T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/492 Esas
KARAR NO:2023/971
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/08/2021
KARAR TARİHİ:19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile aynı binada ticari faaliyette bulunan davalı tarafa uzun zamandan beri yemek-catering hizmeti verildiğini, davalı taraf fatura mukabili aldığı hizmetin bedelini geçmişte ödediğini, ancak ... seri nolu 107.647,82 TL, ... seri nolu 132.480,69 TL, ... seri nolu 119.146,67 TL tutarlı faturaların bedeli davalı tarafça ödenmediğini, davalı tarafın, aldığı hizmet mukabili faturalarını Vergi dairesine beyan ettiğini müvekkilinin de hesap mutabakatları yaptığını, buna rağmen, uzun süre ödemesini yapmadığını, icrayı işleme başlatıldığında ise haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın ... İcra Müd. 2021/... E sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazların iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı taraf kötüniyetli olarak ve mesnetsiz itiraz ettiği dikkate alınarak anapara alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini, masraf ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın 31.01.2021 tarihli, ... nolu, 119.146,67-TL bedelli fatura; 28.02.2021 tarihli, ... nolu, 132.480,69-TL fatura ve 31.03.2021 tarihli, ... nolu, 107.647,82-TL faturaya istinaden alacak iddiası ile ....İcra Müdürlüğü’nün 2021-... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, haklı itirazları üzerine takibin durdurulduğu, bu kez karşı yan haklı itirazlarının iptali istemi ile huzurdaki davayı ikame edildiğini, davacı yanın alacak iddiasına dayanak oluşturmaya çalıştığı söz konusu faturaların soyut, afaki ve mesnetsiz olduğunu, iddia edilen faturadan kaynaklanan veya başkaca sebeple davacı yana müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığı, tek yanlı kesilen akdi dayanaksız faturalar ile oluşturulmaya çalışılan alacak iddiasının ispatı zaruri olup davacı yanca ispata matuf herhangi bir delil sunulmadığını, faturanın dayanağı akdi ilişkinin varlığının davacı yanca ispat edilemediğini, yine kabul manasına gelmemek kaydıyla, söz konusu fatura içeriğinde belirtilen emtianın teslim edildiğine dair de herhangi bir ispatı bulunmadığını, davacı yanca alacak dayanağı olarak gösterilen faturaların TTK belirtilen karineden yaralanabilmesi için, bu faturanın dayanağı olan bir akdi ilişkinin bulunmasının şart olduğunu, fakat davacı yanca böyle bir akdi ilişki kanıtlanmamakla birlikte temelde bir borç ilişkisi de bulunmadığını, davacı yanın alacak iddiasını hiçbir şekilde ispatlayamadığından haksız ve mesnetsiz devanın reddini, alacak ve icra takibinde kötüniyetli olduğu aşikâr olan davacı yanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı yan davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davanın itirazın iptali davası olduğu görüldü.
Taraflar arasındaki ihtilafın davacının faturalardan kaynaklı olarak, davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı ile alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır..
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporundan özetle; Davacı şirket tarafından 17.05.2021 tarihli icra takip talebinde davalı şirkete düzenlencn personel yemek bedelinden kaynaklı; 31.01.2021 tarih ve ... no.lu ve 119.146,67 TL bedelli, 28022021 tarih ve ... ... no.lü ve 132.480,69 TL bedelli, 31.03 2021 tarih ve ... ... no.lu ve 107.647.82 TL bedelli, fatura alacakları için toplam 359.275,18 TL ana para alacağı üzerinden icra takıbi başlatıldığını, her üç faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin işbu faturalardan kaynaklı icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten toplamı 359.275,18 TI alacaklı Olduğu, Gerek icra ve gerekse dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten ...tutara ilave 2020 yılından devreden 0,61 TL bakiye alacağının takip ve dava konusu edilmediğini bir başka deyişle davacının davalı şirketten icra ve dava tarihi itibariyle 359.275,18 TL 061 TL-359275,/79 TL alacaklı olduğu, takibe konu edilen tutarın 359.275,18 TL olduğu, Davacı şirket tarafından düzenlenen e-faturaların GİB sisteminde davalı şirkete teslim edilemediğini. Davacı şirket tarafından davalı şirkete 28 02 2021 tarihli faturanın 02.03.2021 tarıhinde, 31.03.2021 tarihli e-faturanın 0104 2021 tarihinde mail ile gönderildiğini, 31.01.2021 tarihli e-faturanın ise davalı şirkete mail veya başka bir şekilde ulaştırılmadığını, Buna göre icra takip talebinin ancak davalı şirkete mail ile gönderilen 2 adet fatura üzerinden devama edebileceğini, buna göre; İcra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam ana para alacağının 240.128,51 TL ve talep cdilen yasal faize göre ise takip öncesi işlemiş faizin 3.703,64 TL olabileceğini, ana para işlemiş faiz toplamının 240.128,51 TL 43.703,64 TL— 24383215 TL olabileceğini, Dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam ana para alacağının 240.128.51 TL ve talep edilen yasal faize göre ise takip öncesi işlemiş faizin 8.440,43 TI. olabileceğini, ana para işlemiş faiz toplamının 240.128,51 TL 418.44045 TL—248.568,94 TL olabileceği, Taraflar arasında dosyaya sunulan bir sözleşme olmadığı, dava konusu e- -faturalar üzerinde herhangi bir ödeme vadesi de gösterilmediği, icra takibinde f'atura tarihinden icra takip tarihine kadar % 9 yasal faiz üzerinden işlemiş faiz talep edildiği, istenilen %9 yasal Tarz oranının ilgili dönemde peçerli oran olduğu, ancak faiz başlama tarihi takip talebinde olduğu gibi fatura tarihi üzerinden değil yukarıda hesaplandığı gibi e-faturaların davalı şirkete mail ilc gönderildiği tarih olabileceğini, Dava esas değerinin isc takibe konu üç adet fatura bedeli otan 359.275,18 TI. üzerinden belirlendiği , ancak bu tutarın davalı şirkete mail ile gönderilen iki fatura bedeli olan 240. 12851 TL olabileceği, Davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı ile davalı tarafından talep edilen tazminatın Sayın Mahkemenin takdirlerinde olacağı, Yukarıda belirttiğim tespitler ve görüşlerin kanaatine varılmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi ek raporundan özetle; Kök raporun sunulmasından sonra Sayın Mahkeme tarafından celp edilen tarafların BS-BA formları incelendiğinde icra ve dava konusu 3 adet faturanın da davacının BS formunda davalının da BA formunda bildirim yaptığı tespit edildiği, Davalı şirketin bu şekilde her 3 faturadan da haberdar olduğu sonucuna varılmıştır. Davalının ticari defterlerine kayıt edip etmediği ise inceleme yapılamadığından bilinmemekte olduğunu .-Ancak yukarıda yeni tespite rağmen kök rapordaki mali tespitlerde aslında bir hata olduğu da beyan edilmemiş olup, geçerliliğini korumakta olduğunu, Bu nedenle kök raporun netice bölümündeki değerlendirmeye göre; Davacı şirket tarafından 17.05.2021 tarihli icra takip talebinde davalı şirkete düzenlenen personel yemek bedelinden kaynaklı; 31.01.2021 tarih ve ... no.lu ve 119.146,67 TL bedelli, 28.02.2021 tarih ve ... no.lu ve 132.480,69 TL bedelli, 31.03.2021 tarih ve ... no.lu ve 107.647,82 TL bedelli, fatura alacakları için toplam 359.275,18 TL ana para alacağı üzerinden icra takibi başlatıldığını, Her üç faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin işbu faturalardan kaynaklı icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten toplam 359.275,18 TL alacaklı olduğunu, Gerek icra ve gerekse dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 359.275,18 TL tutara ilave 2020 yılından devreden 0,61 TL bakiye alacağının takip ve dava konusu edilmediğini, bir başka deyişle davacının davalı şirketten icra ve dava tarihi itibariyle 359.275,18 TL 0,61 TL 359.275,79 TL alacaklı olduğu, takibe konu edilen tutarın 359.275,18 TL olduğunu, Davacı şirket tarafından düzenlenen e-faturaların GİB sisteminde davalı şirkete teslim edilemediğini, Davacı şirket tarafından davalı şirkete 28.02.2021 tarihli faturanın 02.03.2021 tarihinde, 31.03.2021 tarihli e-faturanın 01.04.2021 tarihinde mail ile gönderildiğini, 31.01.2021 tarihli e-faturanın ise davalı şirkete mail veya başka bir şekilde ulaştırılmadığını, Buna göre icra takip talebinin ancak davalı şirkete mail ile gönderilen 2 adet fatura üzerinden devam edebileceğini, buna göre; İcra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam ana para alacağının 240.128,51 TL ve talep edilen yasal faize göre ise takip öncesi işlemiş faizin 3.703,64 TL olabileceği, ana para işlenmiş faiz toplamının 240.128,51 TL 43.703,64 TL 243.832,15 TL olabileceğini, Dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı talep edilen yasal faize göre ise takip öncesi faiz toplamının 240.128,51 TL +8.440,43 TL toplam ana para alacağının 240.128,51 TL ve işlemiş faizin 8.440,43 TL olabileceği, ana para işlenmiş 8.568,94 TL olabileceği, Aşağıda ki tabloda davacı şirket tarafından davalı şirkete mail ile ulaştığı kabul edilen 2 adet fatura için mail tarihlerinden 17.05.2021 icra takip tarihi ile mail tarihlerinden 05.08.2021 dava tarihine kadar olan süreler için yasal faiz oranı olan % 9 üzerinden faiz hesaplamasının gösterildiği, Taraflar arasında dosyaya sunulan bir sözleşme olmadığı, dava konusu e-faturalar üzerinde herhangi bir ödeme vadesi de gösterilmediğini, icra takibinde fatura tarihinden icra takip tarihine kadar % 9 yasal faiz üzerinden işlemiş faiz talep edildiği, istenilen % 9 yasal faiz oranının ilgili dönemde geçerli oran olduğu, ancak faiz başlama tarihi takip talebinde olduğu gibi fatura tarihi üzerinden değil yukarıda hesaplandığı gibi e-faturaların davalı şirkete mail ile gönderildiği tarih olabileceğini, Dava esas değerinin ise takibe konu üç adet fatura bedeli olan 359.275,18 TL üzerinden belirlendiği, ancak bu tutarın davalı şirkete mail ile gönderilen iki fatura bedeli olan 240.128,51 TL olabileceğini,
Davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı ile davalı tarafından talep edilen tazminatın Mahkemenin takdirlerinde olacağı kanaatine varılmıştır.
İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya hizmet verdiği ve bu hizmete karşılık 3 adet fatura düzenlendiği, davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğinin iddia edildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinini usulüne uygun tutulduğu, dava konusu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerini kendisine verilen sürede ibraz etmediği bu sebeple defterlerinin incelenemediği, davacı tarafından dava konusu faturaların vergi dairesine bildirildiği, davacıya ait cari hesap ekstresinin davalı tarafından imzalanrak kaşelendiği, davalı her ne kadar defter ibraz etmemişse de dava konusu faturaları vergi dairesine bildirdiği, 3 adet faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalıya ulaşmayan bir fatura için karşı yanın BA mutabakatı vermesinin mümkün olmadığı, davalıya fiziken veya elektronik ortamda ulaşan faturaların BA formuyla GİB'e zamanında bildirildiği, ibraz edilen faturalar için iade faturası düzenlemediği, itiraz etmediği Vergi Dairesine bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. BA formu ile bildirimde bulunan davalının yerleşik yargı kararlarına göre mal veya hizmeti aldığının kabulü yerleşik yargı uygulaması gereğidir. (Yargıtay 11 HD'nin 2020/... esas, 2021/... karar, 08/12/2021 tarihli, 2021/... esas 2022/... karar 07/06/2022 tarihli, 2020/... esas 2021/... karar 18/01/2021 tarihli vb. emsal ilamları ) davacı takip talebinde işlemiş faiz talep etmiş ise de TTK 1530. maddesinin konuluş amacının, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım veya eser sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından ve İcra takibinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından faiz talebi yerinde görülmemiş, asıl alacak 359.275,18 TL üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 71.855,036-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 359.275,18 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si oranında 71.855,036 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 24.542,08 TL karar ve ilam harcından 4.304,13 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 20.237,95 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 4.371,93 TL ilk masraf ile yargılama aşamasında yapılan 1.650,50 TL masraf tebligat, posta, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.022,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 55.936,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'NİN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır