T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/64 Esas
KARAR NO:2023/875
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/11/2020
KARAR TARİHİ:22/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının aluminyum profil alım-satımı ile ticaret hayatını sürdürmekte ve bu çerçevede davalı taraf ile ticaret yaptığını, davalı tarafa aluminyum profil eloksali işi yaptığını, alınan ürünlerin davacının defaten uyarısına rağmen ödemesini yapmaması neticesinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi ile icra takibinin durdurulduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğunu, asıl alacağa, faize, masraf ve vekalet ücretine yönetil itirazın iptaline, icra takibinin devamının davalının %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda açılan davanın mesnetsiz, haksız ve her türlü hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede doğacak ihtilafların halli için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin selahiyeti olacağı, davacı tarafın somutlaştırma ve ispat yükümünü yerine getiremediğini, talep sonucunun açık ve net şekilde gösterilmediğini, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2021 tarih ... sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilmesi üzerine Mahkememize tevzi edildiği ve işbu esas numarasını aldığı görülmüştür.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 19.045,83-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 17/10/2022 tarihli raporunda özetle;
"-Huzurdaki dava tarihinin 16/11/2020 olduğu,
-Dava esas değerinin 23.347.69 TL olduğu,
-Dava konusu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip tarihinin 28/02/2020 olduğu,
-Dava konusu icra takibinde ana para alacağının ise 19.045,83 TL olduğu,
-Davacı şirketin inceleme günü sadece 2019 yılı ticari defterleri ibraz edildiği,
-31/12/2019 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 24.045,83 TL alacaklı olduğu,
-Davacı şirketin 2020 yılı ticari defterleri incelenemediğinden gerek icra gerekse dava tarihi itibariyle davalı şirketten olan alacak bakiyesini ticari defterler üzerinde belirleme imkanı olmadığı,
-Davacı şirket tarafından 2020 yılı ticari defterleri sunulmasa da 01/01/2019 - 31/12/2020 tarihli cari hesap ekstresinin sunulduğu, bu ekstrede 2020 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete 07/01/2020 tarihinde banka ile 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, 2020 yılına bu ekstreye göre başkaca bir işlem olmadığı, en son işlem tarihi olan 07/01/2020 ve 31/12/2020 tarih itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 19.045,83 TL alacaklı olduğu, bu tutarın icra takibi ile istenilen tutar olduğu,
-İcra takibi ile takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, istenilen faizin yasal faiz olduğu, %9 olarak belirlenen yasal faizin takip tarihinde geçerli olan yasal faiz oranı olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 15.02.2023 tarihinde bilirkişi raporunda işaret edildiği üzere davacı tarafın 2020 yılı ticari
defter ve kayıtlarının ibrazı ile
incelenmesi için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiine dair karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 10/08/2023 tarihli ek raporda özetle;
"-Huzurdaki dava tarihinin 16.11.2020 olduğu, (....Asliye Tic.2020/857 Esas)
-Dava esas değerinin 23.347,69 TL olarak belirlendiği,
-Dava konusu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip tarihinin 28.02.2020 olduğu,
-Dava konusu icra takibinde ana para alacağının ise 19.045,83 TL olduğu,
-Davacı şirketin incelenen 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinden icra ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten 19.045,83 TL alacaklı olduğu, icra takibi ile istenilen tutarın ticari defter ve kayıtları ile eşleştiği,
-İcra takibi ile takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, takip tarihinden itibaren istenilen faizin yasal faiz olduğu, % 9 olarak belirlenen yasal faizin takip tarihinde geçerli olan yasal faiz oranı olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı şirket vekili tarafından dava dosyasına 18.10,2019, 20.12.2019 ve 28.01.2020 tarihli üç ayrı mutabakat formunun ibraz edildiği, bu formlar ile davacı şirket;
-18.10.2019 tarihinde davacı şirket 09/2019 dönemi için BA/BS mutabakatı talep etmektedir. Davacı şirketin 2 adet 17.303,00 TL tutarlı fatura bildiriminin davalı şirket tarafından onaylandığı görülmektedir.
-20.12.2019 tarihinde davacı şirket 11/2019 dönemi için BA/BS mutabakatı talep etmektedir. Davacı şirketin 1 adet 9.699,00 TL tutarlı fatura bildiriminin davalı şirket tarafından onaylandığı görülmektedir.
BA-BS mutabakatı cari hesap bakiyesi mutabakatı anlamına gelmemektedir. Ancak davacı tarafından davalı şirkete 2019 yılı Eylül ayında 2, Kasım ayında 1 adet satış faturası düzenlendiğinin davalı şirket tarafından kabul edildiği anlamına gelmektedir.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporunda her iki mutabakat formunun davacı şirketin yukarıda belirtilen cari hesabına uygun olduğu saptanmıştır.
-28.01.2020 tarihli mutabakat formu ile davacı şirket 31.12.2019 tarih itibariyle davalı şirketten 24.045,83 TL alacaklı olduğunu beyan ederek, davalı şirketten mutabık olup olunmadığının bildirilmesini istendiği, mutabakat formunda davalı şirket bakiyenin 24.045,81 TL olduğunu beyan ederek 0,02 kuruş farkı önemsenmediğinde bildirilen tutarı kabul etmektedir. Davalı şirket kaşesi üzerine imza bulunmaktadır. (24.045,83 -24.045,81—0,02)
Davalı şirket tarafından ise mahkememizce ticari defter ve kayıtların ibrazı hususunda verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen ibraz edilmediği görülmüştür. Dava ve icra konusunu oluşturan 31.10.2019 tarihli 4.470,42 TL bedelli fatura BS-BS formu yasal
bildirimi altında kaldığından mevzuat gereği BS-BA formlarında bildirilmediği hususunun ek raporda belirtildiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında davacının ticari defter ve kayıtlarının delil olma vasfına haiz olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında dava konusu olup, takibe dayanak faturanın ve fatura bedelinin alacak bakiyesi olarak kayıtlı olduğu, faturalar ile defter ve kayıtların, BA-BS bildirimleri ve BA-BS bildirim mutabakatlarının örtüştüğü, Mahkememizce HMK.'un 222 maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların mahkememiz duruşma salonunda hazır edilmesine, inceleme günü ve saatinde defterlerin ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının sonuçlarına göre değerlendirme yapılacağı hususunun davalı tarafa ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemiş olduğu, davalı tarafça davaya konu borcun ödendiğini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu dolayısı ile lehine delil olma vasfına haiz olduğu gözetildiğinde, HMK 222. vd maddeleri uyarınca davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulü ile, alacağın likit olması ve borçlunun itirazında haksız olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak miktarı olan 19.045,83-TL üzerinden %20 oranında hesap olunan 3.809,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.594,88-TL karar ve ilam harcından 303,50-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 1.291,38-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 365,70-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 1.927,50-TL masraf olmak üzere toplam 2.293,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023
Katip ...
Hakim ...