % 65 oranında yanmış olması halinde aracın hasarlı değerinin; 60.000 x 0,35 = 21.000.-Euro olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu aracın dava tarihi itibarı ile hasarsız değerinin 60.000.-Euro, hasarlı hali ile değerinin 21.000.-Euro olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
İtiraz üzerine bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 07.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: araç değeri ile ilgili görüşü değiştirecek her hangi bir yeni delil de olmadığından, Dava konusu aracın dava tarihi itibarı ile hasarsız değerinin 60.000.-Euro, hasarlı hali ile değerinin 21.000.-Euro olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür.
İtirazlar üzerine bilirkişiden ikinci ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 29/04/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle Davacı ... ... Ltd.Şti. vekili Av.... tarafından yapılan itirazda, "bilirkişi tarafından sadee davalı tarafın itriazları nazara alınarak ek rapor düzenlenmiş olduğu, tarafımızdan yapılan itirazlar ve itiraz dilekçesinde sunulan deliller nazara alınnmaksızın ek rapor düzenlenmiş olduğu, itirazlarının ek raprda tartşılması talep edilerek rapor alınması gerektiği" beyan edilmiştir. Konu ile ilgili ibraz edilen muadil araç satış ilanı tekliflerinde fiyatların 98.000.-Euro, 97.000.-Euro ve 88.000.-Euro olduğu belirtilmiştir. Yabancı plakalı olan aracın muadillerinin farklı ülkelerden alının fiyat satış teklifleri incelendiğinde tekliflerin 75.000.-Euro, 60.000.-Euro, 75.000.-Euro, 60.000.-Euro olarak teklifler bulunduğu görülmüştür. Araçların ikinci el satış fiyatları marka ve modelleri dışında aracın kilometresi, kullanım şartları, geçirdiği kazalar ve onarım masrafları ile günün ekonomik koşullarına göre değişmektedir.Sonuç olarak tüm bu parametreler dikkate dava konusu aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 70.000.-Euro olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde 2. Ek rapor sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 02/06/2025 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle : 60.000- Euro olan dava değeri, taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda 70.000- Euroya yükseltilmesini, araç bedeli olan 70.000- Euro'nun dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesini (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden), yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; taraflar arasında dava konusu otobüsün satışı ve ilk satış işlemi sonrasında davalıya teslim edilmesinde bir ihtilaf yoktur. Yine otobüsün satışından sonraki süreçte otobüsün davacı tarafından yurtdışında kullanıldığı, otobüsün bu süreçte yurtdışında yangın sebebi ile zarar gördüğü ve tamir için Türkiye'ye getirilerek davalıya teslim edildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf otobüsün tamir edilip edilmediği, bundan da ziyade otobüsün sonrasında davacı tarafa tekrar teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı taraf otobüsün tamir için Türkiye'ye davalı tarafa getirildikten sonra kendilerine teslim edilmediğini iddia ederken, davalı taraf ta otobüsün tamir yapıldıktan sonra yurtdışına tekrar götürülüp davacı tarafa teslim edildiği savurmasında bulunmuştur. İhtilaf konusu otobüsün teslim edilmesine ilişkin olduğundan ve otobüsün teslim edildiğini davalı taraf ileri sürdüğünden bu savunmasını ispat etmek zorunda olup, dinlenilen tanık beyanlarında otobüsün teslim için yurtdışına çıkarıldığı beyan edilmiş ise de, otobüsün teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Basiretli bir tacir olarak kabul edilmesi gereken tacir olan davalının, ekonomik değeri azımsanmayacak dava konusu otobüsün usulüne uygun düzenlenmiş bir teslim belgesi ile teslim etmeleri gerekir iken, tanık anlatımlarına göre yurtdışında sınırı geçtikten sonra bir benzin istasyonunda kimliğini dahi bilmedikleri birisine teslim ettikleri savunması dikkate alınmamıştır. Teslime yönelik davalı savunması ispatlanamadığından, dava konusu otobüsün teslim edilmediği kanaati ile, terditli talepler uyarınca otobüsün değerinin belirlenmesi için yapılan bilirkişi incelemesine göre alınan ikinci ek raporda da belirlendiği üzere otobüsün olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 70.000.-Euro olduğuna yönelik mahkememizce de hükme esas alınmaya elverişli görülen bilirkişi değerlendirmesine göre yargılamaya devam olunmuş, davacı vekilinin 02/06/2025 tarihli dava değer arttırım dilekçesine göre 60.000- Euro olan dava değeri, bilirkişi raporu doğrultusunda 70.000- Euroya yükseltilmiş olmakla, araç bedeli olan 70.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde sözleşme konusu aracın teslim edilmemesi halinde ifadesiyle başlayan terditli talepte şimdilik 30.000 Euro otobüs bedeli, 20.000 + 10.000 olmak üzere tamir için yapılan ödeme bedeli olarak ta 30.000 Euro talep edilmiş olup, mahkememizce belirlenen 70.000 Euro otobüs bedeli zaten tamiri tamamlanmış bir otobüs değeri olacağı için tamir sebebi ile yapılan ödeme miktarları dikkate alınmamış ve bu iki kalem için talep edilmiş olan miktarlar tamiri tamamlanmış bir otobüs bedeli olan 70.000 Euro içindeki 60.000 Euro olacak şekilde değerlendirilmiş ve talep artırım ile artırılan 10.000 Euro'nun da eklenmesiyle oluşan toplam 70.000 Euro dava değeri, (terditli taleplerin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve dava ile ulaşılmak istenilen amaç gözönünde bulundurularak) bilirkişi tarafından belirlenen 70.000 Euro otobüs bedeli olarak değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesindeki 100,00 Euro'luk kar mahrumiyetine ilişkin talep 22/02/2024 tarihli dilekçe ile müracaata bırakıldığından bu miktara ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesindeki 100,00 Euro'luk kar mahrumiyetine ilişkin talep müracaata bırakıldığından bu miktara ilişkin davanın açılmamış sayılmasına,
2-70.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Karar harcı 30.602,88 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.570,34 TL harç ve 7.650,00 TL tamamlama harcı toplam 14.220,34 TL 'nin mahsubu ile bakiye 16.382,54 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 44.40 TL başvuru, 6.570,34 TL peşin nispi harç 7.650,00 TL tamamlama harcı ve 6.40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.271,14 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 252,40 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.250,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 4.246,33- TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 71.296,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 640,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 13,70 TL'sinin davacı taraftan, 1.318,12 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır