T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/653 Esas
KARAR NO:2024/571
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/07/2022
KARAR TARİHİ:02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı ... tarafından, müvekkili ... Otomotiv İnşaat ve Paz. Tic. Ltd. Şti aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasında, alacağın dayanağı olarak hiçbir açıklama, belge ve bilgi yer almadığını, 21/04/2014 tarihli bir özel iş ortaklığı sözleşmesinden bahsedildiğini, müvekkilinin davalıya neden borçlu olduğunun iddia edildiği hususu, icra takibinden ve takip talebinden, objektif ve belirgin biçimde anlaşılamadığını, müvekkilinin davalıya anılan icra takibindeki gibi veya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının takibe dayanak olan alacağını ispatlamasının gerektiğini, takip dayanağında ve içeriğinde yer almayan hiçbir husus, delil, takibe dayalı olan bir davada ileri sürülemeyeceğini, davalının davacıdan bu takip nedeniyle alacıklı olduğunu ispatlamasının mümkün olmadığını, takip talebinde bahsedilen özel iş ortaklığı sözleşmesinden dolayı dahi müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını, varsa davalının iddia, izah ve ispat etmesinin gerektiğini, davalının alacak iddiasını ispatlayamayacağı mutlak olduğunu, menfi tespit davasının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesinin gerektiğini, davalının, takipten anlaşılmayan başka bir konudan ötürü alacaklı olduğu iddiası var ise, genel mahkemede dava açmasının gerektiğini, dava, ancak ve ancak takip dosyasından anlaşılabilen hususlar için iddia ve ispata müsait olduğunu, kesinlikle borcun varlığını kabul etmediklerini, davalı yan söz konusu icra takibinde asıl alacağa işleyecek faiz türünü ticari temerrüt faizi olarak belirlediğini, oranı ise yıllık %21,25 olarak belirttiğini, istenen faizin hem türü hem oranı, tamamıyla dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının bunu da izah ve ispat etmesinin gerektiğini, icra takibinde yer alan faiz, kamu düzenine ilişkin olarak düzenlenen yasal koşullara da açıkça aykırı olduğunu, bu yönüyle kabulünün mümkün olmadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin durdurulması için (takdiren teminatsız olarak) tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini, menfi tespit davamızın kabulü ile davacının, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının en az %20 oranında haksız takip tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak işbu davanın reddi gerektiğini, davanın, dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu, dava şartı sağlanmadığını, usulden reddinin gerektiğini, davacı taraf, gerçeğe aykırı olarak dava dilekçesinde icra takibi başlatılırken takibe dayanak belgenin sunulmadığını, icra takibinden ve takip talebinden, objektif ve belirgin biçimde anlaşılamadığını iddia ettiğini, davacının iddiaları gerçeğe aykırı, haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının celb edildiğinde dosya içerisinde takibe dayanak olan sözleşmenin olduğu açıkça görüleceğini, dosya kapsamında borçlu tarafa gönderilmiş olan tebliğ mazbatalarının üzerinde yer alan ve tebligatın içeriğine yer verilmiş olan alanda tebligat içeriğinde ödeme emri ve dayanak belge bulunduğu ifade edildiğini, davacı, dava dilekçesinde müvekkile herhangi bir borcunun bulunmadığını ifade ettiğini, dilekçe ekinde sunulmuş ve icra takibine konu edilmiş sözleşme ile davacının müvekkile karşı borçlu olduğu ve edimini yerine getirmediğinin açık olduğunu, müvekkili sözleşme konusu edimlerini yerine getirdiğini, menfi tespit davalarında ispat yükü davalı tarafta ait olsa da somut olayda davacı ortaya koyduğu iddiaları ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkile herhangi bir borcunun olmadığını iddia ettiğini, edimlerini nasıl ve ne şekilde yerine getirdiğini açık biçimde ispatlamasının gerektiğini, sözleşmeye konu taşınmazın tapu kayıtlarının ve davanın her iki tarafına ait banka hesap dökümlerinin incelenmesi sonucunda müvekkilinin alacağı olduğu ve davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun açığa çıkacağını, Çünkü Müvekkile herhangi bir borcunun olmadığını iddia etmiştir. Edimlerini nasıl ve ne şekilde yerine getirdiğini açık biçimde ispatlaması gerekmektedir. Sözleşmeye konu taşınmazın tapu kayıtlarının ve davanın her iki tarafına ait banka hesap dökümlerinin incelenmesi akabinde Müvekkilin alacağı olduğu ve davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu açığa çıkacaktır. sunulmuş olan Özel İş Ortaklık Sözleşmesinin konu kısmında " İşbu sözleşme İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 1742 Ada 24 Parselde yapılacak olan 20 dairelik inşaatın, tarafların hak ve inşaat yapım ortaklığı yükümlülükleri, ayrıca masraf paylaşımını ortaklaşa yapacakları iş ortaklığı sözleşmesidir." ifadelerine yer verildiğini, müvekkili ile davacı %50-%50 kar ortağı olarak belirlendiğini, müvekkile bu iş ortaklığı nedeniyle 800.000,00 TL ödeme edimi yüklendiğini, müvekkkili tarafından edimi yerine getirildiğini, davacıya ödemeler yapıldığını, davacı tarafından edimi yerine getirilmediğini, müvekkili ne inşaat sonucu yapılan dairelerin yarısı ne de daire satışlarından ödemeler yapılmadığını, sözleşmeye konu taşınmazın takyidatlarının istenilmesini, ayrıca davacının banka hesaplarının dökümleri alınarak müvekkile yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının sorulmasını, ortaklar, noter başta olmak üzere herhangi bir kurum tesciline gerek kalmaksızın yazılı veya sözlü anlaşabileceklerini, Türk Borçlar Kanunu'nda ortaklık sözleşmesine dair herhangi bir şekil şartı yer almadığını, müvekkili ile davacı yazılı sözleşme ile ortaklık kurduğunu, ticari faaliyetlerde bulunduğunu, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki söz konusu olup buna ilişkin sözleşmeler müvekkili tarafından temin edildiğinde sunulacağını, dava konusu takip iş ortaklığı sözleşmesinin ilk taksitin tahsiline ilişkin olduğunu, dava konusu takibe ilişkin davacı tarafından usulsüz olarak istihkak iddiası ile ....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile istihkak davası ikame edildiğini, davanın lehlerine sonuçlandığını, akabinde ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile 100.000,00 TL'lik diğer taksit için icra takibi yapıldığını, davacı tarafından ....İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla istihkak iddiaları ile süreç uzatılmaya çalışıldığını, sadece bu dosyalar dahi taraflar arasında düzenli ödeme ile iş ilişkisinin kurulduğunu, devamlı bir ticari faaliyetin söz konusu olduğunu ispatladıklarını, davacı tarafın ve vekilinin domine etmiş olduğu birden fazla iddia ve dava ile karşı karşıya kalan müvekkili alacağına ulaşamadığını, müvekkili icra konusu sözleşme ile mağdur edildiğini, edilmeye devam edildiğini, daha önce icra dosyası kapsamında yapılan fiili hacizlerde istihkak iddiaları ile haksız biçimde müvekkilinin alacağına engel olunmuş şimdi de huzurda işbu davayı ikame edildiğini, davacı ....İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı istihkak dosyasını kaybedeceğini bildiğinden işbu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davacının tek amacı müvekkilin alacağının önüne geçtiğini, kötü niyetli ve hukuka aykırı biçimde ikame edilmiş işbu davanın reddi gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, hukuka aykırı biçimde ikame edilmiş olan davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz dava açılmış olması nedeniyle alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet/ icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı şirketin ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacak bakımından borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 438.392,47 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği tespit edilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 23.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda: "davanın; takip alacaklısı/davalı ... borcun "21.04.2014 tarihli Özel İş Ortaklığı Sözleşmesine dayalı alacak bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davacı ... Otomotiv İnşaat ve Paz. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 29/03/2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 300.000,00 TL asıl alacak ve 138.392,47 TL işlemiş faizi (TTK 1530/7) olmak üzere 438.392,47 TL alacağı için açtığı ve kesinleşen icra takibinde davacının borçlu olmadığı ve icra takibinin iptali istemli menfi tespit davası olduğu, mahkeme tarafından verilen inceleme gün ve tarihinde mali heyet üyesi olarak hazır bulunduklarını, 20.01.2023 tarihli inceleme tutanağında tutanak altına alındığı üzere davalı taraftan gelen olmamış ve incelemede sadece davacı vekili Av. Furkan Bayraktaroğlu hazır bulunduğu, davacı ... Otom. İnş. Paz. A.Ş. vekili tarafından 27.12.2022 tarihli dilekçe ile müvekkilinin yıllardır gayri faal oldu 2014-2015 yılları defterleri bulunamadığı, müvekkilinin defter ve kayıtlarından anlaşılacak bir husus bulunmadığı, taraflar arasında herhangi bir ödeme ve faturalaşma olmadığı, davalının varsa kayıtlarını sunması, davalının banka kayıtlarının sunulması, müvekkilinin kayıtlarını sunulmasının dava için faydasız olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmaksızın varsa davalının defterleri üzerinde inceleme yapılması, davalının talep ve iddialarını somutlaştırması gerektiği beyan ve talep edildiği, davacının defter ve kayıt beyanı ve ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında, davacının ticari defterlerinin TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince takdiri mahkemeye ait olduğunu, davalı tarafın gerçek kişi olduğu, ancak davalının dava konusu itibariyle kendi adına herhangi bir ticari defter tutup tutmadığı hakkında dava dosyası içeriğinde herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığını, dava dosyasına herhangi bir ticari defter ve kayıt sunulmadığını, her iki sözleşme tarihinin 21.04.2014 tarihi olması,her iki sözleşmenin ... Mah. 1742 Ada 24 Parsel .../İstanbul" adresine yönelik yapılan 20 dairelik inşaat projeye yönelik olmaları, 1. ve 21.04.2014 tarihli 800.00,00 TL davalının ödeme yapacağının belirtildiği sözleşmeden hemen sonra yine 21.04.2014 tarihli 2. bir sözleşme ile 500.000,00 TL ödemenin davacının davalıdan tahsil ettiğinin hususunda sözleşme imzalanması, ve iş bu menfi tespite konu icra takibinde ise davalı alacaklının davacı borçludan 22.04.2014 tarihli 500.000,00 TL ödemedeki 300.000,00 TL taahhüdün peşin tutarı için alacak talep ettiği görülmekle, bu veriler ışığında; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E dosyasında 29.03.2019 takip tarihinde davacıdan talep ettiği, 300.000,00 TL taahhüt peşin ödemesi olduğu ve 21.04.2014 Tarihli Özel İş Ortaklığı Sözleşmesindeki(11.3.1. sırada belirtilen sözleşmenin 500.000,00 TL'sinin davalı tarafından ödendiğinin kararlaştırıldığı 2. Sözleşmedir) ödeme planında, 22.04.2014 tarih, "22.04.2014 tarihinde 500.000,00 TL nakit alınmıştır" denildiği, devamla "22.04.2014 tarihinde ... tarafından 500.000,00 TL ... OTO İNŞ. PAZ.TİC. LTD. ŞTİ. 'ne ödenmiştir." denildiği, diğer bir deyişle davalının davacıdan 29.03.2019 takip tarihinde talebi ile bağlı 300.000,00 TL asıl alacaklı olduğu mütalaa edilmekle birlikte nihai takdiri mahkemeye ait olduğuna ilişkin bilirkişi heyet raporu düzenlenmiştir.
Takibe konu 21.04.2014 tarihli iki adet sözleşmenin bulunduğu, her iki sözleşmenin ... Mah. 1742 Ada 24 Parsel .../İSTANBUL” adresine yönelik yapılan 20 dairelik inşaat projeye yönelik olmaları, 21.04.2014 tarihli 800.00,00 TL davalının ödeme yapacağının belirtildiği sözleşmeden hemen sonra yine 21.04.2014 tarihli 2. bir sözleşme ile 500.000,00 TL ödemenin davacının davalıdan tahsil ettiğinin hususunda sözleşme imzalandığı, iş bu menfi tespite konu icra takibinde ise davalı alacaklının davacı borçludan 22.04.2014 tarihli 500.000,00 TL ödemedeki 300.000,00 TL taahhüdün peşin tutarı için alacak talep ettiği anlaşılmıştır.
Tarafların tacir olmasına rağmen ticari defterlerinin mahkemeye ibraz etmediğinden incelenemediği, davalı vekili tarafından sunulan 03.07.2014 ve 18.02.2015 tarihli sözleşmelerin dava konusu icra takibiyle alakasının olmadığı, takibe konu 21/04/2014 tarihli sözleşmelerdeki imzalara davacı tarafından itiraz edilmediği, her ne kadar 20/01/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacı tarafından alacağın 5 yıllık zamanşımına tabi olduğu ve zamanaşımının geçtiği iddiasında bulunulmuşsa da, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle zamanşımının dolmadığı, ayrıca borca itiraz etmeyerek kesinleşmesine neden olan borçlunun yargılama sırasında zamanaşımı iddiasında bulunamayacağı, davacı tarafından sözleşmenin inkar edilmediği, sözleşme içeriğindeki edimlerin yerine getirildiğinin ispat edilmediği, tarafların uyap üzerinden yapılan sorgulamalarında sözleşmeye konu ada- parseldeki taşınmazlardan davacıya devredilen aktif ya da pasif taşınmaz olmadığı, davacının ise bahse konu taşınmazda bir adet bağımsız bölümü 2017 yılında aldığı ve 2021 yılında sattığının anlaşıldığı, ispat yükü davalı alacaklıda olan iş bu davada tarafların kabulünde olan sözleşme doğrultusunda davalı alacaklının ödeme yaptığının sabit olduğu ve sözleşmedeki diğer edimlerin yerine getirildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, icra takibinde davalı tarafından yapılan 500.00,00 TL ödemenin bir kısmınının talep edildiği, davalının alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiş, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL peşin/nispi harç ve 7.406,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.486,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.059,10 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 67.374,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır