T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/778 Esas
KARAR NO:2024/941
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/09/2022
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket ve davacı şirket arasında imzalanan 25/03/2022 tarihli ... numaralı sözleşmeye göre;12 mm ebatında, 12 metre boyunda, ... acc to ... (B500B) kalite, 1.000 Mt. 16 mm ebatında, 12 metre boyunda, ... acc to ... (B500B) kalite, 1.000 Mt. olmak üzere toplam 2.000 ton nervürlü inşaat demiri cinsli emtianın, ton başına fiyatının 975.-usd olmak üzere toplam 1.950.000 USD karşılığında satış ve teslimi konusunda anlaşmaya varıldığını, bu sözleşmenin 25.03.2022 tarihinde taraflarca imza altına alınarak yürürlüğe girdiğini, taraflarca imzalanan sözleşmenin ödeme şekli başlıklı maddesine göre mal bedelinin %30'luk kısmını (585.000 USD) 01/04/2022 tarihine kadar, bakiye bedelin ise malzemenin yüklemesinden önce yapılması kararlaştırıldığını, fakat muhatap tarafından davacıya birtakım bahaneler ile hiçbir ödeme yapılmadığını, davacı şirket konunun icra dava yoluna başvurulmaksızın davalıya borcunu ifa etmesi için davacı şirketin sözleşmeye uygun şekilde mal teslimine hazır olduğunu, borcun 15.05.2022 tarihine kadar ödenmesi halinde davacı şirketin mal teslimi borcunu ifa edeceğini davalıya bildirdiğini, davalı şirket vekili tarafından ....Noterliği'nin 23.5.2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde Ukrayna- Rusya savaşı nedeniyle mücbir sebep hali bulunduğu, uzlaşmaya açık olmayan tarafın davacı şirket olduğunu, gerek hukuksal ve gerekse Türk Hukuk'undan kaynaklanan mücbir sebep ve sair maddelerinden kaynaklı her türlü haklarının saklı olduğu hususlarının ihtaren bildirdiklerini ifade ettiklerini, davalının beyan, talep ve iddiaları maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olup hukuken kabul edilmeyeceğini, sözleşmenin karşılıklı imzalandığı 25.03.2022 tarihi itibariyle Ukrayna- Rusya savaşının çoktan başlamış olduğunu, bu savaş halinin sözleşmedeki borç ve yükümlülüklerinin ifasına hiçbir olumsuz etkisinin olmayacağını davacı şirkete göre davalının borcunun ifa etmemesinin sebebi global çelik fiyatlarının sözleşme imzalanmasından sonraki süreçte düşmeye başlaması nedenine dayadığını, davalının sözleşmedeki borçlarını ifa etmemiş olması nedeniyle davacı şirketin uğradığı zarar miktarı ton başına 175-USD olarak hesaplandığını, toplam zararları ise 350.000USD olarak hesaplandığını, bu zararın şimdilik 50.000USD' lik kısmını talep ettiklerini, bu sebeplerle her türlü talep, dava, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulünü, oluşan zararımızın, şimdilik 50.000 USD (Ellibinamerikandoları) tutarındaki kısmının 15.05.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyen yabancı para borcu faiziyle birlikte ve 6098 Sayılı Kanunun 99. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak davalıdan tazminini ve tahsili ile davacı şirkete verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı ilk olarak 22.03.2022 tarihinde telefon ve e mail ile görüşmeye başlamış ve görüşmelerde Estonya'ya gönderilmesi gereken özellikleri belirli inşaat demirinin tedarikinin sağlanması noktasında mutabakata varıldığını, Bu görüşmeler esnasında; siparişi verenin Estonya'da faaliyet gösteren ... ... isimli şirketin ... isimli Estonya pasaportlu Rus kökenli bir tüccar olduğu malın teslim yerinin Estonya olduğu, beyan edildiğini, tarafların 25.03.2022 tarihinde satış protokolü imzaladığını, protokole göre; mal bedelinin %30'u ön ödeme olarak peşin alınacak, kalan kısım ise yükleme tarihinde ödeneceği kararlaştırıldığını, sipariş ile ilgili ödemeler yapılacağı sırada ... ... Firmasının hesabının bulunduğu bankanın uyum departmanı tarafından yapılması beklenene ödemenin engellendiğini, Bu engellemenin sebebi ise, Ukrayna-Rus savaşından kaynaklı olarak uygulanan uluslararası yaptırımlar olduğunu, savaş 2022 Şubat ayı sonunda başlamış olmakla beraber finansal yaptırımların hergün artarak devam ettiğini ve sonunda davalı şirkete siparişi veren firmanın etkilendiğini, davacı taraf sözleşmeden dönüldüğünü ve dosyayı avukatlarına devredip hukuki yollara başvuracağını açıkça belirttikten sonra, kendilerine seçimlik hak yaratmak için kendi açık irade beyanlarının dışına çıkarak bu kez "malların teslime hazır olduğu" ihtaren bildirdiğini, davalının .... Noterliği'nin 12.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile "temerrüde düşmediğimiz, malın teslime hazır olduğu iddiasının sektörel gerçekler ve şifai beyanlar ile uyuşmadığı, Ukrayna-Rusya savaşından etkilendiğimiz" ifade edildiğini, Davacı taraf daha sonra; bir takım zararları olduğunu iddia ederek .... Noterliği'nin 17.05.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 350.000,00 USD tarafımızdan talep ettiğini, Bu ihtarnameye karşı tarafımızca .... Noterliği'nin 23.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi "içeriği tam olarak bildirilmeyen zarar ziyan taleplerini kabul edilmediği" ihtaren bildirildiğini, davacı taraf işbu davada bir takım zararlardan bahsetmekte ise de bu zarar ve ziyanın nasıl oluştuğu konusunda hiçbir belge veya delil ortaya koymadığını, sektörde bilinen bir gerçek olduğu üzere sözleşmede kararlaştırılan önödeme tutarı üretime başlamak için alınan işletme maliyeti olup bu tutar alınmadan üretime başlanmasının mümkün olmayacağını davacının söz konusu malı ürettiği ve teslime hazır olduğu iddiası gerçekle bağdaşmadığını, davacının iddia ettiği "sipariş üzerine üretim yapılıp zarara uğrandığı" tezi kötüniyetli olduğunu, davacı 25.03.2022 tarihli satım sözleşmesinden 17.5.2022 tarihinde dönmesi sebebiyle 50.000,00 USD’ lik zararını talep ettiğini, İlgili talep sözleşmeden dönme halinde talep edilecek alacaklar, kusur ve zararın miktarı bakımından hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeden dönme halinde, tarafların ifa edilmeyen borçlardan kurtulmakla birlikte, aslen tarafların ifa ettikleri ve birbirlerine verdikleri şeylerin iade borcu doğduğunu, iade borçları haricinde sözleşmeden dönme hallerinde, şartları varsa ancak menfi zararlar talep edilebileceğini, sözleşmede taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça müspet zarara hükmetme imkanı bulunmayacağını, davacının yapmış olduğu bir masraf olmadığı, bu bakımdan niza konusu olayda davalı açısından bir tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle her türlü talep, dava, fazlaya ilişkin her türlü hak ve taleplerinin saklı kalmak kaydıyla; öncelikle cevap dilekçesinlde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak sebeplerle davanın reddini, kabul anlamına gelmemek şartıyla Mahkeme aksi kanaatteyse fahiş zarar talebinin indirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın taraflar arasındaki inşaat demiri satışına dair ticari ilişki kapsamında, mal tesliminden önce ödenmesi gereken satış bedelinin ödenmemesinin, Rusya-Ukrayna savaşının mücbir sebep olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, alıcı olan davalının ödemede temerrüde düşmesinde kusurunun olup olmadığı, davacının yaptığı masraf olup olmadığı, TBK 236 madde kapsamında satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyat farkından oluşan ve davalıdan talep edebileceği zarar miktarı olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenmiştir.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 22/09/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Tarafların iddia ve itirazları, sunulan deliller, tüm dosya kapsamı, taraflar arasındaki inşaat demiri satışına dair ticari ilişki kapsamında, mal tesliminden önce ödenmesi gereken satış bedelinin ödenmemesinin, Rusya - Ukrayna savaşının mücbir sebep olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, alıcı olan davalının ödemede temerrüde düşmesinde kusurunun olup olmadığı, davacının yaptığı masraf olup olmadığı, TBK 236 madde kapsamında satış bedeli ile malı belirlenmiş ödeme günündeki fiyat farkından oluşan ve davalıdan talep edebileceği zarar miktarı olup olmadığının belirlenmesi için taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmişir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 04/06/2024 tarihli raporda: "Mali İnceleme İle: Taraflar arasında 25.03.2022 tarihinde imzalanan ... sayılı Protokolün Ödeme Başlıklı 11. Maddesinde göre mal bedelinin % 30 luk kısmı olan 585.000,00 USD tutarın 01.04.2022 tarihine kadar bakiye bedelin ise malzemenin yüklenmesinden önce daha sonra davacı şirket tarafından Üsküdar protokoldeki son yükleme tarihi olan 15.05.2022 tarihine kadar ödenmesi kabul edilen ve .... Noterliği tarafından düzenlenen 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede mehil verilen tutarın davalı şirket tarafından davacı şirket tarafından davacı şirket ödenmediği tarafların kabulünde olup, ticari defterlerde de ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Davacı şirket tarafından işbu protokole ilişkin yapılan masraf, malzeme/hammadde/ vs. ürün alımına ilişkin herhangi bir fatura belge olmadığı beyan edilmiştir. Sözleşme ilişkisi yönünden: uyuşmazlık davacı ve davalı arasında imzalanan 24.03.2022 tarihli sözleşme gereğince tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri hususunda ortaya çıkmaktadır. Sözleşme incelendiğinde, ürün ve fiyatın belli olduğu, ödemeye ilişkin olmak üzere mal bedelinin % 30 kısmının 01.04.2022 tarihine kadar, bakiye bedelin ise malzemenin yüklenmesinden önce ... hesabına yapılacağı belirtilmektedir. Teslime ilişkin olarak sözleşmede yer alan kayıt EXW KAPTAN MİLL olup, anlamı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sitesinde aşağıdaki şekilde ortaya konulmuş bulunmaktadır : Bu teslim şeklinde satıcı malları, kendi yerinde veya ismen belirlenmiş başkaca bir yerde (fabrika, depo, işyeri gibi) alıcının tasarrufuna bırakarak teslim eder. Satıcının malları herhangi bir taşıma aracına yükleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Teslimin Türkiye'de yapılması, alıcının ve satıcının Türkiye'de bulunması karşısında, taraflar arasındaki ilişkinin TBK satım sözleşmesi hükümleri ile TTK'nın ticari satım ve mal değişimi başlıktı 23. Maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekte olup, takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Somut olayda taraflar arasında gerek sözleşme kurulmasından önce gerek sözleşmenin kurulmasından sonra yazışmalar yapılmıştır. Bu yazışmaların sözleşme ilişkisine gerek yorum gerek sözleşmede değişiklik oluşturup oluşturmadıkları konusunda inceleme yapılması uygun görülmektedir. Yukarıda maillere yönelik genel değerlendirme sunulmuş olup, bu kapsamda mailler incelendiğinde; 22.03.2022 tarihli mailde, alıcı tarafın önerisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında teslimatın DAP Tallinn olarak belirtildiği , ancak sözleşmede yukarıda da ortaya konulduğu gibi, satıcının işyerinde teslim esasının getirildiği anlaşılmaktadır. Satıcının aynı günlü cevabında teslim şeklinin EXW KAPTAN veya FOB AMBARLI olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda da ifade edildiği gibi sözleşme EXW yöntemi olarak ortaya konulmuştur. Bu mailde ödemeye yönelik % 30 peşin şartının belirlendiği, bunun sözleşmeye geçtiği anlaşılmaktadır. Maillerde ... başlığının bulunduğu görülmektedir. Ürün miktarına yönelik bilahare değişiklik yapıldığı, 500 mt yerine 2000 mt sipariş geçildiği görülmektedir Sonraki yazışmalarda FABRİKA TESLİM İHRAÇ KAYITLI açıklamasının ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Bu kaydın özellikle faturanın KDV li kesilmesi yönünden önemli olduğu bilinmektedir. Taraflar arasında sözleşmenin 22.03.2022 tarihinde imzalanmasına rağmen yazışmalarda 25.03.2022 tarihinde karşılıklı imzalanan sözleşmelerin gönderildiği anlaşılmakta olup, bu tarihten itibaren ödeme (% 30 peşin) olmak üzere beklendiği bildirilmiştir. Alıcı tarafından gönderilen 31. Mart 2022 tarihli mailde ödemenin İsviçre'den beklendiği bilgisinin sunulduğu, 1 Nisan da UYUM DEPARTMANINA TAKILDIĞI bilgisinin verildiği, durumun çözüleceğinin bildirildiği görülmektedir. Buna karşın satıcı tarafın 01.04.2022 tarihli mailde MUHATABIN ALICI olduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle alıcının üçüncü kişi olmasından doğan bir sorun, satıcı tarafından kabul edilmemektedir. Sözleşmenin tarafları konusunda bir değişikliğin satıcı tarafça kabul edilmediği görülmektedir. 4 Nisanda sorunun yurt dışı kaynaklı olduğu alıcı tarafından bildirilmekle birlikte, satıcının sözleşmenin uygulanmasına yönelik tavrında bir değişiklik bulunmamaktadır. Sözleşme ilişkisine yönelik olarak ihtarnameler incelendiğinde, davacı tarafından davalıya hitaben gönderilen 09.05.2022 tarih ve ... nolu ihtarnamenin temerrüt ihtarnamesi olduğu, ödeme gerçekleştirilmezse sözleşmeden dönüleceğinin bildirildiği, benzer olarak davacı tarafından gönderilen 17.05.2022 tarihinde gönderilen ihtarnamede ise sözleşmeden DÖNÜLDÜĞÜNÜN bildirildiği görülmektedir. Tacirler arasında karşı tarafı temerrüde düşürmek, sözleşmeyi fesih ve sözleşmeden dönme amacıyla yapılan bildirimlerin şekline yönelik TTK Md. 18/3 hükmüne uygun şekilde olduğu, bu haliyle TEMERRÜT İHTARININ ve DÖNME BEYANININ kanunu aradığı şekillerden biri olan noter kanalıyla yapıldığı belirtilmelidir. Bu durumda alıcı tarafından bedel ödenmesinde temerrüt şartlarının oluştuğu, satıcının TBK md. 235'de öngörülen dönme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle TBK Md. 235 şartlarının sağlandığı görülmektedir. Zira bu hüküm kural olarak malın tesliminden önce ödemenin kararlaştırıldığı hallerde uygulanmakta olup, somut olayda bunun gerçekleştiği görülmektedir. Hükmün devamında 236 hükmü yer almakta olup, dönmenin sonucu olarak değerlendirilmelidir. Davacı tarafından sunulan ... Adresi verisine göre; 22.03.2022 tarihinde tüm malın fiyatı (KDV HARİÇ) 1.950.000 USD olup birim fiyatının 975 USA olduğu görülmektedir. 17.05.2022 de tüm malın fiyat (KDV HARİÇ) birimi 825 USD olarak belirlenmekte olup, birim fiyata göre hesaplandığında tüm ürünün değerinin 1.650.000 USD olduğu hesaplanmaktadır. TBK 236, f. 3 gereği aradaki farkın 300.000 USD olduğu sonucuna varılmaktadır. SONUÇ: Sektörel olarak satıcının peşinat almadan üretime girmesinin beklenemeyeceği, peşinet verilmediği takdirde sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün doğduğunun kabul edilemeyeceği yönünde bir teamül bulunduğundan sorumluluğun doğmadığı kanaatinin oluştuğu, Söz konusu uygulamanın teamül niteliğinde kabul edilmesi halinde, ancak tarafların iradelerinin yorumunda dikkate alınabileceği yönündeki kanaat ile bu uygulamanın ticari örf ve adet kuralı haline geldiğinin davalı tarafından ispatı gerektiği kabul edilmelidir. Eğer sektörel uygulamanın ticari örf ve adet olduğu belirlenirse, davalının sorumluluğunun bulunmadığı, Aksinin belirlenmesi halinde TBK md 236 hükmüne göre davacının 300.000 USD (dava tarihi itibariyle USD 18,3554 TL olup 5.506.620 TL - Talep 917.770 TL karşılığı 50.000 USD) zararının hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda mahkememizce yapılan değerlendirme:
Taraflar arasında inşaat demiri satışına yönelik sözleşme bulunmakta olup, davacı taraf sözleşme konusu inşaat demirlerini temin edecek, davalı taraf ta sözleşme konusu demirlerin bedelini ödeyecektr.
Taraflar arasında 25.03.2022 tarihinde imzalanan ... sayılı Protokolün Ödeme Başlıklı 11. Maddesinde göre mal bedelinin % 30 luk kısmı olan 585.000,00 USD tutarın 01.04.2022 tarihine kadar bakiye bedelin ise malzemenin yüklenmesinden önce daha sonra davacı şirket tarafından Üsküdar protokoldeki son yükleme tarihi olan 15.05.2022 tarihine kadar ödenmesi kabul edilen ve .... Noterliği tarafından düzenlenen 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede mehil verilen tutarın davalı şirket tarafından davacı şirket tarafından davacı şirket ödenmediği tarafların kabulünde olup, ticari defterlerde de ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmüştür.
Davalı taraf ödeme yapılmaması gerekçesi olarak Rusya Ukrayna savaşını ve yurt dışı kaynaklı birtakım hususları gerekçe göstermiş ise de davacı tarafın da belirttiği üzere tarih itibari ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kurulur iken hali hazırda Rusya Ukrayna savaşı mevcut olarak devam ediyor olması sebebi ile davalı tarafça ileri sürülen bu hususlar mücbir sebep olarak dikkate alınmamıştır.
Sektör bilirkişisi ön ödeme yapılmadan üretim yapılmayacağını belirterek davacının talepte bulunamayacağı yönünde görüş bildirmiş ise de, taraflar arasında eser sözleşmesi olmadığından üretim yapılmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır, satış sözleşmesi kapsamında davacı üretim yaparak veya başkasından temin ederek sözleşme konusu malları ödeme yapıldığında teslim etmekle yükümlüdür, bu sebeple sektör bilirkişisinin eser sözleşmesine göre yaptığı bahsi geçen değerlendirmeleri geçerli görülmemiştir.
Türk Borçlar Kanununun "IV. Alıcının temerrüdü" başlığı altında yer alan düzenlemeler aşağıdaki gibidir.
"1. Satıcının dönme hakkı
MADDE 235- Satılanın, ancak satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşerse satıcı, herhangi bir işlem gerekmeksizin satıştan dönebilir.
Bu hakkını kullanmak isteyen satıcı, durumu gecikmeksizin alıcıya bildirmek zorundadır.
Satılanın zilyetliği satış bedeli ödenmeden alıcıya devredilmişse, alıcının temerrüdü sebebiyle satıcının dönme hakkını kullanarak satılanı geri alması, bu hakkın sözleşmede açıkça saklı tutulmasına bağlıdır.
2. Zararın hesaplanması ve giderimi
MADDE 236- Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir".
Taraflar arasında satış sözleşmesi olduğundan ve davalı tarafça ödenmesi gereken bedel ödenmediğinden TBK 235/1 maddesi uyarınca davalı tarafa gönderilen ihtarnameler de dikkate alınarak sözleşmeden davacı taraf dönmüştür. Buna göre de TBK 236/3 maddesine göre "borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan" ifadelerini karşılayan dava konusu sözleşmenin teslim konusu olan "demir" için zararın soyut hesaplama metoduna göre hesaplanması gerekecek olup, bilirkişi raporunda da değinildiği üzere davacı tarafından sunulan ... Adresi verisine göre; 22.03.2022 tarihinde tüm malın fiyatı (KDV HARİÇ) 1.950.000 USD olup birim fiyatının 975 USD olduğu, 17.05.2022 de tüm malın fiyat (KDV HARİÇ) birimi 825 USD olarak belirlenmekte olup, birim fiyata göre hesaplandığında tüm ürünün değerinin 1.650.000 USD olduğu, buna göre de TBK 236, f. 3 gereği aradaki farkın (1.950.000 - 1.650.000) 300.000 USD olduğu sonucuna varılmış ve davacı tarafın bu miktarı davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış olmakla, dava dilekçesi ile talep edilen miktar ve ıslah ile talep edilen miktar gözetilerek, davanın kabulü ile; 50.000,00 USD'nin (17/05/2022 tarihli davacı taraf ihtarnamesi ve davalı tarafa verilen 3 günlük ödeme süresi de gözetilerek) davalı tarafın cevabi ihtarname tarihi olan 23/05/2022 tarihinden itibaren, 250.000,00 USD'nin ıslah tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyen yabancı para borcu faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 50.000,00 USD'nin (17/05/2022 tarihli davacı taraf ihtarnamesi ve davalı tarafa verilen 3 günlük ödeme süresi de gözetilerek) davalı tarafın cevabi ihtarname tarihi olan 23/05/2022 tarihinden itibaren, 250.000,00 USD'nin ıslah tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyen yabancı para borcu faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 648.365,73 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.673,22 TL peşin harç ve 146.418,22 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 162.091,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 486.274,29 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 15.673,22 TL peşin harç, 146.418,22 TL ıslah harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 162.183,64 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 199,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti olmak üzere toplam 7.699,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 681.830,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır