T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/471 Esas
KARAR NO:2024/190
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/09/2014
KARAR TARİHİ:08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı .....Ltd.Şti'nin elinde bulunan keşidecisi müvekkili firma olan 160.000,00 Euro tutarlı bonoya dayanarak ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus 10 örnek ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emrine süresi içerisinde zamanaşımı, yetki ve kambiyo senedi vasfı taşımadığı gerekçesi ile .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile itiraz ve şikayette bulunduklarını, davalı tarafın beyanları ve iddianın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itiraz ve şikayetlerinin reddedildiğini, taraflar arasında düzenlenen 08.11.2006 tarihli sözleşmenin 7.maddesinde düzenlenen bedelin ödenmesi maddesinde teminat senedinin tahsil edilen sipariş avansına istinaden verileceğinin açıkça yazılı olduğunu, sözleşmeye konu makinenin teslim edildiğini, senet verilirken vade tarihinin yazılı olmadığını, bu haliyle bir yıl içinde takibe konulması gerektiğini, bu nedenle zamanaşımına uğradığı nedenleri ile menfi tespit ve icra takibinin iptalinin gerektiğini, bunun yanında davalı tarafın senedin boş kısımlarını taraflar arasında düzenlenen akde aykırı olarak vade tarihi koyularak doldurulduğunu, yine ikinci kefil olarak ... isminin uydurularak yasalara aykırı bir şekilde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığınıve bu hususun bunun Anayasanın 37.maddesine aykırı olduğunu, bu vakalar karşısında davalının kötü niyetli olduğu ve eylemlerinin aynı zamanda suç olduğunu, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7.maddesine göre sipariş avansının teminatı olarak düzenlendiğini, takibe konu senedin bedelsiz kaldığını, sözleşmeye konu makine fatura ve sevk irsaliyelerinin düzenlenerek davalı tarafa teslim edildiğini, davalının ticari defterleri ile de bu durumun sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle; ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya ve dayanak 01.11.2008 vade tarihli 160.000,00 Euro tutarlı bonodan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkili tarafça ödemek zorunda kalınması halinde %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın borçlu olmadığı iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili alacağının kambiyo senedine dayandığını, davacı tarafın senet bedeli ve imzasına itiraz etmediğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu deliller arasında dava konusu senet sebebiyle borçlu olmadığını yahut borcun ödendiğini ortaya koyan bir delilin bulunmadığını, davacı tarafın zamanaşımı ve sair itirazlarının taraflar arasında daha evvel görülen davalarda incelendiğini ve reddedildiğini, bu konuda kesin hüküm bulunduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas 2010/623 karar sayılı ilamının davacının dile getirdiği yetki, zamanaşımı, senedin kambiyo vasfında olmadığı ve teminat senedi olduğu iddiaları yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, ayrıca davacı tarafın dile getirdiği yetki, zamanaşımı, senedin kambiyo vasfında olmadığı ve teminat senedi olduğu iddialarını .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında da dile getirdiğini, mahkeme tarafından mürafalı olarak yapılan inceleme neticesinde davacının dile getirdiği iddialarının reddedildiğini, senede sonradan ilaveler yapıldığı şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının dosyaya sunduğu sözleşme ile dava konusu senedin de bir ilgisinin olmadığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu senet haricinde müvekkili ile yaptığı 07.11.2006 tarihli sözleşme sebebiyle de borcunun bulunduğunu, 07.11.2006 tarihli sözleşmede davacı tarafın müvekkiline, müvekkilinin tarif ettiği niteliklerde bir kablo üretim hattı üretmeyi taahhüt ettiğini, söz konusu kablo üretim hattı ile müvekkilinin... numaralı kablo kanalı endüstriyel tasarımının üretiminin öngörüldüğünü, sözleşmenin 12.maddesinde gizlilik anlaşmasının da yapıldığını, bu çerçevede müvekkili ile davacı arasında bir istisna akdinin kurulduğunu, davacının ücrete hak kazanabilmesi için edimini eksiksiz olarak ifa etmesinin gerektiğini, aksi takdirde davacının aldığı bedeli de iade ile yükümlü olduğunu, davacı tarafa sözleşme bedelinin ödendiğini, ancak davacı tarafın makineyi teslim ettiği tarihten itibaren makinede üretim hataları, sözleşmeye aykırılıklar ve yapıların olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafın defalarda makineyi tamir ettiğini beyan etmesine karşılık üretim hatasından kaynaklanan makine problemini bir türlü yapamaması üzerine .... Noterliği'nin 25.07.2007 tarihli ihtarnamesinin gönderilerek sözleşmeye uygun makine tesliminin yapılmaması haline yasal hakların kullanılacağının ihtar edildiğini, ihtara rağmen sorunun giderilmemesi üzerine bu kez müvekkili tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespitinin yapıldığını, 21.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda kablo kanalı üretim hattının mevcut haliyle çalışmasının ve üretim yapılmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini, davacı tarafın rapora itiraz etmediği gibi makineyi onarmak için de herhangi bir girişimde bulunmadığını, iş bu sebeple davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmedeki edimini ifa ettiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, davacının %40'tan az olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının davalıya ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya ve dayanak 01.11.2008 vade tarihli 160.000,00 Euro tutarlı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde verilen 23/12/2019 tarih, ... sayılı kararının Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2021 tarih ve ... sayılı ilamıyla;
"...Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, işin ayıplı ifa edilip edilmediği, ayıbın niteliği ve süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Takip dayanağı bononun sözleşme kapsamında verilen bir teminat bonosu olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan işte bir kısım kusurların bulunduğu sabit olup, mahkemece sözleşme konusu işe ait projenin sözleşme gereği davalı iş sahibi tarafından yapıldığı belirtilerek ayıpların projeden mi yoksa imalat hatasından mı kaynaklandığı belirlenemediğinden bahisle davalı iş sahibinin ayıp iddiasını kanıtlayamadığı kabul edilmiştir. Ancak hatalı imalatın projeden kaynaklanmış olunsa dahi yüklenici özen ve sadakat borcu nedeniyle basiretli bir tacir gibi hareket ederek iş sahibi tarafından yapılan projenin yapılacak işe elverişli olup olmadığını denetlemek ve işe uygun olmaması halinde bunu iş sahibine bildirmek zorundadır. Aksi halde, uyarı yükümlülüğünü yerine getirmeyen yüklenici bundan sorumlu olur.
Somut olayda; mahkemece, ayıpların projeden mi yoksa imalat hatasından mı kaynaklandığının tespit edilmemiş olması nedeniyle davalının eksik ve kusurlu işleri ispatlayamadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yüklenicinin projenin işe elverişli oyup olmadığını denetleyip bunu iş sahibine bildirdiği iddia ve ispat edilemediğine göre tüm ayıplardan sorumlu olduğu ve sözleşmede garanti şartı bulunduğuna göre ayıpların ihbar edilmesi mecburiyeti olmadığı da kabul edilerek eksik ve ayıplı hususlar ile bedeli usul ve yöntemince belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir." şeklindeki gerekçe ile kaldırılmış olup, dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin ilamı doğrultusunda dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 22/06/2022 tarihli ek raporda özetle;
"Kök raporda belirtildiği üzere, dosyaya sunulan 27.11.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunun TEKNİK İNCELEME VE DEĞERLENDİRME kısmında, ... mahkemesinin ...-D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, makinenin ayıplı olduğu sonucuna varıldığı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...-Tal. Sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, ... ... mevkiinde bulunan fabrikada kurulu imalat hattında ... marka 2011 model presin mevcut ve imalat hattının çalışır durumda olduğunun tespit edildiği, bu pres için
a)... şirketine 100.300,00 TL ödendiği,
b)... MAKİNE HİDROLİK ... ... 750,38 TL,
c)... SAN. TİC. LTD. ŞTİ.ye fatura ile 4.320,53 TL ödendiği,
d)... KALIP şirketine 2.124,00 TL ödendiği,
e)Toplam 107.495,01 TL tahakkuk ettiği,
Sonuç olarak üretilen makinenin konstrüksiyon, imalat, malzeme ve ayar hataları nedeniyle açık ve gizli ayıplı olduğu, kablo kanalı üretim hattının ... fabrikasına atıl vaziyette taşınmış olduğu, ... kurulu bulunan kablo kanalı üretim hattının presinin değiştirilerek çalışır duruma getirildiği, presin değiştirilmesi için toplam 107.495,01 TL harcandığı kanaatine varıldığı, davacının sözleşmeyle üstlendiği makineyi tam olarak yapmadığının, davalının 107.495,01 TL ilave harcama yaptığının, bu nedenle makinenin ayıplı olduğunun, ayıbın gizli ayıp olması ve taraflar arasındaki sözleşmede davacının garanti taahhüdünde bulunması gibi hususlar dikkate alındığında, ayıp ihbarının zamanında yapıldığının kabulünün gerektiği, bu durumda davalı tarafından 30.12.2009 tarihinde toplam 169.386,15 Euro karşılığı 367.686,51 TL tutarında alacak talebinde bulunulduğundan, davacının takip nedeniyle 367.686,51 107.495,01 = 260.191,50 TL oranında borçlu olmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. İtirazlar üzerine düzenlenen 09.07.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının verdiği itiraz dilekçesinde özetle, makinenin teslim tarihinden itibaren kablo imalatında kullanıldığını, 21 ay sonra tespit edilen eksikliklerin makinenin imalatından kaynaklanmadığını, bu süre içinde davalının ayıp ihbarında bulunmadığını, makinedeki sorunun kullanıcıdan kaynaklandığını, davalının makine yerine farklı çalışma prensibine dayalı bir başka makine yaptırdığını, davacının yeni makineyle ilgili sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünün olmadığını, hidrolikteki ayıpla bir ilgisinin olmadığını, kalıp ve zımba faturalarının olağan kullanım doğrultusunda tekrarlanan harcamalar olduğunu, otomasyon faturasının makinenin başka bir adrese kurulması ve rutin bakımlarıyla ilgili olduğunu, 21 ay çalışan bir makinenin tekrar çalışır duruma gelmesi için yapılması gereken masrafların tespit edilmesi gerektiğini, makinenin prototip olması nedeniyle fark edilen eksik ve hataların ek maliyetleri davalıya yansıtılmadan davacı tarafından düzeltildiğini belirtmiştir.
Yine kök raporda belirtildiği üzere davalıya ait adreste dava konusu makine olduğu iddia edilen makine üzerinde makinenin satıldığı 3. Taraf olan ...SAN. TİC. A.Ş.nin ... Mah. ..., İstanbul adresinde yapılan incelemede, aşağıdaki fotoğraflarda da görüldüğü üzere, dava konusu presin yerinde ... marka başka bir şirket tarafından üretilmiş bir pres görülmüştür. Dolayısıyla davacı şirketçe üretilmiş dava konusu pres görülemediğinden, bu preste bir imalat hatası olduğu, presteki arızaların imalat hatasından kaynaklandığı yönünde bir tespit yapılamamıştır.
Dava konusu kablo kanalı üretim hattında bulunan ayıpların toplam 107.495,01 TL harcanarak giderildiği ve sözleşme konusu üretim hattının ayıpsız şekilde çalışır duruma getirildiği dikkate alındığında, sözleşme konusu makine hattındaki tüm ayıpların giderim bedelinin 107.495,01 TL olduğunu ve dolayısıyla davalı şirketin davacı şirketten talep edebileceği maddi zararının 107.495,01 TL olduğunun kabulü gerekir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklandığı üzere, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. HDnin kaldırma kararı doğrultusunda dosya üzerinde yeniden yapılan incelemelere göre:
a)Dava konusu kablo kanalı makine hattının ayıplı olduğu,
b)Makinedeki ayıpların giderim bedelinin dosyaya sunulan onarım faturalarına göre toplam 107.495,01 TL olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
.... İcra Dairesi tarafından gönderilen tahsilatlara ilişkin bilgiler de gözetilerek, taraf vekillerinin rapora yönelik itirazlarının ayrı ayrı başlıklar halinde, detaylı gerekçeli olarak değerlendirildiği yeni bir ek rapor düzenlenmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/08/2023 tarihli ek raporda özetle;
"Davalı tarafından yukarıda yer alan bilgi ve belgeler hazır edilemediği için davalı tarafın taleplerine ilişkin inceleme yapılamadığından dolayı davalı tarafından talep edilen hesaplamaların yapılamadığı,
1-.... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına 3. Şahıs ... tarafından 09/03/2010 tarihinde 300.000,00 TL. tutardan 33.300,00 TL. harç toplamı düşüldükten sonra kalan 266.700,00 TL. dosya alacaklısı Av. ... T. Vakıflar Bankası hesabına EFT (Elektronik Fon Transferi) yapıldığı,
2-Dosyaya sunulan Heyetimiz ek raporunun sonuç kısmında, Makinedeki ayıpların giderim bedelinin dosyaya sunulan onarım faturalarına göre toplam 107.495,01 TL olduğunun bildirildiği,
3-Davacı tarafın itiraz dilekçesinde dosyadan icra tehdidi altında ödenen bedelin dikkate alınarak mahsubundan sonra kalan bakiye ile ilgili istirdat ve menfii tespite karar verilmesini talep ettiği,
4-Sayın Mahkeme .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına ödenen 266.700,00 TL.'den davalı tarafından sunulan onarım faturaları bedeli 107.495,01 TL.'nin düşülmesi gerektiği kanaatine ulaşır ise, davacının 159.204,99 TL. Fazla ödeme yaptığı,
5-Davalının özetle teslim olgusunun gerçekleşmediği, sonuç meydana getirme taahhüdünün yerine getirilmediği, eserin bedeline hak kazanılamadığı, senedin niteliği yönünden ileri sürdüğü beyanları ile ilgili hususlar kök raporda yapılan incelemede değerlendirilmiş olup nihai takdir Sayın Mahkemededir.
6-Teknik yönden dosya üzerinde davacı ve davalı vekillerinin itirazları yönünden yeniden yapılan incelemede, kök rapordaki görüş ve kanaatimizin aynen sürdüğü," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; takip dayanağı bononun sözleşme kapsamında verilen bir teminat bonosu olduğu dosya kapsamına ve istinaf incelemesine göre sabit olup, bu aşamada bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır. Karar kaldırma gerekçesinde belirtildiği üzere, somut olayda eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıpların projeden mi yoksa imalat hatasından mı kaynaklandığının tespit edilmediği hallerde yüklenicinin projenin işe elverişli oyup olmadığını denetleyip bunu iş sahibine bildirdiğini ispat etmesi gerekir. Yüklenici davacı tarafından bu husus ispat edilemediğine göre tüm ayıplardan savacı yüklenicinin sorumlu olduğu ve sözleşmede garanti şartı bulunduğuna göre ayıpların ihbar edilmesi mecburiyeti olmadığı da gözetilerek eksik ve ayıplı hususlar ile bedelinin belirlenmesi hususunda dosyanın daha evvel rapor tanzim eden heyete tevdi edildiği bilirkişiden alınan birinci ve iinci ek raporlar ile, ... makine mühendisliği kürsüsünden üç kişilik makine mühendisi tarafından sözleşmeye konu makinedeki ayıp giderimi için yapılan tüm harcamalar denetlenmek suretiyle davalı tarafından ayıplı işlerin düzeltilmesi için harcanan toplam bedelin tespit edilmiş olmasına göre ek raporlar denetime elverişli bulunmuştur. Dolayısı ile davaya konu 160.000 Euro'luk teminat senedi bakımından davalı tarafından ayıplı işlerin giderilmesi için harcanan toplam 107.495,01 TL yönünden davacının davalıya borçlu olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca icra dosyasına dava dışı üçüncü kişi tarafından yatırılan ve alacaklı davalı vekiline 25/05/2016 tarihinde reddiyatı yapılan bedelin işbu dava sonucuna etkisi bulunmadığı bu hususun takibin infazı ile ilgili olduğu değerlendirilmiştir.
Bu itibarla takip tarihi olan 30/12/2019 tarihinde 1 euro= 2,1707 TL kur üzerinden takip yapıldığı ve dava açıldığı gözetilerek, 160.000 Euro'luk teminat senedi yönünden, bu kur üzerinden ayıplı iş bedeli olan 107.495,01 TL'nin euro'ya çevrilmesi sonucunda bulunan 49.520,90 Euro ayıplı iş bedelinin 160.000 Euro'luk senet bedelinden tenzili ile davacının 110.479,10 Euro yönünden borçlu olmadığı anlaşıldığından, davanın bu miktar yönünden kısmen kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine dayanak 160.000,00 Euro bedelli senedin, 110.479,10 Euro'luk kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 49.520,90 Euro (107.495,01 TL) yönünden talebin reddine, davalı tarafça yapılan icra takibinin kısmen haklı bulunduğu ve yapılan takibin kötü niyetli olmadığı da dikkate alınarak davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda;
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine dayanak 160.000,00 Euro bedelli senedin, 110.479,10 Euro'luk kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Fazlaya ilişkin 49.520,90 Euro yönünden talebin reddine,
3-Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin, koşulları oluşmadığından reddine,
4-Alınması gerekli 16.381,89-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.318,70-TL harç ile 1.816,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile geriye kalan 8.247,19-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 6.346,45-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 19.197,90-TL olmak üzere toplam 25.544,35-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 17.635,81-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 6.318,70-TL ile 1.816,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 25.770,51-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 37.972,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/03/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır