T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/686 Esas
KARAR NO :2025/135
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/08/2022
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili ülkenin önde gelen perakende tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu dünya çapında tanındığını, ayrıca müvekkili şirket bahse konu faaliyeti kapsamında hızlı moda felsefesini benimsemiş olduğunu, anılan satış felsefesi gereğince satış yapılan mağazalarına günde yüzlerce model yeni ürünü satışa sunmakta olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket müşterilerine satışa sunduğu ürünleri fason diye tabir edilen şekilde 3. Kişi ve şirketlere üretimini gerçekleştirmekte olduğunu, davacı yan ile müvekkili şirket arasında uzun yıllardır devam eden üretim ve satın alma ilişkisi bulunmakta olduğunu, bahse konu üretim ve satın alma ilişkisi ise; müvekkili şirket tarafından mağazalarında satışa sunulacak ürünlere ilişkin kumaş tela ve benzeri ürünleri davacı yana satmakta olduğunu, davacı yan tarafından da müvekkili şirketçe temin edilip kendilerine satılan malzemelerden sipariş edilen ürünleri üretmek suretiyle müvekkili şirkete satışını gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından sipariş verilen ürünlerin üretimi için gerekli malzemeleri üreticilerine satışı yapıldığını, ancak siparişi verilen ürünlerin herhangi bir nedenle üretimlerinin gerçekleştirilmemesi, şirketlerin herhangi bir sebeple borca batık duruma düşmesi ve benzeri ihtimallere binaen; müvekkilii şirket mevcut alacakların tahsil edebilmek amacıyla üreticilerinden çeşitli teminatlar almakta olduğunu, davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde müvekkili şirket ile olan mevcut ticari ilişkisi neticesinde doğmuş doğacak borçlarının teminatı olmak üzere davalı ... adına kayıtlı İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 1078 Ada 2 Parselde kayıtlı taşınmaza 2. Dereceden 500.000,00 TL ve İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 321 Ada 32 Parseldeki 93, 94, 108 ve 124 numaralı 1 dereceden 130.000,00-TL tutarlı ipotekleri alındığını, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken davalı ... ...Şirketi tarafından siparişlere konu ürünlerin malzemelerinin müvekkili şirket tarafından temin edilmiş olmasına rağmen anlaşılmaz bir şekilde müvekkili şirket tarafından siparişi verilen ürünlerin teslimini geciktirmeye veya üretim planına almamaya başladığını, bunun üzerine ise müvekkili şirketin konuyla ilgilenen çalışanları davalı ... Şirketi yetkilisi olarak bilinen ... ile çeşitli toplantılar gerçekleştiğini, ancak gerçekleştirilen toplantılara istinaden davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından verilen taahhütler yerine getirilmeyerek üretimlerdeki aksaklıklar ve teslimdeki gecikmeler artarak devam ettiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen son toplantıda ... Şirketi yetkilisi şirketinin müvekkili şirkete 9.574.476,68-TL borcu olduğu, işbu borcu nedeniyle elinde bulunan henüz üretimi yapılmadığını siparişlere ilişkin müvekkili şirket tarafından temin edilen kumaş ve benzeri tüm malzemelerin iade edileceği hususlarını içeren bir protokol imzaladıklarını, bunun üzerine taraflarına müvekkili şirketin bahse konu 6.536.043,42-TL alacaklarının tahsiline girişildiğini, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi anılan borcunun 630.000,00-TL’nın tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bununla birlikte müvekkili şirketin bakiye alacağının tahsili için de .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan arabuluculuk başvurusuna istinaden ... arabuluculuk numarası ve ... büro dosya numaralı dosyası üzerinden arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini fakat taraflar arasında anlaşma mümkün olmadığını, davalıların .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazların iptallerini, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasındaki alacakların asıl alacaklara ipotek resmi senedinde kararlaştırılan yıllık %48 oranında işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, itiraz edilen 630.000,00 TL tutarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili firma ... Tekstil firması fason tekstil ürünleri imalat eden ve bu tekstil ürünlerini tedarikçisine teslim eden, sipariş üzerine fason üretim yapan bir firma oldğunu, alacaklı olan ... firması ise büyük bir perakandeci olduğunu, sattığı ürünlerin bir kısmını müvekkili firmaya üreterek tedarik eden firma olduğunu, alacaklı firma yapılacak ürünün kumaşını ve modelini müvekkili firmaya teslim ettiğini, müvekkili firma da, alacaklıdan teslim aldığı kumaşları belirtilen modele uygun olarak kesim, dikim, ütü, son ütü, kontrol ve pakatleme yaparak kendisine kumaş olarak gelen ürünü giyilecek ve satıma hazır bir halde alıcısına teslim ettiklerini, burada davacının alacaklı olan kısım müvekkili teslim ettiği kumaşlar ile varsa önceden vermiş olduğu avanslar olduğunu, taraflar yaklaşık 4-5 yıldan beri bu ticari ilişkiyi sürdürdüklereni, müvekkili teslim edilen kumaşlar ve verilecek avansları karşılamaya yönelik olarak alacaklı ... firması davalı müvekkkili ... firmasından teminat almak istemiş, müvekkili şirketin sahibi olan... gelini olan davalı ...'e ait ...'de işyeri olan gayrimenkulü ipotek ettirmek için 500.000 TL bedelle İpotek ettirdiklerini, taraflar arası ipotek senedi sözleşmesi ne göre 500.000 TL ipotek koyulacağını, bu ipotek karz ipoteği değil teminat ipoteği olduğunu, taraflar 4-5 yıl çalıştıktan sonra davacı firma gerek ödemelerini geç yapması ve gerekse ürünlerin birim fiyatlarını geçen yıllara ve artan maliyetlere rağmen hep düşük tuttuğunu, hatta gerek maaşlar, gerek elektrik, doğalgaz, kiralar, vergilerde olağanüstü artışlar olmasına rağmen davacı firma elindeki sözleşmeyi kullanarak ürünlerin fiyatlarına 2 yıldan beri hiç artış yapmadığını, müvekkili firmayı elindeki sözleşme gücünü kullanarak, girdilerde aşırı fiyat yükselmesine rağmen zam yapılmaması nedeni ile müvekkili firma zarar etmeye başladığını, müvekkili firma sadece davacı ...'a mal yaptığından bu giderleri karşılayamadığını, işyerinin sahibinin eşi ve yetkilisi olan ... adlı şahısla görüşmüş ancak bu şahıs müvekkili tehdit ettiğini ve ucuz ve zararına iş yapmaya zorladığını, müvekkili şirket yetkilisi ve çalışanı olan ve durumu konuşmak için davacı firmanın merkezi olan ...'daki işyerine giden yetkili ve çalışan ... artık bu duruma son vermek ve uzun zamandır zararına yapılan olan işleri durdurmak için iş yerine 06.08.2019 tarihinde gittiğinde kendisi şirketin sahibi olduğunu bildiği bu ... tarafından zorla 4 saat şirketin bir odasında cep telefonu alıkonarak ve zorla darp edilerek alıkonulduğunu, ... müvekkili firma adına darp edilerek davacı tarafın delil olarak dosyaya sunduğu 06.08.2019 tarihli "sulh protokolü" adlı belgeyi sunduğunu, ancak bu protokol zor ve darp edilerek imzalanması nedeni ile müvekkili aynı gün oradan ... tarafından alıkonulduğu sırada darp ve kapalı alanda yaklaşık 4-5 saat kalması nedeni ile fenalaşıp kalp spazmı geçirmiş ve bu şahsın özel şoförü ve bir kadın çalışanı ile acil olarak ... Hastanesi Acil Servisine kaldırıldığını, yani ... tarafından iradi olarak değil, ölüm riski altında iken bayılıp fenalaşması ile mecburen acil olarak hastaneye yetiştirilmeye çalışıldığını ve hastaneden çıkınca derhal ... karakoluna giderek şikayetçi olduğunu, yani ... denen ... şirketinin sahibinin eşi tarafından, müvekkili şirket yetkilisi açıkça "öldürülmeye " çalışıldığını, müvekkili firmanın tüm malları ... tarafından gayri yasal ve gayri nizamı yöntemlerle zorla ve cebren alınması nedeni ile müvekkili şirketin alacaklı olduğu iddia edilen ... firmasına hiçbir borcu bulunmadığını, öncelikle iş bu takibe konu edilen alacağın cebren ve hile ile müvekkilden alınmış olması, davacı alacaklı tarafın sözleşmeye aykırı, yasalara aykırı olarak şirketi yetkili nail olmayan yetkisiz vekiller tarafından ve yetkilerinin aşımı ile faiz miktarı belirlenmesi, her iki müvekkil açısından faiz oranlarının yasal olmaması, sözleşmeye aykırı olarak ve limit aşılarak ...'teki gayrimenkuller üzerine 130.000 TL fazladan ipotek konulması, Türk Ticaret yasasına aykırı olarak muaccaliyet kesbedilmeden icraya konulması, haksız kötüniyet talebi nedeni ile; işbu davanın borcun tamamının ödenmesi nedeni ile esastan reddini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan .... İcra müdürlüğü ... Esas sayılı takibin TMK 887 mad. hükümlerine haiz olmaması nedeni ile iptaline, faiz oranlarının ve talep edilen faiz miktarının BK 88 v.d mad. gereğince yeniden düzenlenmesi ile yasa gereği faizlerin tatbikine, taraflar arasında alacak verecek ve ceza davasının HMK gereğince bekletici mesele yapılmasını, haksız talep edilen kötüniyet tazminatının reddi ile davacı aleyhine müvekkiller lehine haksız takip nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi sunulmuştur.
DEĞERLENDİRME:
Dava, taraflar arasındaki üretim ve satın alma sözleşmesi kapsamındaki ticari ilişkinin sonlandırılmasına dair sulh protokolü çerçevesinde davalı tarafın kabul ettiği beyan edilen alacağın ipotek miktarına ilişkin kısmının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı taraflarca yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizdeki dava 10/08/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 630.000,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
Bilirkişi ... 'dan alınan 08.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda: " -Davacının gerek işbu davaya konu icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle; 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabında davalı şirketten 5.906.043,42 TL ve cari hesap ekstresinde 625.243,00 TL olmak üzere toplam 6.531.286,42 TL alacaklı olduğu, Görevlendirmeye yönelik sorulyarın cevaplanmasına yönelik olarak; Taraflar arasındaki üretim ve satın alma sözleşmesi kapsamındaki ticari ilişkinin sonlandırılmasına dair sulh protokolünün zorla ve cebren imzalatılıp imzalatılmadığı, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan değerlendirmede TEHTİD İKRAH iddiasına yönelik bir bilgiye rastlanmadığı sonucuna varılmıştır. Takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Sulh Sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, Sulh sözleşmesinde imzası buluna kişinin davalı şirketi temsile yetkili olduğuna yönelik olarak dozsya kapsamında bir belge veya bilgi bulunmadığı, 130.000 TL'lik ipoteğin anlaşma dışı olarak haksız ve fazladan konulup konulmadığı, İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 56 pafta, 321 ada, 32 parsel üzerinde davacı lehine kurulan ipoteğe ilişkin yapılan incelemede, vekil tarafından gerçekleştirilen bir işlem olduğu, vekaletin dosya kapsamında bulunmadığı, ANCAK bulunmadığı, söz konusu ipoteğin malik ...'ün davacıya olan borcu için kurulduğunun anlaşıldığı, diğer davalı şirketin borçlarına yönelik teminat gösterme iradesi bulunmadığı, bu haliyle davacının söz konusu taşınmaza davalı şirketten olan alacağı için başvurmasının mümkün olmayacağı kanaatinin Sayın Mahkemeye sunulması gerekmektedir. Ancak söz konusu ipoteğe ilişkin resmi senedin İlgili Tapu Dairesinden talep edilmesi halinde bu konuda daha doğru bir değerlendirme yapılabilecektir. İpotek miktarına ilişkin kısmının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, Davacı ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten icra takibi tarihi itibariyle belirtilen miktarın üzerinde alacak bulunduğu, bu amaçla ... adına kayıtlı İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... B pafta no 1078 ada no 2 parsel no üzerinde kayıtlı bulunan taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilebileceği (ANCAK SENEDİN ASLININ TARAFIMIZCA GÖRÜLEMEDİĞİ) , ipotek resmi senedinin dosya kapsamında bulunmadığı, davacı tarafından sunulan suret üzerinde yapılan değerlendirmede, söz konusu ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, buna bağlı olarak takibin en fazla 500.000 TL için gerçekleştirilebileceği, 130.000 TL miktarlı kısmın bu takip yoluyla istenemeyeceği, Alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı, Davacı tarafından gerçekleştirilen takipte istenen faiz miktarına yönelik olarak, söz konusu faiz miktarının ipotek resmi senedinde gösterildiği (SENEDİN ASLININ GÖRÜLEMEDİĞİ) , bu haliyle üst sınıra kadar olmak üzere faiz alacağı da hesaplanabileceği, buna karşın takip tarihi itibariyle üst sınırı oluşturan 500.000 TL'nin üzerinde bir alacak bulunmakla, faizin kapsam dışında kalacağının kabul edilmesi gerektiği belirtilmelidir. Bu açıdan Prof. Dr. ...tarafından ...Dergisinde yayınlanan çalışmadan aşağıdaki alıntı yapılmalıdır. İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız Takip İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermiyorsa, alacaklının başvurulacağı yol, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takiptir. Bu takip yolunda borçluya İcra ve İflas Kanununun 148. maddesine göre ödeme emri gönderilir. Yanlışlıkla icra emri gönderilirse, bu şikayet nedeni teşkil eder. Alacaklı takip talebinde alacak tutarı üst sınırı, ipotekteki limiti aşmamak şartıyla talep edebilir. Takip tarihinden itibaren faiz isteyemez. İpotek limiti dışında kalan alacağının, genel haciz veya iflas yolu ile takip edebilir Aynı husus yeni tarihli bir Hukuk Genel Kurul kararında da belirtilmiştir HGK., E. 2022/75 K. 2023/1011 T. 25.10.2023: "14. Bu aşamada belirtmek gerekir ki üst sınır ipoteğinin mevcut olduğu hâlde takip talebinde alacağın, ipotek sınırını (limiti) aşmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Üst sınır ipoteğinde, alacak tutarı (faiz ve giderler dahil) üst sınır (azamî meblâğ) ipoteğindeki ipotek limitini aşmakta ise alacaklı takip talebinde sadece ipotek limiti içinde kalan alacak bölümünü talep edebilir ve takip tarihinden itibaren faiz de isteyemez (Kuru, s.996)". İtirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması ile rapor tanzim edilmesi" Davalıların itirazının 500.000 TL için iptali gerektiği, buna karşın 130.000 TL için ve takip sonrası faize yönelik olarak itirazın haklı olduğu kanaatinin Sayın Mahkemenin takdirine sunulması gerekmektedir." şeklinde rapor sundukları görüldü.
Yapılan yargılama sonucunda:
Davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacı arasındaki ticari ilişkisi bulunduğu, ticari ilşiki sürecinde davalı ... adına kayıtlı İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 1078 Ada 2 Parselde kayıtlı taşınmaza 2. Dereceden 500.000,00 TL tutarlı ve İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 321 Ada 32 Parseldeki 93, 94, 108 ve 124 numaralı 1 dereceden 130.000,00-TL tutarlı ipotekleri alındığı, taraflar arasında gerçekleştirilen son toplantıda ... Şirketi yetkilisi, şirketinin davacı şirkete 9.574.476,68-TL borcu olduğuna dair bir protokol imzaladığı, davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarında da toplam 6.531.286,42 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın inceleme için bilirkişinin bildirimlerine rağmen defterlerini ibraz etmediği, davalı tarafın mahkememizce alınan bilirkişi raporuna da itiraz etmediği görülmüştür.
Takipte davalı asıl borçlunun sicil adresine tebligat çıkarıldığı, adres taşındığından bahisle tebligatın iade edildiği, ancak davalı asıl borçlunun sicil adresinin ve takipten önceki soruşturmadaki müşteki adresi ile tebligat yapılan adresin aynı olduğu gözetildiğinde İİK 68/b maddesi uyarınca asıl borçluya tebligatın yapılmış sayıldığı kanaati ile takip için yasal koşulların oluştuğu değerlendirilmiştir.
Netice olarak, dosyada bulunan protokolde kabul edilen borç miktarı, protokolün geçerli olduğuna mahkememizce kanaat getirilmesi, bilirkişi tarafından yapılan alacak miktarı tespiti de gözetilerek davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış, davacı ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten icra takibi tarihi itibariyle belirtilen miktarın üzerinde alacak bulunduğu, bu sebeple ... adına kayıtlı İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... B pafta no 1078 ada no 2 parsel no üzerinde kayıtlı bulunan (500.000,00 TL tutarlı) taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilebileceği kanaatine varılmıştır. Bahsi geçen bu ipoteğin resmi senedi incelendiğinde üst sınır ipoteği anlaşılmış ve üst sınır ipoteği türünde, alacak tutarı (faiz ve giderler dahil) üst sınır (azamî meblâğ) ipoteğindeki ipotek limitini aşmakta ise alacaklı takip talebinde sadece ipotek limiti içinde kalan alacak bölümünü talep edebileceğinden ve takip tarihinden itibaren faiz de isteyemeyeceğinden takibin sadece 500.000 TL asıl alacak miktarı üzerinden devam etmesine dair kısmen kabul kararı verilmiştir.
Her ne kadar takip kalemi içinde İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. 56 pafta, 321 ada, 32 parsel üzerindeki 130.000,00 TL tutarlı ipotek te yer almış olsa da, ipotek resmi senedinin incelenmesinde, vekil tarafından gerçekleştirilen bir işlem olduğu, söz konusu ipoteğin malik ...'ün davacıya olan borcu için kurulduğunun anlaşıldığı, diğer davalı şirketin borçlarına yönelik teminat gösterme iradesi bulunmadığı, bu haliyle davacının söz konusu taşınmaza davalı şirketten olan alacağı için başvurmasının mümkün olmayacağı anlaşılmış ve bu ipotek kalemi yönünden dava reddedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davalıların .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 500.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Belirlenen alacak miktarına takip tarihinden itibaren faiz istenilemeyeceğine,
2-Belirlenen toplam alacak miktarı olan 500.000,00 TL'nin % 20 si olan 100.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazla talebin reddine,
4-Karar harcı 34.155,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.608,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.546,17 TL harcın davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin harç olarak yatırılan 7.608,83 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 261,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.261,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 8.143,65 TL'sinin davalılar taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 79.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 330,16 TL'sinin davacı taraftan, 1.269,84 TL'sinin davalılar taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır