T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/621 Esas
KARAR NO:2025/700
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:08/07/2022
KARAR TARİHİ:07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirket, dünyaca ünlü " ... " logosu ile yurt içi ve yurt dışı / uluslararası, paket ve hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 02.04.2019 tarihli Taşıma Sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen taşıma sözleşmesi gereği davalı / borçlu şirkete ait gönderiler taşınmış ve gönderi alıcısına teslim edildiğini, davalı / borçlu şirkete ait ... taşıma takip numaralı gönderi, Madrid / İspanya'da mukim ... isimli firmaya teslim edilmek üzere müvekkili şirket tarafından taşınmış ve alıcısı olan firmaya teslim edildiğini, anılan gönderinin İspanya gümrüğünden geçmesi esnasında İspanya gümrüğü tarafından gümrük vergisi tahakkuk ettirilmiş ve anılan gümrük vergisi, gönderinin / gönderi içeriği, davalı gönderen / taşıtan şirketin İHNAÇ ettiği ürünün, İspanya Gümrüğünden geçirilebilmesi / çekilebilmesi bakımına taşıyıcı müvekkili şirket tarafından ödendiğini, anılan gümrük vergisi ödemesi taraflar arasında akdedilen Taşıma Sözleşmesi hükümleri gereği 22.07.2020 tarihli ... numaralı 11.833,62.-TL. tutarlı fatura ile davalı / borçlu şirkete fatura edildiğini, ancak davalı / borçlu şirket, fatura bedelini ödemediğini, bu sebeple davalı / borçlu şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile 21.06.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı / borçlu şirket, 28.06.2021 tarihli dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine ve icra takibine mevzu edilen borca itiraz ettiğini ve işbu itiraz üzerine icra takibi durdurduğunu taşıyıcı müvekkili şirket tarafından keşide olunan ve davalı / borçlu tarafça ödenmeyen fatura, yurt dışında ödenen gümrük vergisi faturası olduğunu, görüldüğü üzere ihtilafın sebebi taşıyıcı müvekkili şirketin ifa ettiği taşıma hizmeti sebebiyle ödemek zorunda kaldığı gümrük vergilerinden davalı / borçlu şirketin sorumlu olup olmadığını, icra takibine mevzu edilen alacak taşıma sözleşmesinden kaynaklanan para alacağı olduğunu, ibraz ettiğimiz emsal kararlara göre para alacakları alacaklının ikametgahında da icra takibine mevzu edilebildiğinde, icra takibinin davacı müvekkili şirketin ikametgahının Kağıthane olması sebebiyle İstanbul İcra Müdürlüğünde başlatılması haklı ve hukuki olduğunu, bu sebeple davalı / borçlu şirketin yetki itirazının reddine karar verilmesini, Davalı / borçlu şirketin ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazı haksız ve usulsüz olduğunu, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirkete ait gönderiyi İspanya'ya taşıdığı, taşınan gönderinin / gönderi içeriği ürünün / eşyanın, İspanya Gümrüğünden geçirilebilmesi / çekilebilmesi için, İspanya Gümrüğüne, gümrük vergisi ödediği ibraz ettiğimiz delilleri ile sabit olduğu gibi, yurt dışında ödenen gümrük vergilerinden gönderenin / taşıtanın sorumlu olduğu ibraz ettiği emsal Yargıtay kararı ile taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi hükümleri ile sabit olduğunu, dolayısı ile müvekkili şirketin icra takip tarihi itibari ile davalı / borçlu şirketten 11.833,62.-TL. tutarında alacağı bulunduğu yapılacak yargılama neticesinde istihsal olunacak bilirkişi raporu ve dosya içeriği ile sübut bulacağını, bu sebeple, davalı / borçlu şirketin icra takibine vaki itirazının iptalini, icra takibinin devamını icra takibine konu edilen alacak faturaya dayalı likit olmakla, haksız yere itiraz eden davalı / borçlu şirketin % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf davalı / borçlu şirkete tahmil kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu icra takibi, alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul İcra dairelerinde açılmış olduğunu, genel yetki kuralları gereğince icra takiplerinde borçlunun yerleşim yeri icra daireleri yetkilidir. davacı her ne kadar dava dilekçesinde; para alacağının alacaklının yerleşim yerinde olacağından bahsetmiş bulunsa da alacak bir para alacağı olmayıp ticari taşıma sözleşmesinden kaynaklı olup genel yetki kuralları veya sözleşmenin ifa yeri müessesesi uygulanması gerektiğini, olay taşıma sözleşmesi olması hasebiyle ifa yeri İspanya oluşu ve genel yetki kuralları gereği, borçlu olduğu iddia edilen müvekkili Kadıköy ilçesinde mukim olduğundan "İstanbul Anadolu Adliyesi"nde bulunan mahkeme ve icra müdürlükleri yetkili olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca 28.06.2021 tarihinde böyle bir borcun bulunmadığı belirtilerek yetkiye, borca, işlemiş faize ve faiz oranına, takibe ve takibin tüm ferilerine süresi içinde itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, mail yazışmalarında açıkça dava konusu olan gümrük vergilerinin dava dışı ispanya'da mukim şirket tarafından defaten tüm ödemelerin yapılacağı belirtilmiş, ödemeleri gösterir evraklar talep edilmiş, davacı ise ödeme yapacak olan ispanyol şirkete istenilen evrakları göndermeyerek masrafları haksız şekilde müvekkile yansıtmış ve fatura kestiğini 28.07.2022 tarihinde davacı şirket tarafından müvekkile "vadesi gelen 11.833,62 TL fatura borcunun olduğu yönünde mail atılmış, müvekkil ise aynı gün verdiği cevabında "Konu ile alakalı firmanız ile görüşme sağlanmıştı bu fatura bedelleri alacaklı firmadan karşılanacaktı arkadaşlarınız ile görüşüp konu hakkında bilgi alabilirsiniz." cevabını verdiğini, müvekkili bu yazışma üzerine davacıya tekrar mail atarak "Lütfen İspanya'daki meslektaşlarınızdan ödeme isteyin, müşterimiz İspanya'daki tüm vergileri ödemelidir. Ödeyenlerin bu e-postalarda bir kopyası var, onları İspanya'ya kadar gümrük takası olmadan sattık ve bize teklifiniz sadece nakliyeydi. Lütfen İspanya'daki meslektaşlarınızın detaylarını müvekkilime gönderin, VERGİ bedelini ödemeye hazırlar." anlamına gelen bir mail attığını, bunun üzerine müvekkili, davacının bir an önce alacağına ulaşması için İspanya'daki şirket ile görüşmüş ve İspanya'daki şirketin ödeme yapmak için faturaları istemesi üzerine davacıya "Lütfen İspanya'daki fatura ayrıntılarını bulun, müşterimiz İspanya'daki tüm gümrük takas masraflarını ödeyecek." bilgilendirmesini yapıldığını, bunun üzerine İspanya'daki dava dışı şirket tarafından davacıya 29.07.2022 tarihinde "Lütfen belgelere ihtiyacım var." maili atıldığını ve faturalara göre ödeme yapılması amacıyla bilgi ve belgeler istenildiğini, müvekkili tarafından aynı gün davacıya mail atılarak "Müşterimizi onlar adına yapılan işlemlerin detaylarını iletirmisiniz ltf?" dediğini ve bir kez daha ödeme yapılması için bilgi ve belge talebinde bulunduğunu, herhangi bir evrak sunulmadığını ve davacı taraf müvekkilden tekrardan ödeme talebinde bulunduğunu, müvekkili ise 05.11.2021 tarihine "Arkadaşlar bize dönüş yapılmadı, tekrar bize fatura kesmişsiniz. Konu ile ilgili muahatabınız alıcı firma info@... . İhracat işlemleri tarafımızca yapıldı ve müşteriye gönderildi. Kargoyu teslim alan arkadaşada talebimiz iletildi kendisi evrakları doldurup işlemi tamamladı. Bize kesilen faturayı size iade kestik bugün. Söz konusu ödemede muhatabınız muhasebesel olarak şirketimiz değildir ki zaten muhatap alıcı sizden evrak istediğini belirten mailer attı." cevabını vermiş ve; konuyla ilgili muhatabın müvekkili değil, İspanyol şirket olduğunu, İspanyol şirketin evrak talebini yinelediğini, bunun üzerine 05.11.2021 tarihinde dava dışı İspanyol şirket tarafından müvekkile "Belgelerin doğru olmadığını, bu sebeple mahsup işlemi veya ödeme işlemi yapmayacağını, aksi taktirde vergi dairesi ile sorunlar yaşayabileceğini" belirten bir mail atıldığını, dava dışı İspanyol şirket tarafından evrakların gönderilmesi vergi ve gümrük masraflarının davacı tarafından ödenirse doğrudan kendilerine ödeme yapılacağını, eğer davacı tarafından ödeme yapılmazsa bu vergi ve masrafların kendi vergilerinden mahsup edileceğini; ancak vergi dairesiyle sorun yaşanmaması adına doğru evrakların gönderilmesi gerektiği belirtildiğini ancak davacı tarafından herhangi bir evrak gönderilmediğini, bu nedenle davanın reddini ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Davanın, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görüldü.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 08/07/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 11.833,62 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı ... yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya tarafların defter ve kayıtları incelenmek üzere smm bilirkişisi ve taşımacılık lanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiştir.
Bilirkişi ... ve ...'den alınan bilirkişi raporunda özetle: " Mali İnceleme İle;-T.C. .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında -23.06.2021 harçlandırma tarihinde dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine İlamsız Takiplerde Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı, -Takip talebinde 11.833,62 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihinde kadar asıl alacağa işleyecek yıllık % 16,75 avans faizi (3095 S.K.) ve değişen oranlardaki faizi ile icar giderleri, avukatlık ücretleri ile birlikte BK 100'e 100. Maddeye göre tahsilinin talep edildiği, -Takibin sebebi olarak davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 22.07.2020 tarih ve ... no.lu ve 11.833,62 TL bedelli faturanın gösterildiği, -Yukarıda ayrıntılı olarak gerekçeleri açıklandığı üzere işbu davaya konu icra takip tarihi olan 23.06.2021 tarih itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 11.833,62 TL alacaklı olduğu, ancak icra takip tarihinden sonra toplam 588,03 TL tahsilat kaydı ile alacak bakiyesinin 19.08.2021 tarihinde 11.245,54 TL tutar olduğu, 08.07.2022 dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 11.245,54 TL alacaklı olduğu, (11.833,62 TL- 588,03 TL=) 11.245,54 TL -Takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, takip tarihinde belirtile yıllık % 16,75 avans faiz oranının TCMB verilerine göre geçerli oran olduğu, Tespit edilmiştir.
Uluslararası Eşya Taşımacılığı Mevzuatı Açısından; -Havayolu ile uluslararası taşımacılığa ilişkin belirli kuralların birleştirilmesine dair sözleşme - 1999 Montreal Sözleşmesinde de yukarıda belirtilen protokol maddeleri geçerliliğini koruduğu,-Proforma Faturada teslim şeklinin belirtilmediği, yalnızca "door to door" ibaresinin bulunduğu, yurtdışı beyannamesinde teslim şeklinin DAP olarak belirtildiği, DAP teslim şeklinde yukarıda detayları belirtildiği üzere ithal ülkesindeki vergileri ödeme yükümlülüğü alıcıya ait olduğu, -Taraflar arasında akdedilen TAŞIMA SÖZLEŞMESİNİN F- DİĞER kısmının ( 4 ) numaralı maddesinde, gönderi alıcısı ülkede çıkacak tüm vergi ve resimleri kendisi, gönderi alıcısı veya üçüncü kişi tarafından ödenmesi talimatını verebileceği, vergi ve resimlerin gönderi alıcısı / üçüncü kişi tarafından ödenmemesi halinde, kendisine düzenlenen ... faturasını nakden ve defaten ödemeyi taahhüt ettiği, bu fatura ile ilgili olarak ilave belge istediği takdirde, Yurt dışındaki ...' nin / varış ülkesindeki ...' nin, gönderi alıcısına - üçüncü kişiye kesmiş olduğu faturayı kesin delil olarak, kayıtsız şartsız kabul ettiğini taahhüt ettiği hükmü altına alındığı, -Göndericinin ürünlere ilişkin vergi ödemelerini alıcının ödeyeceğini belirttiği, dolayısıyla dosyadaki yazışmalar da dikkate alınarak alıcı tarafından ödenmemesi/ kabul edilmemesi durumunun oluşmadığı, aksine İspanya'daki alıcı firmanın ödemeyi gerçekleştirmek için evrak talep ettiğinin görüldüğü, -Hem teslim şekli hem de taşıma sözleşmesi gereği ithal ülkesindeki vergi ödemelerinin alıcı firma tarafından yapılması gerektiği, alıcı firmanın gönderiyi kabul etmeme veya ödemeyi gerçekleştirmeme gibi bir eyleminin bulunmadığı, alıcı firmanın talep ettiği evrakları taşıyıcı firmanın tedarik edemediği dolayısıyla göndericinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Dava konusu taşımacılığın hava yolu taşımacılığı olduğunun anlaşılması üzerine davacı itirazları doğrultusunda dosya hava yolu taşımacılığında uzman bilirkişiye tevdi eilmiştir.
Bilirkişi Burak Deligönül'den alınan bilirkişi raporundan özetle : "Dosya konusu olayın ... numaralı olup toplam 6.995 Euro bedelli dava dışı İspanya'da yerleşik Onet İberia işletmesine kesilen proforma fatura neticesinde gerçekleşen uluslararası satışa dayandığı, dolayısıyla iki firma arasında satış sözleşmesi oluştuğuna kanaat getirildiği, bu taşıma sürecine ilişkin fatura içeriğinde Door to Door ifadesi dışında bir teslim şekli kaydına rastlanmadığı, dosyadaki Gümrük Beyannamesi incelendiğinde DAP Madrid kayıtlı bir satış sözleşmesi organize edilmiş olduğu, DAP teslim şeklinin kural olarak, satış sözleşmesi terimi olduğu, doğrudan taşıma sözleşmesini ve taşıyıcıyı bağlayıcı bir nitelik taşımadığının rapor içerisinde izah edildiği, ilgili teslim şekli ve diğer Ineolerms terimlerinin kural olarak uluslararası ticaret sürecinde SATICI - İHRACATÇI ve ALICI - İTHALATÇI taraflarının sorumluluk alanlarının netleştirilmesi için tavsiye nitelikli terminolojiler olduğu, mevcut olayda DAP Madrid teslim kaydı ile SATICI-DAVALI işletmenin Türkiye- İspanya arasındaki taşıma işinin organizasyonu için taşıma sözleşmesinin Hizmet Talep biden tarafı olarak hareket etmesi gerektiğini, dosyadaki davacı-davalı arasında tarafların onayını içeren yazılı sözleşme ve AWB detayiarı-Sistem kayıtları doğrultusunda dosya tarafları arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğunun sabit olduğu, DAVACI-... işletmesinin sürecin AKDİ TAŞIYlCI'sı olduğu, davalı tarafın ise taşıma sözleşmesinin Hizmet Alan - Gönderen tarafı olduğunun tespit edildiği, ilgili taşıma sürecinin Türkiye- İspanya arasındaki uluslararası havayolu ile eşya-kargo taşıması Örneği olduğu, dolayısıyla Montreal Konvansiyonu (MK) hükümleri kapsamında irdelenmesi gerektiği, mevcut olayın taşıma sürecinin ifası sürecinde ortaya çıkan ve davacının sunduğu ihtilafsız olan gümrük hizmeti aşamasında ortaya çıkan masraflara ilişkin olduğu, taraflar arasındaki yazılı sözleşme Diğer başlığı altında özetle; gönderen talimatı ile alıcıdan çeşitli masraflarını talep edilebileceği, ancak alıcı ödemediği takdirde kendisine yansıtılabilceğinin hüküm altına alındığı, aynı sözleşme faturalama başlığı altında da gümrük vergi ve masraflarının yansıtılabileceği yönünde hüküm olduğu, dosyadaki mail yazışmaları incelendiğinde, davalı yetkililerinin müşterisi olan İspanya'da yerleşik işletmeye gümrük masraflarını alıcının ödeyeceği gerekli bilgilerin kendilerine sunulması yönünde laliınat ifadeleri içeren maillerin gözlendiği, bu mail tarihlerinin 28-29 Temmuz 2020 tarihleri ile başladığı, bu mailler neticesinde ...'nin dava dışı alıcı ile irtibat kurduğunun anlaşıldığı, zira Maillerde davacı ... yetkililerine atılan: ...'den alıcı taralından çeşitli verilerin istendiğine dair mailin var olduğu ve ilerleyen tarihlerde (Kasım 2020) tarihinde ise. ilgili verilerin doğru olmadığının ifade edilerek ödeme yapılmayacağının alıcı yanca ...'ye beyan edildiğinin gözlendiği, bakıldığında dosyaya sunulan tüm mail yazışmalarının AWB - Sistem görüntüsü kayıtlarında Alıcıya teslim tarihi olan 09 haziran 2020"den soncu olduğu. MK Md. 12-13 kapsamındaki gönderenin taşıyıcıya lalinıal hakkının MK Md.l2/4 içeriği ile de sabit olmak üzere alıcıya teslim ile sonlanacağı, dolayısıyla alıcıya teslim sonrasında gönderenin artık talimat vermeyeceği, Ancak, Mailler içeriğindeki ifadelerden, taraflar arasında bu ücretinin alıcıdan talep edilmesine ilişkin mail trafiği evveliyatında da görüşüldüğünün anlaşıldığı, taraflar arasındaki yazılı sözleşme hükmü ve mailler doğrultusunda davacının ücret konusunda alıcı ile irtibat kurmasının aldığı talimat doğrultusunda olduğu kanaatini oluşturduğunu, DAP teslim şekli genel kural ve kaidelerine bakıldığında, alıcının varış ülkesindeki gümrük süreçlerinden sorumlu olacağının bildirildiği, ancak söz konusu teslim şeklinin taşıyıcı açısından açık bir şekilde bağlayıcı olabilmesi için taşıma sözleşmesi veya senet ü/erine kaydedilmesi gerektiği, bu yönde bir kayda rastlanmadığı .MK Md.l/... ve TTK Md.850/...-2 içerikleri irdelendiğinde taşıyıcının verdiği hizmetler karşılığında ücret talep hakkı olduğu, TTK hükmü uyarınca bu ücretin ödeme görevinin GÖNDEREN'E verildiği, mevcut olayda GÖNDEREN'in AWB kayıtları ile sabit olmak üzere SATICI- DAVALI taraf olduğu, dolayısıyla uygulamada, teslim şekillerinin mevzuatın öngördüğü taşıyıcının temel ücret kaideleri, ücreti tahsil edemediği durumda nasıl hareket edeceğine ilişkin hükümleri ile teslim şeklinin kurallarının ücret talep edilecek taraflara bakış açısı arasında mevcut olaydaki gibi farklılık oluşturabildiği, nihayetimle DAP teslim şeklinin taşıyıcı açısından bağlayıcı olmadığı, nitekim mevcut halde taşıyıcının gönderenden aldığı talimat doğrultusunda dava konusu masrafları yansıttığı, ancak tahsil edemediğinin anlaşıldığı, bu yönüyle MK Md. 12-13 içeriği: MK Md.l/... kapsamı ve TTK Md.850/l-2 uyarınca ilgili 11.832,62 TL bedelin davalı-gönderene yansıtılabileceğinin değerlendirildiği, hu hususun taraflar arasındaki yazılı sözleşme kapsamıyla da sabit olduğu, " şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; dosyadaki davacı-davalı arasında tarafların onayını içeren yazılı sözleşme ve AWB detayiarı-Sistem kayıtları doğrultusunda dosya tarafları arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğunun sabit olduğu, DAVACI-... işletmesinin sürecin AKDİ TAŞIYlCI'sı olduğu, davalı tarafın ise taşıma sözleşmesinin Hizmet Alan - Gönderen tarafı olduğunun tespit edildiği, ilgili taşıma sürecinin Türkiye- İspanya arasındaki uluslararası havayolu ile eşya-kargo taşıması olduğu, dolayısıyla Montreal Konvansiyonu (MK) hükümleri kapsamında irdelendiğinde davacı taşıyıcının, gönderen talimatı ile alıcıdan çeşitli masraflarını talep edilebileceği, ancak alıcı ödemediği takdirde kendisine yansıtılabilceğinin hüküm altına alındığı, aynı sözleşme faturalama başlığı altında da gümrük vergi ve masraflarının yansıtılabileceği yönünde hüküm olduğu, dosyadaki mail yazışmaları incelendiğinde, davalı yetkililerinin müşterisi olan İspanya'da yerleşik işletmeye gümrük masraflarını alıcının ödeyeceği, taraflar arasındaki yazılı sözleşme hükmü ve mailler doğrultusunda davacının ücret konusunda alıcı ile irtibat kurmasının aldığı talimat doğrultusunda olduğu, DAP teslim şekli genel kural ve kaidelerine bakıldığında, alıcının varış ülkesindeki gümrük süreçlerinden sorumlu olacağının bildirildiği, ancak söz konusu teslim şeklinin taşıyıcı açısından açık bir şekilde bağlayıcı olabilmesi için taşıma sözleşmesine kaydedilmesi gerektiği, bu yönde bir kayda rastlanmadığı, mevcut halde taşıyıcının gönderenden aldığı talimat doğrultusunda dava konusu masrafları yansıttığı, ancak tahsil edemediğinin anlaşıldığı, MK Md.l/... ve TTK Md.850/...-2 içerikleri irdelendiğinde taşıyıcının verdiği hizmetler karşılığında ücret talep hakkı olduğu anlaşılmış, davacı taşıyıcının masrafları davalıya yansıtabileceği kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, dava konusu alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
...-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 808,35-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 142,92-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 665,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 142,92 TL peşin nispi harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 235,12 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 328,50 TL müzekkere ve tebligat gideri 8,500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.828,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 11.833,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan ....320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır