T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/354 Esas
KARAR NO:2023/998
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/04/2013
KARAR TARİHİ:27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalıların sahibi oldukları arsa üzerine akaryakıt istasyonu inşası ve davalı ...'na bayilik verilmesine ilişkin 14/06/2006 tarihinde protokol imzalandığını, inşaat bittikten sonra ise 04/10/2007 tarihinde ... ile akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ... ile ...'nun da 400.000,00-TL bedelli ipotek vererek ...'nun borç ve taahhütleri ile olası cezai şartlarının 400.000,00-TL'sini müşterek ve müteselsil kefil olarak üstlendiklerini, davalının ödemesi gereken 47.211,58-TL cari hesap borcunu muhtelif ihtarlara rağmen ödemediğini, borcuna karşılık çek verdiğini fakat çekin karşılıksız çıktığını, icra takibine rağmen borcun ödenmediğini, temerrüte düşen davalının sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin 12.maddesi çerçevesinde davalılardan alınan 15 yıllık intifa karşılığında davacı şirket tarafından istasyon yapılan yatırımların toplam bedelinin 143.993,00-TL olduğunu, yine davalılarla 16/06/2006 tarihli bir intifa tesis sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ikinci maddesine göre "Tarafların iradesi dışında herhangi bir resmi makamın emir, karar ve müdahalesi veya kamulaştırma gibi nedenlerle istasyonda akaryakıt satışlı imkansız hale gelir...., (intifayı) terkin hakkını kullanması halinde kendisine ait malzeme ve teçhizatı söküp alacak, anlaşma halinde sabit yatırımları o günün rayiç bedelinin peşin ödenmesi koşuluyla bayiye terk edecektir..." ibaresinin yer aldığını fakat bayi ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle sabit yatırımların tutarlarının ödenmediğini, davalılar hakkında açılan davanın süre yönünden reddedildiğini, yatırımın rayiç değerinin 118.379,00-TL olduğunu, ayrıca sözleşmeye göre 5 yıl süreyle her yıl 1000 m3 olmak üzere toplam 5000 m3 akaryakıt satacağını, aksi halde metreküp başına 30,00-USD cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bayiliğin devam ettiği 3 yıl boyunca 2776 m3 altında satış yapıldığını, bunun karşılığı olarak 83.280,00-USD cezai şart ödenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin haklardan feragat edilerek 15.000,00-USD, ayrıca borçların süresinde ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshine neden olunması nedeniyle bayilik sözleşmesinin 25.maddesi gereğince fazladan feragat ederek 25.000,00-USD olmak üzere toplam 40.000,00-USD'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmşitir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında devam eden sözleşme bağlamında müvekkilinin borçlarının karşılığında 47.211,58-TL bedelli çek verdiğini, bu çeke ilişkin olarak .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan bu takip haricinde bir borcun bulunmadığını, sözleşme kapsamındaki alım satım nedeniyle ortaya çıkan borçlar ile icra takibine konu edilen borçların aynı olduğunu, mükerrerliğin söz konusu olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, bu nedenle davacının ancak menfi zararını talep edebileceğini, müspet zarar kapsamında cezai şartın talep edilemeyeceğini, sözleşmedeki cezai şarta ilişkin hükümlerin, müvekkilinin ekonomik hürriyetini sınırlayacak nitelikte olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 66.maddesi gereğince davanın reddinin gerektiğini, tapu kayıtlarına göre istasyonunu kurulduğu yerdeki intifa hakkının davacıya ait olmadığını, intifa hakkı bulunan dava dışı şirkete 150,00-TL ödendiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; bayilik iptaline itiraz ettiğini, davacının rekabet ortamına uymayarak davalı ...'nunu zarar etmesine neden olduğunu, bayiliğin iptalinin hukuksuz olduğunu, 14/05/2011 tarihinde yeni yasadan dolayı anlaşmaların Devlet tarafından iptal edildiğini, uzun süreli anlaşmaların 5 yıla indirildiğini, bu kapsamda sözleşmenini kanunen bitmesi gerektiğini, arsa sahiplerine ise bayiliğin iptali konusunda hiç bir ihtar gelmediğini, intifa hakkının davacıda olması nedeniyle, davacının 14/05/2011 tarihine kadar arsayı kiraya verebileceğini ya da kendisinin çalıştırabileceğini, davacının bayiler arasında farklı fiyat politikaları uyguladığını, bazı müşterilerine ucuz ve vadeli akaryakıt sağladığını, bu uygulamalar nedeniyle davalı ... ...'nun büyük zararlar ettiğini, böylece borçlu duruma düştüğünü belirterek davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının rekabet kurallarına uymadığını, kasten intifa hakkını kullanmadığını, davalı ...'nu bilerek zarara uğrattığını, intifa sürelerinin Devlet tarafından 5 yıla indirildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talepetmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedenine dayalı olarak cezai şart, sabit yatırım bedeli ile cari hesap borcunun tahsili talebi ile açılan alacak davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; 02.02.2017 tarih ve 2014/... E- 2017/... K. Sayılı davanın kısmen kabulü ile; 47.211,58 TL cari hesap alacağının 21/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, 40.000 USD cezai şart 3095 sayılı yasa 4/a maddesi uyarınca davalı ... ... ... alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden cari hesap ve cezai şart isteminin ve tüm davalılar yönünden davacının sair taleplerinin reddine dair verilen kararın, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2017/... E- 2019/.. K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2022 tarih, 2020/... Esas, 2022/... karar sayılı ilamı ile;
"Davacı, sözleşmeyi fesh ederken davalının cari hesap bakiyesini ödemediği vakıasına dayanmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin FESİH başlıklı 24.maddesinde ‘‘... borç ve taahhütleri yerine getirmediği ve süreli ihtara rağmen akdi ihlale devam ettiği...’’ hükmü yer almakla cari hesap alacağından dolayı sözleşmeyi fesh etmek için öncelikle ihtarda bulunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi taraflar arasında asgari alım taahhüdüne ilişkin protokolün 2. maddesinde kararlaştırılan cezai şarta tamamen hak kazanılması için davacının sözleşme döneminin bitimini müteakip ihtirazi kayıt koymaksızın mal teslim etmesi önceki döneme ilişkin cezai şart hakkından vazgeçtiği şeklindeki Dairemiz uygulamaları gözetilerek davacının buna ilişkin bir irade beyanı olup olmadığı araştırılarak olmadığının tespiti halinde sadece son yıla ilişkin taahhüdü ihlale bağlı cezai şart talebinde bulunulacağı gözetilerek verilecek uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuş olup, dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydedildiği, mahkememiz 22/02/2023 tarihli celsede Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı şirket ile davalı ... ... arasında 04.10.2007 Tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye istinaden davalılara ait taşınmaz üzerinde 15 yıl süre ile 22.06.2006'da intifa hakkı tesis edildiği, keza davacı ile davalılar arasında akdedilen 22.06.2016 tarihli ipotek sözleşmesi ile (400.0000TL bedelle) davalılara ait taşınmazda ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... şirketinin işbu davadan kaynaklanan tüm hak alacaklarını .... Noterliğinin 10/10/2017 tarih, ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye devrettiği ve temlik alan ... A.Ş. 'nin davacı sıfatı ile dosyaya kaydının yapıldığı, mahkememizce uyulmazına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda eksikliklerin giderilmesi için temlik eden davacının iflas etmiş olması sebebiyle mahkememizce 22/02/2023 tarihli celse ara kararı ile, .... İflas Dairesinin... İflas sayılı dosyasına ilişkin tasfiyenin usulünün ve iflas idare memurları ya da masa vekilinin iletişim bilgilerinin bildirilmesinin istenilmesine ve bu ara kararın ikmalinden sonra Yargıtay bozma ilamı ve Mahkememizce bozma sonrası düzenlenen tensip zaptının iflas masasına tebliği ile bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilecek şekilde bilgi verilmesinin istenilmesine karar verildiği, ara karar uyarınca iflas dairesine yazılan müzekkere yanıtında temlik eden şirket iflas idaresi masa vekilinin bildirildiği ve İflas İdaresi Masa vekili ...'na tebligat yapıldığı ancak dosya kapsamına ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı bu sebeple bozma ilamı doğrultusunda dosyanın mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla öncelikle bozma sebebi yapılan ilk husus olan; "Taraflar arasındaki sözleşmenin FESİH başlıklı 24.maddesinde ‘‘... borç ve taahhütleri yerine getirmediği ve süreli ihtara rağmen akdi ihlale devam ettiği...’’ hükmü yer almakla cari hesap alacağından dolayı sözleşmeyi fesh etmek için öncelikle ihtarda bulunması gerektiği" yönündeki değerlendirme bakımından dosya ele alındığında temlik eden davacı ... şirketi tarafından gönderilen fesih ihbarnamesinde davalıya ödeme için süre verilmediğinden akde aykırılık; somut olayda cari hesap borcunun ödenmemiş olması nedeniyle 25.000 dolarlık cezai şart talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, akde aykırılık sebebiyle ceza şart talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Diğer bozma sebebi olan; taraflar arasında asgari alım taahhüdüne ilişkin protokolün 2. maddesinde kararlaştırılan cezai şarta tamamen hak kazanılması için davacının sözleşme döneminin bitimini müteakip ihtirazi kayıt koymaksızın mal teslim etmesi önceki döneme ilişkin cezai şart hakkından vazgeçtiği şeklindeki Dairemiz uygulamaları gözetilerek davacının buna ilişkin bir irade beyanı olup olmadığı araştırılarak olmadığının tespiti halinde sadece son yıla ilişkin taahhüdü ihlale bağlı cezai şart talebinde bulunulacağı" kapsamında bozma ilamı doğrultusunda beyanda bulunulması hususunda
temlik eden şirket iflas masa idare vekiline duruşma zabtı ve bozma ilamı ve temlik alan davacı vekiline ise bozma sonrası tensip zaptı ve bozma ilamı tebliği ile kesin süre verilmiş olup, temlik alan davacı vekili tarafından bilgi sahibi olunmadığı yönünden beyanda bulunulmuş, temlik eden şirket iflas masa vekili tarafından ise beyanda bulunulmamıştır. Dolayısı ile dosya kapsamında bulunan delil içeriklerine göre davacı tarafın davalı asıl borçluya ihtirazi kayıt koymaksızın mal teslim etmeye devam ettiği bozma öncesi bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasına göre davacının alım taahhüdüne aykırılıktan dolayı sadece son yıla ilişkin cezai şart isteminde bulunabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Bozma öncesinde alınan bilirkişi heyet raporuna göre; İbraz edilen mal satış listelerine göre, bayiye satışı yapılan akaryakıt ürünlerinin miktarları aşağıda yer alan tabloda gösterildiği şekildedir.
Sözleşme 08.03.2011 tarihinde fesih edildiğine göre son yıl olan 2010 yılına ilişkin alım taaahüt miktarına göre eksik kalan miktarın belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanmış bulunan Protokol'ün 2. Maddesinde; intifa süresince ve bayilik sözleşmesinin geçerli olduğu her yıl için akaryakıt ürünlerinden (Kurşunsuz Benzin. Süper Benzin ve Motorin) en az 1.000 metreküp satın alınacağı, bu taahhüdün yerine getirilmeyen her metreküpü için bayinin ...'ya 30 USD ceza ödeyeceği kabul ve taahhüt edildiğine göre;
Alım taahhüdü: 1.000 m3 - 2010 yılındaki alım 40,389 m3 = eksik kalan miktar 959,611 m3, olup, buna göre 30 USD X 959,611 m3 = 28.788,33 USD'dir. Davacı tarafça alım taahhüdüne aykırılık sebebiyle 15.000,00 Dolar talep edilmiş olduğu gözetilerek taleple bağlı kalınarak mahkememizce daha evvelki karar ile tahsiline karar verilen 15.000 dolar üzerinden davanın kısmen kabulüne, sair istemler bozma dışında tutulduğundan sair taleplerin reddine, arsa sahipleri davalılar ... ile ...'nun talep konularına ilişkin şahsi sorumlulukları bulunmadığından davalılar ... ve ... yönünden davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Ayrıca, 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 27. fıkrası ile eklenen HMK’nin 305/A fıkrasının; "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesini içerdiği ve mahkememizce verilen kısa kararda hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen bozma dışında tutulmuş olan 47.211,58 TL'lik cari hesap alacağına yönelik talep hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; mahkememiz kararına (5) nolu hüküm fıkrası olarak; " 47.211,58 TL cari hesap alacağının 21/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacı ... A.Ş.'ye verilmesine," şeklindeki hükmün eklenmesine hükmün HMK 305/A maddesi uyarınca bu şekilde tamamlanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Akde aykırılık sebebi ile haklı feshe dayalı cezai şart talebinin reddine,
2-Alım Taahhüdüne aykırılık sebebiyle cezai şart talebinin kabulü ile, 15.000-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı (Temlik alan) ... A.Ş'ye verilmesine,
3-Sair taleplerin reddine,
4-Davalılar ... ve ... yönünden davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine,
5- 47.211,58 TL cari hesap alacağının 21/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacı ... A.Ş.'ye verilmesine,
6-Alınması gerekli 4.823,47-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.893,70-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 929,77-TL eksik harcın davalı ...'ndan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 3.921,75-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 5.482,55-TL olmak üzere toplam 9.404,30-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.218,76-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 3.893,70-TL'nin toplamı olan 8.112,46-TL yargılama giderinin davalı ...'ndan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınıp davacıya verilmesine,
10-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 25.180,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır