T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/800 Esas
KARAR NO:2024/260
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/12/2021
KARAR TARİHİ:28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca .... İcra Müdürlüğü’nüb ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu şirketin davacıya olan borçlarının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine borçlu şirket tarafından 10.04.2019 tarihinde itiraz edildiğini ve 12.04.2019 tarihli tensip ile takibin durdurulduğunu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığını, akabinde davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olan itirazının iptalini dava konusu yapma zorunluluğunun doğduğunu, taraflar arasında 03.03.2017 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak davacının, davalı şirkete iş makinası kiraladığını ve saatlik çalışma yaptığını, davalı borçlu şirketin davacıya olan borcunun; 30.11.2017 tarih ve ... seri numaralı, 30.12.2017 tarih ve ... seri numaralı, 30.01.2018 tarih ve ... seri numaralı, 31.01.2018 tarih ve ... seri numaralı, 20.02.2018 tarih ve ... seri numaralı faturalardan doğduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini ve yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğunu belirttiğini, ancak taraflar arasında imzalanan 03.03.2017 tarihli “Alt Yüklenici Sözleşmesi” nin 8 no.lu Anlaşmazlık hali başlıklı maddesine göre; bu sözleşmenin uygulanmasında oluşabilecek anlaşmazlık halinde taraflar İstanbul mahkeme ve icra dairelerini yetkili kıldığını, tarafların tacir olduğunu, aralarında HMK 17. Maddeye göre yetki sözleşmesinin mevcut olduğunu, buna göre İstanbul icra daireleri ve dolayısıyla işbu davada da İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu, sözleşmede aksine bir hüküm de olmadığından İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin taraflar arasındaki uyuşmazlıkta münhasır yetkili olup genel yetki kurallarının uygulanmayacağından davalının iddia ettiği gibi ... İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde davalının davacıya borcu bulunmadığını, borcun tamamına, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini ve takip dayanağı belgelerin tebliğ edilmediğinden itiraz hakkını saklı tuttuklarını belirttiğini, davacının bu faturaları davalı şirket yetkilisine elden tebliğ ettiğini, şirket yetkilisinin faturaları tebliğ aldığını ve üzerine şirketin kaşesini de vurduğunu, ayrıca bahsi geçen faturalara davalı şirket tarafından TTK, TBK ve ilgili mevzuatta belirtilen yasal sürede herhangi bir itiraz yapılmadığını, söz konusu faturaların davacı şirket tarafından usulüne uygun olarak ticari defterlerine de işlendiğini, davacının ticari defter ve kayıtlarının ayrıca BA-BS formalarının incelenmesi neticesinde davalı şirketin davacıya olan borcunu ödemediği davacı şirkete takipte belirtilen faiz ve ferileri hariç 142.184,66 TL borcu olduğunun açık ve net olarak ortaya çıkacağını, davalı şirketin kötü niyetli olarak süre kazanmak ve alacaklarını sürümcemede bırakmak için takibe itiraz ettiğini, bu sebeple yapılacak yargılama sonucunda davalı şirketin aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, davalının haksız olarak yaptığı itirazının kaldırılması ile icra takibinin devamına, davalı borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça hukuki ihtilafın iş makinesi ve damperli kamyon kiralanmasından kaynaklandığının belirtildiğini, sözleşme niteliği itibari ile kiralama sözleşmesi olduğunu, HMK madde 4 hükmü gereği işbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığını, Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığından, zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde özetle, davalı ile iş ilişki içerisinde olduğunu, işbu ticaretten kaynaklı borcun karşılığında icra takibine konu edilen faturaların bulunduğu ve ödenmediğini iddia ettiğini, ancak iş bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin ticari kayıtlarında davacıya ödenmemiş her hangi bir borcu bulunmadığını, davacının sözde alacağına konu ettiği fatura ile ilgili davalı şirketten hiçbir alacağı olmadığını, takibe konu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini ve davalı şirket kayıtlarında böyle bir fatura mevcut
olmadığını, dolayısıyla davacının davalıdan hiçbir alacağı bulunmadığının sabit olduğunu, ayrıca davacının başlattığı icra takiplerinde başkaca herhangi bir takip dayanağının da söz konusu olmadığını, fatura ve cari hesap dökümünün tek başına alacak iddiasını kanıtlayan bir belge olmadığını, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davacının başlattığı icra takiplerinde başkaca herhangi bir takip
dayanağının da söz konusu olmadığını,
Dolayısıyla salt faturanın kesilmesinden veya cari hesap ekstresinden iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmayacağı gibi fatura konusu işin de yapılarak iş sahibine teslim edildiğinin davacı tarafından kanıtlanmış olmasının zorunlu olduğunu, belirtilen sebeple davanın bu yönden de reddi gerektiğinin açık olduğunu, davacının işbu davayı açmasında HMK madde 114/1-h uyarınca hukuki yararı bulunmadığını, zira TTK 18/3 uyarınca davalı şirkete hiçbir bildirim yapılmadığını, davacı tarafın davalı şirkete TTK madde 18/ gereğince usulünce hiçbir bildirim yapmadığını, bu sebeple HMK madde 114/1-h uyarınca dava şartı olan hukuki yararın işbu davada bulunmadığını, usule ilişkin itirazlarının dikkate alınarak davanın usulden reddine,
Sayın Mahkemece esasa girilecek olursa yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın esastan reddine,
davacı tarafın, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkuk edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki sözleşme dolayısıyla davalının borçlu olduğu iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebi noktasında toplandığı anlaşıldı.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporundan özetle; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi mümkün olmadığından dava konusu uyuşmazlık konusunda tespit yapılamadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi ek raporundan özetle; Dosya kapsamı belge ve bilgiler kök raporda yer almakta olup, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi mümkün olmadığından dava konusu uyuşmazlık konusunda tarafımca tespit yapılamadığı, “Davacı şirket ticari defter ve kayıtları Talimat Raporu ile hazırlanmış olup, davacı şirketin sadece 2017 ve 2018 yılları incelenmiştir. Oysa huzurdaki dava itirazın iptali olup, dava konusu icra takip tarihinin 2019 yılı olduğu ve dava tarihinin 2021 olduğu dikkate alınmamış olduğu, incelemenin 2019, 2020 ve 2021 yıllarını kapsamadığı, tespit edilmiştir.
Dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları, ticari defter ve belgeler bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğu, 30.11.2017 tarih ve ... seri numaralı, 30.12.2017 tarih ve ... seri numaralı, 30.01.2018 tarih ve ... seri numaralı, 31.01.2018 tarih ve ... seri numaralı, 20.02.2018 tarih ve ... seri numaralı
faturalardan doğduğu, mahkememizce talimatla alınan bilirkişi raporunda 2017 ve 2018 dönemine ilişkin faturalardan dolayı davalının davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının bu fatura karşılığı olan bedeli ödediğini ispatlayamadığı, böylece haksız şekilde icra takibine itirazda bulunduğu görüldüğünden davacının süresinde açmış olduğu itirazın iptali davasının kabul edildiği yine davalının haksız şekilde likit olan alacağa itiraz etmesi dolayısıyla icra inkar tazminatında hüküm altına alındığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında 93.744,58 TL'ye ilişkin yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu alacak yönünden aynı koşullarda devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 18.748,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 6.403,69 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.717,24 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 4.686,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 67,8 TL masraf ile yargılama aşamasında yapılan 4.621,00 TL olmak üzere toplam 4.688,8 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.091,39 TL yargılama gideri, peşin yatan harç gideri 1.717,24 TL toplamı olan 4.808,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretini davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul-ret oranına göre 449,71 TL'sinin davacıdan, 870,29 TL'sini davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır