T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/626 Esas
KARAR NO:2025/439
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/11/2020
KARAR TARİHİ:12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ...nin yapımı için 30.07.2019 tarihinde iş sahibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olan, yüklenicisi... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olan ve alt yüklenicisi de müvekkili ... ... olan alt yüklenicisi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket sözleşme ile kendisine ait yükümleri yerine getirdiğini, getirmeye de devam ettiğini, davalı şirket tarafından sözleşmenin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, müvekkili şirketin şantiyedeki faaliyetlerine son verildiğini, işçileri, görevlileri ve yetkilileri davalı şirket yetkililerince şantiye sahasından tahliye edildiğini, müvekkili sözleşme ile üzerine yüklenen sorumlulukları gereken dikkat ve özenle yerine getirdiğini, davalı şirket henüz işin başlangıcından önceki sorumluluklarının bile bir kısmını yerine hiç getirmediğini, bir kısmını ise yerine getirmekte temerrüde düştüğünü, davacı şirket ve aynı şantiye alanında aynı işin başkaca aşamaları için farklı sözleşmelere istinaden çalışmakta olan firmalar işlerine başlamadan önce davalı yan şantiyede inşaat işleri için olmazsa olmaz olan elektrik ve su gibi kaynakları dahi sağlayamadığını, sözleşmede elektriğin ana kaynağının davalı tarafından sağlanacağı bile açıkça belirtildiğini, davalı şirket haksız fesihle de kalmadığını, müvekkili şirketin fesih tarihine kadar yaptığı işlerden doğan hak ediş bedellerini de ödemediğini, işin yapıldığı şantiye sahasında kalan davacı şirkete ait malları, alma boşaltma imkanı verilmediğini, bu malzemelerin müvekkili yana teslim edilmediğini, davalı şirketin bizzat kendisi tarafından ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik iş numaralı tespit dosyasından 18/02/2020 tarihinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporu ile de davacı şirkete ait malların şantiye sahasında davalı şirket uhdesinde olduğunun sabit olduğunu, davalı şirket ile bu ihtilaflar üzerine arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin davalı şirketten sözleşmeye istinaden hakkediş alacakları ve davalı şirketin şantiyesinde davalı şirket uhdesinde tutulan davacı şirkete ait malların bedellerine karşılık alacakları bulunduğunu, sözleşmenin feshinden dolayı menfi ve müspet zararların tazmini için maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesini, mahallinde keşif yapılması sonucunda aldırılacak bilirkişi raporu ile davacı şirketin davalı şirketten alacağı olan bedel ancak tespit edilebileceğini, davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak açma zorunluluğu olduğunu, hakkediş bedellerinden kalan alacakların sözleşme gereği ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, fesihten kaynaklı menfi ve müspet zararların fesihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, müvekkiline ait olduğunu, kullanılmak üzere şantiye alanına getirilen ancak fesih dolayısıyla davalı şirket uhdesinde kalan malların bedelinin aslı ve fesihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verilmesi dolayısıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davanın HMK 114.Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi hukuken mümkün olmadığını, alacak miktarının belirli olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının alacak kalemleri belli olduğunu, taleplerinde hakkedişlerinin ödenmediği beyan edildiğini, ödenmeyen hakediş bedellerinin de davacı yanca tespiti yapılabilir olduğunu, diğer alacak kalemlerinden olan şantiye alanında bulunan ve sözde tarafımızca el konulduğu beyan edilen mal, malzemelerinin de bedellerinin belli olması karşısında da davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinin mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, davacı taraf kendisine teslim edilmeyen mallar ile ilgili ilgili ....Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı tespit dosyasına yer verdiğini, ...İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyasından ve ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan hacizlerden de haberdar olduğu dikkate alındığında mallarının bedelini bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirsiz alacak davasının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını ya da değerini, tüm ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, yada imkansız olduğu hallerde açılabileceği, aksi halde belirsiz alacak davası açılamayacağı, yani talep konusunun miktar olarak taraflar arasında açık ve belirli olması halinde belirsiz alacak davası açılamayacağı, belirsiz alacak davası açılmasında bu gibi hallerde hukuki yarar bulunmadığı ve hukuki yararın HMK 114 maddesinde dava şartı olarak yer verildiği dikkate alınarak belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, harca esas değer açısından 1.000,00 TL belirtildiğini, sonuç kısmında alacak kalemlerinin hangisi için ne kadar taleplerinin olduğunu belirtilmemiş olması da dikkate alınmak kaydı ile taleplerindeki miktarlarında belirlenmesi ve hangi alacak kalemi için talebinin ne olduğunun belirlenmesinin gerektiğini, davacı yanın davasında sözleşmesinin fesih edilmesi nedeniyle uğradığı menfi/müspet zararlarının neler olduğu HMK 114 ğ maddesi kapsamında talepleri açıklattırılmasının gerektiğini, menfi tespit zararların ve müspet zararların ne zaman talep edeceği Kanun ve yargı içtihatları ile belli olması karşısında talebin somutlaştırılmasının gerektiğini, davacı taraf, müvekkili şirketi arasında 30/07/2019 tarihli ... ... kapsamında sözleşme ekinde verilen proje, poz ve teknik şartname doğrultusunda, ahşaptan oturtma çatı yapılması malzeme ve işçilik dahil olarak işlerine ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, davacı yan sözleşmeden kaynaklanan edimlerini hiç ve veya gereği gibi yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı oluşturduğunu, bu sebeple davacı tarafa birden fazla ihtarnameler gönderdiklerini, davacı yan edimlerini yerine getirmediğini, .... Sulh hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyası ile de tespit raporu yaptırıldığını, raporda davalı yanın şantiye alanında 14/02/2020 tarihi itibari ile bulunmadığı ve hiç bir çalışmanın olmadığı, şirkete ait şantiye sahasında var olan malzemelerin tespit edildiği, sözleşmelerde belirtilen işlerin tespiti ve yapılanlar ile yapılacak olanlar ile gerçekleşme oranları açıkça tespit edildiğini, davacı menfi zararlarının neler olduğu, müspet zararlarının neler olduğu açıkça bildirilmesinin gerektiğini, bu hususta cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, davacı yanın iddia edildiği gibi 30/07/2019 tarihli sözleşmesinin fesih edilmediği aksine PVC Sözleşmesinin fesih edildiğini, davacının edimlerine aykırılıkları, sözleşmeye devam etmediği ayıplı ürünler yaptığı vs konularda taraflarınca ikame edilen davalar olduğunu, davacı yanın el konulduğu iddia malları hakkında 30/07/2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan hakları olduğunu, davacı yanın 14/02/2020 tarihinde şantiye sahasında olmadığının tespit edilmiş olduğunu, mahkemece yapılan inceleme ile ortaya çıkacak delil ve kayıtlara karşı ayrıca cevap sunma hakları saklı kalmak kaydı ile davacı yanın taleplerinin ve davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizdeki dava 16/11/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesi talimat mahkemesi vasıtasıyla bilirkişi ... tarafından hazırlanan talimat bilirkişi raporunda: Her iki şirkette birbirine fatura düzenlemiş oldukları, davacı ... İnş. Mad. San ve Tic. Ltd. Şti'nin davalı... İnş. Taahhüt San ve Tic. A.Ş'ye düzenlemiş olduğu ve davacı şirketin alacak kayıtlarında yer alan 1.468.254,04 TL olduğu, ancak kayıtlarında bu fatura bedellerinin tahsil edildiği ve tahsil fişi düzenlendiğinin kayıtlarda yer aldığı görülmüştür. Aynı zamanda ... İnş. Taahhüt San ve Tic. A.Ş'nin davacı ... İnş. Mad. San ve Tic. Ltd. Şti'ne düzenlenmiş olduğu ve davacı şirketin kayıtlarında borç olarak kayıtlarında yer alan 112.273,27 TL olduğu, ancak kayıtlarında bu fatura bedellerinin ödendiği ve tediye fişi düzenlendiğinin davacı şirketin kayıtlarında yer aldığı görülmüştür. Davacı şirketin kayıtlarında davacı ve davalı şirketlerin borç ve alacak kalanlarının bulunmamaktadır, şeklinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan bilirkişi kök raporunda:
Mali Değerlendirme: Davalı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafın yasal defterlerinde yer aldığı, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, açılış ve kapanış kayıtlarının yapıldığı, davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda kararın mahkemeye ait olduğunu, davalı tarafın belge ve kayıtlarının düzgün, anlaşılır ve gerçek durumu gösterir nitelikte olduğu, davalı tarafından paylaşılan cari hesap ekstresine göre dava tarihi itibari ile davalı taraf toplam (341.380,79 TL - 98.355,88 TL=) 243.024,91 TL'a davacı taraftan alacaklıdır.
Teknik Değerlendirme: Dosyaya sunulu herhangi bir Fesih name ve/veya ihtarname incelemesi yapılamamakla birlikte, davacı yanın iş programının gerisinde kaldığı, belge tespiti yapılamamış olsa da feshin haklı sebeplere dayanabileceği, malzemelerin marka ve/veya kalite sınıfları taraflarınca bilinmemekle birlikte, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası kapsamında sunulan bilirkişi raporu birim metraj tespitleri üzerinden hesap edilen yaklaşık malzeme bedelinin 816.947,37 TL olabileceği, sözleşme kapsamında anlaşılan toplam imalat bedelinin 8.182.480,15 TL olduğu, yaklaşık %50 oranında tamamlandığı hesabı ile 4.091.240,08 TL yapılan imalat bedeli olabileceği, bu tutara sahada bulunan ve tarafımızca yaklaşık olarak hesaplanan malzeme bedeli olan 816.947,37 TL de eklendiğinde; Davacı tarafından yapılan iş bedeli ve malzeme bedeli alacağının; yaklaşık 4.091.240,08 TL + 816.947,37 TL = 4.908.187,45 TL+ KDV olarak hesaplanabileceği kanaati oluştuğu, ayrıca davalı tarafça belirtilen ayıplı işlere ve tespitlere ilişkin imzalı bir teslim tutanağı veya buna ait resmi bir ihtarname, yazışma veya e-posta tutanağı gibi bilgi ve belgelerin görülemediği, bu sebeple teknik olarak değerlendiremediği, davacının, davalının şantiye elektrik suyunu dahi açmadığını, edimlerini yerine getiremediğini belirterek, bunun hesaplamalarda kullanabilecek somut bir rakama dönüştürecek bir bilgi ve belgeye dosyada rastlanılamadığı için teknik olarak değerlendirilmediği,
Genel Değerlendirme: Dosyaya sunulu .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasındaki 18.02.2020 mahal incelemesi ile hazırlanan raporda; Davacı yüklenici yanın işbu sözleşme konu edimlerini yerine getirmediği kanaatine varıldığı, sahada Davacı yana ait malzemelerin tespitinin yapıldığının görüldüğü, öte yandan yandan sözleşme gereği 30/07/2019 tarihinde akdedilen işin süresinin 135 gün olduğu ve 15/12/2019 tarihinde teslim edilmesi gerektiği, ancak tamamlanmayan işler sebebiyle Davalı yanın 3. firma ile 28/04/2020 tarihli sözleşme imzaladığının tespit edildiği, dosyaya sunulu herhangi bir fesihname ve/veya ihtarname incelemesi yapılamamakla birlikte, Davacı yanın iş programının gerisinde kaldığı, belge tespiti yapılamamış olsa da şu aşamada feshin haklı sebeplere dayanabileceğinin tespit edildiği, dosyaya mübrez dava dilekçesinde davacının tazminat talebinde bulunduğu, ancak tazminat kusur sorumluluğuna dayanan bir talep olduğundan nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere sözleşmenin feshi haklı sebebe dayandığı düşünüldüğünden davacının tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması, bir başka ifade ile sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği kanaatinde olunması durumunda ise davacının zararlarının tazminini talep edebilmesinin mümkün olabileceğinin ifade edilebileceği, mahkemece sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği kanaatinde olunması durumunda ise davacının zararlarının tazminini talep edebilmesinin mümkün olabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen devam edildiğinde davacının dava dilekçesinde menfi ve müspet zararlarının tazminini talep ettiğinin müşahede edildiği, ancak menfi ve müspet zararın birlikte talep edilmesinin mümkün olmadığı, mahkemece sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği kanaatinde olunması durumunda davacının menfi zarar talebinde bulunabileceği ifade edilebilecekse de davacı 10.12.2021 tarihli dilekçesi ile zarar talebini şirketin mahrum kaldığı kazanç yönünden (olumlu/müspet zarar) 16.000.000,00 TL şeklinde ileri sürdüğünün müşahede edildiği, Sayın Mahkemece davacının olumlu zararının (kar mahrumiyetinin) tazminini talep edebileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen açıklamalarımıza bu zararın açıklanması sureti ile devam edildiğinde zararın 1.071.233,36- TL (KDV Dahil) olarak hesaplandığı, davacının gerçekleştirdiği işlere dayalı olarak hakediş alacağı ve mülkiyeti kendisine ait eşyaların şantiye sahasında kalması sözleşmenin haklı veya haksız feshinden bağımsız alacak hakkına (yoksa kusura dayalı değil) dayandığı, bu yönü ile takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının sözleşmenin feshinden bağımsız olarak davacının hakediş ve şantiye sahasında bulunan mallarının bedellerini talep edebilmesinin mümkün olduğunun düşünüldüğü; heyetimiz teknik üyesince yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafından yapılan iş bedeli ve malzeme bedeli alacağının; yaklaşık 4.091.240,08 TL + 816.947,37 TL = 4.908.187,45 TL+ KDV olarak hesaplanabileceği, tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere raporlarını sunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda:
Genel inceleme ve değerlendirme: Dosyaya mübrez .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasına sunulmuş tespit raporu, heyetimiz teknik üyesinin kök ve ek rapordaki görüşleri nazara alındığında, davacının iş programının gerisinde kaldığı, feshin haklı sebeplere dayandığı yönündeki görüşümüzü muhafaza etmekteyiz. Dolayısıyla, davacının tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığının düşünülmektedir. Davacının gerçekleştirdiği işlere dayalı olarak hakediş alacağı ve mülkiyeti kendisine ait eşyaların şantiye sahasında kalması sözleşmenin haklı veya haksız feshinden bağımsız alacak hakkına dayandığı, bu yönü ile takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının sözleşmenin feshinden bağımsız olarak davacının hakediş ve şantiye sahasında bulunan mallarının bedellerini talep edebilmesinin mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kök raporda benimsenen görüşün muhafaza edildiği kanaatine varılmıtır. Ancak önemle vurgulayalım ki, nihai takdir ve kanaat bütünüyle ve münhasıran mahkemeye aittir.
Teknik değerlendirme: Dosyaya sunulmuş olan ihtarnamelerin incelemesi yapılmış olup, davacı yanın iş programının gerisinde kaldığı ve eksik/ayıplı imalatları olduğu teknik olarak incelenmiş olup, feshin haklı sebeplere dayanabileceği, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasında 18/02/2020 tarihli mahal incelemesi ile tespit edilen davacı şirkete ait malzemeler ile dosyaya sunulan 23/07/2020 tarihinde .... İcra Dairesinin ... talimat dosyasına sunulu bilirkişi raporunda tespit edilen malzemeler arasında kalem (ürün) ve miktar farklılıkları olduğu, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasında "şantiye alanında çalışma yapmadığı ve hiçbir çalışmanın olmadığı" tespit edilmiş olsa da, dosyaya sunulan 17/07/2020 tarihli taraflar arasında imzalanan tutanakta projeye uygun olmayan imalatların sökülerek düzeltildiği tespit edilmiş olup, D.İş raporundan sonra geçen süreçte malzemelerin imalatları devam eden işlerde kullanılmış olabileceği, değerlendirme sonucunda devam eden işlerde kullanıldığı tespiti yapılan malzemeler sebebiyle D.İş raporundaki malzeme metrajlarının değerlendirmesinin doğru sonuç vereceği kanaat edilerek, kök rapordaki hesap edilen 816.947,37 TL (KDV hariç) tutarda değişiklik yapılmayacağı, mahkeme aksi kanaatte ise malzeme tutarlarında tespit edilen farklılık sebebiyle fiyat farkı oluştuğu belirtilerek seçenek olarak KDV dahil değerleri 453.700,00 TL üzerinden de hesabı yapılacağı, dosyaya sunulu detaylı bir metraj ve ataşman çalışması, hakediş belgeleri bulunmaması sebebiyle hesap edilebilecek tutarın ancak yaklaşık bedel hesabı olarak yapılabileceği, dosyaya mübrez .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasına sunulmuş tespit raporunda imalatın gerçekleşme oranlarına göre Çatı İmalatının yaklaşık olarak %50 oranında gerçekleştiği, sözleşme kapsamında anlaşılan toplam imalat bedelinin 8.182.480,15 TL olduğu, yaklaşık %50 oranında tamamlandığı hesabı ile 4.091.240,08 TL yapılan imalat bedeli olabileceği, dosyaya sunulu ihtarnamelerde (.... Noterliğinin; 19/09/2019 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi. 08/11/2019 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi, 14/11/2019 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi) ayıplı imalatlar olduğu tespiti ile tarafımızca hesap edilen yaklaşık imalat bedelinden %5 nefaset kesintisi yapılabileceği, davacı tarafından yapılan iş bedeli ve malzeme bedeli alacağının; 4.091.240,08 TL x 0,05 (nefaset kesintisi) = 204.562,00 TL 4.091.240,08 TL - 204.562,00 TL = 3.886.678,08 TL yaklaşık imalat bedeli 3.886.678,08 TL + 816.947,37 TL (malzeme bedeli) = 4.703.625,45 TL + KDV = 5.550.278,03 TL olarak hesaplanabileceği, davacı tarafından yapılan iş bedeli ve (.... İcra Dairesinin ... talimat dosyasına sunulu bilirkişi raporunda tespit edilen) malzeme bedeli alacağının sayın mahkemece uygun görülmesi halinde ise ; 4.091.240,08 TL x 0,05 (nefaset kesintisi) = 204.562,00 TL 4.091.240,08 TL - 204.562,00 TL = 3.886.678,08 TL yaklaşık imalat bedeli, 3.886.678,08 TL x 1,18 (%18 KDV) = 4.586.280,13 TL (KDV dahil), 4.586.280,13 TL (KDV dahil) + 453.700,00 TL (KDV dahil) = 5.039.980,13 TL (KDV dahil) olarak hesaplanabileceği,
Genel değerlendirme: Dosyaya mübrez .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasına sunulmuş tespit raporu, heyetimiz teknik üyesinin kök ve ek rapordaki görüşleri nazara alındığında, davacının iş programının gerisinde kaldığı, feshin haklı sebeplere dayandığı; dolayısıyla, davacının tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davacının gerçekleştirdiği işlere dayalı olarak hakediş alacağı ve mülkiyeti kendisine ait eşyaların şantiye sahasında kalması sözleşmenin haklı veya haksız feshinden bağımsız alacak hakkına dayandığı, bu yönü ile davacının hakediş ve şantiye sahasında bulunan mallarının bedellerini talep edebileceği, bu açıklamalar ışığında, kök raporda benimsenen görüşün değiştirilmesini gerekitren bir hususa rastlanılmadığından, aynen muhafaza edildiği şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucunda:
Davacı tarafça dosyaya sunulmuş detaylı bir metraj ve ataşman çalışması, hakediş belgeleri bulunmaması sebebiyle bilirkişilerce hesap edilebilecek tutar yaklaşık bedel hesabı olarak yapılmış, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasına sunulmuş tespit raporunda imalatın gerçekleşme oranlarının hesap edildiği, işbu tespitlerde; ahşap karkas imalatının %50, baca imalatlarının %70, kaplama ve yalıtım işlerinin ortalama %33-38 olduğu göz önüne alınarak Çatı İmalatının yaklaşık olarak %50 oranında gerçekleştiği kanaat edilmiş, sözleşme kapsamında anlaşılan toplam imalat bedelinin 8.182.480,15 TL olduğu, yaklaşık %50 oranında tamamlandığı hesabı ile 4.091.240,08 TL yapılan imalat bedeli olabileceği hesap edilmiştir.
Dosyaya sunulu ihtarnamelerde (.... Noterliğinin; 19/09/2019 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi. 08/11/2019 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi, 14/11/2019 Tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi) ayıplı imalatlar olduğu anlaşılmış olmakla, hesap edilen yaklaşık imalat bedeli olan 4.091.240,08 TL’den %5 nefaset kesintisi yapılabileceği bilirkişilerce ek raporda değerlendirilmiş ve bu değerlendirme mahkememizce de uygun görülmekle davacı tarafından yapılan iş bedeli alacağının; 4.091.240,08 TL x 0,05 (nefaset kesintisi) = 204.562,00 TL (4.091.240,08 TL - 204.562,00 TL) = 3.886.678,08 TL olduğu, KDV eklenmiş hali ile 3.886.678,08 TL x 1,18 (%18 KDV) = 4.586.280,13 TL (KDV dahil) olduğu belirlenmiş olup, mahkememizce hükme esas alınmaya elverişli görülen bilirkişi raporu doğrultusunda bu miktar üzerinden kabul kararı verilmiştir.
Davalı tarafça işin ayıplı olarak yarım bırakıldığı başka firmalara tamamlatıldığı itirazları ileri sürülmüş ise de, gerek işin yarım bırakılarak % 50 sinin tamamlanmış olduğunun kabulü, gerek ayıp sebebi ile %5 oranında nefaset kesintisi yapılmış olması ve hesabın da buna göre yapılmış olduğu gözetilerek, bu itirazlar hesapta bu şekilde değerlendirilmekle giderilmiştir.
Neticeten davacı tarafın talep edebileceği iş bedeli KDV dahil 4.586.280,13 TL olup, bu miktar üzerinden kısmen kabul kararı verilmiş, davacı tarafça bu kalem için 5.100.000,00 TL talep edilmiş olmakla, fazlaya ilişkin 513.719,87 TL için ret kararı verilmiştir.
Davacıya ait olup davalı şantiyesinde kalmış olan mallar, alacaklısının dava dışı ... AŞ, borçlusunun mahkememiz dosyası davacısı olduğu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi dolayısıyla, .... İcra Dairesinin ... talimat sayılı dosyası ile 23/07/2020 tarihinde haczedilmiştir. Bu bağlamda dava konusu olarak ileri sürülen işbu malların bedellerinin davalıdan talep edilebilmesi mümkün görülmemiştir. Zira bahse konu olan mallar, davacının rızasına aykırı olarak davalı tarafından haksız olarak tutulduğuna dair bir ispat ortaya konulamadığı gibi, davacının borçlu olduğu başka bir icra dosyasından dava dışı alacaklı tarafından başlatılan icra takibi neticesinde haczedilmiştir. Netice olarak davalı şantiyesinde kaldığı belirtilen mal bedeline ilişkin talep edilen 900.000,00 TL lik talep reddedilmiştir.
Dosyada yer alan .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı dosyasındaki 18.02.2020 mahal incelemesi ile hazırlanan raporda; Davacı yüklenici yanın işbu sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği kanaatine varıldığı, sahada davacı yana ait malzemelerin tespitinin yapıldığının görüldüğü, öte yandan yandan sözleşme gereği 30/07/2019 tarihinde akdedilen işin süresinin 135 gün olduğu ve 15/12/2019 tarihinde eslim edilmesi gerektiği, ancak tamamlanmayan işler sebebiyle davalı yanın 3. firma ile 28/04/2020 tarihli sözleşme imzaladığının tespit edildiği, davacı yanın iş programının gerisinde kaldığı, bu bağlamda davalı tarafından yapılan feshin haklı sebeplere dayandığı, dava dilekçesinde davacının tazminat talebinde bulunduğu, ancak tazminat kusur sorumluluğuna dayanan bir talep olduğundan davacının tazminat talebinde bulunamayacağı kanaati ile, davacının talep ettiği 1.600.000,00 TL kar mahrumiyeti talebi reddedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kısmen kabul kısmen reddine
1-Yapılan iş bedeli olarak (KDV dahil) 4.586.280,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazla talep edilen iş bedeli 513.719,87 TL, davalı şantiyesinde bulunan mal bedeli için talep edilen 900.000,00 TL ve kar mahrumiyeti için talep edilen 1.600.000,00 TL olmak üzere toplam 3.013.719,87 TL'lik talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 313.288,80 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL peşin harç, 131.442,35 TL peşin harç olmak üzere toplam 131.496,75 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 181.792,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından 54,40 TL peşin harç, 131.442,35 TL peşin harç olmak üzere toplam 131.496,75 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 290,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 800,00 TL talimat bilirkişi raporu, 30.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor masrafı olmak üzere toplam 31.090,25 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 18.761,66 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 505.314,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 385.097,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 523,44 TL'sinin davacı taraftan, 796,56 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır