T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/345 Esas
KARAR NO:2024/14
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:29/05/2019
KARAR TARİHİ:10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2018 tarihinde davalı ...'in ... plakalı otomobille ... İli, ... İlçesi, ... Beldesindeki ... - ... Yolu 1. km 300 metresinde 0,69 promil alkollü olarak davacıların müşterek çocukları müteveffa ...'nın kullandığı motosiklete çarptığını ve müteveffayı ölüm tehlikesi içinde bırakıp olay yerini terk ettiğini, Müteveffanın olay yerinde can verdiğini, davalının olay anında ehliyetsiz olduğunu, ruhsatta davalının oğluna ait aracı ehliyetsiz olarak kullandığını, olayla ilgili olarak ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen karar ile davalının suçlu bulunarak hakkında 4 yıl hapis cezası verildiğini, Davalı ...'in kullandığı davalının oğluna ait ... plakalı aracın ... poliçe numaralı Trafik Sigortasını düzenleyen davalı şirketin davacılar tarafınca yapılan başvuru kapsamında 05/12/2018 tarihinde 49.872,00 TL ödeme yaptıklarını, ancak bu meblağın davacıların maddi ve manevi zararını tazmine yeter miktarda olmadığını, tüm bu nedenlerle; HMK 6100 madde 107 uyarınca toplanacak delillere göre, şimdilik ve fazla dir hakları saklı kalmak üzere 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesini, davacı ... ve davacı ...için ayrı ayrı 25.000,00 TL'den toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 15/08/2018-15/08/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik kanunu zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alındığını, davalı şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda (ölüm ve sakatlık) kaza tarihi itibarıyla kişi başına 360.000,00 TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ancak manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi teminatı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Davacılar tarafından, müvekkil sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, işbu hasar dosyası kapsamında, müteveffanın babası ... için 22.738,57-TL ve annesi ...için 27.134,05-TL olmak üzere toplam 49.872,62-TL ödeme yapıldığını ve davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davalı şirketin kusur oranında ödeme yaptığını, kazayı yapan davalının ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacılar tarafından ispatının gerektiğini, kabul anlamına gelememek kaydıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, ayrıca müteveffanın kaza anında koruyucu ekipmanlar kullanıp kullanmadığının tespiti ile müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, ilgili sosyal güvenlik kurumuna müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacılara ödenen rücuya tabi bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığının ve var ise tenzile tabi tutarının sorulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat sebebiyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durum ve oranlarının tespiti hususunda dosyanın ATK'ya gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 15.04.2021 tarihli, 10/01/2021 tarih ... karar numaralı raporunda özetle;
"- Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’in % 20 oranında kusurlu olduğu,
- Müteveffa tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'nın % 80 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiş, rapora yönelik davacılar vekilinin itirazları da gözetilerek bu kez Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi “Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu” tarafından düzenlenen 09/05/2023 tarih 6514 karar numaralı raporda özetle; "10.01.2022 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporumuzun nihai rapor olduğu ve bu raporda belirtilen gerekçeler muvacehesinde belirtilen kusur dağılımının aynen geçerli olduğuna karar verildiği," bildirilmiştir.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ATK kusur raporu doğrultusunda davacıların destek tazminatı tutarlarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 10/10/2023 tarihli raporunda özetle;
"1. Talep Konusu; 27/08/2018 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle aynı gün vefat eden ...’ nın desteğinden yoksun kalan davacı/lar anne ve babası için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 1.250,00 TL olmak üzere (26/09/2023 tarihli beyan) toplam 2.500,00 TL destekten yoksun kalma / maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebi
2. Talep Konusu Olay; 27.08.2018 günü saat 03.35 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Beldesi Yeni İskele istikametinden ... Beldesi istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan maktul sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklete arkadan çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği,
3. Kusur Durumu; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 15.04.2021 tarihli, 10/01/2021 tarih ... karar numaralı raporunda;
- Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’in % 20 oranında kusurlu olduğu,
- Müteveffa tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'nın % 80 oranında kusurlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi “Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu” tarafından düzenlenen 09/05/2023 tarih 6514 karar numaralı raporda; 10.01.2022 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporumuzun nihai rapor olduğu ve bu raporda belirtilen gerekçeler muvacehesinde belirtilen kusur dağılımının aynen geçerli olduğuna karar verildiği,
4. Maddi Zarar; Davalı sigorta şirketine dava öncesi yapılan yazılı başvuru sonrası alınan 13/11/2018 tarihli ibraname (vekili Av. ...) karşılığı; 05/12/2018 tarihinde;
- Davacı anne ... ’ya 27.134,05 TL,
- Davacı baba ...’ ya 22.738,57 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı dikkate alındığında; 05/12/2018 ödeme tarihi dikkate alındığında; 27/08/2018 tarihinde destekçi ...’ nın vefatı sonrasında;
Anne ...’ nın; toplam DYK zararının 34.796,84 TL olduğu, davalı tarafın olayın oluşumunda % 20 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan 6.959,37 TL talep edebileceği, 27.134,05 TL lik ödeme ile zararının karşılandığı,
Baba ...’ nın; toplam DYK zararının 27.470,51 TL olduğu, davalı tarafın olayın oluşumunda % 20 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan 5.494,10 TL talep edebileceği, 22.738,57 TL ‘ lik ödeme ile zararının karşılandığı,
5. Manevi Tazminat; Davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın tüm hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat taleplerinden ZMMS Genel Şartları dahilinde sorumluluğunun bulunmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında; davacıların desteği müteveffanın kazanın oluşumundaki %80 oranındaki kusur durumuna göre yapılan hesaplamaya ve davacılara yapılan ödemelerin usulüne uygun tenzil edilmiş olmasına göre hazırlanan aktüerya raporu denetime elverişli olup, rapor ile davacıların bakiye destek tazminatı alacaklarının bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) tazminat talebi yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. Maddesi (818 sayılı BK 47) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu kapsamda tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, araç sürücülerinin kusur oranları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulü ile, davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminatın davalılardan tahsilinin istenildiği ancak poliçede manevi tazminat klozu bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine,
2-Manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden davanın kabulü ile
-Davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine,
3-Davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine,
4-Alınması gerekli 3.415,50-TL karar ve ilam harcından 179,32-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 3.236,18-TL eksik harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacıların başlangıçta yapılan 230,12-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 3.458,55-TL olmak üzere toplam 3.668,67-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.493,67-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 179,32-TL'nin toplamı olan 3.673,00-TL yargılama giderinin davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Manevi tazminat talebi yönünden;
-Davacı ...yönünden vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınıp davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... yönünden vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınıp davacı ...'ya verilmesine,
-Davalı ... Sigorta vekille temsil olunduğundan ...bakımından reddedilen manevi tazminat tutarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine,
-Davalı ... Sigorta vekille temsil olunduğundan ... bakımından reddedilen manevi tazminat tutarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine,
8-Maddi tazminat talebi yönünden;
Davalı ... Sigorta vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı ... Sigorta verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır