T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/888 Esas
KARAR NO :2025/1016
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/12/2018
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında kaldıraçlı alım satım işlerine ilişkin 2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, alım satım işlemlerinde davalı tarafın hiçbir şekilde yönlendirmemesi gerekirken davalı şirket çalışanlarından ...'in yönlendirdiğini ve telkinlerde bulunduğunu, şirketin bu eylemlerinin ayıplı hizmet olduğunu, şirketin çalışanlarının baskı seviyesindeki yönlendirmelerinden dolayı müvekkilinin zarar gördüğünü, ...Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem heyetine şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin zararının 21.319,50 USD olduğunu, yaşanan bu olay nedeniyle müvekkilinin sağlığının bozulduğunu, defresif epizodlar, anemi ve diğer şikayetlerle ... Yüksek İhtisas Hastanesi'nde ve Devlet Hastanesi'nde tedaviler gördüğünü bildirerek uğranılan zararın henüz tam olarak tespit edilememesine istinaden tam alacağı belirsiz olmakla birlikte, uzman bilirkişi tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere 21.319,50 USD'nın zarar görülen tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Yukarıda yapılan lüm açıklamalar çerçevesinde, Davacının Davalı ile olan ilişkilerinde tüketici konumunda olmaması, aralarında 6502 sayılı Kanun kapsamında bir hizmet veya mal satım ilişkisi olmaması ve İTK madde 4, lif bendi hükmü dikkate alınarak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (”IIMK") I maddesi uyarınca, Sayın Mahkemenizce görevsizlik kararı verilmesini ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği, davacının dosyaya sunduğu eklerden de anlaşılabileceği üzere, Davacı Davalı Şirket nezdindeki hesabını 17/12/2013 tarihinde açmış, işlemlerini her an online şekilde izlemiş, kendisine gün sonlarında ve aylık olarak bildirimler yapılmış ve 17/02/2016 tarihine kadar işlemlerine devam ettiği, son işlem tarihinin üzerinden yaklaşık 3 yıl süre geçmiş olup, Kanun'un öngördüğü zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddi gerektiği, davacı Sayın Mahkeme'yi yanıltmak için ... Birliği ("...”) nezdindeki hakem heyetinin lehine verdiği karardan dilekçesinde bahsetmiş, ancak söz konusu karar aleyhine SPK nezdinde yapılan itiraz üzerine kararın bozulmasından ve hakem heyetinin tazminat talebini reddine ilişkin kararından bahsetmediği, davacının dilekçesinde yer alan iddiaların tamamını ret ediyoruz. Davacı yanlış yatırım kararları nedeniyle uğramış olduğu zararları dayanaktan yoksun iddiaları ile tahsil edebilmenin yollarını aradığı, ... AŞ. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi bir Şirket olup. SPK tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda verilen izinle kurulmuş ve yine SPK'mn yaptığı teknik alt yapı, organizasyon, sermaye ve insan kaynakları yeterliliği sonucunda kaldıraçlı alım satım işlemlerinde bulunma yetkisi verildiği, Kaldıraçlı Alım Satım İşlemi, M) 12 2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanunu'nun 3/1/11 maddesinde araç olarak tanımlandığı, davacının işlemlerine başladığı dönemde geçerli olan SPK'nın Seri: V, No: 125 Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'inin ("Seri: V, No:125 Tebliğ”) 6. maddesi uyarınca bir müşteriye uygulanabilecek kaldıraç oranı azami 100:1'dir. 100:1'lik teminat oranı ile, bir yatırımcı yatırım kuruluşuna yatırdığı I birimlik öz kaynak için, yatırım yapmak istediği kıymette maksimum 100 birimlik alım/satım pozisyonu alabildiği, bu kaldıraç etkisi nedeniyledir ki, ilgili kıymetteki değer artış ve azalışları da yatırımcının başlangıçta yatırdığı öz kaynağı artış miktarının 100 katı kadar artırmakta veya azalttığı, davacı işlem yaptığı 2,5 yıl boyunca işlemlerine ilişkin herhangi bir itiraz veya şikayette bulunmamış olup, ilk kez 26/05/2016 tarihinde başvuru yaptığı ...nezdindeki hakem heyeti öncelikle Davacının lehine karar vermiş, ancak SPK nezdinde yapılan haklı itiraz üzerine Davacının tazminat talebini reddettiği, davacı ... Davalı Şirket nezdindeki hesabını 17/12/2013 tarihli sözleşmeyi imzalayarak açmış olup, hesabını online şekilde anlık olarak izlediği ve kendisine günlük ve aylık bildirimler yapıldığı halde, 26/05/2016 tarihli hakem heyeti başvurusuna kadar yaklaşık 2,5 yıllık süreçte işlemlerine ilişkin herhangi bir itiraz veya şikayette bulunmamıştır. Hakem Heyeti'ne yapılan başvuru üzerine Davacı ile Şirket müşteri temsilcisi arasında gerçekleşen tüm elektronik yazışmalar incelenmiş ve Davacının işlem yapmaya başladığı tüm dönem boyunca herhangi bir işlem incelemesi talebi veya şikayeti bulunmadığı anlaşıldığı, SPK'nın konuya ilişkin olarak almış olduğu kararda “söz: konusu mevzuat hükmünde yalnızca telejon İle alınan müşteri emirlerinin kayıtlarının saklanmasının öngörüldüğü, izleyen dönemde belge ve kayıt düzenine ilişkin olarak yürürlüğe giren III-45.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Belge ve Kayıt Düzeni Hakkında Tebliğ 26 ve maddeleri ile hükmün genişletilerek kaldıraçlı alım salım işlemlerinin yürütülmesi sırasında yatırımcılarla iletişime ilişkin tüm kayıtların tutulması ve saklanmasının hükme bağlandığı, bu çerçevede şikayete ilişkin dönemde yürürlükte olan tebliğde açıkça düzenlenmiş ve uygulanagelmiş bir konuda Hakem Heyeti tarafından amaçsal yorum yapılarak, aracı kurumlara geçmişe yönelik yükümlülük getirilmesi mümkün olmadığından Tebliğ hükmüne ilişkin açıklamalar dikkate alınarak başvurunun yeniden değerlendirilmesi” ifade edildiği, SPK'nın söz konusu karan çerçevesinde alınan Hakem Heyetinin 19/06/2017 tarih ve ... karar sayılı kararında Davacı ...'ın tazminat talebinin reddine karar verildiği, davacıya mevzuat hükümlerine ve Şirket'in genel uygulamasına uygun şekilde her türlü bilgi verilmiş se risk uyarılan yapıldığı, hesap açılışı sırasında ilgili tarihte yürürlükte olan Seri: V, No: 125 Tebliğ'in 18. maddesi uyarınca kaldıraçlı işlemlerin riskleri hakkında müşterilere bilgi veren "Kaldıraçlı Varlık Alım Satım İşlemleri Risk Bildirim Formu" sözleşmeden ayrı bir belge olarak Davacı sunulmuş ve altında Davacının formu okuyup anladığına ve bir örneğini elden teslim aldığına ilişkin beyanı olan bu form sözleşmeden ayrı olarak imzaladığı, söz konusu risk bildirimi dışında, Davacının elektronik posla adresine ekle yer alan bilgilendirme maili tanıtım broşürü gönderildiği, bu e-mailde Şirketin kaldıraçlı işlemler hakkında eğitim videolarının linkleri de yer almaktadır, Bunlar dışında Davacıya ekitap, ...’ın kullanım kılavuzları da yollanmış olup, ekteki e-mail yazışmaları bunu ortava koyduğu, hesap açılışı ve izleyen dönemlerde kendisine gerekli tüm uyarılar yapılan, eğitim materyalleri gönderilen, kaldıraçlı alım satım işlemleri ve risk seviyesi hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen Davacı bizzat kendisi tarafından alınan yatırım kararları nedeni ile para kaybedince de mesnetsiz pek çok iddia ileri sürerek işbu davayı açtığı, davalı Şirket müşteri temsilcisi ...'in Davacı'yı yönlendirdiği ve telkinlerde bulunduğu iddiaları gerçek dışı olduğu, kaldıraçlı alım satım işlemleri İnternet üzerinden, yatırımcıların doğrudan ilgili aracı kurumun işlem platformuna bağlanarak emir vermesi ile gerçekleştirmekledir, İnternete ulaşımı çeşitli nedenlerle olamayan yatırımcılar ilgili aracı kuruma telefonla ulaşarak, emirlerini müşteri temsilcileri aracılığı ile de sisteme iletebilmektedirler. Davacının ekte sunulan log kayıtları incelendiğinde emirlerinin tamamının bizzat kendisi tarafından, internet üzerinden verildiği görülecektir (Ek: 12), Davacının telefonda sözlü olarak vermiş olduğu herhangi bir alını satım emri bulunmadığı, davacı dilekçesinde, Şirket çalışanı ...'in kendisini yönlendirdiği, telkinlerde bulunduğu iddiasındadır. SPK mevzuatı konusunda bilgili, zorluk derecesi yüksek çeşitli sınavları geçtikten sonra ancak alabildikleri lisanslarım kaybetme riski dikkate alındığında, sektör çalışanlarının gerekçesi ne olursa olsun kariyerlerini riske atacak şekilde beyanlarda bulunmaları hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı Şirket tarafından ...'e imza karşılığı dağıtılan görev tanımı ekte yer almaktadır (Ek: 13) Bunun dışında kurum iş akış prosedürleri imza karşılığı çalışanlara dağıtıldığı, bu görev tanımları ve iş akış prosedürleri incelendiğinde görülecektir ki müşteriler ile olan ilişkilerde verilebilecek bilgilerin standartları çok açık bir şekilde belirlenmiştir. Çalışanların bu standartların dışında çıkıp çıkmadıkları da sürekli olarak izlenmektedir. Bu tanım ve prosedürler dışında çalışanlara ayrıca sürekli olarak hizmet içi eğitimler verilmekte ve yatırımcılar ile olan ilişkilerinde dikkat etmeleri gereken konulara ilişkin olarak toplantılar düzenlendiği, şirket müşteri temsilcileri, yatırımcılara Şirket bünyesinde genel ekonomik verilere dayanılarak hazırlanan günlük analiz raporlarını sunmakta ve bu rapor içeriğindeki finansal bilgiler dışında, herhangi bir bilgi sunmamaktadırlar. Yatırımcılara sunulan analizler, piyasada her kurumdan sağlanabilecek genel ve açıklanan resmi rakamlara dayanan analizlerdir. Bu analizler ve raporlar sektördeki bütün şirketler tarafından yatırımcılara finansal bilgi kapsamında ve genel anlamda bilgi edinmeleri amacı ile sağlandığı, yukarıda sunulan tüm bilgi ve açıklamalardan anlaşılabileceği üzere, Davalı Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi, düzenlenmiş bir sektörde, aldığı izin uyarınca faaliyet gösteren ve SPK'nın yakın denetimi altında olan bir şirkettir. Yanlış yatırım kararlan nedeniyle zarara uğrayan Davacı, uğradığı zararı tahsil etmek için müvekkil Şirket hakkında haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunduğu, beyanla “Zamanaşımı iddiamızın yerinde görülmemesi halinde, Davacının dilekçesinde yer alan iddiaların doğru olmaması hususu göz önünde bulundurularak dayanaktan yoksun olan bu davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 23/08/2023 tarihli raporda özetle;
"17.12.2013 tarih ve ... nolu KALDIRAÇLI ALIM SATIM İŞLEMLERİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ 32. Maddesine göre sözleşmeden veya sözleşme ile ilgili uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu,
Davalı aracı kurumun Davacının yatırım kararlarını haksız veya hukuka aykırı bir biçimde manipüle edecek şekilde yönlendirme veya telkinde bulunduğuna dair somut bir kanıt veya delilin bulunmadığı,
Davacıyı yönlendirdiği ve telkinlerde bulunduğu iddiası nedeniyle ...A.Ş. çalışanlarından ...’in tanıklığına başvurulmasının faydalı olacağı,
Log kayıtlarının incelenmesi ile emirlerin tamamının internet üzerinden verildiği,
Sermaye Piyasası Kurulu'nun 14.04.2017 tarih ve 17 sayılı toplantısında alınan ve 26.04.2017 tarih ve 5424 sayılı yazısı çerçevesinde alınan Hakem Heyetinin 19/06/2017 tarih ve ... karar sayılı kararında Davacı ...'ın tazminat talebinin reddine karar verildiği," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 16/01/2025 tarihli ek raporda özetle;
"23/08/2023 tarihli raporda değiştirilecek bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 01/10/2025 tarihli ek raporda özetle;
"23/08/2023 tarihli rapor ve 16/01/2025 tarihli ek raporda değiştirilecek bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, taraflar arasında yapılan sözleşme, ...Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti'nin dosyası, davalı şirket kayıtları ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde, davanın kaldıraçlı alım satım işlemleri sözleşmesi çerçevesinde davalı şirketin davacıyı yönlendirmemesi veya telkinleri sonucu uğranılan zararların tazmini talebine ilişkin olduğu, davacı ile davalı arasında 17/12/2013 tarih ve ... numaralı kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesinin düzenlendiği, davacının talep edilen zararın davalı çalışanı ...'in yönlendirmesi ve telkinleri ile yapması sonucu oluştuğunu ileri sürdüğü, yapılan log kayıtları incelemesi ve tespitlerinde kaldıraçlı alım satım işlemlerinin bizzat davacı tarafından ve internet üzerinden verildiğinin tespit edildiği, davalı şirketin haksız veya hukuka aykırı biçimde davacıyı manipüle edecek şekilde yönlendirme ve telkinde bulunduğuna dair somut bir kanıtın olmadığı, davacının SPK'na şikayeti sonucu SPK'nun 14/04/2017 tarihli ve ... sayılı dosyasında davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği, tüm bu tespitler dikkate alındığında her ne kadar davacı taraf 17/12/2013 tarihli sözleşme uyarınca oluşan kaldıraçlı alım işlemi süresinde davalının kusurlu eylemleri sonucu zarara uğradığını iddia etmiş ise de iddiasının aksine tüm talimat ve işlemlerin kendisi tarafından ve verdiği talimatlar ile gerçekleştiği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.833,47 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.218,07 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Alınması gerekli 80,70-TL başvurma harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 45.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
Hakim ...