T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/31 Esas
KARAR NO : 2025/177
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2021
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili ile davalı ... 18/07/1997 tarihinde evlendiğini .... Aile Mahkemesinde ... Esas numarası ile 17/12/2013 tarihinde görülmeye başlayan dava davalının haksız temyiz itirazı ile bozulmuş ve yeni esas numarası aldığını, .... Aile Mahkemesinin 12/06/2018 tarihli ... sayılı ilamı ile boşandıklarını, iş bu boşanma kararı 09/10/2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili ile davalı ... evlendikten kısa bir süre sonra 19/08/1997 tarihinde ... ...Şirketi (... Makina Otomasyon)ni kurduğunu hem müvekkili hem de davalı ... söz konusu bu şirkette %50şer hisseye sahiptir. Sonrasında 2014 yılında Davalı ... tarafından hukuka aykırı bir şekilde müvekkilden mal kaçırmak maksadıyla bir diğer davalı ... (... Makina Mekatronik) kurulduğunu, müvekkili ... ile davalı ... birlikte 19/08/1997 yılında ... ...Şirketini kurduklarını, müvekkili ile davalının %50şer hisseye sahip oldukları ... Makina Otomasyon hali hazırda faaliyetlerine devam ettiklerini, akabinde 17/02/2014 tarihinde davalı tarafından müvekkilden mal kaçırmak maksadıyla ... Makina Mekatronik Şirketi kurulduğunu, davalı tarafından kurulan bu şirket müvekkilin ortağı olduğu şirketin mal ve aletlerini kullanmak suretiyle kurulmuş olduğunu, nihayetinde bu mal ve aletler ile iş yapmakta olduğunu, davalı ... Makina Mekatronik Şirketi ile müvekkilin ortağı olduğu ... Makina Otomasyon Şirketinin adresleri dahi aynı olduğunu, davalı tarafından kurulan şirket müvekkili ile ortak oldukları şirketin adresi kullanılmak suretiyle kurulduğunu, şirketlerin çalışma alanları da aynı olup iki şirket de 46.69.06 ... koduna sahip olduğunu, hal böyle iken kurulan ikinci şirketin bir paravan şirket niteliğinde olduğu, sadece mal kaçırmak amacıyla kurulduğu, müvekkilin ortağı olduğu şirketin taşınır, taşınmaz malları kullanılmak suretiyle faaliyetini devam ettirdiği her türlü izahtan veraset olduğunu, davalı şirketçe, müvekkilin hisse sahibi olduğu şirkete ait stoklar davalı şirkete aitmiş gibi gösterildiğini, şirket lehine fayda sağlandığını, bu sebeple her iki şirkete ait stokların 17/02/2014 tarihinden itibaren incelenmesi gerektiğini, müvekkilin haberi ve onayı olmaksızın ortağı olduğu şirketin malları kullanılmak suretiyle kurulan bu şirket üzerinde hakları olacağı ise açık olduğunu, kaldı ki müvekkili ile davalı ikinci şirket olan ...nin kurulduğu tarihte evlilik birliği içinde bulunmakta olup salt bu sebeple dahi müvekkili kurulan söz konusu şirkette hisse sahibi olduğunu, davalı şirket yine işbu ikame edilen davanın diğer davalısı ... tarafından müvekkili zarara uğratmak ve hem müvekkilden hem de müvekkilin ortağı olduğu ... Makina Otomasyon Şirketinden mal kaçırmak maksadıyla kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana davalı ... tarafından dürüstlük kurallarına aykırı olarak yönetilmiş ve paravan olarak kullanıldığını, İstanbul İli, ... Ticaret Merkezi, B Blok, K:11, No:1698 adresinde bulunan taşınmaza, ... plakalı araca, "satılamaz" şerhi konulmasını, davalı şirketin mal varlığı üzerine tedbir konulmasını, akabinde müvekkilin davalı şirket nezdinde bulunan hissesinin tespiti ile davalı şirketin bugüne kadar sağlamış olduğu kârlardan geçmişe dönük 5 (beş) senelik kârdan payının ödenmesine ve müvekkilin bugüne kadar uğramış olduğu zararların giderilmesi için şimdilik 1.000,00 TL değerli belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminat talebinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevapları ile karşı dava dilekçesinde: dava dilekçesinde müvekkili adresi taraflar evli iken oturduğu adres olduğunu, müvekkili boşanma davasıyla birlikte evden atıldığını ve mahkeme tedbir kararları ile 13 kez 6 şar aylık aralıklarla evden uzaklaştırma alınarak müvekkili eşyalarını dahi almasına izin verilmeden evden uzaklaştırıldığını, böyle bir durumda davacının halen kendi oturduğu adresi müvekkili adresi olarak göstermesi usulsüz ve kötü niyetini göstermekte olduğunu, davacı davasında haksız kullanım nedeniyle zararın ödenmesi, hisse tespiti ve kar payının ödenmesini iddia ve dava ettiğini, davacı hangi zarar, kar payı, hisse tespiti, için ne kadar talebi olduğunu ayrıntılı ve ayrı ayrı göstermesi gerekirken usul kurallarına aykırı şekilde hangi talep için ne kadar bir meblağ talebi olduğunu belirtmediğini, bu durum usule aykırı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açabilmesi hukuken mümkün ve muteber olmadığını evlilik nedeniyle bir hisse talebi olduğunu, bunun oranı da kanunda gösterildiğini, davacının 3 ayrı talebi ile ilgili olarak yalnızca 1000 TL dava değeri göstermesi hukuka aykırı olduğunu, davacı harcı eksik yatırdığını, belirsiz dava açılması mümkün olmadığını, tespit davasının bin liralık belirsiz alacak davası içine sokulduğu görülmekte olduğunu tümüyle medeni usul kanununa aykırı olduğunu, davacı müvekkili mal kaçırmakla suçlandığını, davacının bugüne kadarki dava süreçlerinde kurgu ve mantık oyunları ile tanıklarına da gerçeğe aykırı beyan verdirerek haksız menfaat sağlaması düşüncesine yansımış ve herkesi kendisi gibi görmeye başladığını müvekkili mal kaçırma endişesi ve derdi olmadığını, davacının üzerinde müvekkilin satın aldığı bir daire varken, yine kendisinin açtığı mal paylaşım davasında 4-5 taşınmaz ve bir aracı dava konusu etmişken ve tapularda tedbir kararı varken davacının bu tür suçlayıcı ifadeleri neden kullandığı bilinmediğini, ... Makine Otomasyon Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ... kodu ... ana faaliyet alanı suni ve sentetik tekstil malzemelerin ekstrüzyonu, çekilmesi, tekstüre edilmesi için kullanılan makineler ile doğal tekstil elyafı hazırlama makineleri ve dokuma makinelerinin imalatı (çırçır makinesi, taraklama makinesi vb dahil) ... makine mekatronik tic.ltd.şti.nin ... kodu ... , ana faaliyet alanı makine ve ekipmanlarla ilgili aksam ve parçaların toptan ticareti (değirmentaşı, bileği taşı, zımpara ve aşındırma ürünleri, konveyör bantları, teknik kullanım için cam ve seramik ürünler, rulmanlar vb) (motorlu kara taşıtları için olanlar hariç) davacı bu iki firmanın aynı olduğunu iddia etmektedir.iki firmanın ismi de ... makina ile başlar çünkü kurucuları ...'ın soyadını ve ...'ın makina mühendisi olduğunu işaret ettiğini, nitekim davalı ...’ın kardeşi de ilk olarak tarafların birlikte kurdukları şirkette çalışmakta iken boşanma durumu söz konusu olunca davalı ...’ın mal kaçırmak suretiyle kurduğu davalı şirkette çalışmaya başladığını, bu husus SGK kayıtlarının incelenmesi ile tespit edilebileceğini, öncelikle davalının mal kaçırmayla işi yoktur, davalı emeği ile entelektüel bilgisi ile para kazanmakta olduğunu, dolayısıyla kaçırılan davalının tüm entelektüel birikimi ise bu zaten kendisine ait olduğunu, firmanın tek çalışanı olan ..., ... Makina Otomasyon’un elemanı olarak kalsaydı SSK primleri vs tüm masrafları davacının ortağı olduğu firmaya yansıtılacağını, davacı bu kez de firmada eleman çalıştırıp firmayı zarara sokuyorsunuz diye şikayet edeceğini, madem davacı firmanın %50 ortağı o halde firmanın diğer firmalara olan ve istanbul ticaret odası gibi resmi kurumlara olan borçlarının %50 sini ödemesi gerektiğini, daha önemlisi davacının kendi dilekçesinde, ... Makina Mekatronik’in boşanma durumu (dava açıldıktan sonra) söz konusu olduktan sonra kurulduğunu kabul etmesi gerektiğini, davacı canı istediğinde boşanma davasının başlangıcı olarak 12/06/2018 tarihini canı istediğinde 2015 de ...’ın yeni firmada işe başlama tarihini yani davacıya göre boşanma davası 12/06/2018 de başlamış ancak ... 2014 de mal kaçırmak için şirket kurmuş ve ...’ın 2015 yeni şirkette çalışmaya başlaması ...’ın mal kaçırma amacının delili olduğunu, davacıya göre 2015 de hem boşanma durumu söz konusu hem de söz konusu olmadığını, davacı zaten boşanma aşamasında kurulmuş bir firmaya hiçbir sermaye koymadan hangi hakla ortak olduğunu bilinmemekte olduğunu ve firmanın ettiği karlardan pay talep etmekte olduğunu, davacının ortak olduğu firma otomasyon firması olduğunu o firmanın kar etmemesinin %50 sorumluluğu da %50 ortak olan davacıya ait olduğunu, borçlu ...’ın söz konusu firmalarda hisse sahibi olabilmesi gibi bir olasılık olmadığını, davalının 80000 TL yi yasal faizi ile aylık taksitler halinde ödeme teklifi, ...’taki daire ve Şile’deki arsalara konan tedbir kararları , Bakırköy’de bilirkişinin yaklaşık 1000000 TL değer biçtiği daireden gelecek para davacıyı yetmediğni , firmanın banka hesaplarına bloke koydurmaya çalışarak, hiçbir şekilde alacaklı olamayacağı anonim şirketlere icra yazıları göndererek davalıyı ve şirketini zarar vermeyi, batırmayı amaçlamakta olduğnu, tüm bu nedenlerle davacının davasının ve taleplerinin tümden reddi ile karşı davanın 1 maddi ve 15 bin manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsil edilmesini, asıl ve karşı davadaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacılar vekili karşı dava cevap dilekçesinden özetle : 15/01/2021 tarihli dava dilekçesinde davalıların fiilleri sebebiyle davalı şirketin mal varlığı üzerine tedbir konulmasına, akabinde müvekkilin davalı şirket nezdinde bulunan hissesinin tespiti ile davalı şirketin bugüne kadar sağlamış olduğu kârlardan geçmişe dönük 5 (beş) senelik kârdan payının ödenmesini ve müvekkilin bugüne kadar uğramış olduğu zararların giderilmesi için şimdilik 1.000,00 TL değerli belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminat talebimizin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep edildiği, davalılar vekilince iki şirketin birbirinden tamamen ayrı şirketler olduğu iddia edilmiş ise de davalı şirketin faaliyetlerini müvekkilin ortağı bulunduğu şirket üzerinden yürüttüğünü, davalılar cevap dilekçesinde “mal kaçırma ile işleri olmadığını” belirtmişse de davalı ...’ın davacı müvekkil’e 2019 yılında kesinleşen boşanma davasında hükmedilen bedelleri ödemediğini, bu sebeple davalılar’ın müvekkil’den “neyi kaçırabiliyorsa” kaçırma saiki bulunduğu ve davalı ...’ın davacı Müvekkil ... ... kendisinden boşanma iradesi göstermeye başladığı tarihten bu yana müvekkili ile ortak mal varlıklarından kaçırabildiği ne varsa kaçırmaya başlamış olduğunu, davalılar’ın cevap dilekçesinde davalı şirket’in boşanma davası hususu ortaya çıktığından bu yana davalı şirket’i kurmaya ve müvekkil’in kazancının dahil olduğu şirket kazancı ve malları ile kâr sağlamaya başladığını müvekkil’in ikrar ettiğini belirttiğini, müvekkili dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, kendisinin de hakkı ve emeği olan kazançların kaçırılmaya ve davalılar adına menfaat sağlanmaya çalışıldığını ve bu şekilde oluşan kârlarda hakkı olduğunu ve işbu davayı açarak yasal hakkını kullandığını ikrar etmekte olduğunu, aynı zamanda davalı ... kendisi hakkında müvekkil’in hakaret ettiğini, kendisini kötülemek amacı ile pis ve gavur kelimelerini kullandığını iddia etmekte olduğunu, davalı ...’ın bu haksız iddialarına da cevap verme zaruriyeti doğduğunu, .... Aile Mahkemesi’nin ... sayılı dosyasında boşanma dava dilekçesini, davalı ... ise boşanma davasına cevap dilekçesinde davacı’ya zorla sahip olma, dayak ve Türk Bayrağı’na hakaret gibi hususların hiçbirini inkâr etmemiş ve üstelik ikrar ettiğini, müvekkilin şirket borçlarına da ortak olduğunu belirtmişse de davalı şirketin ve müvekkilin ortağı bulunduğu şirketin bir tüzel kişilik olduğu ve borçlardan da tüzel kişiliğin sorumlu olduğu sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkilin halihazırda şirkete ait borçların ödenmesine ilişkin bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davalılar, müvekkilin kasıtlı olarak davalı ... ... ait olmadığını, davalının bu adreste yaşamadığını belirttiklerini, davalılar cevap dilekçesinde ise davalı ... ... adresini davalı şirket adresi ile aynı adres olarak gösterdiğini, davalıların adres gösterme konusunda müvekkilin ortağı bulunduğu şirketin adresini seçmedeki ısrarları anlaşılamadığını, yine davalı ... ... mernis adresini yıllardır neden hatalı gösterildiği de anlaşılmadığını, bu kapsamda, müvekkilin ortağı bulunduğu şirkette Nisan 2000'den bu yana çalışmayı bıraktığı iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkilin ilgili şirkette hisse sahibi olması hak sahibi olması için yeterli olduğunu, müvekkilin %50 hissesine sahip olduğu şirketin adeta içini boşaltıp her şeyinden fayda sağlayarak davalı şirketi kurmaktan asla geri kalmadığını, İstanbul İli, ... Ticaret Merkezi, B Blok, K:11, No:1698 adresinde bulunan taşınmaza, ... plakalı araca, "satılamaz" ve "davalıdır" şerhi konulmasını, davalı şirketin mal varlığı üzerine tedbir konulmasını, akabinde müvekkilin davalı şirket nezdinde bulunan hissesinin tespiti ile davalı şirketin bugüne kadar sağlamış olduğu kârlardan geçmişe dönük 5 (beş) senelik kârdan payının ödenmesine ve müvekkilin bugüne kadar uğramış olduğu zararların giderilmesi için şimdilik 1.000,00 TL değerli belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME:
Dava, davacının davalı Şirket nezdinde hissesi olup olmadığı var ise ne kadar olduğu, davalı şirketin bugüne kadar sağlamış olduğu kârlardan geçmişe dönük 5 (beş) senelik kârdan payının ödenmesinin gerekip gerekmediği ve davacının zararının olup olmadığına ilişkin olarak şirket ortaklığı iddiasına dayanan kar payı alacağı ve zarar tazmini davasıdır.
Karşı davada maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizdeki dava 15/01/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi ..., ... ve ... heyetinden alınan 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda: " T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı davalı ... ... Şirketi'nin 17.02.2014 tarihinde kurulduğu, şirket kurucu ortak ve yetkilisinin tek başına davalı ... olduğu, şirketin 10.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, sermaye artışına 2021 yılı sonu itibariyle gidilmediği, davacı ... ...'ın davalı şirkette hisse sahibi olmadığı, T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ... Ltd.Şti.'nin 19.08.1997 tarihinde kurulduğu, son sermaye artışını 13.02.2014 tarih ve ... sayılı karar ile yaptığı, şirket sermayesinin 5.000,00 TL tutardan 10.000,00 TL tutara çıkartıldığı, 5 hisse karşılığı 5.000,00 TL ile davacının ve 5 hisse karşılığı 5.000,00 TL ile davalı ...'ın hisse sahibi olduğu, toplam 10.000,00 TL sermayesinin 2021 yılı itibariyle paylaşımının aynı şekilde devam ettiği, Sayın Mahkeme tarafından verilen görev kapsamında davalı şirketin geçmişe dönük 5 senelik karından 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarında geçmiş yıl karları toplamının 95.761,47 TL olduğu, firmanın 2020 yılında zarar ettiği, davacının, davalı şirketten 95.761,47 TL geçmiş yıllar karından şirketteki %50 payına isabet eden (95.761,47 x % 50=) 47.880,74 TL nın kendisine ödenmesini talep etmekte ise de, davacının payına düşen karın dağıtılması için Ortaklar Kurulu tarafından TTK.m.616/1-e hükmü gereği kar payının dağıtılması hakkında karar verilmesi şart olmakla davacı kanunen şirketteki kar paylarının -Genel Kurul Kararı olmadıkça- direkt olarak kendisine ödenmesi talebinde bulunamayacağı hususunun nihai takdirinin Sayın Mahkeme'de olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, keyfiyetin nihai takdiri ve her cenahtan bilcümle hukuki tavsifi Sayın Mahkeme Heyetine ait olmak üzere arz olunur." şeklinde rapor sundukları görüldü.
Bilirkişi ..., ... ve ... heyetinden alınan 26/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda:"Esas Davada; T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı davalı ... ... Şirketi'nin 17.02.2014 tarihinde kurulduğu, şirket kurucu ortak ve yetkilisinin tek başına davalı ... olduğu, şirketin 10.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, sermaye artışına 2021 yılı sonu itibariyle gidilmediği, davacı ... ...'ın davalı şirkette hisse sahibi olmadığı, T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ... Ltd.Şti.'nin 19.08.1997 tarihinde kurulduğu, son sermaye artışını 13.02.2014 tarih ve ... sayılı karar ile yaptığı, şirket sermayesinin 5.000,00 TL tutardan 10.000,00 TL tutara çıkartıldığı, 5 hisse karşılığı 5.000,00 TL ile davacının ve 5 hisse karşılığı 5.000,00 TL ile davalı ...'ın hisse sahibi olduğu, toplam 10.000,00 TL sermayesinin 2021 yılı itibariyle paylaşımının aynı şekilde devam ettiği, Sayın Mahkeme tarafından verilen görev kapsamında davalı şirketin geçmişe dönük 5 senelik karından 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarında geçmiş yıl karları toplamının 95.761,47 TL olduğu, firmanın 2020 yılında zarar ettiği, davacının, davalı şirketten 95.761,47 TL geçmiş yıllar karından şirketteki %50 payına isabet eden (95.761,47 x % 50=) 47.880,74 TL nın kendisine ödenmesini talep etmekte ise de, davacının payına düşen karın dağıtılması için Ortaklar Kurulu tarafından TTK.m.616/1-e hükmü gereği kar payının dağıtılması hakkında karar verilmesi şart olmakla davacı kanunen şirketteki kar paylarının -Genel Kurul Kararı olmadıkça- direkt olarak kendisine ödenmesi talebinde bulunamayacağı, Şeklinde kök raporda yer görüşlerimizi değiştirecek bir unsurun bulunmadığı, Karşı Davada; Davalılar/Karşı Davacıların 1,00 TL ve 15.000,00TL manevi tazminatın talebi yönünden; karşı davacıların, meydana gelen olaya bağlı olarak manevi şahsiyet ve itibarının zedelenip zedelenmediği, manevi tazminat talep şartlarının oluşumu ve değerlendirmesi hukuki nitelik arz etmekte olup, mahkeme heyetine ait olacağı," şeklinde rapor sundukları görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda:
Davacı ile davalının daha öncesinde evli oldukları, sonradan boşandıkları, evlilik sürecinde birlikte davacı iddiasının davalı olan eski eş ile birlikte kurdukları şirkette % 50 ortak oldukları ... ...Şirketini kurdukları, davacı ve davalının bu şirkette %50şer hisseye sahip oldukları anlaşılmıştır. Davacının iddiası 2014 yılında Davalı ... tarafından hukuka aykırı bir şekilde davacıdan mal kaçırmak maksadıyla bir diğer davalı ...'nin kurulduğuna ve tarafların ortak oldukları dava dışı şirketin mal ve aletlerini kullanmak suretiyle kurulmuş olduğuna, şirketinin adreslerinin aynı olduğuna, şirketlerin çalışma alanlarının aynı olduğuna ilişkin olup, tüm bu hususlar çerçevesinde davalı tarafından yeni kurulmuş olan bu şirkette ortaklık sıfatının bulunduğunun kabul edilip edilmeyeceği önem taşımaktadır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler uyarınca,...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı davalı ... ... Şirketi'nin 17.02.2014 tarihinde kurulduğu, şirket kurucu ortak ve yetkilisinin tek başına davalı ... olduğu, şirketin 10.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, sermaye artışına 2021 yılı sonu itibariyle gidilmediği, davacı ... ...'ın davalı şirkette hisse sahibi olmadığı kayden ortadadır. Davacının iddiası davalı eski eş tarafından dava dışı şirketin malları kullanılarak aynı adreste ve aynı faaliyet konusu ile mal kaçırma amacı ile davalı şirketin kurulduğu ve bu gerekçe ile kendisinin davalı şirketin ortağı olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin olup, davacı tarafın iddiaları doğru görülse bile bu durumun davacıya ortaklık hakkı veremeyeceği düşünülmüştür. Kaldı ki bilirkişi raporundaki değerlendirmelerde her ne kadar bir hesap yapılmış ise de, yine de bunun için oraklar kurulu kararının gerektiği belirtilmiş olup, ayrıca da davacının davalı şirkette ortaklık hakkının olduğuna ve davacının zarara uğradığına ilişkin bir tespit bulunmamakta olup, delil olarak ileri sürülen banka kayıtlarından da bu hususun belirlenemeyeceği raporda açıklanmış olmakla, mahkememizce de dosya kapsamına göre davalının mal kaçırmak suretiyle dava dışı şirketin kurulduğuna ilişkin iddianın ispatlanamadığı kanaati ile asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Karşı dava yönünden ise somut bir zarar durumu ortaya konulmamış olup, davalının manevi zararı olduğuna ilişkin bir kanaate de varılamadığından karşı davadaki maddi ve manevi tazminat talepleri de reddedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karşı davanın REDDİNE,
3-Asıl dava yönünden:
a-)Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubi ile eksik 556,10 TL harcın davacı-karşı davalı taraftan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
b-)Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-)Davalılar-karşı davacılar tarafından yapılan 6,00 TL yargılama giderinin davacı-karşı davalı taraftan tahsili ile davalılar-karşı davacılar tarafa ödenmesine,
d-)Davalılar-karşı davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılar tarafına verilmesine,
e-)Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı-karşı davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Karşı dava yönünden:
a-)Alınması gerekli 615,40 TL harcın davalılar-karşı davacılardan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
b-)Maddi tazminat yönünden: Davacı-karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1,00 TL vekalet ücretinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalı tarafa verilmesine,
c-)Manevi tazminat yönünden: Davacı-karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalı tarafa verilmesine,
5-Karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır