T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/164 Esas
KARAR NO :2024/793
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/03/2022
KARAR TARİHİ:18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında depolama hizmetleri ve ortak iş yürütme amaçlı olarak sözlü anlaşma durumu mevcut olduğunu, söz konusu ticari ilişkinin kurulması ve yürütülmesi için görüşmeler yapıldığını ve davalı tarafça davacıdan iş için belirli bedellerin talep edildiğini, davacının davalı tarafa 14.14.2018 havale tarihli 10.000,00 TL, 22.03.2021 havale tarihli 45.000,00 TL ödeme yaptığını, bunun yanında ortaklık ilişkisinin yürütülmesi ve işlemlere başlanılması için davacının, davalı şirket adına ... plakalı araç kiraladığını, kiralanan araç için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.650,00 TL benzin fişi, araç kiralama bedelleri ve harcamalar olarak 13.943,00 TL benzin ve araç kiralama bedelleri olarak harcama yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000,00 TL talep edildiğini, Taraflar arasında her ne kadar ortak iş yapma konusunda anlaşılmış olsa da davalı tarafın ortaklıktan caydığını ve davacının yaptığı ödemeleri iade etmediğini, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan kendisi hakkında .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı taraf ile davacı arasındaki ilişkinin belgeler ile kayıt altına alındığını, icra takibini uzatmak amacıyla borca itiraz edildiğini, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup aynı zamanda belirlenebilir bir alacak olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı şirket tarafından davaya cevap dilekçesi veya başka bir beyan dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet ve ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 58.000,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 29/03/2023 tarihli raporunda özetle;
"-İşbu davaya konu icra takip talebinde ana para alacağının 58.000,00 TL olduğu, dava esas değerinin de 58.000,00 TL olarak belirlendiği,
-İcra ödeme emrinde takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığı, alacağın tahsiline kadar yasal faiz talep edildiği,
-İcra konusu alacak talebi için toplam 10.000,00 TL+45.000,00 TL +14.848,00 TL=69.848,00 TL tutarlı makbuz ibraz edildiği,
-Yukarıda her bir makbuz ayrı ayrı değerlendirildiğinde bir veya birden çok kabulün Sayın Mahkemenin takdirlerine ait olabileceği, tüm taleplerin kabulü halinde toplam alacağın en fazla 58.000,00 TL icra talebindeki ana para tutarı olabileceği, bu noktada toplam bir olası alacak talebinin işbu neticede belirtilemeyeceği, ancak davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirkete yapılan ve kayıtlı tek ödemenin 45.000,00 TL tutarlı ödeme olduğu, ancak ... banka hareketlerinde bu ödemenin gösterilmediği,
-Diğer yandan davacı vekilinin sözlü anlaşma ile ortaklık ilişkisinin yürütülmesi ve işlemler başlanılması için davacı tarafından bu masrafların yapılmış olduğu ancak davalının anlaşmadan caydığını ileri sürmekte olduğu ancak bu iddianın sunulan araç benzin v.s giderler ile ilişkilendirilemediği,
-Davacının delil listesinde davalının borcu kabul ettiği Whatsapp mesaj görüntüleri adı ile sunulan yazışmaların ... adına ... Hanım ile davacı adına ... ile yapıldığı, celp edilen ticaret sicil kayıtlarından ...'ın davacının yetkilisi ve ortağı olduğu, ancak ... Hanım'ın davalıdaki konumunun tespit edilemediği," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz 17/01/2024 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı gereğince, davalı tarafın rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi hususunda ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi sunmuş olduğu 21/05/2024 tarihli ek raporunda özetle;
"-İşbu davaya konu icra takip talebinde ana para alacağının 58.000,00 TL olduğu, dava esas değerinin de 58.000,00 TL olarak belirlendiği,
-İcra ödeme emrinde takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığı, alacağın tahsiline kadar yasal faiz talep edildiği,
-Davacı/alacaklı şirketin takip talebinde;
45.000,00 TL yapılan ödemeyi yıllık adi kanuni faiz ile, 10.000,00 TL yapılan ödemeyi yıllık adi kanuni faiz ile, 3.000,00 TL kiralanan araç ve masrafları yıllık adi kanuni faiz ile 58.000,00 TL toplam alacağı tahsili tarihine kadar faiz, masraf ve vekalet ücreti ile tahsilini T. Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca talep ettiği,
-Huzurdaki icra takip tarihi 21.12.2021 dava tarihi ise 02.03.2022 tarihi olduğundan,
Sunulan dekontlara göre;
-19.11.2021 tarihinde hisse payı iade açıklaması ile 5.000,00 TL, 15.12.2021 tarihinde hisse payı iade 2 açıklaması ile 5.000,00 TL, -03.10.2023 tarihinde iade hisse açıklaması ile 15.000,00 TL,
Davalı tarafından davacı şirkete ödeme yapıldığı,
-Buna göre 19.11.2021 ve 15.12.2021 tarihli toplam 10.000,00 TL ödemenin icra ve dava tarihinden önce yapıldığı,
-03.10.2023 tarihli 15.000,00 TL ödemenin ise dava tarihinden sonra yapıldığı,
-Davacı şirket ticari defterlerinde muhasebe ilkelerine riayet edilmediği anlaşılmakla davalıdan olan 45.000,00 TL alacak tutarının yada başka bir alacak/borç tutarının 31.12.2021 tarihli kapanış bilançosunda ve 01.01.2022 tarihli açılış bilançosunda bulunmadığı,
-Ancak banka tarafından sunulan ödeme bilgilerinin doğru olduğu anlaşılmakla ticari defterler ile uygunluk sağlanmasa da Sayın Mahkeme tarafından 3 adet dekont ile yapılan toplam 25.000,00 TL tutar ödemenin kabulü halinde;
-Davacı şirketin icra takip tarihinde ve dava tarihinde 45.000,00 TL alacak tutarının 35.000,00 TL olması gerektiği,
-Davacı şirketin icra takip tarihi ile dava tarihinden sonraki talep ettiği 45.000,00 TL alacak tutarının 20.000,00 TL olması gerektiği,
-Davalı vekilinin 20.000,00 TL tutarın elden ödendiği şeklindeki beyanına yazılı belge olmadığından itibar edilemeyeceği, Sonucuna varılmaktadır.
İcra takibi ile 14.12.2018 tarihli 10.000,00 TL ödeme talebi hususunda kök rapordan farklı bir sonuca ulaşılamadığı, davacı şirketin 11.10.2019 tarihinde kurulduğu, 10.000,00 TL ödemenin 2018 yılına ait olduğu, ödeyen firmanın davalı firma olmadığı, davacı firmanın 2018 yılı ticari defterleri de henüz kurulmadığından bu ödemenin ticari defterlerde kaydının tespit edilmediği, ayrıca makbuzda görüldüğü gibi ödeyen zaten o tarihte kurulu olmayan davacı şirket değil dava dışı ... isimli şahıs olduğu, doğal olarak ticari defterlerde kayıt tespit edilmediği, davacı şirketin İstanbul Ticaret Odası firma bilgilerinde şirket ortağının ve yetkilisinin ... olduğu, bu nedenlerle davacı firma için bir zarar ödemesi ya da alacağı olduğunun kabul edilemeyeceği (kök raporda 5-6 no.İIy sayfada bu bölümde sehven davacı firma yerine davalı firma dendiği)
İcra takibi ile istenilen 3.000,00 TL tutarın ise kabul edilemez olduğunun kök rapordaki 6 no.lu sayda açıkça izah edildiği, ayrıca davacı vekilinin sözlü anlaşma ile ortaklık ilişkisinin yürütülmesi ve işlemler başlanılması için davacı tarafından bu masrafların yapılmış olduğu ancak davalının anlaşmadan caydığını ileri sürmekte olduğu ancak bu iddianın sunulan araç benzin v.s giderler ile ilişkilendirilemediği,
-Davacının delil listesinde davalının borcu kabul ettiği Whatsapp mesaj görüntüleri adı ile sunulan yazışmaların ... adına ... Hanım ile davacı adına ... ile yapıldığı, celp edilen ticaret Sicil kayıtlarından ...'ın davacının yetkilisi ve ortağı olduğu, ancak ... Hanım'ın davalıdaki konumunun tespit edilemediği," şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan ek bilirkişi raporu ile işbu davaya konu olan ödemeler bakımından davacı tarafından davalıya gönderilen toplam 45.000,00 TL bedelin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki beyanlar kapsamında davalının da kabulünde olduğu, ödeme kayıtlarından 5.000,00 TL ve 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davacıya takip tarihinden önce iade edildiği, 15.000,00 TL'nin ise dava tarihinden sonra davacıya iade edildiği, takip konusu olan 3.000,00 TL'lik masrafın davalı ile bağlantısı bulunduğu hususu yönünden ispata elverişli delil bulunmadığı dolayısı ile bu miktardaki talebin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu hali ile bakiye 30.000,00 TL'nin asıl uyuşmazlık konusu olduğu, 20.000,00 TL'lik ödeme bakımından davalı tarafça sunulan rapora karşı itiraz dilekçesinde elden geri ödendiği savunması yapılmış ve ispatı bakımından da davacı tarafa yemin teklifinde bulunulmuş ise de davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığından yemin deliline dayanma hakkı bulunmadığı gözetilerek bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ve davalının da kabulünde olan 20.000,00 TL'nin davacıya iadesi gerektiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu olan 10.000,00 TL bakımından ise bilirkişi ek raporunda dava dışı ... tarafından davalı şirkete ödendiği belirtilmiş ve ödemenin davacı şirket ile ilişkisinin tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiş ise de tüm dosya kapsamı ve ödeme yapan ...'ın davacı şirket yetkilisi olan ...'ın babası olduğu ve bu ödemenin de davalı şirkete davacı şirket adına kurulması planlanan ortaklık bakımından yapıldığı kanaatine varılmış olmakla toplam 30.000,00 TL yönünden takibin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne ve bu miktar bakımından alacağın likit olduğu gözetilerek alacağın %20'si oranında hesap olunan 6.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaliyle, takibin toplam 30.000,00-TL ( 20.000,00-TL + 10.000,00-TL) üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak miktarı olan 30.000,00-TL üzerinden %20 oranında hesap olunan 6.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 2.049,30-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 990,00-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 1.059,30-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.082,70-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 2.837,00-TL olmak üzere toplam 3.919,70-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.026,48-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 990,00-TL'nin toplamı olan 3.016,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 28.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-1.560,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 806,83-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır