T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/853 Esas
KARAR NO :2025/788
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:19/10/2022
KARAR TARİHİ:30/10/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: ....İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasına borçlular tarafından sunulan borca itiraz dilekçeleri haksız olduğunu, alacaklarının tahsilini önlemeye yönelik olduğunu, icra dosyasında borçlular tarafından sunulan borca itiraz dilekçelerinin haksız olduğunu, alacaklarının tahsilini önlemeye yönelik olduğunu, müvekkili şirket, ... no'lu Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi ile sigortalı ... Tar. Ürn. İnş. Ahş. Amb. San. Ve Tic. A.Ş.'nin dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, dava konusu hasarlanan emtia; sigortalı tarafından Rusya - Moskova - ... firmasına 01.06.2021 tarih ve ... no.lu fatura ile faturalandırılarak, sigortalı firma tarafından düzenlenen 01.06.2021 tarihli ve ... no.lu CMR ile sürücü ... sevk ve idaresindeki sigortalı firmaya ait ... plakalı çekici - soğutuculu frigofrik dorseye yüklenerek Moskova'daki firmanın deposuna indirilen 2.912 paket (net:18.096 kg. brüt:19.730 kg.) taze nektarin emtiası olduğunu, bahse konu emtia, davalı ... Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. firmasının ... plakalı çekici dorsesine yüklendiğini, dosya ekinde sunulan ve şoför tarafından imza altına alınan tutanakta belirtildiği üzere 01.06.2021 ile 06.06.2021 tarihleri arasındaki sevkiyat süresinde soğutucunun düzensiz çalışarak aşırı soğutma yapması, ısının (-) ve (+) derecelere çıkması sebebiyle, ürünlerin donmaya bağlı bozulmasına, çürümesine ve yumuşamasına sebebiyet verdiğini, 06.06.2021 tarihinde, nektarin emtiası Alıcı firma olan ... firmasına teslim edildiğini, dorsenin kapakları açılıp emtialar indirilmeye başlandığında dorse içindeki emtianın donmuş, yumuşamış ve çürümüş olduğu görülerek derhal survey raporu tutulduğunu, 08.06.2021 tarihinde, olay yerine gelen... firması survey ekipleri gerekli tetkik ve incelemelerde bulunduğunu, dorse içindeki emtiaların kontrolü yapıldığını, emtiada; meyvenin içine nüfuz eden donma, soğukluk, mekanik bozukluk (temasa bağlı meyve yüzeyinde oluşan zarar), mantar oluşumu ve görüntü çirkinliği (donmaya bağlı renk canlılığını yitirme) meydana geldiği ve emtianın %34,1'inin çöp durumda olduğu, %65,9'unun ise standart dışı (ticari değeri olmayan); bunun da sebebinin sevkiyat boyunca aşırı soğutma olduğu tespit edildiğini, survey raporuna göre; ek zarar boyutunun, kargonun bir kısmının satılmasına ve atığa atfedilen kargonun kullanımına uygun tasnif / satıldığını teyit eden belgeler altında hesaplanabileceği belirtildiğini, survey raporu düzenlendikten sonra, emtialar alıcı firma tarafından teslim alınmamış ve emtiaların ayıklanması ve tasnifi yapılarak satılabilecek durumda olan nektarin emtiası 50.400.-RUBLE (695.-USD.) bedel ile satıldığını, hasarın, taşıyıcının kusuruna bağlı olarak karayolu seyri sırasında, soğuk zincir frigofrik dorsenin soğutucusunun, +2 derecede nektarin emtiasını muhafaza etmesi gerekirken dengesiz soğutma yaparak seyir boyunca +2 ile -3 derece arasında soğutma yapması sebebiyle nektarin emtiasının donup çürüyerek bozulması sonucu gerçekleştiği kanaatine varıldığını, abonman poliçesine istinaden (poliçenin 3. Sayfası) 'herhangi bir hasarda sigortacının taşıyana rücu hakkı saklıdır' hükmüne istinaden davalı taşıyıcı ... şirketine rücu edildiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde, taşıyıcı konumundaki davalı ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve diğer davalı CMR sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu söz konusu olduğunu, dava konusu hasar sonrası yapılan ekspertiz çalışmalarına göre hasar miktarı; 29.125,75-USD olduğunu, söz konusu hasarın sebebiyle müvekkili şirket sigortalısına, 29.125,75-USD tazminat ödemesi yapıldığını, ödeme dekontuna istinaden anılan ödeme ile müvekkili şirket, Türk Ticaret Kanunu m. 1472 (1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, davalılar ile dava öncesi yapılan taleplerine olumlu cevap verilmemesinin akabinde; alacaklarına ilişkin olarak başlattıkları .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas numaralı dosyasına yansıyan takibe, borçlular tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek, elle tutulur bir sebep gösterilmeksizin, borca, faizine ve tüm fer’ilerine itiraz edilmiş olması hukuken korunduğunu, icra takibatına devam ederek haklı alacağına kavuşabilmek adına müvekkili şirket tarafından arabuluculuğa başvurulduğunu, davalılar ile anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, borçluların .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazların iptalini, asıl alacağa faiz işletilmesine ve takibin devamını, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: davacı şirketin sigortalısı ne emtia satış sözleşmesinin ne de taşıma sözleşmesinin bir tarafı olduğunu, davacı şirketin sigortalısının ne taşıma ile ne de taşınan etmia ile bir ilişkisinin bulunmadığını, davada aktif husumet olmadığını, davacının sigortalısının müvekkilerine karşı herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine sigortalısının dosyadaki evraklar üzerinde ismi, imzası veya kaşesi bulunmadığını, dosyaya sunulan emtia faturasında emtia satıcı olarak davacının sigortalısı "... Tarım" olmadığını, müvekkilinin sigortalısının isminin bulunduğunu, navlun faturasının da ... Tarım'a değil müvekkilinin sigortalısı "... Taşımacılık" şirketine kesildiğini, diğer evrakların incelenmesinden de anlaşılacağı üzere ... Tarım'ın işbu dava konusu taşımadaki sıfatı anlaşılamadığını, davacı, sigortalısı ... Tarım şirketinin yük üzerinde bir hakkı olduğunu dilekçesinde beyan etmişse de bu beyan yalnızca bir iddiadan ibaret olup dosyaya sunulu deliller aksini gösterdiğini, davacının halefiyete dayanan herhangi bir talebinin olabilmesi için sigortalısının zarar gördüğünü ve haklı menfaatini ispat etmesi gerektiğini, somut olayda davacının sigortalısının dosya kapsamında herhangi bir menfaati bulunmadığını, davacının sigortalısı ne emtia satıcısı ne de yükün yükleteni olduğunu, hasarın varlığı kabul anlamına gelmediğini, herhangi bir hasar meydana geldi ise dahi davacının sigortalısının emtia üzerinde hukuken korunan bir menfaati bulunmadığını, davanın öncelikli olarak aktif husumet yokluğundan reddini, herhangi bir hasarı, davacının sigortasının menfaatini veya aktif husumetini kabul anlamına gelmediğini, davacı taraf, sigortalısının zararını tazmin ederek TTK md. 1472 kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia ettiğini, Türk Ticaret Kanunu md. 1472 kapsamında sigortacının halefiyetinden söz edebilmek için 3 şartın sağlanması gerektiğini, bunlardan bir tanesinin yokluğu, halefiyet iddialarını geçersiz kılacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller incelendiğinde davacının bu üç şarttan sigortalısının zarara uğradığını ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğunu ispat edemediğinin görüleceğini, davacı sigortalısına yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesini gösterir dekontu delilleri arasında sunmuş olsa da, bu ödemenin geçerli bir sigorta poliçesine dayanıp dayanmadığı ve sigortalısı uhdesinde sebepsiz zenginleşmeye neden olmadığı hususu ispatlanmadığını, yapılan ödeme geçerli bir sigorta poliçesine dayanmıyorsa ve sigortalı sigortacının ödediği tutar ile sebepsiz zenginleşmiş ise davacı sigortacının davalılara karşı bir rücu hakkı olmayacağını, davacının sigortalısının zarar gördüğü ispat edilmediğini, sigortalının taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, taşıma sırasında emtianın hasara uğradığı iddia edildiğine göre bu zarardan emtia sigortalısının zarar görmesi için sigortalının yükün satıcısı olması ve ifa ettiği iddia edilen satışın gerçekleşmeyerek sigortalının dava dışı alıcıdan emtia bedelini tahsil etmemiş olması gerektiğini, bu iddiayı ispatlayacak herhangi bir delil dosyaya sunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an olsun davacının sigortalısının malın satıcısı olduğu kabul edilirse, davacının sigortalısının emtia bedeli için fatura düzenlediği de göz önünde bulundurulduğunda mal bedelini tahsil etmiş olması muhtemel olduğunu, sigortalı emtia faturası neticesinde taşınan malın bedelini alıcı firmadan tahsil ettiyse yük üzerinde mülkiyet hakkı ve bu nedenle oluşan zarara katlanma yükümlülüğü bulunmadığını, yük üzerinde korunacak herhangi bir menfaati de kalmadığını, eğer sigortalı emtia bedelini dava dışı alıcısından tahsil ettiyse bu durumda da hasara katlanma yükümlülüğü sigortalıda olmayacağı için davacının da geçerli bir sigorta tazminatı ödemesi yaptığından söz edilemeyeceğini, davacı sigorta şirketinin yaptığı ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, "ex gratia" yani lütuf ödemesi olacak ve sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın sigortalısı olan satıcının mal bedelini alıcıdan tahsil edip etmediği anlaşılmadığını, alıcı satış bedelinin tamamını eksiksiz olarak sigortalı satıcıya ödediğini, sigortalı herhangi bir zarara uğramadığını davacı sigortacının yaptığı ödeme geçerli bir sigortaya dayanmadığından (menfaat yokluğu) ex gratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıyacak ve halefiyet söz konusu olamayacağını, satış bedelinin ödenip ödenmediğinin kanıtı için davacı taraf, sigortalısının ticari defterlerini dosyaya sunmalı ve söz konusu kayıtların bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı sigortacı ile sigortalısı arasında düzenlenen abonman sigorta poliçesi tek başına sigorta himayesi sağlamadığını, bu sebeple sigortalılık ilişkisinin ispat edilemediğini, abonman sigortaları, bir çerçeve sözleşme niteliğindedir ve bu bağlamda teminatın geçerli olabilmesi için sözleşmenin içinin doldurulması gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta, hasarın gerçekleştiği sevkiyatın başlamasından önce riziko ve menfaatin ayrı bir sigorta poliçesi ile somut hale getirilmesi gerektiğini, dosya kapsamında eğer ayrı bir spesifik sigorta poliçesi yok ise işbu davada davacı tarafın yalnızca abonman sigorta poliçesi ile sigortalıların haklarına halef olamayacağını vurgulamayacağını, abonman poliçelerinin çerçeve sözleşme olması nedeniyle, kural olarak sigorta edilen menfaat somut hale geldikten sonra o sigortalı mal için sigorta teminatının doğacağının kabulünün gerektiğini, spesifik poliçe düzenlenmemiş ise işbu dosyada aktif husumet ehliyeti bulunmayan, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanmayan davacının davasının aktif husumet eksikliğinden reddinin gerektiğini, TTK’nın 1421. maddesi uyarınca sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının prim borcunun ilk taksidini ödemesi ile başladığını, davacı sigorta şirketinden sigortalısının prim ödeme tarihinin sorulmasına ve gerektiğinde davacının ve sigortalısının ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesini, davacının sigortalısının prim ödemesi yapmamış olduğu takdirde sigorta himayesinin başlamamış olması sebebiyle işbu davanın aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu olay hiçbir durumda sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davacı sigortacının yaptığı ödemenin her halükarda bir lütuf ödemesi olduğunun açık olduğunu, davacı sigortalısının haklarına halef olmadığını, müvekkilin sigortalısı taşıyıcıya düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkil veya sigortalısı sorumlu olmadığını, meydana geldiği iddia olunan olayda müvekkilin sigortalısı taşıyıcı, tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen özeni gösterdiğini, üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taşıma herhangi bir kaza meydana gelmeden sorunsuz bir şekilde gerçekleştiğini, taşıma olağan şekilde 01.06.2021-06.06.2021 tarihleri arasında 6 günde tamamlandığını, 6 günde minimal ısı dalgalanmaları ile emtianın neredeyse tamamının zayi olması hayatın olağan akışına uygun olmadığını, iddia olunan hasar müvekkilinin tüm önlemleri almasına ve taşıyıcının hiçbir kusuru olmamasına rağmen engelleyemeyeceği bir hasar olduğunu, soğutucu ünite yetkili servisi ... Otomotiv firmasınca yükleme sonrası soğutucu Thermoking cihaz kontrol edilmiş, kalibrasyonuna bakıldığını, soğutucu ünite sağlam bulunduğunu, müvekkili soğutucu aracı kullanıma hazır bulundurma yükümlülüğünü de yerine getirdiğini, iddia olunan hasar müvekkilinin sigortalısının önleyebileceği bir sebepten meydana gelmediğini, müvekkilinin herhangi bir hasardan sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu emtianın iddia olunan hasar oranı fahiş olduğunu, emtiaya ait fotoğraflar incelendiğinde emtianın değerini büyük oranda kaybetmesine sebep olacak bir hasar görünmediğini, emtianın dışarıdan görünüşü yüklendiği gibi olduğunu, gerçek zararın hesaplanması için emtianın akıbetini ortaya konmasının gerektiğini, DAP teslim şeklinde navlun ücreti emtia faturasına dahil olduğunu, davacının talebinde ise talep bedel emtia faturasına bir navlun ücreti daha eklenerek hesaplanmış olduğunu, navlun ücreti iki kere sayılmış olduğunu, davacının sigortalısı navlun ödemesi de yapmadığını, kötüniyetli bu talebin reddinin gerektiğini, emtianın sovtaj bedeli hayatın olağan akışına uygun olmadığını, emtianın kalan kısmına dair sovtaj araştırması yapılmadığını, yapılan sovtaj araştırmasının yetersiz olduğunu, navlun ücretinin tamamının talep edilmesi CMR madde 23/4 uyarınca mümkün olmadığını, hiç bir şekilde hasarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- emtia faturasına dahil edilmiş olan navlun ücreti de hasar oranında düşürülmesinin gerektiğini, herhangi bir hasarın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca malların kısmen kaybı halinde ancak duçar olunan zarar oranında navlun talep edildiğini, uyuşmazlık konusu olayda davacının dosyaya sunmuş olduğu tek taraflı ekspertiz raporunda dahi emtianın yalnızca %34,1'inin zayi olduğu belirtildiğini, zarar oranını kabul anlamına gelmemekle birlikte emtianın taşıması yapıldığını, emtia alcısına teslim edildiğini, emtia faturasına dahil edilmiş olan navlun ücretinin de her halükarda bu oran ile hesaplanmasının gerekeceğini, taşımada taşıyıcı CMR’de düzenlenen taşıyacının sınırlı sorumluluğuna tabi olduğunu, faiz ancak CMR Konvansiyonuna uygun olarak talep edilebileceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddi ve kötüniyetli olarak icra takibine girişen davacı aleyhine takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirket vekili cevap dilekçesinde: Davacı şirketin sigortalısı ne emtia satış sözleşmesinin ne de taşıma sözleşmesinin bir tarafı olduğunu, davacı şirketin sigortalısının ne taşıma ile ne de taşınan emtia ile bir ilişkisi bulunmadığını, davada aktif husumet olmadığını, davacının sigortalısının müvekkilerine karşı herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu delillerden görüleceği üzere davacının iddia ettiğinin aksine sigortalısının dosyadaki evraklar üzerinde ismi, imzası veya kaşesi bulunmadığını, emtia faturasında emtianın satıcısı olarak davacının sigortalısı "... Tarım" değil, müvekkilinin şirketin ünvanı bulunduğunu, navlun faturası da ... Tarım'a değil müvekili "... Taşımacılık" şirketine kesildiğini, ... Tarım'ın işbu dava konusu taşımadaki sıfatı anlaşılamadığını, davacı, sigortalısı ... Tarım şirketinin yük üzerinde bir hakkı olduğunu dilekçesinde beyan etmişse de bu beyan yalnızca bir iddiadan ibaret olup dosyaya sunulu deliller aksini gösterdiğini, davacının halefiyete dayanan herhangi bir talebinin olabilmesi için sigortalısının zarar gördüğünü, haklı menfaatini ispat etmesinin gerektiğini, somut olayda davacının sigortalısının dosya kapsamında herhangi bir menfaati bulunmadığını, davacının sigortalısı ne emtia satıcısıdır ne de yükün yükleteni olduğunu, bir hasarın varlığını kabul anlamına gelmemekle beraber herhangi bir hasar meydana geldi ise dahi davacının sigortalısının bu emtia üzerinde hukuken korunan bir menfaati bulunmadığını, davanın öncelikli olarak aktif husumet yokluğundan reddini, herhangi bir hasarı, davacının sigortasının menfaatini veya aktif husumetini kabul anlamına gelmediğini, davacı taraf sigortalısının zararını tazmin ederek TTK md. 1472 kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia ettiğini, bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu md. 1472 kapsamında sigortacının halefiyetinden söz edebilmek için 3 şartın sağlanması gerektiğini, bunlardan bir tanesinin yokluğu, halefiyet iddialarını geçersiz kılacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller incelendiğinde davacının bu üç şarttan sigortalısının zarara uğradığını ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğunu ispat edemediğinin görüleceğini, davacı, sigortalısına yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesini gösterir dekontu delilleri arasında sunmuş olsa da, bu ödemenin geçerli bir sigorta poliçesine dayanıp dayanmadığı ve sigortalısı uhdesinde sebepsiz zenginleşmeye neden olmadığı hususu ispatlanmadığını, eğer yapılan ödeme geçerli bir sigorta poliçesine dayanmıyorsa ve sigortalı sigortacının ödediği tutar ile sebepsiz zenginleşmiş ise davacı sigortacının davalılara karşı bir rücu hakkı olmayacağını, davacının sigortalısının zarar gördüğü ispat edilmediğini, sigortalının taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini, taşıma sırasında emtianın hasara uğradığı iddia edildiğine göre bu zarardan emtia sigortalısının zarar görmesi için sigortalının yükün satıcısı olması ve ifa ettiği iddia edilen satışın gerçekleşmeyerek sigortalının dava dışı alıcıdan emtia bedelini tahsil etmemiş olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an olsun davacının sigortalısının malın satıcısı olduğu kabul edilirse, davacının sigortalısının emtia bedeli için fatura düzenlediği de göz önünde bulundurulduğunda mal bedelini tahsil etmiş olması muhtemel olduğunu, sigortalı emtia faturası neticesinde taşınan malın bedelini alıcı firmadan tahsil ettiyse yük üzerinde mülkiyet hakkı ve bu nedenle oluşan zarara katlanma yükümlülüğü bulunmadığınğ, yük üzerinde korunacak herhangi bir menfaati de kalmadığını, eğer sigortalı emtia bedelini dava dışı alıcısından tahsil ettiyse bu durumda da hasara katlanma yükümlülüğü sigortalıda olmayacağı için davacının da geçerli bir sigorta tazminatı ödemesi yaptığından söz edilemeyeceğini, davacı sigorta şirketinin yaptığı ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup ex gratia yani lütuf ödemesi olacak ve sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmadığını, davacı sigortacı ile sigortalısı arasında düzenlenen abonman sigorta poliçesi tek başına sigorta himayesi sağladığını, bu sebeple sigortalılık ilişkisi ispat edilemediğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu sigorta poliçesi incelendiğinde dava konusu olay hiçbir durumda sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davacı sigortacının yaptığı ödemenin her halükarda bir lütuf ödemesi olduğu açık olduğunu, davacı sigortalısının haklarına halef olamadığını, müvekkili, bir taşıyıcıya düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili sorumlu olmadığını, dava konusu emtianın iddia olunan hasar oranı fahiş olduğunu, emtiaya ait fotoğraflar incelendiğinde emtianın değerini büyük oranda kaybetmesine sebep olacak bir hasar görünmediğini, emtianın dışarıdan görünüşü yüklendiği gibi olduğunu, gerçek zararın hesaplanması için emtianın akıbeti ortaya konmasının gerektiğini, DAP teslim şeklinde navlun ücreti emtia faturasına dahil olduğunu, davacının talebinde ise talep bedel emtia faturasına bir navlun ücreti daha eklenerek hesaplandığını, navlun ücreti iki kere sayıldığını, davacının sigortalısı navlun ödemesi de yapmadığını, her halükarda kötüniyetli bu talebin reddinin gerektiğini, davacının dilekçesinin eklerinde bulunan emtia faturası tutarı 28.945,28 USD olduğunu, davacının dosyaya sunmuş olduğu navlun faturasından görüldüğü üzere navlun ücreti 5.300 USD olduğu, aynı emtia faturasının alt kısmındaki genel açıklamalar kısmında teslim şekli-DAP-moscow ibaresi yer aldığını, DAP teslim şeklinde satıcı nakliye ve uygun düştüğü ölçüde gümrük ve diğer masrafları üstlendiğini, satıcının alıcıya kesmiş olduğu emtia faturasına navlun ücreti, tüm bu masraflar ve satıcının kar oranı dahil olduğunu, emtianın sovtaj bedeli hayatın olağan akışına uygun olmadığını, emtianın kalan kısmına dair sovtaj araştırması yapılmadığını, yapılan sovtaj araştırması yetersiz olduğunu, navlun ücretinin tamamının talep edilmesi CMR madde 23/4 uyarınca mümkün olmadığını, hiç bir şekilde hasarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda emtia faturasına dahil edildiğini, navlun ücreti de hasar oranında düşürüldüğünü, taşımada taşıyıcı CMR’de düzenlenen taşıyacının sınırlı sorumluluğuna tabi olduğunu, faiz ancak cmr konvansiyonuna uygun olarak talep edilebileceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddi ve kötüniyetli olarak icra takibine girişen davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddini, kötüniyetli olarak icra takibine girişen taraf aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sigorta poliçesi nedeni ile sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın davacı sigortalısının taşınan emtianın satış sözleşmesinin ve taşıma sözleşmesinin tarafı olup olmadığı, davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olup olmadığı, taşınan emtia davacı sigortalısına ait ise, emtianın zarar görmesinden dolayı zararın poliçe kapsamında olup olmadığı, zarar miktarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, davalıların rücuen tahsil talebinden sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmıştır.
Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde: 29.125,75 USD alacağın tahsili için takip başlatıldığı, borçlu davalıların takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdikleri tespit edilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/02/2024 tarihli ayrık raporda: "Davada uygulanması gereken hukukun CMR Konvansiyonu hükümleri olduğu, yükün taşıyanı ve emtea göndereni aynı sıfatta davacının sigortalısı olduğu, ürün hasarının meydana gelmesinde taşıyanla/gönderen ortak kusurlu olduğu, davacının davalıya rücusu sigorta hukukuna /prensiplerine uygun düşmediği, davacının rücuen tazminat talep hakkı mahkemenin hukukunda bulunduğu, belirlenen 29.125.75 USD hasar/zarar yerinde ve kurallara uygun bulunduğu, davalıya rücu halinde poliçe özel şartı gereği tazminat sınırı 26.949 USD olduğu, tazminata hükmedilmesi halinde uygulanacak yıllık faiz oranı % 5 olacağı, kanaatine ilişkin" belirtir ayrık rapor sunmuştur.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 22/02/2024 tarihli raporda: "Ürünlerin teslimin tarihinde raf ömürlerini tüketmediği, ürünlerin istiflendiği kasaların gözenekli olduğu, paletlerinin üst yüzeyinin açık olduğu, alt yüzeylerinin de açık olduğu, bu nedenle kasaların etrafının streçle sarılı olmasının hava akışını engellemeyeceği, bu hususta kusur bulunmadığı, tüm tespitler ışığında; Sevk aşamasında ürünlerin taşıma sıcaklığı en düşük -3°C, en yüksek +15°C olmak üzere ortalama -0,2°C e olduğu, sevkiyatın ilk 2 gününde -3C/+2C arasında olduğu, Firma tarafından istenilen taşıma sıcaklık olan +2°C ninde üzerinde ve altına düştüğü , ideal olan +2 / +4 °C sıcaklık sınırlarının da dışına çıkıldığı, ürünlerin donma noktasına ulaşılan sıcaklıklarda taşıma yapıldığı (-0,9C ve altındaki sıcaklıklar), sevkiyat aşamasında sürekli sıcaklık dalgalanmaların meydana geldiği, uygun olmayan Yüksek ve düşük sıcaklık seviyesi ve sıcaklık dalgalanmalarının nektarin sevkiyatı için uygun olmadığı ve ürün yüzeyinde yumuşamalara, donup çözünmeye bağlı yapı bozulmaları ve çürümeye sebebiyet vereceği, sonuç itibariyle ürünlerde yapısal bozulma meydana getirebileceği, nihayetinde çürümelere neden olabileceği, nektarin sevkiyatında öncelikle Donmaya bağlı olmak üzere üründe donma ve arkasında yüksek ısılara çıkılması ve sürekli ısı dalgalanmalarının yaşanmasından ötürü Tespit edilen hasar oranların oluşabileceği, ürünler sevk edilmeden önce %100 kusursuz olduğu düşünülse dahi nakliye aşamasındaki -3C ve +15C çıkılmış olması sebebiyle ürünlerde belirtilen kusur oranlarına çıkmasının bekleneceği, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taşıyıcının emtia taşıma sıcaklık sınırlarına uygun bir taşıma işlemi gerçekleştirmediğinin sabit olduğu ve taşıma işini yapan araç ve firmasının kusurlu olduğu, hasarın davacı sigortacı ... Sigorta AŞ sigorta poliçesi geçerlik süresinde ve teminatI kapsamında" olduğu, yapılan hesaplamaya göre hasar tazminatının 29.125,75 USD olduğu, davacı emtia nakliyat sigortacısı ... Sigorta AŞ 29.125,75 USD tutarındaki hasar tazminatını sigortalısı ... Taşımacılık San.Ltd.Şti.ye ödediğinden davalı CMR sorumluluk sigortacısı ... Sigorta AŞ'den Türk Ticaret K. md.1472 halefiyet prensibi gereği rucüen tahsil imkanının olduğu, " şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Bilirkişilerin asıl ve ayrık şeklinde rapor sunmuş olmaları karşısında tarafların itirazlarınında değerlendirilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler..., ... ve ...tarafından hazırlanan 26.05.2025 tarihli raporda: "Davacının sigortalısı ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hem emtianın satıcısı/göndereni hem de fiili taşıyıcısı olarak taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığının ileri sürülemeyeceği, davalı ve aynı zamanda davacının emtia sigortalısı ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti, tarafından taşınan emtiada, taşıyıcının sorumluluğunda olan taşıma sıcaklığının sabit tutulamaması nedeniyle hasarın meydana geldiği, CMR Konvansiyonu 23'üncü maddesi gereği, taşıyıcının sorumlu olacağı ve 23'üncü madde 3.paragraf gereği hesaplanan sorumluluk üst sınırının altında kalan gerçek zarar tutarının 18.525,75USD olarak hesap edileceği, meydana gelen rizikoyu düzenlediği poliçe ile sigorta teminatı altına alan davacı ... Sigorta AŞ'nin, aynı zamanda sigortalısı ve zarardan sorumlu olan ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, zararın meydana gelmesinde bir kastı bulunduğuna dair dosyada bir veri bulunmadığından, sigortacılık temel prensiplerine göre davalılardan emtia sigortalısı aynı zamanda taşıyıcı ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne rücu hakkının bulunduğunun söylenemeyeceği, bu davalı yönünden pasif husumet ehliyeti konusunda takdirin mahkeme heyetinde olduğu, TTK 1472'nci maddesinde yer bulan halefiyetin şartları eksik kaldığından, davacının halefiyet elde ettiğinin takdirinin münhasıran mahkeme heyetine ait olacağı, şartları yerine gelmeyen halefiyete dayanılarak rücu talebinde bulunulamayacağı dikkate alındığında, davacının aktif dava ehliyeti hususunda takdirin münhasıran mahkeme heyetine ait olacağı, mahkeme heyetinin davacı lehine hüküm kurması halinde davacının hükmolunacak alacağına CMR Konvansiyonu 27'nci maddesi hükmünce, takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği, sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı" şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucunda: Davacının sigortalısı ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hem emtianın satıcısı/göndereni hem de fiili taşıyıcısı olarak taşıma sözleşmesinin tarafı olduğu, davalı ve aynı zamanda davacının emtia sigortalısı ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti, tarafından taşınan emtiada, taşıyıcının sorumluluğunda olan taşıma sıcaklığının sabit tutulamaması nedeniyle hasar meydana gelmiş ise de; davacı ... Sigorta AŞ'nin meydana gelen rizikoyu kendi düzenlediği poliçe ile sigorta teminatı altına aldığı, sigortalısı ve zarardan sorumlu olan ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, zararın meydana gelmesinde bir kastı bulunmadığı, zira dosyada bu yönde bir iddia ve ispat olmadığı, bu bağlamda davacı sigorta şirketinin davalılardan emtia sigortalısı aynı zamanda taşıyıcı ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne rücu hakkının bulunamayacağı, buna göre de; TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet koşullarının sağlanmış olamayacağı, koşulları oluşmayan halefiyete dayanılarak diğer davalı ... Sigorta şirketinden de rücu talebinde bulunulamayacağı, davalıların itirazlarının haklı olduğu kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafların kötüniyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Davalı tarafların kötüniyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.116,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.501,12 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 85,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 85.381,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır