T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/832 Esas
KARAR NO:2025/189
DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/10/2022
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Sigorta Acenteliği ile müvekkili sigorta şirketi arasında 06.04.2015 tarihli “Acentelik Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşme ile davalıya “yangın, nakliyat mühendislik, her türden kaza, tarım ve sağlık sigortaları branşlarında sigorta sözleşmeleri düzenleme, imza etme ve bu sözleşmelerin primlerini tahsil etme” yetkisi verildiğini, davalı Acente tarafından, sigortalıların kredi kartı bilgilerinin kontrol edilmemesi, bu bilgilerin yanlış olması ve kimlik bilgilerini görmeden işlem yapılması nedeniyle yapılan poliçelerden kaynaklı prim tahsilatları iptal edildiğini, gerek acentelik sözleşmesi ile sigorta poliçe prim tahsilatlarının banka kartları ve kredi kartları ile yapılmasına ilişkin sözleşmenin 5. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca gerekse de bankacılık mevzuatı gereği kredi kartı işlemlerinde kimlik kontrolü yapmak ve işlemleri usulüne uygun şekilde sonuçlandırmak davalının sorumluluğunda olduğunu, bu kapsamda poliçelerden kaynaklı, müvekkili sigorta şirketine toplam 26.418,58- TL prim borcu bulunduğu için takip başlatılmış olup, işbu dava ikame edilmeden önce acentenin süresiz 5.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu nakit paraya çevrilmiş ve davalının müvekkili şirkete karşı güncel borcu 20.898,22 TL olarak güncellendiğini, davalı şirkete .... Noterliği’nin 25.11.2021 tarih ... yevmiye no’lu ihtarnamesi gönderilerek söz konusu alacağı ödemesi gerektiği hususu bildirilmesine rağmen davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, 15.06.2022 tarihinde ... Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuş, olup son tutanaktan anlaşılacağı üzere anlaşmaya varılamadığını, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptalini, davalı takip konusu borcun tamamına karşı haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğinden itirazın iptal edilen kısmının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf ile müvekkili arasında acentelik sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili aracı kurum olarak davacı şirketin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları davacı şirket adına yapmayı meslek edindiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu üzere müvekkilin kredi kartı işlemlerinde kimlik kontrolü yapmaması nedeniyle doğacak olan zararın müvekkile yöneltilebilmesi mümkün olmadığını, nitekim müvekkili davacı şirkete gelir sağlamak maksadıyla acentelik işini yürütmekte olduğunu, davacı şirkete yönlendirmiş olduğu bilgiler davacı tarafından onaylandıktan sonra poliçe düzenlendiğini, söz konusu poliçeler davacı şirket tarafından onaylanarak düzenlenmiş olduğundan bu husustan doğan zararın müvekkilin kusuru olarak gösterilmesi açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilden etki alanı ve ekonomik olarak kat be kat üstün konumda bulunan sigorta şirketi gerekli kontrolleri yapmış ve poliçe düzenlenmesine onay vermişken ve müvekkili bu şekilde poliçeyi düzenlemişken aracı konumunda bulunan müvekkilin bu kontrolleri yapması mümkün olmayıp hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bu nedenle davacı şirket tarafından müvekkili hakkında başlatılan icra takibine konu olan prim tahsilatlarının iptali sebebiyle ortaya çıkan maddi zarar müvekkilin sorumluluk alanı dışında olup müvekkil, aracı konumundadır ve davacı şirketin nam ve hesabına çalışmakta olduğunu, bu nedenle başlatılan icra takibi haksız olup tarafımızca itiraz edildiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu üzere müvekkilin kredi kartı işlemlerinde kimlik kontrolü yapmaması nedeniyle doğacak olan zararın müvekkile yöneltilebilmesi mümkün değildir, haksız olarak açmış bulunduğu davanın reddi ile, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlğın davalı ile sigorta şirketi arasında akdedilen 06.04.2015 tarihli “Acentelik Sözleşmesi” ile Acentelik Sözleşmesi ile Sigorta Poliçe Prim Tahsilatlarının Banka Kartları Ve Kredi Kartları İle Yapılmasına İlişkin Sözleşmenin 5. ve ilgili diğer maddeleri ve bankacılık mevzuatı gereği davalının sorumluluğunda olan kredi kartı işlemlerinde kimlik kontrolü yapmak ve işlemleri usulüne uygun şekilde sonuçlandırma kuralına aykırı davranıp davranmadığı, davacının zararının oluşup oluşmadığı, zarar oluşmuşsa miktarı ve davalının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 11/10/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 25.898,22 TL asıl alacak ve 520,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.418,85 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacının 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerinde olacağı, Davacının incelenen İlgili yıllar ticari defter dökümlerine göre: Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, iptal edilen poliçe prim bedellerinden kaynaklı, davacı yanın takip tarihi olan 21.01.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 25.898,22 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı acentenin süresiz 5.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu nakit paraya çevrilmek suretiyle cari hesap borcundan düşülerek 20.745,99 TL cari hesap bakiyesi olarak alacaklı hale geldiği, Davacının talebi olan "...Davalının kusuru ile iptal olan poliçe prim bedelleri..." hususunda hukuki değerlendirme, Takdir Mahkemenize ait olmak üzere, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, iptal edilen poliçe prim bedellerinden kaynaklı, davacı yanın takip tarihi olan 21.01.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 25.898,22 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı acentenin süresiz 5.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu nakit paraya çevrilmek suretiyle cari hesap borcundan düşülerek 20.745,99 TL alacaklı olacağı," şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Bilirkişi ...'dan alınan 16/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: " Davalı tarafın kök raporda itirazları değerlendirildiğinde, sözleşme ve mali yönden yaptığımız hesap ve değerlendirmeleri değiştirecek nitelikte somut bilgi ve belge somut bir bilgi ve belge sunulmadığı, Davacının talebi olan "...Davalının kusuru ile iptal olan poliçe prim bedelleri..." hususunda hukuki değerlendirme, Takdir Mahkemenize ait olmak üzere, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, iptal edilen poliçe prim bedellerinden kaynaklı, davacı yanın takip tarihi olan 21.01.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 25.898,22 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı acentenin süresiz 5.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu nakit paraya çevrilmek suretiyle cari hesap borcundan düşülerek 20.745,99 TL alacaklı olacağı,"şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Alınan raporlar yeterli bulunmamış dosya sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi Sertaç Malik Eskişehirli 'den alınan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda' Sigorta prim ödeme borcu kural olarak sigortalıya ait bir borç olduğu, Bir kısım sigorta poliçeleri araçların satışından iptal iade işlemi yapıldığı, İptal iade zeyilnamesi düzenlenmiş olması bir kısım prim tahsilini gösterdiği, Kredi kartlarından prim tahsilatı yapılamaması somut nedenleri belirtilmediği, Sigortalıların prim ödeme borcu başlangıç tarihinden on ay sonra borç yazıldığı, Davalı acentenin kusur ve/veya ihmaline dayalı davacının zararı belirlenemediği, Davalının davacıya herhangi prim borcu bulunmadığı, teminatın iadesi gerektiği," şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; davacının iş bu davada davalı tarafından sigortalıların kredi kartı bilgilerinin kontrol edilmemesi, yanlış olması / bilgileri görmeden işlem yapması nedeniyle yapılan poliçelerden kaynaklı prim tahsilatları iptal edildiğini ve bundan dolayı zarara girdiğini beyan ettiği, davacının ( hakimiyeti altında ) yasal defter kayıtları ve dolayısıyla yevmiye defterinde acenteye yazılan borç listesinin iş bu davanın niteliği gereği dikkate alınmayacağı, ayrıca poliçe detayları içermeyen ekstrelerin yol gösterici olmayacağı, zira davacının sunulu anılan belgelerinden “hesap mutabakat formunda davalı acentenin ıslak imzası bulunmadığı” ve diğer belge “acente ekstresinde ise kime/kimlere ait olduğu bilinmeyen/belirtilmeyen toplam borç tahakkuku” görüldüğü, dosyada mevcut CD’nin incelenmesinde, 2020 düzenlenme tarihli iptal – iade zeyilnamelerin tümünün Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS/Trafik) Poliçelerine dayalı olduğu, zeyillerde kayıtlandırıldığı üzere iptal nedenleri “Araç Satış” larına istinaden tanzim edildiği ve kural olarak bu tür zorunlu sigorta himayeleri kamu düzeni ile ilgili olduğu ve dolayısıyla poliçe iptalleri de ancak aracın satılmasıyla mümkün olacağı ve poliçelere iptal iade işlemi yapılmış olmakla, sigorta süresinde işlemeyen günlere tekabül eden zeyillerde belirlenen primlerin sigortalıya iadesi gereken tutarlar olacağı ve zeyiller toplamının da taleple örtüşmediği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, yine CD içinde sunulu ve o tarihte meri ZMSS poliçelere bakıldığında; bir kısmın “araç satıştan iptal” poliçeler olduğu dolayısıyla zeyil düzenlenmiş olmasına göre de kredi kartlarından bir kısım tahsilatların yapılmış olmasını gerektirdiği ve tümünün vade tarihleri başlangıç 12.2019 ve bitiş 12.2020 olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından ileri sürülen ZMSS poliçelerin primleri sigortalıların kredi kartından tahsil edilememiş olma nedenleri somut olarak belgelendirilemediği ve acenteye resen borç dekontları üretildiği, sigorta prim borcunun sigortalılara ait bir borç olması dolayısıyla varsa tahsil edilemeyen primlerle ilgili hukuki işlem başlatılmak yerine, vekalet akdi ile onu temsil eden acentesine olmayan borcu rücu edilemeyeceği ve acentenin teminatına da el konulamayacağı poliçelerin başlangıç tarihleri incelendiğinde, sigortalıların kredi kartından primlerin tahsil edilmesi gereken tarih 12.2019 iken, yaklaşık 10 ay sonra 10.2020 fesih tarihinde acenteye borç yazılmış olmasının izahı da davacı tarafından yapılamamış olup davalının davacıya herhangi prim borcu olmadığı sonucuna varılmış davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜ K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatıralan 224,80 TL harcın mahsubi ile eksik 390,60 TL harcın harcın davacı taraftan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 20.898,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
Hakim ...