T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/660 Esas
KARAR NO :2025/570
Mahkememiz asıl 2020/660 Esas sayılı dosyada:
DAVA:İtirazın iptali
DAVA TARİHİ:16/09/2020
Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyasında:
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Mahkememiz asıl 2020/660 Esas sayılı dosyada:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkilİ ... İran asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, iş insanı olduğunu, müvekkili ile müvekkilinin eşi dava dışı ..., davalı ... ile davalıya ait yukarıda bildirilen adreste bulunan ve sık sık alışveriş yaptıkları "... ..." isimli unlu mamuller dükkanında tanışmışlarını, davalı müvekkilinin varlıklı bir iş insanı olduğunu öğrendiğini, müvekkile işyerinin yeni teknoloji ile donatılması ve yatırım yapılması halinde çok yüksek karlılığa sahip bir işletme haline döneceğini, güvenilir bir ortak bulması halinde ... ... ibareli markasını da devretmek suretiyle müvekkiline ortaklık teklif ettiğini, eşi dava dışı ... için bir iş kurmak isteyen müvekkili, davalının söz ve vaatlerine güvenle ortaklık teklifini kabul ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin eşi ... ile davalı tarafından ... ... (Mersis No: ...) kurulduğunu, 07.08.2020 tarihinde şirket kuruluşu Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirket kuruluş sermayesinin tamamı müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili ... tarafından "Yeni kurulacak ... ....", "... sermaye katılım bedeli" ve "Ortaklık ödeme" açıklamaları ile davalıya farklı zamanlarda 25.000.00 TL ve 100.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL ödeme yapıldığını, şirket kuruluşunu müteakip müvekkilinin eşi ... ile davalı arasında şirket kuruluşunun asıl amacı olan Marka Devir Sözleşmesi hazırlandığını, sözleşme ile davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 30.04.2019 tarihli ve 2018-... tescil numarası ile tescilli ... ... ibareli marka hakkının %40 hissesinin 350.000.00 TL bedel karşılığında geri dönülmemek üzere ...'ye devredileceği kararlaştırıldığını, müvekkili marka devir avansı olarak şüpheliye 100.000, 00 TL ödediğini, bakiyesini noter huzurunda imza aşamasında ödeyeceğini beyan ettiğini, davalı notere gelmediğini, marka devir ve tescil işlemlerini gerçekleştirmekten kaçındığını, müvekkilinin eşi ile davalı arasında anlaşmaya göre söz konusu ... ... Ticaret A.Ş.'nin kuruluş amacı davalıya ait ve davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... ... ibareli markanın ...'ye devrinin gerçekleştirilmesi olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından tüm sermayesi karşılanarak eşi ve davalı adına anılan şirket kurulduğunu, şirket kuruluşu gerçekleştirildiğini, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda müvekkili tarafından gerekli ödemeler yapıldığı halde davalı sözleşmeye aykırı şekilde tescilli markasını devretmekten kaçındığını, marka devri gerçekleştirilmediği gibi şirket başından itibaren ölü doğduğunu, anılan şirket hali hazırda faal (aktif) halde olmadığını, davalının taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda marka devir işlemlerini gerçekleştirmekten kaçınması üzerine müvekkili tarafından ödenen marka devir avansının iadesi için taraflarınca davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, .... İcra Müdürlüğümün 2020/15030 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının borca haksız ve somut dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, davalı itirazında kötü niyetli ve takip konusu alacak likit, muayyen ve hesaplanabilir nitelikte olduğundan davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin yabancı uyruklu olmasından faydalandığını, müvekkilini yanılttığını, tüm sermayesi müvekkili tarafından karşılanmak suretiyle adına şirket kurduran daha sonra taahhüt ettiği şekilde tescilli markasını devretmekten kaçınan ardından bulunduğu adresi terk eden davalının eylemleri aynı zamanda TCK madde 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmakta olduğunu, bu hususta aynca davalı aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının borca itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın kabulünü, davalının.... İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, takibin devamını, davalının itirazı haksız, kötü niyetli ve dava konusu alacak likit ve belirlenebilir olduğunu, davalı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Taraflar arasında; konuları ve sebepleri yönünde İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, müvekkili ..., mesleğinde deneyimli ve tanınan bir şef olduğunu, ... ... markası altında kendi tasarımı olan unlu mamüller ürettiğini, müvekkili yaptığı işin niteliği ve yüksek kalitesi itibariyle özel bir müşteri portföyüne sahip olduğu gibi her geçen gün daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmakta olduğunu, davalılar ile bu vasıtasıyla tanışmış bulunduklarını, davalılar öncelikle müvekkilinin devamlı müşterisi olarak hareket ettiklerini, daha sonra müvekkile işleri büyütmek vaadiyle ortaklık teklif ettiklerini, müvekkili ile davalılar arasında ortaklık kurulmasına karar verildiğini, taraflar arasında ortaklığın yürütülmesi için davalı ... ile müvekkilinin %50’şer oranda ortak olduğu 100.000,00 TL (yüz bin Türk Lirası) sermaye ile ... ... kurulması, davacının eşi ...'nin, bilişim uzmanı olması nedeniyle iş geliştirme, elektronik ortamda pazarlama, satın alma ve elektronik ortamda stok kontrolünden sorumlu olması, müvekkile ait ... ... markasının % 40 hissesinin davacının eşi ...’ye devredilmesi ve bunun karşılığında müvekkiline ortaklık bedeli olarak davacı ... tarafından eşi ... adına 100.000,00 TL (yüz bin Türk Lirası) nakit ödenmesi, davacı ...'ye ait olan ... plakalı Jaguar marka aracın müvekkil adına tescili, davacı tarafından şirket kuruluş sermayesinin 25.000,00-TL (yirmi beş bin Türk Lirası) tutarında bölümünün 12.500,00-TL (on iki bin beş yüz Türk Lirası) ’sinin davalı müvekkili adına, 12.500 TL (on iki bin beş yüz Türk Lirası) ’sinin davacı ve eşi adına yatırılması, müvekkilinin yeni ortaklık yapısı tamamlana kadar geçecek süre içinde işleri büyütmek amacıyla yapılacak tadilat ve diğer tanıtım çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için faaliyetini durdurması ve kendi adına daha önce faaliyet göstermekte olduğu şahıs şirketini kapatması, müvekkilinin yeni ortaklık yapısı tamamlanana kadar geçecek süre içinde işleri büyütmek amacıyla yapılacak tadilat ve diğer tanıtım çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için faaliyetini durdurması ve kendi adına daha önce faaliyet göstermekte olduğu şahıs şirketini kapatması, müvekkilinin faaliyet göstermekte olduğu yere ilişkin aylık 3.000,00 TL ödemekte olduğu kira sözleşmesinin feshedilerek yukarıda belirtilen şirket adına bu defa aylık 3.400,00 TL olarak ve şirket adına olacak şekilde düzenlenmesi hususlarında mutabakata vardıklarını, Ağustos 2020 günü öğleden önce müvekkil, tarafımız huzurunda, şirketin kurulmasına ilişkin taahhüdünü yerine getirerek söz konusu şirketin kurulması için gerekli sözleşmeyi imzaladığını, şirket kuruluşu için gereken 25.000 TL tutarında rakam yatırıldığını, müvekkile ortaklık bedeli olarak taahhüt edilen 100.000,00 TL (yüz bin Türk Lirası) nakit ortaklık bedeli açıklaması ile ... hesabından gönderildiğini, müvekkili şirket işlemlerinin kurulması esnasında uzmanlık alanına girmediği için Avukat ...'nın kendisine eşlik etmesini istediğini, Avukat ... tarafından davalıya eşlik etmek üzere İstanbul Ticaret Odasına gidildiğini, davacı burada şirketin kuruluşu sırasında tanıdığın bulunmasını kabul etmeyerek tanıktan rahatsız olduğunu, şiddetli tepkileriyle göstererek müvekkili ile ters düştüğünü, tanık ... tarafından ifade edileceği üzerine markanın davacı tarafa devrini engelleyen husus müvekkili ...'ın devretmek istememesi değil davacı ...’nin Avukat ...'nın notere gitmek istemesine rağmen işim var beni uğraştırmayın diyerek uzaklaştığını, olayın gerçekleşme şekli tanık ... ile davacı tarafın muhasebecisi ...'un dinlenmesi ile ortaya çıkacağını, söz konusu işlemler tarafından Av. ... ve davacı tarafın muhasebecisi ...’un yardımıyla işi yürütülmesi için bir anonim şirket kurmak için imza atmalarını takiben gerçekleştiğini, müvekkilinin davacı tarafın iddia ettiği gibi kötü niyetli olmadığını, ortak şirket kurmak için imza atması iyi niyetle hareket etmesinden açık olduğunu, davacı tarafın bu bağlamda şirket kuruluşu için imza atıldıktan sonra neden marka devri için harekete geçmediklerini açıklamaları gerektiğini, tanıklar dinlendiğinde ortaya çıkacağını, marka devrini engelleyen husus davalı müvekkilinin istememesi değil davacının müvekkili ...'ı davacının eşi ...'yi ve tanık Av. ...'yı imza mahallinde bırakıp imza atmadan gittiğini, tanıklar dinlendiğinde ortaya çıkacağı üzerine marka devrini engelleyen husus davalı müvekkilin istememesi değil davacının müvekkil ...’ı davacının eşi ...’yi ve tanık Av. ...’yı imza mahallinde bırakıp imza atmadan gittiğini, davacı müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, taraflar arasında kurulan ortaklık davacı tarafça müvekkilinin kişilik haklarına saldırı oluşturacak şekilde haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin taraflar arasında varılan mutabakata ve taahhütlerine güvenerek büyük işlem ve masraflarda bulunduğunu, 15 Temmuz 2020 tarihinde faaliyetini durdurduğunu, şahıs firmasını kapattığını, işletme ruhsatını iptal ettiğini, faaliyetini durdurduğunu sosyal medya üzerinden müşterilere ve faaliyetini durdurduğunu sosyal medya üzerinden müşterilerine duyurduğunu, müvekkili 3 yıla yakın süredir faaliyet göstermekte olduğu kiralanana ilişkin kira sözleşmesini kiraya veren ile yeniden görüşüp davalılarla kurulacak şirket adına düzenletmeyi ve bu nedenle ödemekte olduğu kiraya aylık 400 TL tutarında zam yapılmasını kabul ettiğini, müvekkili, ortaklığın feshedildiği tarihten bugüne kadar henüz faaliyete geçemediğini, bu nedenle yüklü bir gelir kaybına maruz kaldığını, müvekkili taraflarca kurulan davaya konu Anonim Şirketi’nin tasfiyesi için ve uğradığı diğer zararların tazmini için .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı davayı ikame etmek zorunda kaldığını, bu nedenle dava masrafları ve avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldığını, davanın tarafımızca aynı konu nedeniyle davacı ve eşine ikame edilmiş olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. sayılı dosyasında:
Davacı ... vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili ..., mesleğinde deneyimli ve tanınan bir şef olduğunu, ... ... markası altında kendi tasarımı olan unlu mamüller ürettiğini, müvekkili yaptığı işin niteliği ve yüksek kalitesi itibariyle özel bir müşteri portföyüne sahip olduğu gibi her geçen gün daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmakta olup davalılar ile de bu vasıtayla tanışmış bulunduklarını, davalılar öncelikle müvekkilinin devamlı müşterisi olarak hareket ettiklerini, daha sonra müvekkiline işleri büyütmek vaadiyle ortaklık teklif ettiklerini, müvekkili ile davalılar arasında ortaklık kurulmasına karar verildiğini, taraflar arasında ortaklığın yürütülmesi için davalı ... ile müvekkilinin %50’şer oranda ortak olduğu 100.000,00 TL (yüz bin Türk Lirası) sermaye ile ... ... kurulması, davalı ...’nin, bilişim uzmanı olması nedeniyle iş geliştirme, elektronik ortamda pazarlama, satın alma ve elektronik ortamda stok kontrolünden sorumlu olması, müvekkiline ait ... ... markasının %40 hissesinin davalı ...’ye devredilmesi ve bunun karşılığında müvekkile ortaklık bedeli olarak davalı ... tarafından davalı ... adına 100.000,00 TL (yüz bin Türk Lirası) nakit ödenmesi, davalı ...’ye ait olan ... plakalı Jaguar marka aracın müvekkili adına tescili, davalılar tarafından şirket kuruluş sermayesinin 25.000,00 TL (yirmi beş bin Türk Lirası) tutarında bölümünün 12.500,00 TL (on iki bin beş yüz Türk Lirası) ’sinin davacı müvekkili adına, 12.500 TL (on iki bin beş yüz Türk Lirası) ’sinin davalılar adına yatırılması, müvekkilinin yeni ortaklık yapısı tamamlanana kadar geçecek süre içinde işleri büyütmek amacıyla yapılacak tadilat ve diğer tanıtım çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için faaliyetini durdurması ve kendi adına daha önce faaliyet göstermekte olduğu şahıs şirketini kapatması, müvekkilinin, faaliyet göstermekte olduğu yere ilişkin aylık 3000 TL ödemekte olduğu kira sözleşmesinin feshedilerek yukarıda belirtilen şirket adına bu defa aylık 3400 TL olarak ve şirket adına olacak şekilde düzenlenmesi hususlarında mutabakata vardıklarını, 7 Ağustos 2020 günü öğleden önce müvekkili, tarafımız huzurunda, şirketin kurulmasına ilişkin taahhüdünü yerine getirerek söz konusu şirketin kurulması için gerekli sözleşmeyi imzaladıklarını, şirket kuruluşu için gereken 25.000 TL tutarında rakam yatırıldığını, müvekkile ortaklık bedeli olarak taahhüt edilen 100.000,00-TL (yüz bin Türk Lirası) nakit ortaklık bedeli açıklaması ile ... hesabından gönderildiğini, müvekkili, şirket işlemlerinin kurulması esnasında uzmanlık alanına girmediği için taraflarının kendisine eşlik etmesini ve ortaklığın doğru işleyişi ile ilgili tavsiyede bulunmamızı istediğini, avukat eşliğinde işlemleri yapma isteği nedeniyle davalılardan şiddetli tepki görerek davalılar ile ters düştüklerini, taraflarınca avukat sıfatıyla (vekaleten), müvekkile, şirket kuruluş işlemleri esnasında eşlik edilmiş ve akabinde ortaklığın sorunsuz işleyişi amacıyla tarafımızca hazırlanan ortaklık işleyiş ve görev tanımına ilişkin protokol tanık huzurunda, davalı ... ve müvekkile anlatıldığını, taslak olarak gönderildiğini, bu görüşme esnasında incelenen protokolle ilgili olarak davalı ...’den herhangi bir itiraz gelmediğini, sorun görülmediğinin belirtilmesi üzerine incelemesi amacıyla kendisine mail olarak gönderildiğini, davalı ..., müvekkile telefon ederek ofisine çağırdığını, burada kendisine bağırmaya, hakaretvari ve tehditkar konuşmaya başladığını, davalılar arasında görüşmeler gerçekleştiğini, davalılar tarafından ortaklığın sonlandırılması kararı verildiği taraflarına bildirildiğini, buna karşılık tarafımızca müvekkilinin davalıların ortaklık teklifi ve ortaklık işlemlerine hazırlık nedeniyle uğradığı zararın arabulucu vasıtasıyla tespiti teklif edildiğini, bu teklif davalılar tarafından reddedildiğini, müvekkilinin muhasebesini yapan ... ve davalı tarafın muhasebe işlemleri yapan ... ile kurulan şirketin nasıl tasfiye edileceği ve müvekkilinin zararının nasıl hesaplanacağı konusunda görüşmeler yapıldığını, bir sonuca varılamadığını, davalı taraf muhasipi ...’a durumun akıbeti sorulduğunda ... tarafından kendisine şimdilik beklesin dediği öğrenildiğini, 2.9.2020 tarihinde ... tarafından müvekkile karşı.... İcra Dairesinin ... Esas numarasıyla 100.000,00-TL (yüz bin Türk Lirası) tutarında icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında kurulan ortaklık, davalı tarafça müvekkilinin kişilik haklarına saldırısı oluşturacak şekilde haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin, taraflar arasında varılan mutabakata ve taahhütlerine güvenerek yapmış olduğu işlem ve masraflar, 15 Temmuz 2020 tarihinde faaliyetini durdurduğunu, şahıs firmasını kapattığını, işletme ruhsatını iptal ettiğini, faaliyetini durdurduğunu sosyal medya üzerinden müşterilerine duyurduğunu, müvekkili 3 yıla yakın süredir faaliyet göstermekte olduğu kiralanana ilişkin kira sözleşmesini kiraya veren ile yeniden görüşüp davalılarla kurulacak şirket adına düzenlemeyi ve bu nedenle ödemekte olduğu kiraya aylık 400,00 TL tutarında zam yapılmasını kabul ettiğini, müvekkili ortaklığın feshedildiği tarihten bugüne kadar henüz faaliyete geçememiş ve bu nedenle yüklübir gelir kaybına maruz kaldığını, müvekkili işletmesini yeniden kurmak ve ruhsat almak zorunda kaldığını, bu nedenle yüklü bir masraf yapmak zorunda kaldığını, müvekkili taraflarca kurulan davaya konu Anonim Şirketi’nin tasfiyesi için ve uğradığı diğer zararların tazmini için huzurdaki davayı ikame etmek zorunda kaldığını, bu nedenle dava masrafları ve avukatlık ücretini ödemek zorunda kaldığını, manevi tazminat taleplerine yönelik olarak müvekkili mevzu bahis süreçler içerisinde gerek verdiği emek ve uğraş gerek markasına ilişkin kurduğu hayallere dair yaşadığı yıkım gerekse karşı karşıya kaldığı hakaretvari ve tehditkar konuşmalar/bağırışlar sebebiyle kişilik haklarına yapılan saldırılar neticesinde manevi ve psikolojik açıdan oldukça yıpranmış, elem ve keder hali içerisinde kaldığını, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin olduğunu, huzurdaki davayı açma ve müvekkilinin uğradığı zararların tazminini talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin faaliyetini durdurmuş olması sebebiyle kaybı olan şimdilik 10.000,00 TL'nin (yetmiş beş bin Türk Lirası) dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, müvekkilinin kira sözleşmesinin yeni ortaklık nedeniyle aylık 400 TL arttırılmış olmasından mütevelli, hayatın olağan akışına göre bu yerde göstereceği faaliyetin kanuna göre tek taraflı fesih hakkı veren 10 yıl süre göz önünde bulundurularak tespiti ve şimdilik 10.000,00 TL'nin (on bin Türk Lirası) dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, müvekkilinin ortaklık teklifinden önce kurmuş olduğu şirketini feshetmesi, ruhsatını iptal etmesi nedeniyle yeniden faaliyete geçebilmek için yeni şirket kurmak ve yeniden ruhsat almak için yapmış olduğu 2.000,00 TL (iki bin Türk Lirası) masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, müvekkilinin kurulan Anonim Şirketi’nin tasfiye masrafları için 2.500,00 TL tutarında avukatlık ücretinin davalı taraftan dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkilinin mevzu bahis süreçler içerisinde gerek verdiği emek ve uğraş gerek markasına ilişkin kurduğu hayallere dair yaşadığı yıkım gerekse karşı karşıya kaldığı hakaretvari ve tehditkar konuşmalar/bağırışlar sebebiyle kişilik haklarına yapılan saldırılar neticesinde uğradığı manevi ve psikolojik yıpranma, elem ve keder hali nedeniyle 10.000,00 TL (on bin Türk Lirası) manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... adına çıkarılan tebligatın 23/02/2021 tarihinde vasi ...'ye tebliğ edilmiş, davalı ... yönünden vasisinin cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl davanın, taraflar arasında şirket kuruluşu ve marka devri için yapıldığı iddia edilen sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya bedel ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemelere davalı tarafından davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, davacı tarafından yapılan icra takibinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
Birleşen dosyada davanın, ortaklığın haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 100.000,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... vekili tarafından müvekkilinin, alacaklı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, aleyhe yapılan takibe ve borca itiraz ettiklerini, itiraza konu takibe, takipte görünen borç aslı, faiz, vekalet ücreti ve masraflar olmak üzere borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlan 07/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile: "Taraflar arasında mevcut olan ilişkinin karma bir sözleşme ilişkisi olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinde, hakkaniyet gereği, TBK m. 126'nınuygulanması gerektiği, sözleşme ilişkisinin feshi neticesinde tarafların birbirine karşı aldıkları edimleri geri verme yükümlülüklerinin feshedilen sözleşmenin sonucu olduğu, bunun yanı sıra tarafların uğradıkları zararların giderilmesini talep edebileceği, zararların giderilmesinin ise, tarafların sayın mahkemece tespit edilecek kusur oranına göre tespit edileceği, ...'ın şahıs işletmesinin faaliyetlerinin durması sebebiyle ciro kaybının, 30.383,99 TL olduğu, söz konusu ciro kaybının tamamının 15.07.2020 tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğunun belirlenemediği, ayrıca ciro kaybı olan 30.383,99 TL'nin ne kadarının net kar olduğunun da ispatlanamadığı, bu halde işletmenin faaliyetlerinin durması nedeniyle 15.07.2020 tarihinden sonra muhtemel net kar kaybının tespit edilmesi gerekmekte olduğu, tespit edilecek tutarın, 100.000 TL'lik tutardan mahsup edilebileceği, ...'ın 3 yıla yakın süredir faaliyet göstermekte olduğu kiralanana ilişkin kira sözleşmesini, kiraya veren ile yeniden görüşüp davalılarla kurulacak şirket adına düzenletmeyi ve bu nedenle ödemekte olduğu kiraya aylık 400 TL tutarında zam yapılmasını kabul ettiğini belirtmiş olduğu; somut dosya kapsamında kira sözleşmesinin ve devam ettiğinin ispatlanması kaydıyla TBK m. 347 gereğince kanuni sözleşme süresi olan 10 yıllık süre boyunca aylık olarak fazla ödeme yapılacak olan "400 TL"nin 100.000 TL'lik tutardan mahsup edilebileceği, ...'ın işletmesini yeniden kurmak ve ruhsat almak zorunda kaldığını ve bu nedenle yüklü bir masraf yapmak zorunda kaldığını, taraflarca kurulan davaya konu Anonim Şirketi'nin tasfiyesi için ve uğradığı diğer zararların tazmini için .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı davayı ikame etmek zorunda kaldığını ve bu nedenle dava masrafları ve avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldığını belirtmiş olduğu; ancak söz konusu hususların tespitinin dosya kapsamında sağlanamadığı, söz konusu masrafların öncelikle anonim şirketin tasfiye bakiyesinden karşılanması gerekmekte olduğu, anonim şirketin tasfiye bakiyesini aşan masrafların ise ispatlanması suretiyle 100.000 TL'lik tutardan mahsup edilebileceği, ...'ın mevzu bahis süreçler içerisinde gerek verdiği emek ve uğraş gerek markasına ilişkin kurduğu hayallere dair yaşadığı yıkım gerekse karşı karşıya kaldığı hakaretvari ve tehditkar konuşmalar/bağırışlar sebebiyle kişilik haklarına yapılan saldırılar neticesinde manevi ve psikolojik açıdan oldukça yıpranmış, elem ve keder hali içerisinde kaldığını belirtmiş olduğu; TBK m. 58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği, bu halde takdir hakkının sayın mahkemeninizde olduğu" şeklinde raporlarını sunmuştur.
Mahkememiz duruşma kararı ile bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesi ile, Beyoğlu ve Bodrum Vergi Dairelerinden gönderilen evrakların ve 16 ATM dosyasının incelenerek, itirazlar hakkında ek rapor düzenlenmesinin istenilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan ek raporda: Dosya kapsamından davacı ...'nin davalı birleşen-davacı ...'a ... ve ... arasında akdedilen marka devir sözleşmesine istinaden marka hakkının %40 payının kısmi ödemesi olarak 100.000 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Keza dosya kapsamında yer alan dekontlardan davacı ...'nin ... Tic. AŞ hesabına "... sermaye katılım bedeli" açıklaması ile 12.500 TL, "... sermaye katılım bedeli" açıklaması ile 12.500 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Söz konusu şirket 100.000 TL sermaye ile kurulmuş olup 50.000 TL'si ... tarafından, 50.000 TL'si ise ... tarafından nakden taahhüt edilmiştir. Şirket hesabına yapılan 12.500 TL tutarındaki iki ödeme, ortakların nakden taahhüt ettikleri sermayenin şirket kuruluşu esnasında kanunen ödenmesi zorunlu olan kısmını oluşturmaktadır. ...'ın şahıs işletmesinin faaliyetlerinin durması sebebiyle ciro kaybının, 30.383,99 TL olduğu, söz konusu ciro kaybının tamamının 15.07.2020 tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğunun belirlenemediği, ayrıca ciro kaybı olan 30.383,99 TL'nin ne kadarının net kar olduğunun da ispatlanamamıştır. Bu halde işletmenin faaliyetlerinin durması nedeniyle 15.07.2020 tarihinden sonra muhtemel net kar kaybının tespit edilmesi gerekmekte olup tespit edilecek tutarın, 100.000 TL'lik tutardan mahsup edilebilecektir. "Davalı-karşı davacının bağlı bulunduğu ... VERGİ DAİRESİNE müzekkere yazılarak aynı adreste kaç yıldır fırıncılık ve unlu mamuller faaliyeti gösterdiği, halen devam edip etmediği, 15/07/2020 tarihinden sonra ara verip vermediği, ara verdi ise süresi, 31/12/2019 -31/12/2020 döneminde ne kadar gelir beyanında bulunduğu ve vergi verdiği hususlarının araştırılmasını ve gelecek cevabi bilgiler doğrultusunda ek rapor düzenlenmesini talep ediyoruz." Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dava dosyasının içeriğinde; tarafları ... ve ..., kira başlangıç tarihi 15.09.2020 olan beş yıl süreli kira sözleşmesi yer almaktadır. Sözleşme uyarınca aylık kira bedeli 1. Yıl 3.400 TL, 2. Yıl 4.080 TL, 3. Yıl 4.896 TL, 4. Yıl 5.875 TL, 5. Yıl 7.050 TL olarak belirlenmiştir. İlaveten birleşen dosyanın davacısı önceki döneme ilişkin alacaklı ...'ya 11/7/2019 tarihinde 1.250 TL ve 17/2/2020 tarihinde "işyeri kira bedeli" açıklamasıyla 1.500 TL ödeme yaptığı dekontla ınmuş olduğu dekontlardan ... hesabına 5.12.2023 tarihinde "kira" açıklamasıyla 14.500 TL, 7.9.2023 tarihinde "eylül" açıklamasıyla 14.500 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır." Ayrıca dosya kapsamında yer alan yıllık vergi beyannamelerinde işyeri sahiplik bilgisi başlığı altında mülk sahibi olarak ... görünmekte ve toplam kira tutarları şu şekilde yazmaktadır: 2/5/2018- 31/12/2018 7.812,50 TL ve 4.687,50TL 1/1/2019-31/12/2019 18.750TL 1/1/2020-31/12/2020 17.708,34 TL 1/1/2021- 31/12/2021 17.187,51 TL 1/1/2022-31/12/2022 26.250 TL somut olayda kira sözleşmesinin devam ettiği ve 15.09.2020 tarihinde ... ile yeni bir sözleşme akdedildiği anlaşılmaktadır. TBK m. 347 gereğince kanuni sözleşme süresi olan 10 yıllık süre boyunca aylık olarak fazla ödeme yapılacak olan "400 TL"nin 100.000 TL'lik tutardan mahsup edilebilecektir. TBK m. 58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Bu halde takdir hakkı sayın mahkemenindir. Davacı birleşen-davalı itiraz dilekçesinde bilirkişi heyetinin davanın nitelendirilmesinde hataya düştüğünü belirtmişse de, heyetimiz davanın nitelendirilmesine yönelik bir değerlendirmede bulunmamış, taraflar arasındaki sözleşmelerin türüne yönelik bir değerlendirmede bulunmuştur. Tarafların dilekçelerinde de belirttiği üzere, taraflar ortaklık kurmak amacıyla bir araya gelmiş ve bu kapsamda marka devir sözleşmesi akdetmiş, kurulacak şirket için sermaye taahhütlerinde bulunmuş, kira sözleşmesi akdetmişlerdir. Taraflar arasında mevcut olan ilişkinin karma bir sözleşme ilişkisi olduğu ortadadır. İtiraz dilekçesinde Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin göz ardı edildiği belirtilmiştir. Ticari işlere ticari hükümler uygulanmakla birlikte, ticari hüküm ve ticari örf ve adetin bulunmadığı hallerde genel hükümler uygulama alanı bulur. Kaldı ki, Türk Ticaret Kanunu Türk Medeni Kanunu'nun ve dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Söz konusu sözleşme ilişkisinin sona ermesinde, hakkaniyet gereği TBK m. 126'nın uygulanması gerekir. Buna göre sözleşme ilişkisinin feshi neticesinde tarafların birbirine karşı aldıkları edimleri geri verme yükümlülükleri feshedilen sözleşmenin sonucu olup ilaveten taraflar uğradıkları zararların giderilmesini talep edebilecektir. Zararların giderilmesi ise, tarafların sayın mahkemece tespit edilecek kusur oranında tazmin edilecektir. Bilirkişi raporuna itirazında davacı birleşen-davalı taraf, manevi tazminat davası bakımından görev itirazında bulunulmuştur. Görev itirazını değerlendirecek makam sayın mahkemedir. Bununla birlikte, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava niteliğindedir. Davalı birleşen-davacının manevi tazminat talebi tarafların ticari işletmesiyle ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıktan kaynaklanmaktadır. Ticari davalara TTK m. 5 hükmü gereğince kural olarak asliye ticaret mahkemesi bakmakla yükümlüdür. Anonim şirketlerin sona erme sebepleri TTK m. 529 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir."/ - Sona erme sebepleri 1. Genel olarak madde 529- (1) Anonim şirket; Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle, İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle, Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla, İflasına karar verilmesiyle, Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde sona erer. Özel hâller Organların eksikliği madde 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. (2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. b) Haklı sebeplerle fesih madde 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. "Somut olayda dosya kapsamı incelendiğinde, TTK m. 529'da yer alan sona erme sebepleri bulunmamaktadır. Taraflarca kurulan anonim şirketin zorunlu organları mevcut olup TTK m. 530 uyarınca organ eksikliği sebebiyle sona erme durumu da gerçekleşmemiştir. Değerlendirilmesi gereken husus şirketin haklı sebeple feshedilip edilmediğidir. Taraflar arasındaki husumetin şirketin feshi için haklı sebep teşkil edecek nitelikte olduğu söylenebilirse de tarafların şirketin haklı sebeple feshi için ikame ettiği bir dava bulunmamaktadır. Netice itibarıyla şirket sona ermiş değildir. Tasfiye, şirketin sona ermesi üzerine girilen bir süreç olduğundan tasfiye şartları oluşmamıştır. H. Kök raporda da belirtildiği üzere, şirketin tescil edildiği andan itibaren aktif hale gelmemesi sebebiyle şirketin hiçbir kaydı ve defteri bulunmadığından davaya konu ... ...'nin ticari defter incelemesi yapılamamıştır. Birleşen dosyanın davacısı .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı davayı ikame etmek ve bu nedenle dava masrafları ve avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldığını ifade etmiştir. Dosya kapsamında davalı birleşen-davacı tarafından uğradığı zararı ve yaptığı masrafları ispatlayacak bir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple ortaklığın feshi sebebiyle uğranılan zararın miktarı tespit edilememektedir. Mahkemece tasfiye şartlarının oluştuğu kanaatine varılması halinde; söz konusu masrafların öncelikle anonim şirketin tasfiye bakiyesinden karşılanması gerekip anonim şirketin tasfiye bakiyesini aşan masraflar ise ispatlanması suretiyle 100.000 TL'lik tutardan mahsup edilebilecektir. " şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda: taraflar arasında şirket kuruluşu ve markanın devri konusunda anlaşma yapıldığı görülmüştür. Davacı ...'nin yeni ... ... .... AŞ hesabına "... sermaye katılım bedeli" açıklaması ile 12.500 TL, "... sermaye katılım bedeli" açıklaması ile 12.500 TL ödeme yaptığı, şirketin 100.000 TL sermaye ile kurulduğu, 50.000 TL'sinin ... tarafından, 50.000 TL'sinin ise ... tarafından nakden taahhüt edildiği anlaşılmıştır.
Asıl dava, marka devri için davalıya yapılmış olan 100.000,00 TL avans ödemesinin devir gerçekleşmediği için iadesine yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olup, davacı ...'nin davalı birleşen-davacı ...'a ... ve ... arasında akdedilen marka devir sözleşmesine istinaden marka hakkının %40 payının kısmi ödemesi olarak 100.000 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Marka devir anlaşması gereği olarak davalı birleşen davacı ...'ın üzerine düşen edimi yerine getirmediği anlaşılmıştır, zira davalı birleşen davacının böyle bir savunması veya iddiası da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesi neticesinde, hakkaniyet gereği, TBK m. 126'nın uygulanması gerekeceğinden, sözleşme ilişkisinin feshi neticesinde tarafların birbirine karşı aldıkları edimleri geri verme yükümlülükleri bulunmakta olup, davalı birleşen davacının marka devri için aldığı 100.000,00 TL'yi geri vermesi gerekeceğinden, bu bedelin tahsili için başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Birleşen davada;
Davacı ... , taraflar arasındaki sözleşme gereği faaliyetini durdurmuş olması sebebiyle kaybı sebebi ile oluşan zararın tazmini talep edilmiş ise de, yapılan bilirkişi incelemesinde her ne kadar ...'ın şahıs işletmesinin faaliyetlerinin durması sebebiyle ciro kaybının, 30.383,99 TL olduğu belirlenmiş ise de, söz konusu ciro kaybının tamamının 15.07.2020 tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğunun belirlenememiş, ayrıca ciro kaybı olan 30.383,99 TL'nin ne kadarının net kar olduğu da ispatlanamamıştır.
Kira sözleşmesinin yeni ortaklık nedeniyle aylık 400 TL arttırılmış olmasından dolayı uğradığı zararın tazmini talep edilmiş ise de, dinlenilen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere taraflar arasında henüz fiili bir ortaklık başlamadan tasfiye görüşmeleri başladığı, taraflar arasındaki şirket kuruluş ve marka devri anlaşmaları sonrasında aralarındaki ilişkilerin bozulması ve birlikte yapmayı düşündükleri işleri gerçekleştirememelerinde birleşen davalıların kusurlarının olduğuna dair bir ispat olmadığı, bu sebeple de bu zarar kalemini talep edemeyeceği değerlendirilmiştir.
Ortaklık teklifinden önce kurmuş olduğu şirketini feshetmesi, ruhsatını iptal etmesi nedeniyle yeniden faaliyete geçebilmek için yeni şirket kurmak ve yeniden ruhsat almak için yapmış olduğu masraflar talep edilmiş ise de bu hususlara yönelik olarak iddialarını ispatlayacak yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı kanaati ile bu talep kalemi yerinde görülmemiştir.
Kurulan Anonim Şirketi’nin tasfiye masrafları için avukatlık ücreti talep edilmiş ise de, bahsi geçen şirketin feshine yönelik bir dava bulunmadığı gibi, bu hususta yapılmış bir masrafa dair bilgi belge bulunmamakta olup bu talep kalemi reddedilmiştir. Her ne kadar birleşen dosya davacı vekili duruşma ara kararı ile verilen sürede anonim şirketin tasfiyesini de talep ettiğine dair açıklama sunmuş ise de, dava dilekçesinde bu hususta bir talep olmadığından ve ıslah ile yapılması gereken bu talep açıklama dilekçesi ile yapılamayacağından bu beyanı tasfiye davası olarak değerlendirilmemiştir.
Kişilik haklarına yapılan saldırılar neticesinde uğradığı manevi ve psikolojik yıpranma, elem ve keder hali nedeniyle manevi tazminat talep edilmiş ise de, dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler, tarafların ortaklığın kuruluş aşamasındaki ve devamındaki ayrılık süreçlerindeki tutumları dikkate alındığında manevi tazminatı gerektirir bir durum olmadığı kanaatine varılmıştır.
Netice olarak; asıl davanın konusu olan 100.000,00 TL, marka devri yapılmadığı için davacıya iadesi gerektiğinden, asıl davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen davada ise taraflar arasında henüz fiili bir ortaklık başlamadan tasfiye görüşmeleri başladığı, taraflar arasındaki şirket kuruluş ve marka devri anlaşmaları sonrasında aralarındaki ilişkilerin bozulması ve birlikte yapmayı düşündükleri işleri gerçekleştirememelerinde birleşen davalıların kusurlarının olduğuna dair bir ispat olmadığı ve zarar kalemlerinin ispatlanamadığı kanaati ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl dava yönünden
a-Asıl davanın kabulü ile, davalının.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynı miktar ve koşullar ile kaldığı yerden devamına,
b-Belirlenen toplam alacak miktarı olan 100.000,00 TL'nin % 20 si olan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden
Davanın reddine,
3-Asıl dosya yönünden:
a-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.207,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.623,25 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
b-)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.207,75 TL peşin harç ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.269,95 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
c-)Davacı tarafından yapılan 44,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00 TL bilirkişi kök ve rapor ücreti olmak üzere toplam 9.045,54 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
d-)Davalı ... tarafından yapılan 9.345,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
e-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f-)Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyasında:
a-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 589,18 TL harcın mahsubu ile eksik 26,22 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
b-)Davacı tarafından yapılan 96,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-)Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre maddi tazminat için belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre manevi tazminat için belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde ilgililere iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak asıl davacı-birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer taraf vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır