T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/536 Esas
KARAR NO:2025/555
DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:26/08/2021
KARAR TARİHİ:10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde: İstanbul ili, ... ilçesi, ... mevkii, ... Ada 1.Parselde kayıtlı (12, Parsel-1081 adet mesken) binaların inşaatını yaptıran davalı kooperatif yönetim kurulu vekili Av.... tarafından ekte suretini sunduğu ....Noterliği ... yevmiye sayılı ve 02/10/2020 tarihli ihtarnameye konu Kooperatif Ortaklığı Sözleşmesinin feshi ile kooperatif ortaklığından çıkarılacağının ihtarı ile 02/07/2015 tarih ve ... sayılı kararın ....Asliye Ticaret Mahkemesinde... Esas esas sayı ile açmış oldukları davada mahkemece ihtarnamelerde talep edilen miktarın hatalı olması sebebi ile davanın kabulüne karar verildiğini, Yargıtay denetiminden geçerek 09/09/2020 tarihinde kesinleştiğini, toplam 18.995 TL borcu olduğu ileri sürülmek suretiyle, ....Noterliği ... yevmiye sayılı 24/11/2020 tarih ihtarname 02/10/2020 tarih ve ... sayılı karar ve 19/11/2020 tarih ve ... sayılı kararlar ileri sürülerek 18.995,00 TL sözde gerekçeler ile ....Noterliğinin ... yevmiye sayılı 08/04/2021 tarihinden 30/03/2021 tarih ve ... sayılı kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarılmalarına karar verildiğini, tarafından, davalı kooperatif ve vekili ... 40.Noteriliğinin ... yevmiye sayılı 28/12/2020 tarihli cevabı ihtarname ile aynen ... l.Noterliğinin 02/10/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ve 24/11/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameleri taraflarına tebliğ edildiğini, kooperatif üyesi olarak taraflarına tahsis edilen ve devri henüz yapılmamış tapu üzerinde; İmar kanununa aykırı olarak sahtecilik yolu ile kat irtifakı tesisleri yapıldığı, bu konuda kat irtifakının iptali için davanın derdest olduğu, kooperatifiniz yetkililerinin yaptığı tüm işlemler nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesinde suçlu bulunduğu ve tarafıma tahsis ve tescili gerkecek daire üzerinde muhtelif milyonlarca liralık haciz ve takyidatlann bulunması nedeniyle söz konusu takyidatiarın tarafıma ftdeme şeklinde yük getirmesine istinaden zararıma karşılık hapis hakkı da dahil olmak üzere tarafıma karşı edimlerinizi yerine getirmemiş ve getirmenizin de imkansız olması nedenleri ile ödenmeyeceğini, takyidatlann terkin edildiğinin tarafına bildirilmesi halinde ödemeyi derhal yapacağımı ayrıca tüm hokuka aykırılıklar nedeniyle yetkilileriniz hakkında hukuki yollara başvuracağımı cevaben bildirmekte olduğunu, davalı kooperatif yönetiminin keşide ettiği ihtarnameler usul ve esas hükümlere, kanuna aykırı ve çelişkili olduğunu, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas ... Karar ile Yargıtay 23.HD. 2017/442 Esas 2020/2225 karar 23/06/2020 tarihli onama kararına da tamamen aykırı olduğunu, belirtilen borç miktarının da doğru olmadığını, davalı kooperatif bu güne kadar hiçbir edimini yerine getirmediğini, davalı kooperatif yönetiminin 02/10/2020 tarih ve 913 sayılı kararı, 19/11/2020 tarih ve 915 sayılı kararı tarafına tebliğ işlemi kanuni olarak bildirilmediğini, ortaklıktan çıkarma kararı veren yönetim kurulu yetkili olmadığını, kooperatif yönetim kurulu süresi 08/09/2020 tarihinde sona erdiğini, bir genel kurul seçimi ve yetkilendirmede olmadığını, yetkisiz kişiler tarafından ihraç kararının uygulandığını, kooperatif vekilinin de ihtarname keşide etmeye yetkili olmadığını, yönetimi kurulunun süresi 08/09/2020 tarihinde sona erdiğini, yeni yönetim kurulu İTO kaydına göre kooperatifi temsil ve tescili 19/08/2021 olduğunu, ihtarnameler incelendiğinde kooperatif yönetim kurulu görev itibariyle yetkili olmayacağını, yetki aşımı yapılmış ve suç işlendiğini, Kooperatif Yönetim Kurulu 2018 yılında karar defterinin 3l.sayfasında 887 nolu karann madde 9. tasfiye kurulundan ...ye özel hesap açılarak (Halkbank) bazı senetlerin buradan tahsil edilerek ve gelen paralann kasa makbuz o karşılığında kooperatif kasasına alınmasına, kooperatifin tüm banka hesaplanma Haziran 2018 ayı içerisinde kapatılmasına oy birliği ile karar verildiğini, bu kararın Kooperatifler Kanuna aykırı, suç olduğunu, davalı kooperatif yönetim kurulu hukuk müşaviri Av.... karar defterinin 37.sayfası - 893 nolu karar madde 1 - 11/07/2018 tarihli dilekçesi ile bazı yönetim kurulu kararları almasını istediğinin görüldüğünü, 38.sayfa 3 Yapı Denetim Şirketi (...) ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayı ile açılmış bulunan itiraz ve kromu geriye bırakılması için gerekli olan teminatın - aynı dosyada ihtiyati tedbir uygulanmış bulunan ... Ada 1.Parsel B Blok 38, A Blok 26-36, B-24 numaralı bağımsız bölümlerin teminat olarak verilmesine karar verilerek nitelikli dolandırıcılık suçu işlendiği ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında kendisine satılan konut ... Ada 1.Parsel B 38 nolu daire kooperatifin yapı denetim şirketine olan borcundan dolayı 379.783,73 TL .... 4.İcra Dairesinin 09/08/2018 tarih ... Esas sayılı dosyası ile haciz konulduğunu, davalı vekili ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına bilerek ve isteyerek kötü niyetle kooperatif borcundan dolayı satışa götürdüğünü, davalı kooperatif borcundan yönetim kurulu yasalara ve yönetmeliklere aykırı olarak haksız şekilde işlem yapıldığını, davalı kooperatifin ve Avukat ...'nın kendine karşı özel husumetlerinin olduğunu, bu nedenle husumete ve suiniyete dayalı olarak aleyhine hukuk dışı işler yaparak üyelikten çıkarma kararı verildiğini, diğer kooperatif üyelerinin adlarına tahsis edilen bağımsız bölümlerini tapu kayıtları adlarına düzenlenip tapularını teslim edildiğini, kendisine tapu 10 yıldır düzenlenip teslim edilmediğini, bunun sebebinin kooperatif yöneticilerinin, kooperatif işlemleri yoluyla kooperatif üyeleri aleyhine nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik ve zimmet suçlan işlemeleri suç duyurusunda bulunmuş olması olduğunu, üyesi olduğum davalı kooperatifin yapmış olduğu binalar hakkında ... Belediye Başkanlığı Encümen kararıyla; bodrum katların depo sığınak olarak kullanılması gereken ortak alanlarının, imar planı, sahte inşaat proje ve ruhsatına aykırı olarak 221 adet bağımsız bölüm haline getirilmesi nedeniyle yıkım kararı ve idari para cezaları verildiğini, inşaatların mühürlendiğini, belediyenin bu kararları İstanbul İdare Mahkemelerince onanıp kesinleştiğini, kooperatif yönetiminin hukuka aykırı bu işlemlerine karşı kooperatif üyesi sıfatıyla açılan 10'dan fazla davada davacı olarak yer aldığını, kooperatif üyelerinin depo ve sığınak ortak alan niteliğindeki bodrum katlarının sahte projelerle 221 adet bağımsız bölüm haline getirilip sabit fiyatla satıldığını, sahte projelerle üretilen tapuların iptali için açılan ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas davasında dahili davalı sıfatıyla yer aldığını, kooperatif yönetim kumlu kararıyla kooperatif üyeliğinden çıkarılmama ilişkin kooperatif işlemi .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayı ve 29.06. 2016 tarihli kararı ile iptal edildiğini, üyeliğinin devam ettiğine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini, davalı kooperatifin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait Kooperatif Genel Kurul Kararlarının iptali için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde 7 adet dava açıldığını, 2013 yılında yapılan Genel Kurul Kararları ....ATM'nin ... Esas ...Karar sayılı kararı Yargıtay 23. H.D. onayarak iptal edildiğini, diğer 6 davanın derdest olduğunu, çok sayıda üyeler hazirun listelerine yazılmadığını, Kanuna aykırı genel kurullar yapıldığını, davalı kooperatif yönetimi tüm mahkeme kararları kesinleşmeden, borçları ödenmeden, alacak verecek hesaplan bitmeden, kat mülkiyet tapuları vermeden yasaya aykırı 2018 yılından tasfiye kararı ile kooperatifi kapatmaya kalktığını, tasfiyesini gerçekleştirmediğini, davalı kooperatif yönetimi bütün resmi yazışmalarda ve davalarda kooperatifin tasfiye halinde olduğunu bildirmekte ve bu sıfatı mahkeme kararlarına geçirildiğini, tasfiye halindeki kooperatifler yönetimi üyelik ihracı yapamayacağını, ... ... Müdürlüğü ... Esas ile 5.000,00 TL tutarında vekalet ve yargı gideri alacakları için icra takibi yapıldığını, borçlu kooperatif yönetimi tarafından kendisi gibi üyelere tahsis edilip hukuka aykırı yönetim kurulu kararıyla tahsisi geri alınan bağımsız bölümler kooperatif malıymış gibi gösterilerek mal beyanında bulunulduğunu, ... 3. İcra Dairesinin ... Esas alacak dosyası celp edildiğinde alacaklı olduklarının belirleneceğini, kooperatif ihtarnamesindeki borç miktarının doğru olmadığını, dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, kendi dairesinin ... ada/1. parsel b.blok 38. nolu 3+1 çatı dubleksti dairem baııa 2011 yılında 97.500.00 TL bedelle satıldığını, davalı kooperatif karar defterinde 402. nolu yönetim kurulunun 10.02.2012 tarihli kararı tapunun ... ada 1. parsel b blok 38. nolu çatı aralıklı mesken maliyet bedelinin 62.500.00 TL olduğuna karar verildiğini, bu karara aykırı maliyetin çok üstünde ve fahiş fiyatlarla daire satışları yapıldığını, yasalara aykırı, eşitlik ilkesine aykırı satışlar yapıldığını, borcu bulunduğu gerekçesiyle kendisine tahsis edilen taşınmazın tapusu verilmediğini, davalı kooperatifin hukuk müşaviri ve avukatının tapularının verildiği tarihte tam 295.454,54 TL borcu bulunduğunu, bu ödemelerde avukat hakkında vergi müdürlüklerine şikayet yapılması nedeniyle yapıldığını, Kooperatifler Kanununa göre kooperatif yöneticileri üyelerine eşit muamele yapmak zorunda olduğunu, kooperatif üyesi ... ile bana eşit davranmadığını, davalı kooperatifin eylem ve işlemlerinin yasa ve hukuk kurallarına aykırı yürütüldüğünü, adına tahsis edilen bağımsız bolüme 379.783,73 TL kooperatifin yapı denetim şirketine borcu için kooperatif yönetiminin teminat göstermesiyle haciz konulduğunu, tasfiye halindeki kooperatifler yönetimi üyelik ihracı yapamayacağını, imar durumuna, ruhsata onaylı projeye aykırı olarak sahte proje tasdiki varmış gibi gösterilmek suretiyle ana taşınmazın tüm ortak yerleri, sığınak ve depoları bodrum katların tamamı bağımsız bölüm gibi gösterilmek suretiyle satışlar olmayan yerlerin sözde tapuları bir takım insanlara verildiğini, bahis konusu şirket, bu vakıa ile ilgili olduğunu, bu hususun ... Belediye kayıtları ile sabit olduğunu, her türlü tazminat ve dava hakkı ile Cumhuriyet Savcılığı şikayet hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/03/2021 tarihli ve ... sayılı Kooperatif üyeliğinden çıkartılma hakkındaki kararın iptaline, üye kaydının yeniden yapılmasını, adına tahsisli ve tedbirli olan ... ilçesi ... 7.Pafta, ... Ada, l.Parsel B - blok. nolu meskenin tapu kaydındaki takyidatlann (Haciz ve şerhlerin fekki ) terkini suretiyle Kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ve kendisi adıma hükmen tescilini, dava masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı ..., davalı kooperatifin normal ortağı iken 16.12.2009 tarihli dilekçesi ile kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, yaptığı ödemeleri geri alan davacı 04.09.2011 tarihinde yeniden kooperatife müracaat ederek erken teslim ve sabit ödemeli ortak olmak üzere kooperatifi müracaat ettiğini, kooperatif yönetimince talebi kabul edilerek 05.09.2011 tarihinde kooperatifin inşa ettiği konutlardan ..., ... 7 pafta,... ada 1 parsel sayıda B blok 3+1 çatı çatı dubleks daire için kooperatife sabit ödemeli ortak olduğunu, kooperatifçe 05.09.2011 tarihli ortaklık senedi düzenlenerek kendisine teslim edildiğini, taraflar arasında imzalanan ödeme tablosu ile 42.500,00 TL'si peşin kalan 55.000.00 TL'si ise 2011 yılı ekim ayından başlayarak 2016 yılı Nisan ayına kadar 55 ay süre ile aylık 1.000,00 TL taksit ödenmesi şeklinde anlaşmaya varıldığını, sabit ödemeli ortakların ödemelerinin sabit olması ve konutlarım erken teslim konutlardan seçmiş olmaları nazara alınarak 2013 tarihine kadar yapılan genel kurullara bu ortaklar davet edilmediklerini, 30.06.2013 tarihinde yapılan 2012 çalışma yılı genel kuruluna da yine sabit ödemeli ortaklar davet edilmediklerini, genel kurul günü davacı ...'ın önderlik ettiği bir kısım sabit ödemeli ortak genel kurulu adeta basarak genel kurula katılmak istediklerini, hazirun cetvelinde isimleri yazılı olmadığından genel kurula katılmaları mümkün olmadığını, olay nedeni ile yine davacının yönlendirdiği ... isimli sabit ödemeli 4 ortak tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayı ile açmış oldukları davada genel kurula çağrılmayan sabit ödemeli ortak sayısının toplantı ve karar nisabını etkileyecek sayıda olması sebebi ile 30.06.2013 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini, kooperatif yönetimince kararın kesinleşmesi beklenmesizin karar tarihinden sonra yapılan tüm genel kurullara kooperatif ile ilgisi devam eden tüm ortaklar davet edildiğini, olaydan sonra davacı yanına çekebildiği az sayıdaki bir kısım ortak ile birlikte kooperatife karşı bir tutum içine girdikleri gibi taahhüt ettikleri ödemelerini de yapmama yoluna gittiklerini, davacı ... da ödemelerini yapmadığı için keşide edilen ihtarnamelerden sonra kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, davacı ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemi ile ....Ticaret mahkemesinde... Esas sayı ile açmış olduğu davada ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verildiğini, kararın Yargıtay 23.Hukuk dairesince onanarak kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden sonra davacı yine ödemelerini tamamlamamakta direndiği için Kooperatif yönetim kurulunca yeniden ihtar keşide edilmesine karar verildiğini, kooperatif yönetim kurulunun kararları doğrultusunda: .... Noterliğinden 02.10.2020 tarih ve ... yevmiye ile keşide edilen 10 gün ödeme süreli 1. İhtarname 07.10.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, .... Noterliğinden 24.11.2029 tarih ve ... yevmiye ile keşide edilen 1 ay ödeme süreli 2. İhtarname 26.11.2020 tarihinde tebliğ olunduğunu, usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihtarnamelere rağmen muaccel olmuş borçlar ödenmediği için kooperatif yönetim kurulunca 30.03.2021 tarih ve ... sayılı karar ile davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, Karar .... Noterliğinden 08.04.2021 tarih ve ... yevmiye ile tebliğe gönderilmiş ise de tebligat yapılamadığını, 26.05.2021 tarihli dilekçemiz ile yeniden tebliğe çıkarılan ortaklıktan çıkarma karan bu kez ... yevmiye ile 28.05.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, kararın tebliği üzerine huzurdaki davanın açıldığını, davacı dava dilekçesinde davalı kooperatif hakkında olumsuz algı oluşturmak gayesi ile dava ile hiç bir ilgisi olmayan çok sayıda isnat ve iddia ileri sürüldüğü gibi dava ile ilgisi olmayan belgeler de eklediğini, dava dilekçesinin 1. maddesinde yukarıda izah edilen olay kendine göre özetlendiğini, dava dilekçesinin 2. maddesinde davacı keşide ettiği ihtarnamedeki isnat ve iddialarını tekrarladığını, dava dilekçesinin 3.maddesinde dava önce verilen ortaklıktan çıkarma kararının iptaline ilişkin mahkeme süreci anlatıldığını, dava dilekçesinin 4.maddesinde ortaklıktan çıkarma kararını veren yönetim kurulunun yetkisinin sona erdiğini, ortaklıktan çıkarma kararı vermeye yetkisi olmadığı ileri sürüldüğünü, iddia tamamen dayanaksız ve tutarsız bir iddiadır, dava dilekçesinin 4.maddesinde ortaklıktan çıkarma kararını veren yönetim kurulu yetkisinin sona erdiği, ortaklıktan çıkarma kararı vermeye yetkisi olmadığı ileri sürüldüğünü, iddia tamamen dayanaksız ve tutarsız bir iddia olduğunu, kooperatif hesaplarının kapatılarak yönetim kurulu üyeleri ... adına özel hesap açılmasına karar verildiği belirtildiğini, kooperatif yöneticilerinin verdiği bilgiye göre öyle bir karar alındığını, kararın uygulanmadığını, kooperatif hesapları kapatılmadığını, kooperatif hesaplarının açık kaldığını, bu durumun bankadan öğrenilebileceğini, kararın davacının ödemelerini yapmaması ve ödemelerini yapmamanın sonucu kooperatifler kanunu gereği ortaklığının düşmesi ne bir tesiri olmadığını, koperatif hukuk müşavirinin icranın geri bırakılması için teminatların belirlenmesini ve bu yönde karar alınmasını kooperatif yönetimine bildirmesi görevinin gereği yapılan bir işlem olduğunu, kooperatifin borçlarını ödeyememiş olmasının en önemli sebebi bizzat davacı ve yönlendirdiği bir kısım ortağın ödemelerini yapmamakta direnmesi olduğunu, kooperatif yönetim kurulunun teminatları belirlerken öncelikle borcunu ödemediğini, haklarında ortaklıktan çıkarma işlemi başlatılmış olan ortaklara tahsisli yerleri belirlemesi son derece doğal bir durum olduğunu, teminatları belirleyen kooperatif yönetim kurulu olduğunu, kooperatifin borcundan dolayı da kooperatif adına kayıtlı tüm taşınmazlara haciz konulduğunu, kooperatif yöneticilerinin ve kooperatif vekili Av. ...'nın davacıya özel husumeti olduğu ileri sürüldüğünü, kooperatif yöneticileri ve kooperatif vekilinin özel işletmesi olmadığını, yapılan ve yapılacak işlemlerin kanuna, ana sözleşmeye ve genel kurul kararlarına uygun olmasının zorunlu olduğunu, kooperatif vekili ise kooperatifte yönetsel hiç bir yetkiye sahip olmadığını, yönetim kuruluna müşavirlik yapmak ve adli mercilerde kooperatifi temsil etmekle sınırlı avukatlık görevi olduğunu, davacının ortaklıktan çıkarılma karan da inşai bir karar olmayıp açıklayıcı bir karar olduğunu, 2.ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içinde ihtarnameye konu borç ödenmediğini, kooperatifler kanununun yok olma başlıklı 27. maddesine göre kanun gereği ortaklık düştüğünü, ödemelerini tamamlayan kooperatif ortaklarına tapuları ferdileşmeden verildiğini, davacı ve yönlendirdiği bir kısım ortak ödemelerini yapmamakta direndikleri için tapularını alamadığını, bunun sorumlusunun bizzat kendisi olduğunu, davacının tapusunu alamayışının tek sebebi var o da yukarıda arz edildiği üzere ödemelerini yapmamış olması olduğunu, davacının iftiraları doğrultusunda .... Ağır Ceza Mahkemesince kooperatifin eski yöneticisi ... hakkında kurulan mahkumiyet kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Ceza Dairesince kaldırıldığını, beraat kararı verildiğini, kesinleşmemiş bir kararın sanığının suçlu ilan edilmesi masumiyet karinesine aykırı olmasının yanında davacının ödemelerinin yapmamasına da dayanak oluşturamayacağını, ....Ağır Ceza Mahkemesinde halen derdest bulunan dava ile de huzurdaki davanın hiç bir alakası olmadığını, .... Asliye Ceza mahkemesindeki davanın konusu imar kirliliği ile de dava ile bir alakasının olmadığını, bu davalarda da mahkum olan kimse olmadığını, kesinleşmiş mahkeme kararı ile suçu sabit olmadıkça hiç kimse suçlu ilan edilemeyeceğini, gerek ... Ceza Mahkemesindeki davanın konusu zimmet iddiası ve gerekse .... Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın konusu imar kirliliği konuları ile davacının hiç bir alakası olmadığını, bu davaların arkasında kendisinin olduğunun ikrarı olan bu durum davacının kooperatife ve kooperatif yöneticilerine olan düşmanlığının da adeta ispatı olduğunu, belediye ile yaşanmış imar sorunları sadece davacının değil kooperatifin tüm ortaklarının sorunu olduğunu, belediye ile yaşanan imar sorunları davacıya ödemelerini yapmama hak ve yetkisi vermediğini, beğenmiyor ise istifa ve kooperatiften ayrılma yolu açık olduğunu, kooperatife karşı açılan davalardan 3 adedi hariç kalan davaların tamamında davacı ya doğrudan davacı, ya katılan yada organize eden olarak davacı yer aldığını, bu durum davacının kooperatife ve yöneticilerine zarar verebilme amacı olduğunu, kooperatif eski yöneticisi ...'in savcılık makamına yaptığı şikayetlerin bu dava ile bir ilgisi olmadığını, davacının ortaklıktan çıkarılma kararı alındığında ... kooperatifin yöneticisi olmadığını, davacı ödemelerini yapmamakta direndiği için K.K. 27 göre ortaklığı düştüğünü, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının mahkemece iptal edildiğini, davacıya borçlarını ödemekten kaçınma hakkı vermediğini, davacı kooperatife karşı düşmanca tavır takındıktan sonra yapılan tüm genel kurulların iptali istemi ile açılan davaların tamamının arkasında yer aldığını, 2012 çalışma yılı için 2013 te yapılan genel kurul eksik nisap nedeni ile iptal edildiğini, daha sonrakilerin tamamın ilk derece mahkemelerince reddedildiğini, istinaf ve temyiz süreçleri devam ettiğini, kooperatif genel kurulu her aşamada tasfiye kararı alabildiğini, Av....'nın kooperatifin kuruluşundan sonra hukuk müşaviri olması ortak olması sıfatı ile genel kurul divan başkanlığına seçilmesinin bu dava ile hiç bir ilgi ve alakası olmadığını, ... kooperatif ile yaptığı sözleşmeler doğrultusunda avukatlık görevini üstlendiğini, kooperatife olan aidat borçlarını da kooperatifin ödeyeceği ücretler ile takas ederek ödeyeceği kararlaştırıldığını, ...'ya tapu devirleri arsa üzerinden yapıldığını, inşaatların teslim edildiği tarih 2017-2018 yılları olup teslim tarihlerinde kooperatife hiç bir borcu olmadığını, bu konunu da bu dava ile bir ilgisi olmadığını, müfettiş ... tarafından düzenlenen rapor itiraz üzerine müfettiş İsmet Zeki Böke tarafından düzenlenen yeni rapor ile ... raporunun hatalı olduğu tesbit edilerek ortadan kaldırıldığını, ...'nın kooperatife olan asıl borcu vekalet ve müşavirlik görevi olduğunu, kooperatifin kuruluşundan beri ve halen bu görevi sürdürdüğünü, kooperatif ortağı olarak yapacağı ödemeler kooperatifçe kendisine ödenecek müşavirlik ücretleri ile takas edildiğini, bankaya yapılması gereken bir ödeme olmadığını, kaldı ki kooperatif ortaklarının ödemelerini bankaya yapma zorunluluğu da söz konusu olmadığını, kooperatif aleyhine yapılan icra takibinde kooperatif adına kayıtlı taşınmazların mal beyanı olarak gösterilmesi doğru olan olduğunu, Avukat yasal vekillik görevinin gereklerini yaptığını, yaptığını, bu bir öç alma olarak düşünülemeyeceğini, davacı sabit ödemeli ortak olduğunu, ortak olurken imzalanan iki yanlı sözleşme ile ödeme miktar ve şekli belirlendiğini, davacı imzaladığı sözleşmenin geçerli olmadığını savunduğuna göre sözleşme geçerli değil ise kooperatif ortaklığı da başından beri olmadığını, kooperatf çok fazla sayıda değişik konut ürettiğini, fiyatlarının ayni olması eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, davacı kooperatif ve kooperatif yöneticilerine olan husumeti nedeni ile değil yapması gereken ödemeleri yapmadığı için ortaklığı kanun gereği düştüğünü, kooperatiflerin dağılmasını düzenleyen KK 81. madde metninde açık bir şekilde genel kurul kararı ile kooperatifin tasfiye edilebileceği yazılı olduğunu, ek cümle ile dağılma düzenlenmiş olup olayımızla bir ilgisi olmadığını, .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... sayılı genel kurul kararlarının iptali davasında, dava ile bir ilgisi olmayan ihtiyatı tedbir karan verilmiş olmakla beraber yargılama sonrası davanın reddine karar verildiğini, istinaf incelemesinde olduğunu, dava dilekçesinin 18. maddesinde yine dava ile hiç bir ilgisi bulunmayan isnat ve iddialarda bulunulduğunu, hiç kimsenin zafiyetinden istifade edilmesi söz konusu olmadığını, bodrum katlarda bağımsız bölüm yapılması genel kurul karan ve belediyenin onayladığı tadilat projesi ile olduğunu, davacı kooperatife ortak olduğu tarihte bu konudaki genel kurul karan alındığını, itirazsız kesinleştiğini, belediyece onaylanan tadilat projesine göre kat irtifakları kurulduğunu, tapuya tescil edildiğini, ruhsatların alındığı dönemde bölge plansız alan durumunda iken bodrum katlarda bağımsız bölüm yapılmasına ilişkin tadilat ruhsatları plansız alanlar Yönetmeliğinin 33. maddesine göre yapıldığını, daha sonra bölgede imar planlan yapıldığını, yapılan imar planına göre yoğunluklar düşürüldüğü gibi kooperatif ile belediye arasında doğan husumetler nedeni ile bölgenin sonradan dahil olduğu ... belediyesince ....İdare Mahkemesince iptal edilmesi sebebi ile yürürlükte olmayan 1996 onanlı plana göre işlemler tesis edildiğini, bu olumsuzlukların tamamı geride kaldığını, zira bölgede en son yapılan ve halen yürürlükte olan imar planına göre kooperatifçe inşa edilen binaların tamamı kazanıldığını, hakların korunması kuralları gereği mevcut halleri ile imar planına işlendiğini, davacı bu durumu açık ve net olarak bildiği halde sırf zarar verdiğini, olumsuz algı oluşturmak amacı ile doğru olmayan iddialan ileri sürdüğünü, bu binaların enkaz ve moloz olduğunu, kendisinin ve örgütlediği bir kısım ortağın ödemelerini yapmaması sebepleri ile kooperatif borçlarını ödeyememiş ve icra takiplerine muhatap olduğunu, kendi kusuru ile hacizlerin konulmasına sebep olan davacının bundan kendine yarar sağlamaya çalışması kabul edilebilir bir durum olmadığını, Bodrum katlardaki bağımsız bölümleri sorun etmeye çalışan davacı kooperatife ortak olmadan bodrum katlarda bağımsız bölümler yapıldığını, tapuya tescil edildiğini, davacı ve arkadaşları bunları görerek ve bilerek ortak olduklarını, daire seçimi yaptıklarını, ödemelerini de seçtikleri bölüme göre yaptıklarını, bodrum katlardaki yerlerle ilgili herhangi bir ödeme yapmadıklarını, davacının ihtarnamelere konu, ortaklığının kanun gereği düşmesine sebep olan borcu konusunda açık bir beyanı ve itirazı olmadığını, ileri sürdüğü isnat ve iddiaları tamamı bu davanın konusu olmayan konulara ilişkin isnat ve iddialar olduğunu, olay son derece basit ve sade olduğunu, davacı ortak taahhüt ettiği ödemelerini yapmadıklarını, keşide ve tebliğ edilen ihtarnamelere rağmen ödememekte direndiği için Kooperatifler kanununun 27. Maddesine göre ortaklığı kanun gereği düştüğünü, kooperatif yönetim kurulunun kararı inşai değil açıklayıcı mahiyette bir karar olduğunu, hiç kimse kendi kusuruna dayanarak bir hak talebinde bulunamayacağı gibi kendi edimini yerine getirmeyen tarafın karşı taraftan edimini yerine getirmeyi isteme hakkına sahip olmadığını, davacı bir yandan kooperatifi zarara uğratmak ve adeta batırmak için denemedik yol bırakmadığı gibi imzası ile ödemeyi taahhüt ettiği borçlarını da ödememekte direndiği için kooperatif ortaklığı sona erdiğini, davacı isnat ve iddiaları yerinde olmadığı gibi taleplerinin de yasal dayanağı olmadığını, davanın tümden reddine karar verilmesini gerektiğini, davanın yersizliği ve haksızlığı sabit olacağından davanın reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali ve tapu iptal tescil davası olarak açılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/03/2021 tarihli ve ... sayılı ortaklıktan çıkarma kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, 05/09/2011 tarihli kooperatif ortaklık senedi ile davacı adına tahsisi edilip, zilyetliğinin devralındığı iddia olunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.
Mahkememizce yapılan son celsede, üyelikten ihraç kararının iptali talebi ile tapu iptal tescil talebi aynı davada görülemeyeceğinden tapu iptal ve tesciline ilişkin talebe dair davanın tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi İnşaat Mühendisi ... ... vekili tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile: "Öncelikle, Tapu iptal ve tescilin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun takdirinin, tamamen mahkemeye ait olduğunu, başkaca yasal sorunlarının bulunmaması kaydıyla, dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 26.08.2021 tarihindeki takyidatsız piyasa rayiç değerinin; 356.000 TL olabileceği, tarafların sair hususlardaki taleplerinin takdirinin ise mahkemeye ait olduğuna ilişkin" rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 07.10.2023 tarihli raporda: "Davalı kooperatifinin 05.09.2011 tarihinde düzenlediği ortaklık senedine göre davacı ...'ın ortak olma isteğinin kooperatif yönetim kurulunun 04.09.2011 tarih ve 362 sayılı kararı ile sabit bedelle üyeliğe kabul edildiği, davalı kooperatifin 26.06.2011, 24.06.2012, 30.06.2013 tarihinde yapılan genel kurullarında alınan kararlar gereği kooperatife diğer normal üyeler dışında sabit bedelle ortak alınması hususunda yönetime yetki verildiği, böylelikle davacının da 26.06.2011 genel kurulun yönetim kuruluna verdiği yetkiye dayanarak sabit bedelle kooperatife ortak kaydedildiği anılan uygulamanın 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, davacıya üyeliği gereği ...-1 parselde B Blok 38 nolu nolu 3+1 çatı dubleksli dairenin tahsis ve 2011 yılında teslim edildiği, sabit bedelli olarak üyeliğe kabul edilen davacının davalı kooperatife toplamda 97.500,00 TL ödeyeceğini kabul ettiği, taraflar arasında imzalanan en son 20.07.2013 tarihli hukuki durum rapor tablosuna göre davacının davalı kooperatife 63.500,TL yi peşin olarak ödediği anılan tablodan görüldüğü üzere 2013 Temmuz ayı ile 2016 Nisan ayı dahil olmak üzere aylık 1.000 TL şeklinde toplam 34.000 TL ödemesinin kaldığı, bu ödeme tablosuna göre davacının dosyaya sunduğu ödeme belgelerinden anlaşıldığı üzere 2014 Eylül ayı dahil ödemelerini yaptığı, ancak 2014 yılı Ekim ile 2016 Nisan ayı dahil 19 aylık taksit ödemesini yerine getirmediği, sabit bedelle ortak kaydedilen davacının taahhüt ettiği ödemelerini geciktirmesi ve yerine getirmemekte direnmesi halinde sabit bedelle ortaklığa kabul edilen davacı hakkında 1163 sayılı kanun ve kooperatif ana sözleşme hükümleri gereğince ortaklıktan çıkarılma usul ve esasları dahilinde ihraç işlemlerinin yürütülmesinde aykırılığın bulunmadığı, davacıya gönderilen ihraç kararının 28.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, huzurdaki davanın ise harç makbuzu gereği 26.08.2021 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında ihraç kararının iptaline yönelik davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde, süresinde açıldığı, davalı kooperatif tarafından keşide edilen ihtarname içeriklerinde ihraca dayanak tutulan borca esas yıl, ay ve ödeme miktarı belirtilerek her iki ihtarnamede de 18.995,00.TL tutarında sadece ana para borcunun davacıdan ödenmesinin istendiği , iş bu borcun 1. ihtarın tebliğinden itibaren 10 gün içinde, daha sonra 2. ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde tahsilinin istendiğinin açık şekilde belirtildiği, her iki ihtarname içeriğinde 2014 Ekim- 2016 NİSAN arasındaki toplam 18.995,00 TL olarak tahsili istenen alacakların ödemesinin ihtarın keşide edildiği tarihte 1 ay geciktirilmiş olduğu, ihtarname içeriğinde tahsili talep edilen alacak miktarı, taksit sayısının taraflar arasında akdedilen sabit bedelli ortak ödeme tahakkukuna göre sadece ana para alacaklarının istenmiş olması, tahsili talep edilen alacağın gerçek bir borcu yansıtması ve davacının da 28.12.2020 tarihinde cevaben keşide ettiği ihtarnamesinde anılan bu ihtarnameleri tebliğ aldığını kabul ve beyan ettiği gibi ihtara konu borcun ödendiği yönünde bir beyanı olmadığı, aksine tapu kaydı üzerinde takyidatların bulunması nedeniyle borcun ödenemeyeceğini cevabi ihtarname ile bildirdiği ve ihraç kararının davacıya ... yevmiye ile 28.05.2021 tarihinde muhatabına tebliğ edildiği dikkate alındığında keşide edilen ihtarların 1163 sayılı kanunun 27 ve ana sözleşmenin 14. Maddesine uygun olduğu tespit edilmekle davacının 1163 Sayılı Kanun'un 16. ve 27. maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü ve ihracın da yasaya uygun olarak alındığı sonucuna ulaşıldığı, yapı kooperatiflerinin asıl amacı ana sözleşmede belirtildiği üzere edimini yerine getiren üyesini konut sahibi yapmak olup üyelik gereği tahsis etiği bağımsız bölümü üyesi adına tescil etmekle yükümlü olduğu, üyenin yükümlülüğünün ise yine 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme ile belirlenmiş olup genel kurulca alınan kararlar çerçevesinde akçeli yükümlülüklerinin tamamını kooperatife karşı yerine getirmekle mükellef bulunduğu, bu durumda akçeli yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağın tapu iptal ve tescile hak kazanamayacağı, davacının ihracına konu ihtarnamelerde belirtilen bakiye 18.995,00 TL'lik borcuna mahsuben icra dairelerine ihraç kararının tebliğinden sonra 89/1 haciz ihbarnamesi gereği 6.479,25 TL'yi 24.09.2021 tarihinde, 2.165,12 TL'yi 06.10.2021 tarihinde ve 03.11.2020 tarihinde ... Yapı Kooperatifi hesabına 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 13.644,37 TL'yi kooperatif üyeliği gereğince ve ihtarnameye konu edilen borcuna mahsuben ödediği, 6.840.TL lik ödemenin ise site yönetimine ilişkin olduğu düşünülerek bu ödemenin bakiye kalan üyelik borcundan mahsup edilmeyerek, davacının bu duruma göre üyeliği gereği davalı kooperatife 5.350,63 TL daha ana para borcunun bulunduğu sonucuna varıldığı, davalı kooperatifin 08.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında davalı kooperatif yönetim ve tasfiye kurulu asil üyeliklerine ...'ın seçildiği ve kooperatifin 26.06.2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı genel kurulunda yapılan yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine kadar yönetim kurulu olarak görev yaptıkları anlaşılmakla davacı hakkında alınan 30.03.2021 tarih ... sayılı ihraç kararında imzası bulunan ...nin yetkili yönetim ve tasfiye kurulu üyeleri olduğunu, davalı kooperatifin davacı dışında borcu olan kooperatif üyelerine ihraç işlemi yapmayarak borçlu olan bir kısım üyeleri adına tahsis ettiği bağımsız bölümleri tapuda tescil edip etmediği yönünden tespit ve değerlendirme yapılabilmesi için davalı kooperatifin ticari tüm defter ve kayıtlarının dosyaya sunulması ile davalı kooperatif nezdindeki tüm tapu kayıtlarının dosyaya celp edilmesi gerekecek olup bilirkişi kurulumuzca mevcut dosya kapsamı itibariyle bu yönden (eşitlik ilkesi yönünden) inceleme ve değerlendirmenin yapılamadığını, davacının kooperatif üyeliği gereği akçeli yükümlülüğünün tamamını yerine getirmediği ve devam ettiği bununla beraber tasfiye halinde bulunan davalı kooperatifin 3.şahıslara olan borçlarından dolayı adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde birden fazla haciz tatbik edildiği görülmekle beraber, davalı kooperatifin 2011 yılından beri konutta ikamet eden davacı ortağından borcu tahsil etmek yerine konutunu geri almaya yönelik girişim başlatmasının TMK 2.maddesinde düzenlenen iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmeyeceği yönündeki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde bulunduğu yönündeki bilirkişi görüş ve kanaatine ilişkin" rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 13.08.2024 tarihli raporda: "... Kooperatifi'nin üyesi davacı ...'ın ödeme tablosuna konu 2011-2023 yılları arasında tutmakla yükümlü olduğu ticari defterler çeşitli mahkemelerde ve vergi dairesinde incelemede olduğundan ancak 2020,2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin incelendiği, davacı ...'a 05.09.2011 tarihinde kooperatif üyesi olarak 3+1 Çatı dublex konut 669-01 parsel, B blok 38 no.lu dairenin tahsis edildiği, tapu tescilinin ... adına yapılacağı, cari hesap kartında sabit bedelli tamamı 97.500 TL ödeme yapması gerektiği ve 78.505 TL ödediği, 07.04.2015 tarihinden sonra bir ödemesi görülemediğinden 18.995,00TL borcu kaldığı ve tapunun (EK:9) davalı ... Kooperatifi'nin adına kayıtlı olduğu görülmüş, davalı kooperatifin 18.995,00TL borcuna istinaden davacının ortaklıktan çıkarılma işlemini başlattığı, tasfiye halinde bulunan davalı kooperatifin 3.şahıslara olan mahkeme ilamına dayalı kesinleşmiş icra takip borçlarından dolayı uhdesinde tuttuğu kayıtlı taşınmazlar üzerinde birden fazla haciz tatbik edildiği görülmekle , davacının da bu dosyalardan gönderilen 89/ 1 haciz ihbarnamesi gereği davalı kooperatifin borcuna ilişkin icra dosyalarına yatırdığı ödemelerin muhasebe kayıtlarına davacı cari hesabına işlenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davalı kooperatifin tasfiye halinde bulunduğu ve ferdileşme işlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığı dikkate alındığında davalı kooperatifin 2011 yılından beri konutta ikamet eden davacı ortağından borcu tahsil etmek yerine konutunu geri almaya yönelik girişim başlatmasının TMK 2 maddesinde düzenlenen iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmeyeceği yönündeki hukuki değerlendirmenin tamamen sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı kooperatifin 2014-2016 yıllarında Ferdileşme işlemleri Sonucu Akçeli Yükümlülüklerini Tam Olarak yerine Getirmeyerek Borcu Olan Emsal Ortaklar (... ile başlayan tablomuz) Adına Tapu Tescili Yaptığının tespit edildiği, Ancak Benzer Şekilde Borcu Olan Davacı ...'a ise Tapu Tescili Yapılmadığı Anlaşılmakla, davacıya ortaklığına bağlı olarak tapu tescili yapılmaması ve ortaklıktan çıkarılması yönünde alınan kararın üyeler arasında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine (Koop. Kanunu 23. Md.) uygun olmadığı" yönündeki bilirkişi görüş ve kanaatini içerir raporlarını sunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda; davacıya gönderilen ihraç kararının 28.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, mahkememizde görülen işbu davanın 26.08.2021 tarihinde açılmış olduğu, buna göre de davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporların bir bütün halinde değerlendirilmesine göre davalı ... Kooperatifi'nin tespit edilip incelenen 2020,2021 ve 2022 yılları ticari defterleri ve diğer ilgili kayıtlarına göre, davacı ...'a 05.09.2011 tarihinde kooperatif üyesi olarak 3+1 Çatı dublex konut 669-01 parsel, B blok 38 no.lu dairenin tahsis edildiği, tapu tescilinin ... adına yapılacağı, cari hesap kartında sabit bedelli tamamı 97.500 TL ödeme yapması gerektiği ve 78.505 TL ödediği, 07.04.2015 tarihinden sonra bir ödemesi görülemediğinden 18.995,00 TL borcu bulunduğu, taşınmazın tapusunun davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu, davalı kooperatifin bahsi geçen 18.995,00TL borç için davacının ortaklıktan çıkarılma ihtarları gönderdiği, tasfiye halinde bulunan davalı kooperatifin 3.şahıslara olan mahkeme ilamına dayalı kesinleşmiş icra takip borçlarından dolayı uhdesinde tuttuğu kayıtlı taşınmazlar üzerinde birden fazla haciz tatbik edildiği, davacının da bu dosyalardan gönderilen 89/ 1 haciz ihbarnamesi gereği davalı kooperatifin borcuna ilişkin icra dosyalarına yatırdığı ödemelerin muhasebe kayıtlarına davacı cari hesabına işlenmesi gerektiği, davalı kooperatifin tasfiye halinde bulunduğu ve ferdileşme işlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, davalı kooperatifin 2011 yılından beri konutta ikamet eden davacı ortağından borcu tahsil etmek yerine konutunu geri almaya yönelik girişim başlatmasının TMK 2 maddesinde düzenlenen iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu kanaatine varıldığı, ayrıca davalı kooperatifin 2014-2016 yıllarında ferdileşme işlemleri sonucu akçeli yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeyerek borcu olan emsal ortaklar ..., ... adına tapu tescili yaptığının tespit edildiği, ancak benzer şekilde borcu olan davacı ...'a ise tapu tescili yapılmadığı, her ne kadar davalı kooperatif vekili bu ortakların borçları için senetler alındığını ve kooperatifin iş yaptığı kişi ve firmalara bu kıymetli evrakların iş bedeli olarak verildiği yönünde savunmada bulunmuş ise de bu husus yapılan incelemelerde tespit edilememiş ve bu konuda ispat getirilememiş olduğu anlaşılmakla, davacıya ortaklığına bağlı olarak tapu tescili yapılmaması ve ortaklıktan çıkarılması yönünde alınan kararın üyeler arasında Kooperatifler kanunu 23. Madde kapsamında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine uygun olmadığı kanaati ile, davacının ihraç kararının iptaline ilişkin davasının kabulü ile, davalı kooperatifin, davacının ihraç edilmesine ilişkin 30/03/2021 tarihli ... sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının ihraç kararının iptaline ilişkin davasının kabulü ile,
Davalı kooperatifin, davacının ihraç edilmesine ilişkin 30/03/2021 tarihli ... sayılı ihraç kararının iptaline,
2-Tefrik sonrası davanın niteliğine göre Harçlar kanunu gereğince alınması gereken maktu 615,40 TL harçtan davacı vekilince peşin olarak yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 556,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı tarafça taşınmazın değerine ilişkin olarak yatırılan 341,55 TL peşin harç ve 5.738,10 TL tamamlama harcının tefrik edilen tapu iptal tescil dosyasında değerlendirilmesine,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 127,10 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 69,40 TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 11.069,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL, dava dışı Mehmet Şençer tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı asil ve vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır