T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/489 Esas
KARAR NO : 2025/62
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2022
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; üvekkili ile alacaklı olduğunu iddia eden ... arasında hiçbir alış veriş ya da ticari ilişki bulunmadığını, taraflar arasında para alış verişi de olmadığını, müvekkil adına kayıt ve tescilli olan ancak kendisine verilen vekaletname kapsamında diğer borçlu ... tarafından işletilen ... yolu ... adresinde bulunan yeme içme yerinin, müvekkilinin ... ilinde yaşıyor olması nedeniyle bu işyeri ile alakalı tüm iş ve işlemleri diğer borçlu ...' un yönlendirdiğini, diğer borçlu ...' un menfi tespit davasına konu kambiyo senedinde adı bulunan ...'ın oğlu ... ile söz konusu işlerini "gayri resmi iki ortaklı olarak "çalıştırmak istediklerini, ...'ın söz konusu ortaklık için nakit para koyduğunu, ...'ın koymuş olduğu paranın belgelenmesi gerektiği ancak ... resmi ortak olarak görünmek istemediğinden İstediği ... Olarak Babası ...'a bir senet verilmesini önerdiğini, bahse konu işyerinin de müvekkili adına kayıt ve tescilli olduğu için bu ortaklığı ispat etmesi amaçlı olarak müvekkiline zorla ve tehditle icra takibine konu senet o süreçte resmi eşi olan diğer borçlu Mehmet tarafından imzalatıldığını, ancak müvekkilinin bu iş anlaşması ve sonuçlarından " anlaşma sürecinde " haberdar olmadığını, imzalandığı süreçte tarihsiz ve boş olan senet ise de daha sonra alacaklı olduğunu iddia eden tarafından doldurulduğunu, ...'ın sermaye olarak koyduğu para ya da para koyup koymadığı hiçbir zaman açıklanmadığını, diğer borçlu Mehmet'in bilgisinde olan senedin bedelinin ödendiğini, birkaç ay öncesinden müvekkiline bildirildiğini, müvekkili ile ne ... ne de ... arasında bir iş görüşmesi ya da iş anlaşması olmadığını, ...'ın bu ortaklıktan beklediği karı alamayınca senet doldurularak devreye konduğunu belirtmiş, güveni kötüye kullanmak suretiyle doldurulan ve hiçbir ticari ilişkiye dayanmadan müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen kambiyo senedinin borçlusunun müvekkili olmadığı, senet alacaklısı olarak görünen şahıs ile arasından en ufak bir bağlantı ya da para alışverişinin bulunmadığı, keza bu kişiyi tanımaması nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçu işlemek suretiyle doldurulan senedin borçlusunun müvekkili olmaması nedeniyle menfi tespit taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin en başında davacı vekili müvekkili ile alacaklı arasında alış veriş ticari ilişki olmadığını belirtmiş daha sonra ise kira, boşanma, yeme içme yeri açma vs birçok konudan bahsettiği, bu noktada çelişkiler yumağı başladığı, ilişki yok derken 4 sayfalık çeşitli olaylardan bahsedildiği, kendi içinde çelişki içeren dava dilekçesinin inandırıcılığı olmadığı, dava dilekçesinde kira , boşanma, yeme içme yeri açma vs birçok konu açıklanmış olup, bu olayların hiçbiri alacaklıyı bağlamadığı, zaten ortada sebebe bağlı olmayan bir kambiyo seneti mebvut olduğu, ayrıca olayların tamamı alacaklıdan bağımsız borçlular arasındaki ilişkiden kaynaklı olduğu, borçluların kendi içindeki anlaşmazlıkları alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, çünkü ortada borçluların imzalayarak verdiği bir borç senedi söz konusu olduğu, borçlu olunmadığının bu aşamada iddia edilmesi dahi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çünkü icra takibi kesinleşmiş, üzerinden uzun süre geçmiş ,hacizler ve takibat devam etmekte iken davacının iddia ettiği hususlar gerçekten var idiyse bu zamana kadar neden itiraz edilmediği, bu noktada borçlu olunmadığı iddiası samimiyetsiz olduğu, Kaldı ki; davacı borçlu takip ve dava konusu edilen bu borcu ödemek için müvekkille görüşmüş ancak sunmuş olduğu fiyat teklifi müvekkil tarafından kabul edilmediği, borçlu olunmadığı dava dilekçesinde soyut iddialarla açıklanmaya çalışıldığı, yukarıda yazılı açıklamalarımız ve delillerimizin taktiri ile açılan davanın reddi,kötüniyetli olarak borçlu olunduğu halde menfi tespit istendiğinden %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, icraya konu senet ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın ... dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icraya konu edilen 200.000,00 TL meblağlı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, her ne kadar davacı vekili icra takibine konu edilen senedin borçlusunun kendisinin olmadığını, boşandığı dava dışı eşi olan ... olduğunu, bu senedin resmiyette kendi adına olan işyerine ortak olarak girmek isteyen ancak resmiyette görülmek istemeyen ...'ın babası ...'a bir senet verilmesinin önerilmesi dolayısıyla dava dışı eski eşinin zorla ve tehditle imzalatıldığını, bu senedin borçlusunun kendisi olmadığı iddiasıyla işbu davayı açmış ise ve dilekçeye ekli tarihsiz şahitler huzurunda belirtilen senetten dolayı borcun dava dışı ...'a ait olduğu belirtilmiş ise de 15/10/2021 vade tarihli, 01/05/2021 düzenleme tarihli, 200.000,00 TL meblağlı senedin altındaki imzanın davacıya ait olduğu, davacının bu senedi zorla imza altına aldığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gibi dava konusu senedin illiyetten mücerret olduğu, bu nedenle itirazlarının yerinde olmadığı, davacının senetten dolayı borcun dava dışı eski kocasına ait olduğunu ve dosya içerisinde bulunan tarihsiz belgede bu hususta belirtilmiş ise de senet altındaki imzanın davacıya ait olması ve kıymetli evrağın niteliği gereği illiyetten mücerret olması dolayısıyla davacının dava konusu senetten dolayı sorumlu olduğu, dava dışı eski koca ile aralarındaki rücu ilişkisinin ise baki olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ildiği üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.145,50-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.530,10-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 32.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/01/2025
Katip ...
Hakim ...