T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/604 Esas
KARAR NO :2024/857
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/11/2020
KARAR TARİHİ:07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili ... A.Ş. (Strada İnşaat); ..., ... gibi birçok prestijli yapının ince işlerini görmüş olan muteber bir inşaat firması olduğunu, müvekkili şirket davalı ...A.Ş. (...) ile 16.06.2017 tarihinde İnce Yapı İşleri Sözleşmesi (Sözleşme) imzalamış olup bu kapsamda sözleşme konusu şantiyedeki A2, A4 ve A7 blokların ince yapı işlerinin görülmesine ilişkin anlaşmaya vardıklarını, süreç içerisinde müvekkili sözleşme uyarınca üzerinde düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesini, işi fiilen teslim etmesini, 27.09.2019'da geçici kabule ilişkin davalının istediği tüm evrakları sunmasına rağmen davalı ... "geçici kabulü" gerçekleştirmediğini, tarafların arasında sözleşme uyarınca müvekkili aşağıdaki yönlerde zarara uğrattığını, geçici kabul yapılmadığı için işlemin tamamlandığı tespit edilemediğini, 1 yıllık sürenin geçmesi ile müvekkilinin hak kazandığı kesin kabul işlemi yapılamadığını, müvekkili alma hakkı olduğu 407.324,24 TL'lik nakit teminat kesintisini iade alamamakta / alması geciktiğini, müvekkili halen 125.000,00 TL'lik teminat mektubu tutmak zorunda kaldığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işin tamamlanma süresinin yaklaşık 15 ay uzamış olup bu öngörülmeyen uzama durumu müvekkilini zarara uğrattığını, 15 aylık süre gecikme süresi içerisindeki sabit işletme giderleri, işçilik birim fiyatlarındaki artış,SGK primlerinin farkı 3. Ayrıca söz konusu durum müvekkili katlanılması zor bir maddi krizin içerisine soktuğunu, müvekkilinin nakit akışı ve mali dengesinin bozulduğunu, kredi çekmek zorunda kaldığını, bu durumların müvekkilinin zarara soktuğunu, nakit sıkışıklığından ötürü SGK primlerinin zamanında ödenememesinden kaynaklanan faiz müvekkilinin nakit akışını düzeltmek için çekmek zorunda olduğu kredinin faizi, müvekkilinin karşı tarafın da ikrar ettiği 110.309,82 TL alacağı bulunuyor olduğunu, bu bedelinde ödenmediğini, müvekkili firma tüm bu durumlara ilişkin olarak 22.05.2020 tarihinde ihtar çekmiş olsa da müspet bir cevap alınamadığını, akabinde işbu kalemlere ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosu nezdinde başvuru yaptıklarını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, zararın tespiti için başvurduklarını, müvekkili sözleşme uyarınca taahhüt ettiği ince işleri fiilen tamamlamış olup 27.09.2019 tarihinde geçici kabule ilişkin belgeler sunulduğunu, işin teslim edildiğinin zımnen ikrarı davalı firma tarafından yapılan işlemlerden de anlaşıldığını, davalı şirket ihtarlarına rağmen haklı bir sebep olmaksızın geçici kabul tutanaklarını imzalamadığını, geçici kabul yapılsaydı bugün 407.324,24 TL'lik nakit kesinti bedelini de iade edilmiş olacağını, sözleşmeye aykırı şekilde gecikmeler yaşanmış olduğunu, müvekkilinin bu gecikmelerde payı bulunmadığını, söz konusu gecikmeler müvekkili için önceden öngörülemeyen bir takım maliyetlere neden olduğunu, müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili zarar uğradığı için nakit sıkıntısı yaşadığını, kredi çekmek zorunda kaldığını, ve işçilerin SGK primlerini ödeyemediğini, davalı şirket tüm bu ilişkide müvekkili firma ile arasındaki güç orantısızlığından faydalanmaya çalıştığını, müvekkili çeşitli bahanelerle oyaladığını, davanın kabulünü, inşaatın teslim edildiğinin ve eksik kalmadığının tespitini, geçici kabul şartlarının 27.09.2019 tarihi itibariyle oluştuğunun tespitini, kesin hesabın yapılmamasında davalı şirketin kusuru ve ihmali bulunduğunun tespitini, müvekkilinin hakedişlerinden kesilen 407.324,24 TL'nin ticari faiziyle birlikte tahsilini, inşaatın bitiş tarihinde yaşanan gecikmede müvekkil'in kusurunun olmadığının tespitini, müvekkilinin gecikmeden kaynaklanan diğer zararların tespit ve tazminine, söz konusu zarar kalemlerine ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 28.05.2020'den itibaren ticari faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı vekili dava dilekçesinde 510,000,00 TL harca esas değer belirlemesine rağmen netice talep kısmında sadece 407.324,24 TL nakit teminat kesintisi adı altında eda niteliğinde talepte bulunduğunu, diğer kalan kısmın bedelini talep etmemiş veya açıklamadığını, davacıya taleplerini açıklaması için kesin mehil verilmesini, müvekkili şirket tarafından yapılmış olan tüm kesintiler davacı taraf ile yapılmış sözleşme ve protokollere uygun olarak yapıldığını, davacı tarafın hak edişlerinin düzenlenmesi, imzalanması, ödenmesi aşamalarının hiçbirinde yapılmış olan kesintilerin fazlalığına dair bir itirazı olmadığını, bu kesintilerin kabul ettiğini, davacı tarafın hakkediş fatura tarihleri ile cari hesap ödeme tarihleri incelendiğinde; hiçbir zaman alacaklı konuma geçemediği aksine her zaman hakedişe istinaden avans ödemesi ile erken ödeme alarak hep caride borçlu konumda olduğunun görüleceğini, davacı tarafın ödemeleri geç aldığı, zor durumdan faydalandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi personelleri ile yaşamış olduğu problemler sonrasında kalan işler davacı şirket yetkilisinin de altında imzası olan bir ek protokol ile üçüncü bir firmaya (uğursa) tamamlatıldığını, davacı şirketin personeli müvekkili şirketten alacağı olmamasına rağmen farklı tarihlerde 3 defa şantiyede iş bırakmış olduğunu, ilk iki seferinde kendilerine ileride oluşacak hakedişe mahsuben avans ödemesi yapılmış ve personel alacaklarının ödenmesi sağlandığını, davacı şirket kendi kusuru ile işlerini yönetemez duruma geldiği için kalan işler davacının da muvafakati ile üçüncü firmaya tamamlatılmak zorunda kalındığını, davacı şirketin işleri yönetememesinden kaynaklı olarak asıl zarara uğrayan müvekkili şirket olduğunu, bu hususta sözleşmelerden doğan ceza, zarar, tazminat talepleri baki olduğunu, davacı şirket tacir olduğunu, dava dilekçelerinde kendilerinin muteber bir şirket olduklarını belirtmediklerini, tacir olan ve muteber olduğunu iddia eden bir şirket yapmış olduğu sözleşmenin ve atmış oldukları imzaların gereklerini yerine getirmek zorunda olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşme ve ek protokoller ile kendisine düşen yükümlülükler tam olarak yerine getirilmesine rağmen maalesef davacı tarafından kendisine düşen yükümlülükler yerine getirilmediği halde iş bu davayı açması kötü niyetinin ispatı olduğunu, davacının müvekkil şirket tarafından zor durumundan faydalanılarak kesintileri uyguladığı ve itiraz edemediği ise tamamen yanlış olduğunu, müvekkili şirket davacıya tüm hak edişlerini zamanında yapmasının yanı sıra tamamlamadığı işler içinde zaman zaman avans ödemesi yaptığını, buna rağmen davacı şirket işlerini düzgün yürütmeyerek müvekkilin zarara uğramasına neden olduğunu, oysa müvekkili şirkete dava açan yüklenici yok denecek kadar az olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında bir ihtilaf yaşanmış ise bu tamamen davacıdan kaynaklandığını, müvekkili şirket yine de, davacının ödemediği ve fakat müteselsilen sorumlu olduğu SGK borcunun yapılandırılması ve faizlerinin silinmesi için kuruma başvurduğunu, davacının nakit teminatından bu borç indirilmiş olarak ödeneceğini, davacı ise zaten uhdemizde kalan nakit teminatının SGK borcunu bile zar zor karşıladığını görerek, buradan başka ne çıkartabilirim diye manipülasyon niteliğinde iddialar ileri sürdüğünü, örnek vermek gerekirse, davacı ile yapılan sözleşmede damga vergisinin taraflarca eşit olarak paylaşılacağı konusunda hüküm bulunmasına rağmen, davacı kendi üzerine düşen damga vergisi için ilamsız icra takibi açtığını, müvekkili şirketin yetkilisinin kovid karantinası olduğu dönemlerde yapılan e-tebligat ile takip itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, davacı şirketin banka hesaplarına haciz koyarak sözleşme gereğince kuruma ödenen damga vergisini şirketlerinden geri aldığını, davacının huzurdaki davadaki tüm iddialarının haksız, hukuka aykırı ve hatta kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın esas yönünden de reddinin gerektiğini, davacının iddiaları ile ilgili bilgi ve belgeler henüz şantiye biriminden gelmediğini, her bir iddiasına karşı delil ve açıklamalarının sunulması için taraflarına ek süre verilmesini, davanın usul, esas, zamanaşımı nedeniyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki yapı işleri sözleşmesi kapsamında alamadığı alacakları olduğu ve uğradığı zararları olduğu iddiasıyla açılmış alacak davasıdır,
Taraflar arasındaki ihtilafın 16/06/2017 tarihli İnce Yapı İşleri Sözleşmesine konu A2, A4 ve A7 Blokların davacı tarafından yapılması gereken işlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, davalı tarafından geçici kabulün yapılması koşullarının oluşup oluşmadığı, geçici kabulün yapılıp yapılmadığı, geçici kabul yapılmamış ise davalının davacı tarafından talep edilen alacak kalemlerinden sorumlu olup olmadığı, bu bağalamda geçici kabul şartlarının hangi tarihte oluştuğu, 407.324,24 TL'lik nakit teminat kesintisi alacağı olup olmadığı,/ ne kadar olduğu, 546.000,00 TL 'lik SGK giderleri hariç sabit işletme giderleri olup olmadığı/ ne kadar olduğu,188.922,00 TL'lik işçilik giderlerinde artış olup olmadığı/ ne kadar olduğu, 91.089,10 TL 'lik SGK prim farkı alacağı olup olmadığı/ ne kadar olduğu, 55.000,00 TL'lik SGK faizi' olup olmadığı/ ne kadar olduğu, 368.502,61 TL olarak ödemekle yükümlü olduğu kredi faizinin kaç liralık kısmından davalının sorumlu olabileceğinin tespiti, kesin hakediş alacağı olarak 110.309,82 TL'nin tahsili talebinin yerinde olup olmadığı/ ne kadar olduğu, inşaatın bitiş tarihinde davacının kusurunun olup olmadığı, netice olarak davacının davalıdan alacağı/ tazmin edilmesi gereken zararı olup olmadığı, zarar var ise davalının zararlardan sorumlu olup olmadığı, alacak ve tazminat miktarlarının ne kadar olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 06/11/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf konuları olarak belirlenen hususlar çerçevesinde rapor düzenlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 22/07/2022 tarihli kök raporda :
"Mali olarak yapılan değerlendirmede; Davacı hesaplarında 407.324,24.-TL olarak yer alan nakit teminat kesintisinin davalı şirket hesaplarında 323.438,13.-TL olarak yer aldığı görülmektedir. Her iki şirket hesaplarında da teminat rakamlarının cari hesaba virmanlandığı anlaşılmaktadır. Davacı yasal defterlerine göre toplam alacağın 31.12.2019 tarihinden itibaren 346.837,60.-TL ve davalı defterlerinde bu durumun 322.444,05.-TL alacaklı olduğu görülmektedir. Kısacası taraflar gerek cari hesapta gerekse de hakkediş kesintilerinde mutabık olmadıklarından, 2017 yılından itibaren çalışmakta olduğu görülen tarafların öncelikle mutabakat yapmaları gerekmektedir. Cari hesap alacağı yönünden belirtilen sebeple inceleme gerçekleştirilememektedir. Her iki tarafın da farklılıklara ilişkin fatura, hakkediş ve ödeme dekontlarının incelenmesi halinde bu durum anlaşılabilecektir ancak heyetimize verilen kıssa sürede söz konusu inceleme yapılamamıştır. ... sicil numaralı işyerinde tarafların çalışmakta oldukları tespit edilmiş olup; bu işyerinde 15 ay boyunca katlanılmak zorunda kalınan SGK, işçilik ve stopaj maliyetleri, toplamının 1.772.844,89.-TL olabileceği (SGK: 506.418,30.- TL, maaş, 1.178.119,49.-TL maaş, 88.307,10.-TL stopaj) Sözleşme süresinde işin bitmediği döneme ilişkin tarafımca gider belgeleri üzerinde bir tespit maalesef yapılamamıştır Davacı, şifahi olarak tarafların anlaşmaya vardıkları belli bir oran üzerinden bu giderlerin davalıya bugüne kadar yansıtıldığını beyan ederek yapmış olduğu çalışmayı paylaşmıştır. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte bu giderler toplamı, 630.890,32.-TL'dir. 2018/06-2019/09 tarih aralığında davacı şirket, davalı tarafından ödenmeyen alacak bakiyesi, nakit teminat kesintileri ve tahsil edilen teminat mektubu sebebi ile zor durumda kaldığını, bu dönemde kredi kullanarak nakit döngüsünü sağladığını beyan etmiştir. Buna ilişkin ibraz edilen kredi evrakı, ... Bankasına ait olup; 25.05.2018 tarihinde kullanılan YKB Nakit destek Kredisi Kredi bedeli 1.500.000.-TL olup; krediye ilişkin katlanılmak zorunda kalınan faiz toplamının 368.502,61.-TL olduğu tespit edilmektedir.
Teknik olarak yapılan değerlendirmede; Sözleşme ve ek protokolle belirlenen işin bitim süresinin uzadığı, bu uzamanın davalı işverenden kaynaklı olduğu ve işin gecikmesinin tarafların kabulünde olduğu, 27.09.2019 tarihinde geçici kabul şartlarının oluştuğu ve geçici kabulün yapılması gerektiği, davacının son kesin hakediş alacağının 110.309,82 TL' olduğu ve kendisine ödenmesinin gerektiği, geçici kabul ve kesin kabul süreleri aşıldığından hakkedişlerden kesilen nakit teminat miktarı olan 407.324,24 TL nin de kesin hakkedişle birlikte davacıya geri ödenmesinin gerektiği, davacı alt yüklenici ile davalı işverenin müteselsilen sorumlu olduğu SGK prim borcunun ne kadarından davacının sorumlu olduğu netleştirilerek, bu bedelin davacı alacağından düşülmesinin gerektiği " şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Taraflarca bilirkişi raporuna karşı sunulan beyan ve itirazlar kapsamında ek rapor alınmasına kara verilmiştir
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 05.06.2023 tarihli ek raporda:
"Mali olarak yapılan değerlendirmede ;
Kök raporda da yer verildiği gibi; Davacı hesaplarında 407.324,24.-TL olarak yer alan nakit teminat kesintisinin davalı şirket hesaplarında 323.438,13.-TL olarak yer aldığı görülmektedir. Her iki şirket hesaplarında da teminat rakamlarının cari hesaba virmanlandığı anlaşılmaktadır. Davacı yasal defterlerine göre toplam alacağın 31.12.2019 tarihinden itibaren 346.837.60 TL ve davalı defterlerinde bu durumun 322.444,05 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Kısacası taraflar gerek cari hesapta gerekse de hakkediş kesintilerinde mutabık olmadıklarından, 2017 yılından itibaren çalışmakta olduğu görülen tarafların öncelikle mutabakat yapmaları gerekmektedir. Heyetimizin görev konusu tarafların mutabakatı olmadığından ve hangi hakkediş için hangi bedelde tarafların borçlu ya da alacalı olduklarının uzmanlık alanıma girmemesi sebebi ile inceleme gerçekleştirilememiştir. ... sicil numaralı işyerinde tarafların çalışmakta oldukları tespit edilmiş olup; bu işyerinde 15 ay boyunca katlanılmak zorunda kalınan SGK, işçilik ve stopaj maliyetleri, toplamının 1.772.844,89.-TL olabileceği (SGK: 506.418,30.- TL, maaş, 1.178.119,49.-TL maaş, 88.307,10.-TL stopaj) Sözleşme süresinde işin bitmediği teknik bilirkişi tarafından kök ve iş bu ek raporda paylaşılmış olup; Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte bu giderler toplamı, çok küçük miktarlı fiş ve faturalardan oluşan bir çok fiş içeriği toplamı olarak 630.890,32.-TL'dir. 2018/06-2019/09 tarih aralığında davacı şirket, davalı tarafından ödenmeyen alacak bakiyesi, nakit teminat kesintileri ve tahsil edilen teminat mektubu sebebi ile zor durumda kaldığını, bu dönemde kredi kullanarak nakit döngüsünü sağladığını beyan etmiştir. Buna ilişkin ibraz edilen kredi evrakı, ... Bankasına ait olup; 25.05.2018 tarihinde kullanılan YKB Nakit destek Kredisi Kredi bedeli 1.500.000.-TL olup; krediye ilişkin katlanılmak zorunda kalınan faiz toplamının 368.502.61 TL olduğu tespit edilmektedir. Ancak; işbu ek rapor içeriğinde de belirtildiği üzere; işin 15 Aydan daha uzun süren gecikme yaşandığı, davacı tarafından kullanılan kredinin ise 25.05.2018 tarihinde olduğu, yani bu kredinin işin normal bitim tarihinden de önce kullanıldığı dolayısıyla kullanılmış olan kredinin tamamının bu işin gecikmesi sebebi ile nakit sıkışıklığı ile bağlantısı olmayacağı mütalaa edilmektedir.
Teknik olarak yapılan değerlendirmede; Sözleşme ve ek protokolle bağıtlanan İşin bitim süresinin uzadığı, bu uzamanın davalı işverenden kaynaklı olduğu ve işin gecikmesinin tarafların kabulünde olduğu, 27.09.2019 tarihinde geçici kabul şartlarının oluştuğu ve geçici kabulün yapılması gerektiği, davacının son kesin hakediş alacağının 110.309,82 TL' olduğu ve kendisine ödenmesinin gerektiği, geçici kabul ve kesin kabul süreleri aşıldığından hakkedişlerden kesilen nakit teminat miktarı olan 407.324,24 TL nin de kesin hakkedişle birlikte davacıya geri ödenmesinin gerektiği, davacı alt yüklenici ile davalı işverenin müteselsilen sorumlu olduğu SGK prim borcunun ne kadarından davacının sorumlu olduğu netleştirilerek , bu bedelin davacı alacağından düşülmesinin gerektiği " şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Sunulan raporların yeterli olmadığı kanaati ile yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 13.06.2024 tarihli raporda:
"Teknik olarak yapılan değerlendirmede: Sözleşme ve ek protokolle belirlenen işin bitim suresinin uzadığı, bu uzamanın Davalı tarafından belirlenen kesin hakedişin yapılması, Davacı tarafça 27.09.2019 tarihinde ğeçici kabul başvurularının yapılması ve Davalı tarafça ğeçici kabul imzalanmamış olsa da kabulu yapılmış gibi 250.000,00 TL sozleşme teminat mektubunun yarısı olan 125.000,00 TL tutarın iade edildiği tespiti kıyasıyla, Davacının A2, A4, A7 bloklarında ustlenmiş olduğu ince yapı işlerini tamamladığı, taraf yazışmalarından ve teminat mektubunun yarısının iade edildiği tespiti ile işin geçici kabulu aşamasına gelindiği, 27.09.2019 tarihinde şartlarının oluştuğu, bu durumda davacının hakettiği alacaklarının olduğu, hakedişlerden kesilen 407.324,24 TL tutar nakit teminat kesintisinin kesin hakediş ile birlikte iade edilmesi gerektiği, son hakediş tutarı olan 110.309,82 TL'nin de davacı tarafa odenmesi gerektiği kanaat edilmiş olup, teknik olarak davacının alacağının: 407.324,24 TL (nakit teminat iadesi) + 110.309,82 TL (son hakediş tutarı) = 517.634,06 TL hesap edildigi,
Genel Olarak Yapılan değerlendirmede: Heyetimiz teknik uyesince de ifade edildigi uzere sozleşme ve ek protokolle belirlenen işin bitim suresinin uzadıgı, bu uzamanın davalı tarafından belirlenen kesin hakedişin yapılması, davacı tarafça 27.09.2019 tarihinde geçici kabul başvurularının yapılması ve davalı tarafça geçici kabul imzalanmamış olsa da kabulu yapılmış gibi 250.000,00 TL sozleşme teminat mektubunun yarısı olan 125.000,00 TL tutarın iade edildigi tespiti kıyasıyla, davacının A2, A4, A7 bloklarında ustlenmiş oldugu ince yapı işlerini tamamladıgının ifade edilebilecegi, aynı yonde taraf yazışmalarından ve teminat mektubunun yarısının iade edildigi tespiti ile işin geçici kabulu aşamasına gelindigi, 27.09.2019 tarihinde şartlarının oluştugu hususları bir arada degerlendirildiginde bu durumda davacının hakettigi alacaklarının oldugunun goruldugu, bu noktada davacı tarafından gerçekleştirilen imalat kapsamında hakediş alacaklarının kusura baglanmasının mumkun olmadıgı, zira bu noktada sozleşme ile ustlenilen edimin ifası kapsamında davacı tarafından gerçekleştirilen imalata dayalı dava konusu edilen bedellerin tazminat talebi noktasında herhangi bir onem arz etmedigi, dolayısıyla davacının edim yükümlülüğünü yerine getirdigi tespiti karşısında hakedişlerden kesilen 407.324,24 TL tutar nakit teminat kesintisinin kesin hakediş ile birlikte iade edilmesi gerektigi, son hakediş tutarı olan 110.309,82 TL'nin davacı tarafa odenmesi gerektigi, dava tarih itibariyle davacı kayıtları uyarınca 126 hesapta 407.324,23 TL teminat kesintisinden kaynaklı davacı alacagı bulunmakla birlikte, cari hesaptan kaynaklı 340 hesapta 346.837,60 TL davalının alacaklı oldugu belirlenmiş olup, hesaplar arasında 126 hesaptaki davalı borcu ve 340 hesaptaki davalı alacagı mahsuplaşması yapıldıgında davacının dava tarihi itibariyle nakit teminat kesintisinden 60.486,63 TL alacaklı kaldığı ve son hakkedişten 110.309.82 TL alacaklı olduğu, davacının gecikme sebebiyle ugradıgını iddia ettigi zarar yonunden kusur incelemesi yapılacak olursa dosyaya mubrez belgelerden yaşanan teslim surelerindeki gecikmeler hususunda dosyaya sunulu ve detayları ile incelenmiş e- postalarda tespit edildigi uzere davalı firmanın imalat surecinde organizasyon sorunu yaşamış olabileceginin anlaşıldıgı, bu yonu ile davacının gecikmeden kaynaklı zararını ispat ettigi olçude talep edebilmesinin mumkun oldugunun ifade edilebilecegi, mahkemenizce aksi kanaatte olunması durumunda ise davacının zarar talebinde bulunabilmesi mumkun olmayabilecegi, gecikme sebebiyle davalının kusurlu oldugu kanaatinde olunması durumunda ise dosyaya evvelce sunulan bilirkişi raporunda da ifade edildigi uzere işin 15 aydan daha uzun sure geciktigi ve fakat davacı tarafından kullanılan kredinin ise 25.05.2018 tarihinde oldugu, bu kredinin işin normal bitim tarihinden de once kullanıldıgı, dolayısıyla kullanılmış olan kredinin tamamının bu işin gecikmesi sebebi ile nakit sıkışıklıgı ile baglantısı olmayacagının duşunuldugu, bu yonu ile davacının, kredi kaynaklı zararlarını talep etmesinin mumkun olmadıgının duşunuldugu, muhterem mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda ise davalının odemesinde olan gecikme nedeniyle yansıyacak faizin 138.053,09 TL olarak hesaplandığı, gecikme sebebiyle davacının ugradıgı diger zarar yonünden ise: işçilik giderlerindeki artışın 162.382,03 TL ve SGK Prim farkı 17.344,79 TL olarak hesaplandığı, SGK borcuna ilişkin toplam gecikme zammının 57.032,43 TL oldugu, davacının sunulan tablosu kapsamında sabit işletme giderlerinin 630.890,13 TL oldugu, buna mukabil taraflar arasındaki Şubat 2019 tarihli mail yazışması kapsamında davalının kabul ettigi, şantiye araç kirası ve yakıtı 20.300,00 TL, teknik ofis giderleri 14.000,00 TL ve OSGB iade tutarı 38.566,67 TL olmak üzere toplam 72.866,67 TL tutar mevcut olduğu, davacının teminat mektuplarına ilişkin 2018 / Mart ayından sonra ödediği komisyon tutarı toplamının 14.765,63 TL olduğu şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında 16.06.2017 tarihli “İnce Yapı İşleri Sözleşmesi ile 05.02.2019 tarihli Ek Protokol imzalandığı, sözleşme konusu şantiyedeki A2, A4 ve A7 blokların ince yapı işlerinin görülmesine ilişkin anlaştıkları, sözleşmeye göre A4 bloktaki işin bitim tarihinin 17.03.2018, Ek Protokol 1’e görre A2 bloktaki işin bitim tarihinin 18.06.2018, Ek Protokol 2’ye göre A7 bloktaki işin bitim tarihinin 03.06.2018 olduğu, yaşanan teslim sürelerindeki gecikmeler hususunda dosyaya sunulu e-postalarda tespit edildiği üzere davalı firmanın imalat sürecinde organizasyon sorunu yaşamış olduğu, ayrıca davacının işlerin bitim sürelerini aşmasına rağmen, gecikme ile ilgili davalı veya davacı tarafından herhangi bir ihtar ve hakedişlerinden bu gecikme için herhangi bir cezai kesinti tespit edilemediği, bu bağlamda yaşanan gecikmenin tarafların kabulünde olabileceği belirlenmiştir.
Davacının A7 blokta eksik işlerinin olduğu ve bu işler için üçüncü firma olan Uğursa İnşaat firmasına yaptırılmak üzere İnce Yapı İşleri (Harçlı İmalatlar) Sözleşmesi Ek Protokol 8’in imzalandığı, yaptıran işlerin bedelinin davacının kesin hakedişinden düşüldüğü tespiti ile davacı kesin hakediş tutarı 110.309,82 TL olarak hesap edilmiştir.
Davalı tarafından belirlenen kesin hakedişin yapılması, davacı tarafça 27.09.2019 tarihinde geçici kabul başvurularının yapılması ve davalı tarafça geçici kabul imzalanmamasına rağmen kabulu yapılmış gibi 250.000,00 TL sözleşme teminat mektubunun yarısı olan 125.000,00 TL tutarın iade edildiği belirlenmiş, buna göre de davacının A2, A4, A7 bloklarında üstlenmiş olduğu ince yapı işlerini tamamladığı anlaşılmıştır.
Yapılan incelemelere göre, 27.09.2019 tarihinde geçici kabul başvuru ve evraklarının hazırlandığı, ancak davalı tarafça kabulün yapılmadığı ve evrakların imzalanmadığı, ancak davalı tarafından işin geçici kabulu yapılmış gibi sözleşme teminat mektubunun yarısı olan 125.000,00 TL tutarın iade edildiği belirlenmekle işin geçici kabul aşamasına gelindiği, 27.09.2019 tarihinde şartlarının oluştuğu ve davacının hakettiği alacaklarının olduğu anlaşılmıştır.
Nihai olarak: Davacı kayıtlarında 126 hesapta 407.324,23 TL teminat kesintisinden kaynaklı davacı alacağı olduğu, cari hesaptan kaynaklı 340 hesapta 346.837,60 TL davalının alacaklı olduğu, bu ikisinin mahsubuna göre davacının dava tarihi itibariyle Nakit Teminat kesintisinden 60.486,63 TL alacaklı kaldığı, buna ilaveten son hakkedişten 110.309,82 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Kullanılan kredinin 25.05.2018 tarihinde olduğu, bu kredinin işin normal bitim tarihinden de önce kullanıldığı, kullanılan kredinin 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun 18-20 nolu sayfalarında yapılan açıklama ve hesap uyarınca davalı tarafın o dönemdeki borcuna tekabül eden 138.053,09 TL 'lik faiz kısmının talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Gecikme sebebiyle davacının uğradığı diğer zarar kalemlerinin incelenmesine göre;
İşçilik giderlerindeki artışın 162.382,03 TL ve SGK Prim farkının 17.344,79 TL olarak hesaplandıgı, SGK borcuna ilişkin toplam gecikme zammının 57.032,43 TL olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından sunulan tabloda sabit işletme giderlerinin 630.890,13 TL olduğu beyan ve iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki Şubat 2019 tarihli mail yazışması kapsamında davalının kabul ettiği, şantiye araç kirası ve yakıtı 20.300,00 TL , Teknik ofis giderleri 14.000,00 TL ve OSGB iade tutarı 38.566,67 TL olmak üzere toplam 72.866,67 TL tutar mevcut olduğu ve bu tutarın dikkate alınması gerektiği düşünülmüştür.
Davacının teminat mektuplarına ilişkin 2018/Mart ayından sonra ödediği komisyon tutarı toplamının 14.765,63 TL olduğu hesaplanmıştır.
Nihai olarak;
Nakit Teminat kesintisinden mahsup sonrası kalan 60.486,63 TL,
Son hakkedişten kalan 110.309,82 TL
İşçilik giderlerindeki artış için 162.382,03 TL,
SGK Prim farkı olarak 17.344,79 TL,
SGK borcuna ilişkin toplam gecikme zammı 57.032,43 TL
Şantiye araç kirası ve yakıtı 20.300,00 TL , Teknik ofis giderleri 14.000,00 TL ve OSGB iade tutarı 38.566,67 TL olmak üzere toplam 72.866,67 TL
Teminat mektuplarına ilişkin 2018 / Mart ayından sonra ödediği komisyon tutarı toplamı 14.765,63 TL,
Kullanılan kredinin 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun 18-20 nolu sayfalarında yapılan açıklama ve hesap uyarınca davalı tarafın o dönemdeki borcuna tekabül eden faiz için 138.053,09 TL olmak üzere toplam 633.241,09 TL alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından dava tarihinden sonra 31.03.2021 tarihinde davacı adına 251.464,24 TL ödeme yapıldığı hususu belirlenmiş olup bu miktar davacı toplam alacağı olarak mahkememizce kabul gören 633.241,09 TL 'den mahsup edildiğinde bakiye 389.517,33 TL alacağı olduğu kanaati ile bu miktar üzerinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 389.517,33 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 28/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin 860.725,90 TL'lik talebin reddine,
3-Karar harcı 26.607,93 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç, 8.538,75 TL tamamlama harcı ve 12.642,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 21.351,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.256,40 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan, 170,78 peşin nispi harç, 8.538,75 TL tamamlama harcı, 12.642,00 TL tamamlama harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 21.359,33 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 228,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 27.000,00 TL bilirkişi (6 farklı bilirkişi) kök ve ek rapor masrafı olmak üzere toplam 27.228,75 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 8.483,21 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 62.322,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 132.501,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 908,75 TL'sinin davacı taraftan, 411,25 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/11/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza