T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/874 Esas
KARAR NO:2024/612
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:04/10/2022
KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, nakliyecilik işi ile uğraştığını, ... isimli bir kişinin, davacıya ulaşarak, davalı ... Uluslararası Taşımacılık Şirketine yönlendirdiğini, tarafların, ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş'nin mallarını, ... ... ilçesinden yükleyerek, ...'da, ... ... isimli firmaya teslim edilmesi konusu anlaştıklarını, akabinde, davacının, ... ilinden, ... ilçesine geçtiğini ve ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş'nin mallarını, davacıya ait ... plakalı araca yüklediklerini ve 28/02/2022 tarihinde ...'da ... ... isimli firmaya teslim ettiklerini, davacının, 03/03/2022 tarihinde düzenlenen faturada da görüleceği üzere alt yüklenici olarak nakliyeye yüklendiğini, davalı şirket tarafından ödenmesine ilişkin tutarın ödenmediğini, dolayısıyla, nakliye bedelinin davacıya ödenmesine ilişkin ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak, bu takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, davalı tarafça takip konusu alacak ödenmediğinden ve takibe, haksız ve kötü niyeti olarak itiraz edildiğinden, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini belirterek, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlunun borca itirazının iptaline, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil, dava konusu borçtan ilk kez ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesiyle haberdar olduğu, zira müvekkile herhangi bir fatura tebliğ edilmediği, bu durum üzerine takibe itiraz edildiği ve iade faturası kesildiği, müvekkilin davacıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığı, davacıyla yapılan görüşmelerde davacı, ... isimli bir şahıs aracılığıyla müvekkil şirkete hizmet verdiğini iddia ettiği, ancak müvekkilin ... Demirkol adında herhangi bir çalışanı ve/veya yetkilisi olmadığı, müvekkil, bu durumdan haberdar olduktan sonra adı geçenler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, davacı, basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğu, hizmet verdiği kişinin müvekkil şirketle ilişkisi olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, basiretli tacir hizmet verdiği kişilerin yetkili olup olmadıklarını sorgulamak zorunda olduğu, müvekkil, adı geçen ...'a herhangi bir talimat vermemiş, işlemden haberdar olduktan sonra da işlemi onaylamadığı, davanın reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere karşı taraf aleyhine tazminata, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.146,28-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının talimat yolu ile incelenmesine karar verilmiş olup, talimat gereğince bilirkişi sunmuş olduğu 04/10/2023 tarihli raporunda özetle;
"Davacı ...' a ait işletme defterlerinin BEYAN SİSTEMİ (DBS) kapsamında olması nedeniyle kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuştur.
Davacı ...' a ait ticari defter kayıtlarına göre; davacı ... tarafından davalı ... ... TAŞ. LTD. ŞTİ.' adına düzenlemiş olduğu dava ve takip konusu 1 adet e -Arşiv Faturası bedeli olan 2.059,20 TL alacağına karşılık yapmış olduğu herhangi bir tahsilat bulunmadığından davacı ... ...' ın ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasının (30.06.2022) takip tarihi itibariyle 2.059,20 TL asıl alacağı bulunmaktadır.
Davacı ...' a ait ticari defter kayıtlarında gözüken davalı ... ... TAŞ. LTD. ŞTİ. adına düzenlemiş olduğu dava ve takip konusu e -Arşiv Faturasına süresi içinde "GELEN İPTAL veya İTİRAZ TALEBİ" yanıtlarıyla fatura sisteminden veya NOTER - PTT ve benzeri kanallardan geri göndermek suretiyle itiraz edildiğine ilişkin dava dosyası içinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki alacağın dayanağı olan e -Arşiv Faturasında yer alan hizmetin gerçekleştiği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Davacı ...' a ait ticari defter kayıtlarında 2.059,20 TL olarak gözüken ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki asıl alacağa (30.06.2022) takip tarihine kadar işlemiş faizi 105,74 TL olarak hesap edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle birleştirici rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 11/03/2024 tarihli raporda özetle;
"Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği Bilirkişi Raporu’na göre İcra ve dava konusu edilen 03.03.2022 tarih ... no.lu ve 2.059,20 TL bedelli faturanın davacının 03.03.2022 tarih ve 9 no.lu sırasında kayıtlı olduğu,
-Davacı şirketin işletme defteri kayıt sistemine tabi olduğundan tahsilat ve ödemelerin kaydının bulunmadığı,
-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 2.059,20 TL icra ve dava konusu alacağına ilişkin herhangi bir tahsilat bulunmadığından 30.06.2022 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.059,20 TL asıl alacağının bulunduğu,
-Davacının davalıya e-arşiv faturası düzenlemek suretiyle hizmet verdiğinin anlaşıldığı,
-İcra ve dava konusu edilen e-arşiv faturasına süresi içinde “gelen iptal veya itiraz talebi” yanıtlarıyla fatura sisteminden veya noter, PTT benzeri kanallardan geri gönderilmek suretiyle itiraz edildiğine ilişkin dava dosyası içinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından icra dosyasındaki alacağın dayanağı olan e-arşiv faturasında yer alan hizmetin gerçekleştiği sonucunun çıktığı,
-İcra dosyasındaki asıl alacağa 03.03.2022 tarihli fatura tarihinden 30.06.2022 takip tarihinde kadar olan işlemiş faizin (119 gün ve % 15,75 faiz oranı ile) 105,74 TL olarak hesap edildiği,
Sayın Bilirkişi tarafından icra ve dava konusu edilen faturanın düzenlenmesi ve davacının kayıtlarında yer almasına bağlı olarak davacının davalıya hizmet verdiğinin anlaşıldığı görüşüne iştirak etmenin mümkün olmadığı, zira dava dilekçesinde söz edilen ve dilekçe ekinde davacının davalıya verdiği hizmeti ispat etmek için sunulan dava dışı ... şirketinin yurt dışı alıcılarına düzenlediği 2 ayrı irsaliye ile dava konusu faturanın ilişiğinin anlaşılamadığı ve bir bağlantı görmenin mümkün olmadığı,
Diğer yandan e-arşiv faturasına davalının itiraz etmediğini belirten sayın bilirkişinin işbu faturanın davacıdan davalıya nasıl ulaştırıldığı ve haber verildiği hususunu açıklamayı eksil bıraktığı,
Davalı kayıtlarında icra ve dava konusu edilen mart ayındaki faturanın var olup olmadığı tespit edilemese de davacı ile davalının ocak ayında 3 ayrı fatura ile ticari bir ilişkinin var olduğunun anlaşıldığı,
Dava esas değerinin icra ve takip konusu faturanın ana para alacağı olan 2.059,20 TL olarak belirlendiği, takip tarihinden itibaren istenilen % 15,75 faiz oranın TCMB verileri ile uyumlu olduğu, ancak dava Esas değerinde işlemiş faiz olmadığından faiz tutarı denetimine ihtiyaç olmadığı, ancak hesaplanan 105,74 TL takip öncesi işlemiş faiz tutarının da doğru olduğu, ancak yetkisizlik ile ... İcra Dairelerine gelen icra dosyasında ilk takip tarihinin 11.06.2022 olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında taşıma hizmet akdi gereğince davacı tarafça hizmet bedeline ilişkin cari hesap toplam alacağına ilişkin davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının takibe itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi amacıyla itirazın iptali istemli işbu davanın açıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının iddia ve savunma kapsamında incelendiği, davalının ticari ilişki dönemine ait defterlerinin tamamını usulüne uygun sunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan talimat bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil olma vasfına haiz olan ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan dava konusu yapılan miktar itibariyle alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
'İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.' ... BAM 5. HD 2022/588E 2022/1020 K
Somut olayda taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğunun iddia edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen dava konusu döneme ait tüm ticari defterlerini usulüne uygun ve eksiksiz olarak sunmaktan kaçındığı, bilirkişi tarafından incelenen kayıtların ise usulüne uygun olmadığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde davacıyla hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığı yönünde savunma yapılmış ise de, davalı tarafın davacıya banka kanalı ile yaptığı ödemeler çerçevesinde bu savunmaya itibar etme olanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi yönünden alınan birleştirici rapor yapılan inceleme bakımından denetime elverişli bulunmuş ise de dava konusu faturanın davalı ile ilişiğin tespit edilemediği yönündeki görüş bakımından mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; taraflar arasındaki ticari ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı davacının davalının dava dışı şirketlerle yaptığı anlaşmalar kapsamında davalının üstlendiği taşıma işini alt yüklenici sıfatıyla gerçekleştirdiği dolayısı ile faturanın dava dışı gönderen ve göndericiye ithafen düzenlenmiş olan sevk irsaliyesine dayandığı, davacı tarafça faturaya konu nakliye işine ilişkin 03/03/2022 tarihli GIB ... numaralı tevkifat faturası (e- fatura) düzenlendiği gözetildiğinde bilirkişinin bu yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.
Bu hali ile HMK m.222 uyarınca davalının ticari defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığından, usulüne uygun tutulduğu tespit edilen davacının ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacının defter ve kayıtlarına göre de davacının davalıdan takip tarihi itibari ile takip değeri üzerinden alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak miktarı olan 2.146,28 TL üzerinden %20 oranında hesap olunan 429,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 346,90-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 172,90-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 3.520,00-TL masraf olmak üzere toplam 3.692,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.059,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-1.560,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır