T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/214 Esas
KARAR NO:2025/179
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/03/2022
KARAR TARİHİ:13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı şirket, koku, kolonya ve çeşitli kişisel ve ev kullanımı ürünlerinin üretimi ve satışı ile iştigal eden Türkiye'de kurulu bir şirket olduğunu, ürünlerini pazarlama yollarından biri ürün konseptine uygun mağazalar geliştirerek bunları doğrudan veya franchise vermek yoluyla faaliyet gösterdiğini, davacı şirket çeşitli ürünlerin toptan, perakende, sanal ve reel ortamda ticareti ile iştigal eden Türkiye'de kurulu bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ve davalı arasında 9 Eylül 2019 tarihinde bir Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca davacı, dava konusu ürünlere ilişkin en geniş kapsamlı franchise haklarını Rusya Federasyonu ve Sözleşme'de tanımlanmış siyasi ve coğrafi bölgeler içerisinde münhasıran davacı şirket'e verdiğini, müvekkili şirket sözleşmeye güvenerek Rusya Federasyonunda kurduğu ve hisselerinin tamamı kendisine ait olan dava dışı ... ... isimli şirketi sözleşme'nin gereklerini yerine getirmek üzere görevlendirildiğini, davacı ve davalı 14.10.2019 tarihinde sözleşme ile davacıya verilen tüm hakların aynı zamanda davacının iştiraki ... tarafından da kullanılabileceği konusunda bir ek protokol imzaladıklarını, sözleşmenin imzalanmasından iki ek protokül imzalanmasından ise bir ay sonra Aralık 2019 tarihinde Covid-19 pandemisi önce Çin Halk Cumhuriyeti'nde ortaya çıktığını, akabinde Ocak ve Şubat 2020 aylarında ülkemiz ve Rusya Federasyonu da dahil hemen hemen tüm dünyaya yayıldığını, Covid-19 pandemisine rağmen davacı, franchise konusu ürünlerin satış, pazarlama, sponsor, iş ortağı temini gibi mükellefiyetlerini mümkün olduğu ölçüde yerine getirmeye ve bunun için yatırım yapmaya devam ettiğini, bu kapsamda 16 ve 19 Haziran 2020 tarihlerinde Rusya Cumhuriyeti'nde yapılmış olan satış işlemlerine konu ürünlerin temini için davalıya iki ayrı sipariş geçtiğini, siparişler davalı tarafından kabul edildiğini, ancak bunun akabinde kabul edilmiş olan siparişlerin teslimatı davalı tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin gerçekleştirilmediğini, davacının 2 Temmuz 2020 tarihli temerrüt ihbarını müteakip, 28 Temmuz 2020 tarihli fesih ihbarnamesi ile davalı sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız bir şekilde feshedildiğini, davacı fesih keyfiyetini kabul etmediğini, yapılan müzakereler ve arabuluculuk girişimleri sonuçsuz kaldığını, tazminat talepli işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, davacı, gerek doğrudan, gerek 4100 iştiraki ... şirketi aracılığıyla önemli miktarlarda para, zaman ve insan gücü gerektiren yatırımlar yaptığını, davalının tek taraflı haksız feshi nedeniyle bu yatırımları karşılıksız kaldığını, bu yatırımlara örnek olarak, davacı'nın ilgili resmi mercilere başvurarak davalının ürünlerinin Rusya Federasyonu ve ilgili bölgelerde satış ve pazarlamasının yapılabilmesi için aldığı sertifika ve lisanslar, tuttuğu lojistik depolar, özellikle bu iş için istihdam ettiği personel, sanal kanallardan satış için yapılan bilişim ve alt yapı yatırımları, Türkiye'de ve Rusya Federasyonu'nda ihracat ve ithalat için şirket yatırımları, büro tefrişi, pazarlama giderleri ve internet sitesi kurulumu, muhasebe ihracat ve diğer operasyonlar için sistem kurulumu ve danışmanlık yatırımları da sunulduğunu, tazmini talep edilen zarar kalemleri davacı ve davacının iştiraki şirketin kayıtlarına göre, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik toplam 75,000 Euro tutarında hesaplandığını, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 75.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte filli ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: sözleşme davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davacının haksız feshe ilişkin iddialarının reddinin gerektiğini, davacı, sözleşmedeki rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ek protokolün 3.1. ve 3.2. maddeleri uyarınca davacı şirketin %100 iştiraki olan, Rusya adresinde bulunan ve ... vergi numarası ile kayıtlı ... ..., davacı şirketin sözleşmeden doğan tüm haklarını kullanmaya yetkili ve sözleşmeden kaynaklanan sorumlulukların ifasından ve ifaya aykırılıklardan davacı şirket ile müteselsilen sorumlu kılındığını, davacı tarafından sözleşmeye aykırı olarak ve müvekkili şirketten de yazılı izin almaksızın ... ... ile sponsorluk ilişkisi kurulduğunu, bu husus davacı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkili şirket yetkilisi ... ...’ye hem ikili telefon görüşmelerinde iletildiğini, hem de ... ile müvekkili şirket yetkilileri ...nin katıldığı 7 Temmuz 2020 tarihli zoom görüşmesinde beyan edildiğini, müvekkili Şirketten izin alınmadan sponsorluk ilişkisi kurulması hakkında doğrudan bilgiye sahip olan tanık (Heymi Yensarfati) deliline dayanılacağını, gerekirse davacı şirket yetkilisi ... bakımından yemin talep etme haklarının saklı tutulmasının gerektiğini, Franchise Sözleşmeleri de sözleşmede açıkça kararlaştırılmamış olsa dahi doğası gereği franchise alanın rekabet etmeme yükümlülüğünü gerektirdiğini, franchise sistemine dahil tüm gayri maddi malları kullanma yetkisine ve bilhassa işletme know-how’ına vâkıf olan franchise alanın sadakat yükümlülüğünün bir sonucu olarak franchise verenin kendisine sunduğu gayri maddi mallardan faydalanmak suretiyle franchise verenle rekabet ilişkisi içerisine girmesi, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, franchise verenin franchise alandan işin geliştirilmesi için gerekli bütün çabayı göstererek özen ve sadakat yükümlülüklerine uygun davranması ve bir diğer işletmenin markasını tanıtma veya sponsorluğunu üstlenmeme yönünde haklı bir beklentisi oluşacağını, Rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden davranış franchise sözleşmelerinin esaslı unsurlarından taraflar arasındaki güven ilişkisini ciddi manada zedeleyeceğinden ve sözleşmenin devamını tehlikeye düşüreceğini, franchise veren sözleşmeyi haklı sebeple derhal feshedebileceğini, franchise sözleşmesi taraflar arası güven ilişkisine dayandığından rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlali sonucu haklı nedenle fesih sebebinin oluşması halinde franchise vereni sözleşmenin devamını getirme konusunda zorlamanın anlamı olmayacağını, ... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 28/07/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile sözleşme’nin 19.2. maddesi uyarınca müvekkili şirketin önceden yazılı izni olmadan müvekkili şirket markası dışında hiçbir ürünü tanıtma veya herhangi bir şekilde sponsorluğunu kabul etme hakkına sahip değilken davacı şirketin sponsorluk anlaşması yapması nedeniyle sözleşmeyi haklı ve derhal feshettiğinin kabulü gerektiğini, davalı, sözleşmedeki asgari satın alma yükümlülüğünü ve mağaza açma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davacının mücbir sebebe ilişkin iddialarının reddinin gerektiğini, davacı şirket, müvekkili şirketin haklı sebeple feshi nedeniyle zarar talebinde bulunamayacak olduğunu, uğradığını iddia ettiği zararları da somutlaştırmak ve bunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirket tarafından sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiği iddiasıyla açtığı tazminat talepli davada ileri sürdüğü iddiaları haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, haksız, maddi ve hukuki dayanak içermeyen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki 19/09/2019 tarihli franchise anlaşmasının ve 14/10/2019 tarihli ek protokolün davalı şirket tarafından feshinin haklı olup olmadığı, bu bağlamda davacının sözleşmedeki rekabet etmeme yükümlülüğünü, asgari satın alma yükümlülüğünü ve mağaza açma yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, davalının davacıyı sözleşmeyi revize etmeye zorlayıp zorlamadığı, bu durumun davalının fesih işlemine etkisinin olup olmadığı, davacı tarafın mücbir sebebe ilişkin iddialarının yerinde olup olmadığı, davacının kendisi tarafından kurulan ... firmasının kapanmasından dolayı zararlarını talep edip edemeyeceği, neticeten feshin haksız olması halinde davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmıştır.
Mahkememizdeki dava 22/03/2022 tarihinde açılmakla dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 24.08.2023 tarihli bilirkişi kök raporunda:" Davacı şirketin sözleşme kapsamında, dava konusu Franchise Sözleşmesinin ilk yılı dolmadan 53 gün önce davalı şirket tarafından feshedildiği görülmekle, sözleşmede öngörülen bir yıllık süre dolmadığı halde, ilk yıl için belirlenen sayıda mağaza açma yükümlülüğünü ve ilk yıl için ürün satın alma yükümlülüğünü yerine getiremediği,19.09.2020 sözleşme başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar geçen sürede (bir yılın dolmasına 53 gün kala süre içinde) davacı şirketin 360.000.-USD tutarında ürün alma yükümlülüğünü yerine getirmediği, alınan ürün tutarının yaklaşık 18.860,25 USD tutarında kaldığı, davacının sözleşmenin ilk 1. yılında toplam 3 mağaza açması gerekirken bunun ilk yılın sona ermesine 53 gün kala (fesih tarihi itibariyle) gerçekleşemediği, ancak her ne kadar bu yönü ile davacının sözleşme hükmüne aykırı riayet ettiği ifade edilebilecekse de dosyaya mübrez cevaba cevap dilekçesi ekindeki maillerden davalı şirketin sponsorluk anlaşmasından 13.06.2020 tarihli mail ile haberdar olduğu ve bu sponsorluğa karşı herhangi bir itiraz yahut çekince ileri sürdüğünün tespit olunamadığı, hâl böyle olunca bu hususun taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin zımnen revizeye uğradığını tevsik eder nitelikte olduğu, bu nedenle kanaatimizce davacının sponsorluk yasağına dair hükmü ihlal ettiğinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması ve dolayısıyla davacının sözleşmenin 19.2. maddesine aykırı davrandığı ifade edilebileceğinden sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından ve davacının herhangi bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmayacağı, covid-19 pandemisinin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gereken bir durum olduğu, Covid- 19 pandemisinin davalının edimlerini yerine getirmemesi hususunda bir imkansızlık hali yarattığı sonucuna varılmakla ve dolayısıyla söz konusu imkansızlığın geçici olduğu düşünülmekle birlikte sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi esasında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini tamamıyla ortadan kaldırdığının ifade edilmesi gerektiği, bu açıklamalar kapsamında Sayın Mahkeme tarafından davalının ediminin mücbir sebebe bir başka ifade ile Covid 19 pandemisine dayalı olarak yerine getirilmediği kanaatine varılması halinde söz konusu halin davalıya haklı bir fesih hakkı vermediği sonucunu doğuracağı, buna karşın Muhterem Mahkemece davalının ediminin Covid 19 pandemisine dayalı olarak yerine getirilmesinden bahsedilemeyeceği kanaatinde olunması halinde söz konusu halin davalıya haklı bir fesih hakkı verdiğinin ifade edilebileceği, mahkemece sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği kanaatinde olunabileceği ihtimaline binaen açıklamalarımıza davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının ne olduğu yönündeki değerlendirmelerle devam edildiğinde 2020 yılı sonu itibariyle taraflar arasında, usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari kayıtlara göre borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, bu konuda taraflar arasından bir çekişme bulunmadığı, ancak davacı şirketin talebi olan 75.000,00 Euro tutarındaki gider/masrafların, davacı şirketin iştiraki olan ...'e ait sunulan noter onaylı belgelerden dayanaklarının tespit edilemediği ve denetlenemediği, her ne kadar denetlenemese de yukarıdaki tabloda yer alan masraf kalemlerinin "Franchise Alan" konumundaki davacının sorumluluğunda olacağı, davacının sözleşmeye göre kendi sorumluluğunda olan harcamalardan dolayı, feshin haksız olduğu kanaatine varılması durumunda, yapmış olduğu giderlerden beklediği getiriyi almasına fırsat verilmemiş olması nedeniyle, dayanak belgelerini sunulması ve denetlenebilmesi şartıyla, fesih tarihine kadar yapmış olduğu harcamaları, davalıdan talep edebileceği "şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 04/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: "Sözleşmenin devam ettiği 09.09.2019-28.07.2020 tarih aralığında davacı tarafından, davacının iştiraki ...'e ait sözleşme için yapılan harcama ve yatırımları ifade ettiği iddiası ile sunulan belgelerin kabulü halinde, davacı taraf için talep edilen zarar tutarının; 41.073,68 EURO olarak hesap edilebileceği, diğer tüm hususlar açısından heyetimizce kök raporda yapılan tespit ve ulaşılan görüşlerimizi değiştirecek bir unsurun bulunamadığı " şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
Mahkememiz dosyasının 12/12/2024 tarihli duruşmasında, davacı tarafça takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren de üç (3) aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olduğundan, HMK 150/5.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın HMK 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 20.820,03 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.204,63 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır