T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/636 Esas
KARAR NO:2024/524
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/11/2020
KARAR TARİHİ:12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından müvekkiline ait 19:30 plaka sayılı 2015 model ... ... marka model aracın dava dışı ... sevk ve idaresinde iken 14.02.2020 tarihinde davalının ... Caddesi No:50-52 Beşiktaş/ İSTANBUL adresinde konuşlu işyerinde anılan şahsın yemek için gittiği esnada aracın valeye teslim edilmesine müteakip alkollü olması nedeni ile 23:25 sıralarında hesabı ödeyerek ücret karşılığı aracı davalı işyeri otoparkına bırakmış olduğunu, her ne kadar müvekkili aracın anahtarını istemiş ise de vale tarafından anahtarın kendilerinde kalması gerektiği söylenince işletmeye güvenerek aracın anahtarını valeye bırakmış olduğunu, ertesi gün yine aynı işletmeye yemeğe giden müvekkilinin yemek sonrası aracı almak istediğinde davalı valenin (...) araçtan sesler geldiğini ve araca baktırması gerektiğini söylemiş olduğunu, daha sonra araca binen müvekkilinin aracın bütün ikaz lambalarının yandığını görmüş olduğunu, bunun için altının vurulmuş olabileceğinden bahisle aracın altını ve arkasını kontrol etmiş olduğunu ve aracın içerisinden sürtünme tarzı bir ses duyduğunu, araç ekranında “ Tahrik hatası sürüş mümkün değil, tahrik tekrar çalıştırılamaz, motor otomatik olarak çalışmıyor, tahrik çok sınırlı menzil, sürüşe devam etmek için sadece elektrikli motorla mümkün, çok sınırlı menzil, akü şarj durumuna bağlı, en yakın ... yetili servisi ile irtibata geçin, start stop otomatiği fonksiyonu devre dışı” şeklinde yazıların ekrana çıkmış olduğunu, bu nedenle polisler tarafından tutanak tutularak aracın çekici marifetiyle yetkili servisine götürülmüş olduğunu, yetkili serviste yapılan incelemede aracın ilk arıza kaydını 15.02.2020 tarihinde saat 04:31:07 PM de vermiş olduğunu, yani 15.02.2020 tarihi saat 16:31 olduğunu, savcılık tarafından alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere bu saatte aracın davalı ...'ta bulunduğunu, aynı gün aracın otoparktan 16.24:14 te otoparktan çıkartılarak restoranın önüne ancak 16:52:53 te getirilmiş olduğunu, aracın davalı ...tarafından geri geri park edilmiş olduğunu ve söz konusu şahsın başka bir şahıs ile birlikte aracın arka kısmını edilerek bakıp kontrol ettiklerini, bu hususun yarım saat içerisinde aracın altının vurulması nedeniyle ikaz ışıklarının yanmış olduğu ve sürtünme sesi gelmeye başlamış olduğunu, söz konusu olayın davalı ...idaresinde iken meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda yapılan onarımda araçta 26.152,59 TL hasar meydana gelmiş olduğunu ve aracın daha önce kaza yapmamış olması nedeni ile rayiç değerinde düşüş meydana gelmiş olduğunu bu kapsamda 50.000,00 TL değer kaybı meydana gelmiş olduğunu,( Araç henüz 67.000 km de, ve 2. El rayiç değeri 1.225.000,00 TL ) bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.152,59 TL hasar ve 50.000,00 TL Değer kaybının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı ... İşletmeciliği vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'un davacıdan teslim alınırken kendisine araçtan ses geldiği hususunun belirtilmiş olduğunu ve ...”nin konuyu bildiğini kendisine söylemiş olduğunu, aracı teslim almaya geldiğinde aracın zor hareket ettiğinin kendisine söylenmiş olduğunu, ancak söz konusu şahsın aracın soğukken böyle yaptığını belirtmiş olduğunu, davacı tarafından aracın 16:24:14- 16:52:53 arası yaklaşık yarım saat içerisinde işletme ve otopark arası 500 metre olduğundan bahisle arızanın davalı ...'un sorumluluğunda iken meydana gelmiş olduğunun iddia edilmiş olduğu, ayrıca her kameranın saatinin farklı olduğunu ve davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, buradaki önemli hususun arıza ışıklarının yanmasının neden kaynaklanmış olduğu hususunun önem arz ettiğini, .ayrıca onarım bedelinin 2 katı değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, ayrıca hasar ile davalı ...'un fiili arasındaki illiyet bağının iDavalı ...'un davacıdan teslim alınırken kendisine araçtan ses geldiği hususunun belirtilmiş olduğunu ve ...”nin konuyu bildiğini kendisine söylemiş olduğunu, aracı teslim almaya geldiğinde aracın zor hareket ettiğinin kendisine söylenmiş olduğunu, ancak söz konusu şahsın aracın soğukken böyle yaptığını belirtmiş olduğunu, davacı tarafından aracın 16:24:14- 16:52:53 arası yaklaşık yarım saat içerisinde işletme ve otopark arası 500 metre olduğundan bahisle arızanın davalı ...'un sorumluluğunda iken meydana gelmiş olduğunun iddia edilmiş olduğu, ayrıca her kameranın saatinin farklı olduğunu ve davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, buradaki önemli hususun arıza ışıklarının yanmasının neden kaynaklanmış olduğu hususunun önem arz ettiğini, .ayrıca onarım bedelinin 2 katı değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, ayrıca hasar ile davalı ...'un fiili arasındaki illiyet bağının ispatlanamamış olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, vale hizmetinden kaynaklanan araç hasar ve değer kaybı tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 09/01/2023 tarihli raporunda özetle;
"-Vedia sözleşmesinin uygulama alanlarından biri olarak garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin saklayan sıfatıyla taraf olduğu saklatanın kendisine teslim etmiş olduğu eşyanın muhafazasıyla yükümlü olduğu,
-Borçlar Kanunu'nun 579.maddesi ile düzenlendiği üzere Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumlu oldukları,
-Dosya muhteviyatına sunulmuş olan ve Savcılık Soruşturması aşamasında tanzim edilmiş olan Bilirkişi Raporunda kamera kayıtlarının tek tek incelenerek söz konusu teslim ve aracın park edilmesi haricinde aracın yerinden hareket ettirilmemiş olduğunun belirtilmiş olduğu,
-Yetkili Servis tarafından yapılan incelemede aracın alt bölümünden darbe altığından bahisle motor konumunun yer değiştirmiş olduğunu ve arka aksta hasar meydana gelmiş olduğu hususunun belirtilmiş olduğu dikkate alındığında söz konusu aracın alt bölümünden alınan darbe ile aracın hasarlanmış olduğundan şüphe olmadığı,
-Ancak söz konusu darbe neticesinde aracın ikaz lambalarının yanıyor olması ve aracın benzinli motor modunda iken hareket etmediği hususunun | no.lu davalı tarafından dava dışı ...' ye söylenmiş olduğu iddiasının bulunduğu,
-Söz konusu araçtaki hasar | no.lu davalının sorumluluğunda iken aracın otoparktan çıkışından teslim edildiği süre olan 30 dk. süreçte de meydana gelmiş olabileceği gibi, araç teslim edildiğinde de bu sorunların var olma ihtimalinin de bulunduğu,
-Ayrıca 2 nolu davalı işyerinin bulunduğu güzergah dikkate alındığında trafik yoğunluğunun normal arterlerden daha fazla olduğu, bu nedenle 500 metrenin 30 dk. da kat edilememiş olmasından bahisle 1 no.lu davalının sorumlu tutulamayacağı,
-Dava konusu araçtaki hasarın aracın teslim edildikten sonra meydana gelmiş olduğunu ispatlayan bilgi, belge ve dokümanın dosya muhteviyatında bulunmadığından söz konusu arıza sebebiyle oluşan zarardan her iki tarafında sorumlu olabileceği,
-Dosya muhteviyatında ... Servisi tarafından tanzim edilmiş 17.02.2020 tarih ve ... no.lu fatura ile dava konusu araca yönelik KDV dahil 34.043,51 TL bedelli fatura tanzim edilmiş olduğu,
-Ancak söz konusu faturada dava konusu olaya yönelik yetkili servis tarafından alt muhafaza da hasar meydana gelmiş olduğu ve bu kapsamda motor montaj konumunun değişmiş, olduğu ve aks kopmasına sebebiyet vermiş olduğu gibi hususların belirtilmiş olmasına rağmen faturada periyodik bakıma yönelik olup kullanıcı sorumluluğunda olan parça değişiminin de dahil edilmiş olduğu,
-Bu kapsamda servis tespiti dikkate alındığında faturalandırılması gereken parçaların toplamının KDV ve işçilik dahil 22.284,28 TL olacağı,
-Dava konusu aracın hem elektrik hem de benzinli ve lüks segment araç olması nedeni ile Değer Kaybının yaklaşık 35.000,00 TL civarında olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 8 nolu celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itiraz dilekçeleri değerlendirilerek dosyanın ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi kararı verilmiş olmakla, bilirkişi heyeti tarafından 28/12/2023 tarihli ek raporlarında kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığını bildirdikleri görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; dava, davacıya ait aracın restoran işletmesinde valeye teslim edilmiş olmasının ardından araçta daha evvel bulunmadığı iddia edilen arızanın aracın vale tarafından kullanımına bağlı geliştiği iddiası ile hasar ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dava konusu araçtaki hasarın aracın teslim edildikten sonra meydana gelmiş olduğunu ispatlar nitelikte dosyada delil bulunmadığı bu hali ile haksız fiilden sorumluluğun şartlarının somut olay bakımından gerçekleşmediği ve yukarıda ayrıntılarına yer verilen dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu da dikkate alınarak ispatlanmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60-TL ilam harcının peşin alınan 1.350,50-TL'den düşümü ile bakiye 922,90-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı ... İşletmeciliği Ve Ticaret Anonim Şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalı ... İşletmeciliği Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır