T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/579 Esas
KARAR NO:2024/398
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/02/2016
KARAR TARİHİ:16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 03/11/2015 tarihinde sondaj işi yapılması için sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin müvekkiline yüklediği tüm edimleri davacının yerine getirdiğini, sözleşmede belirtilen işi zamanından önce tamamladıklarını, buna rağmen belirlenen tutar olan KDV dahil 113.280,00-TL nin parça parça 50.000,00-TL sinin ödendiğini kalan kısmın ödenmediğini, bu rakamın tahsili ile davacıya ödenmesi için huzurdaki davanın açıldığını, müvekkilinin fatura düzenleyerek davalı yana gönderdiğini davalı yanın tebliğ aldığını ancak ödeme yapmadığını, davalının 63.280,00-TL üzerinden temerrüte düştüğünü, 18/01/2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili ile yapılan yargılama bedelleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacının belirttiği gibi edimini yerine getirmemesinin mümkün olmadığını. Müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacının üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmediğini, sözleşme gereğince yaptığı işi tam bitirmediğini kontrollerini yapmadan teslim etmeye çalıştığını eksik bıraktığı iş sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşmede işin test edilip tamamlanarak teslim edilmesinde yapılacak ödemeyi iş tam olarak bitirilmediğinden yapmadıklarını bu sebeplede işi yarım bıraktığından davacıya bir borçlarının bulunmadığını, sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davanın taraflar arasındaki Sondaj Sözleşmesinden kaynaklanan ve davalı tarafça sözleşme bedelinden eksik ödendiği iddia olunan kısma ilişkin alacak davası olduğu tespit edilmiştir.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporundan özetle; Davacı yüklenicinin üstlendiği Su Sondaj Kuyusu yapımı işinde; Kuyu Kütüğü’ne göre, kuyu çapında sözleşmede belirlenmiş ölçüler dışında delme güçlüğünden kaynaklanan ve teknik olarak anlaşılabilir değişiklik nedeniyle yeterli çakıllamanın yapılamadığı, özellikle 80-120 m arasındaki kumlu & killi birimde çakıllama hataları olduğu, suyun bulanıklaşmasına sebebiyet verildiği, dolayısıyla çakıllama işlemin tam ve usulüne uygun yapılmadığı; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ışığında başkaca bir sözleşmeye, fen ve ilim ilkelerine, usul ve yöntemlere dair imalat/uygulama hatası tespit edilemediği, Çakıllama işinin tam ve usulüne uygun olarak yapılmaması / suyun berraklığının etkilenmesi şeklinde teknik olarak belirlenmiş ayıbın gizli ayıp değil, ilk başta / anda açık olarak gözlemlenebilecek bir durum olması nedeniyle ( davalı iş sahibinin eserin imali sırasında da çakıllamanın tam ve usulüne uygun yapılmadığını bildiğini kabul ettiği de gözetilerek ) “ açık ayıp ” olarak değerlendirilebileceği, Davalı iş sahibinin “ açık ayıp ” olarak değerlendirilebilecek bu duruma en geç işin ( eserin ) teslim tarihi olan 02.01.2016 tarihinde muttali olduğu, Davalı iş sahibinin TBK.nun 474 – 477.maddelerine göre, yükleniciye karşı uygun süre içinde ayıp ihbarında bulunma şartını yerine getirmediği, su sondaj kuyusu sözleşmesi konusu işi / eseri kabul etmiş sayılacağı, Davalı iş sahibinin işi/eseri kabul etmiş sayılması nedeni ile yanlar arasındaki sözleşme ile belirlenmiş sondaj maliyeti bedeli olan KDV dahil 113.280,00.-TL’dan davalı iş sahibinin ödediği 50.000,00.-TL’nın mahsubu ile davacı yüklenicinin bakiye 63.280,00.-TL’nı davalı iş sahibinden talep ve dava edebileceği, Sayın Mahkemece aksi kanaatle davalı iş sahibince davacı yükleniciye çekilmiş 25.01.2016 tarih ve ... Y.Nolu ihtarnamesinin ayıp ihbarı olarak kabul edilmesi halinde ise; davalı yanın 25.01.2016 tarih ve ... Y.Nolu ihtarnamesi metni ile yargılama sırasındaki beyanlarından “ İş sahibinin Seçimlik Hakları ” na ilişkin TBK.nun 475.maddesi çerçevesinde, “ Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme ” hakkını seçtiğinin kabulü ile sözleşme konusu sondaj maliyetinin, KDV dahil 113.280,00.-TL ( sözleşme birim fiyatları ile örtüştüğü değerlendirilen 04.01.2016 tarih - ... seri / sıra nolu fatura ) olduğu; davalı iş sahibinin kullanımına engel hali bulunmadığı değerlendirilen kuyuyu fiilen kullandığı; ancak filtrelerin daha sık temizlenmesini / değiştirilmesini gerektiren sözleşmeye aykırı ve ayıp niteliğindeki yetersiz çakıllama işlemi nedeniyle ve takdiri Sayın Mahkeme’ ye ait olmak üzere; Davacı yüklenici kesin hak edişinden; takdiren yaklaşık % 7 oranına karşı gelen, 7.929,60 .-TL ( = 113.280.-TL x % 7 ) tutarında hak ve nefaset kesintisi yapılmasının yeterli olacağı, bu durumda Davacı - Yüklenicinin, bakiye Kesin Hak Ediş alacak tutarının; KDV dahil 55.350,40.-TL [ = KDV dahil Toplam Hak Ediş / Fatura bedeli, 113.280,00.-TL – ( Yükleniciye yapılan ödeme, 50.000,00.-TL + hak ve nefaset kesintisi, 7.929,60.-TL ) ] olarak hesap edilebileceği, dolayısıyla davacı yüklenicinin 55. 350,40.-TL tutarındaki alacağı talep ve dava konusu edebileceği, Davalı yanın temerrüdünün, davacının 15.01.2016 tarih ve ... Y.Nolu ihtarnamesinin tebliğinden itibaren verilmiş üç gün sürenin hitamı ile gerçekleşebileceği, söz konusu ihtarnamenin tebliğ şerhine ilişkin belgenin ise dava dosyasında görülemediği, ancak davalı yanca ihtarnamenin 18.01.2016 tarihinde tebliğ olunduğu yolundaki beyanın esas alınması halinde davalı yanın temerrüdünün 19.01.2016 tarihinden itibaren oluştuğu, Tacir sıfatını haiz yanlar arasındaki ticari iş nedeniyle davacı yan alacağına iskonto / reeskont faizi talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin daha önceden davanın reddine ilişkin verilen kararın İstanbul BAM 15 HD'nin 2019/1625 Esas 2022/1004 Karar sayılı ilamıyla ''Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında 03/11/2015 tarihli Su Sondaj Sözleşmesi imzalanmıştır. Sondaj Birim Fiyatı konusunda taraflarca belirti bir birim fiyatta yazılı mutabakat sağlanmış, 04/01/2016 tarihinde faturalandırılmıştır.
Mahkemece ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat akabinde yapılan keşif akabinde inşaat mühendisi ... ile jeoloji yüksek mühendisi ... tarafından düzenlenen 24/05/2017 tarihli bilirkişi kurul kök raporunda; öncesi davacı tarafça yaptırılan ve yapılacak olan sondaj yerini belirleyici jeofijik ölçümlerde; sondaj lokasyonunda çok kalın bir istif şeklinde kesilecek olan çok sert olan bazalt kayaç birimi sonda ameliyesini oldukça zorlaştırdığı, davacı tarafça başlanılan ilk sondaj yerinin kayaç problemleri nedeniyle 18-20m.de terk edilerek, yakın konumdaki 2. lokasyona rotary lip makinayla devam edilip sondajın tamamlandığı, bunların da sondaj maliyetlerini arttıran önemli etkenlerden olduğu, sondajın yapıldığı ... ilçesi ve yakın civarındaki ilçelerdeki böyle bir sondajı yapabilecek önemli sondaj firmaları ile yapmış oldukları detaylı araştırmalar doğrultusunda bu civardaki Bazalt harici normal sayılabilecek kayaçlarda ortalama sondaj maliyetinin (tüm harcamalar dahil olmak üzere) 200,00 TL/m olduğunun tespit edildiği, ancak; davaya konu olan derin sondaj su kuyucunda bazalt Kayaç biriminin yüzeyden itibaren başlayıp, yaklaşık kesintisiz olarak 90 m devam etmesi, formasyonun kalınlığı, kınk ve çatlak sisteminin faal olmasının, başta matkap tüketimi olmak üzere sondajın ilerleme hızını olumsuz etkileyecek sondaj metre maliyetini arttıracak başlıca faktörler olduğu, formasyonun kırıklı ve çatlaklı oluşunun çamur kaçaklarına neden olacağı ve bu durumun bentonit, su sarfiyatını arttıracağı, dava konusu olan sondajda; sondaj maliyetini ciddi anlamda yükseltecek faktörlerin bir çoğu ile karşılaşıldığı, derin sondaj su kuyusunun birim maliyetinin, mcvcut yörede yapılan normal sayılabilecek bir kayaç yapısına sahip sondaj maliyetlerine göre çok farlı olabileceği gerçeğinin ortaya çıktığı, böylesine bir derin sondaj su kuyusunun birim metre fiyatının her şey dahil olmak üzere sondajı yapan firmanın harcamalarıyla suyun çıkışına dek ancak 400.00 TL/m. olabileceği, bu itibarla dava tarihi itibariyle maliyeti istenen dava konusu I20 m.lik derin sondaj su kuyusunun bu veriler ışığındaki maliyetinin davalı tarafça sondaj öncesi hazırlanan sondaj çamur kuyusu ve su ihtiyaçları hariç tutulmak kaydı i1e ( KDV hariç) her şey dahil olmak üıere 48.000.00 TL olduğu, sondaj tesisinin inşaat yönünden incelenmesine bakıldığında sondaj tesisinin 50 cm. yüksekliğinde olan 12 metrekarelik beton zemin üzerine 40x60 kutu profil ve trapez saçtan yapılmış olan baraka yapı olduğu, önden 3m, arkadan 2.50 m. yüksekliği olan saç binanın çatısının yine trapez saç ile kapatıldığı, dava tarihi itibari ile temel subasman betonu, trapez saç duvarlar ve çatıdan ibaret yapının değerinin 5,000,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Aynı bilirkişi tarafından hazırlanan 09/08/2017 tarihli ek raporda; sondaj kuyusunun yeraltı suyu açısından en önemli beslenme noktasının kuyu tabanındaki 8-120 m aralığında bulunan metamorfik şist adı verilen kayaçlardan olduğu, köprülü filtre sistemine sahip olan sondaj borularının özellikle bu tip kayaçlardaki derin sondaj su kuyularının açılımında ve devamındaki teçhiz ve geliştirme işlemlerinde mutlak surette denenmesi gerektiği, davaya konu derin sondaj su kuyusunun başında gözlemlenen yoğun killi kumlu görüntünün sondaj esnasındaki yanlış bir uygulamanın sonucunda oluştuğu, davalı tarafından sondaj başına ve su toplama havuzu çıkışına monte edilen ve devamlı olarak çalışan filtrasyon sistemleri ile maliyetli bir şekilde giderildiği, suyun temiz olarak damlama sistemiyle kullanıldığı, bu eksiklik ve hatanın kuyunun su üretimine olumsuz bir katkı yaptığı, maliyeti artırdığı, sözleşmeye uygunluk konusunun teknik tespitinin kesin olarak yapılamayacağı, ancak davalı tarafa bir zararı olduğu, bu zararın da davacı tarafından sondaj esnasında oluşturulduğu, bu zarar miktarının da yapılan tüm araştırma ve incelemeler sonucunda %14 oranındaki bir orana tekabül ettiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 11/07/2018 tarihli 2. ek raporda; büyük çaptaki filtrasyon cihazının dava tarihi olan 2016 yılı başlarındaki fiyatının yaklaşık 2.000,00TL civarında olduğu, bunun da sürekli olarak çalışan sondaj nedeniyle, cihazın bakım maliyetini devamlı olarak arttırdığı göz önüne alındığında sondaj maliyetine göre ( 48.000,00 ) davalı tarafa oransal olarak % 14 gibi ek bir harcama getireceği, bu değerlendirmenin sondajın olduğu noktada suyun bulanık gelmesi nedeniyle mutlak surette alınması gereken bir önlem konumunda olup, mutlaka geniş çaplı filtrasyon cihazının devreye girmesi ile çözümlenecek bir konu olduğu, yapılan hesaplamalarda: % 14 hata oranı ile fiyat düşümü 6.720,00 TL sonunda sondaj maliyetinin 41.280,00 TL. olduğu, % 18 KDV dahil fatura ile sondaj bedelinin 48.710,00 TL bir rakama ulaşacağı, keşif esnasında yapılan incelemelerde sondajdan çıkan suyun yukarıdaki su toplama ünitelerine hala kili, siltli ve kumlu olarak geldiği, bu yüzden su deposunun cidarlarında korezyona neden olduğunun görüldüğü, bunun yanında damlama sistemlerine giden suyu bu noktada süzen filtrasyon sistemlerinde kil, silt ve kum nedeniyle sürekli olarak değişim ve bakım maliyetinin olduğu, sondaj sonrası suyun toplanıp filtre edildikten sonra damlama sistemlerine ulaşıncaya dek yapılan tüm bu harcamaların davalı tarafça yapıldığı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere; mahallinde yapılan keşif akabinde hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporlarında işin davacı yanca eksik ve ayıplı yapıldığı tespit edilerek ayıp bedeli hesaplanmış ve mahkemece bu raporlar hükme esas alınmak suretiyle bilirkişilerin belirlemesine göre sondajı bedelinin 48.710,00 TL olduğu, davalı tarafça davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, iş eksik ve ayıplı yapıldığından davacı tarafın bakiye iş bedeli olan 63.280,00 TL'yi talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı yanın davalının işin ayıplı yapıldığına ilişkin taraflarına süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik iddiasının mahkemece araştırılmadığı, bu hususa ilişkin delillerin toplanmadığı, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay ( Kapatılan) 15 Hukuk Dairesi ve Yargıtay (Kapatılan) 23. ve 6. Hukuk Dairesi'nin 'nin yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de kanıtlanabileceği kabul edilmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle ayıp ihbarıyla ilgili olarak davalının delilleri toplanıp, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, ve süresinde olup olmadığı saptandıktan sonra, sözleşme tarihine göre yürürlükte bulunan TBK' daki haklar değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar vermekten ibarettir.'' şeklinde kaldırarak mahkememize dosyanın iade edildiği mahkememizce istinaf kaldırma kararı doğrultusunda tanık dinletildiği, bilirkişiden raporlar alındığı, mahkememizce dinlenen tanıklar alınan bilirkişi ek raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde özellikle tanık olarak dinlenen davacı firma sahibi ...'in beyanları göz önünde bulundurulduğunda tarafların anlaşmasına konu sondaj kuyusunun teslimi sırasında dahi davalının taraflarına '' kuyunun çamurlu aktığını söyledi ve biz çalıştırdık test ettik daha sonra temizlenince test ettik'' şeklindeki beyanı dikkate alındığında sondaj işinin bitimi sonrasında kuyunun belirtildiği şekilde çamurlu veya kirli aktığı hususundaki davalı tarafça davacıya yapılan uyarının ve devamında davalı tarafça kuyuya filtreleme malzemelerini veya tesisatını döşemesinin davalı açısından ayıplı bir iş olarak nitelendirildiği ancak işin yapılması ve halen de davalı tarafça sondajın kullanılması hususu dikkate alındığında davalı tarafça işin gereği %100 sorunsuz teslim edilmemiş ise de bu ayıp oranının işin tamamına teşmil edilerek davacının hiçbir talepte bulunulmayacağına ilişkin yaklaşımının doğru olmadığı, davalının sondajı kullanması ve davacının da ayıplı ifa şeklindeki davranışı mahkememizce bir bütün olarak göz önünde bulundurularak bilirkişi marifetiyle tespit edilen bedelden %30 oranında nefaset kesintisinin yapıldığı böylece davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, takdiren %30 hak ve nefaset kesintisi yapılarak 44.296,00 TL ‘nin 19/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli 3.025,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.080,67-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 1.945,18-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.114,17-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 8.216,50-TL olmak üzere toplam 9.330,67-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.531,46-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.080,67-TL'nin toplamı olan 7.612,13-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama aşamasında yapılan 1.689,60-TL masraf olmak üzere davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 506,88-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geriye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır