T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/104 Esas
KARAR NO:2025/432
DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:14/02/2023
KARAR TARİHİ:11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil 31/08/2022 tarihinde, ...Mevkiinde, dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti unvanlı şirkete ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken ... ve ... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını fark ederek aracını kontrollü şekilde durdurduğu, müvekkilin durmasının ardından arkadan gelen ... plakalı araç da ... plakalı araca çarpmak suretiyle kazaya dahil olduğu, bu kazaya müvekkilin idaresindeki araç asla karışmamış ancak kendisinin olay yerini terk etmesini müteakip olay yerinde bulunan araçların kendi aralarında tanzim ettikleri tutanakta müvekkili sorumlu tuttukları öğrenildiği, anılan kazaya karışan ..., ... ve ... plakalı araçların Zorunlu Trafik Sigortası poliçelerini tanzim eden davalı sigorta şirketi tarafından 02/11/2022 tarihinde müvekkile bir davet mektubu gönderilerek 30.000,00 TL tutarındaki zararın sigorta şirketi tarafından karşılandığından bahisle bu zararın müvekkil tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürüldüğü, müvekkil, kazaya herhangi bir suretle sebebiyet vermemiş ve karışmamış olmasına rağmen kendisinden talep edilen ödemeyi ... Sigorta A.Ş.'ye ait banka hesabına 09/11/2022 tarihinde havale etmek suretiyle yaptığı, müvekkil anılan kazaya sebebiyet vermemiş ve hiçbir suretle davalı şirketin sigortaladığı, kazaya karışan diğer araçlara temas etmediği, buna rağmen kendisinden talepte bulunulması üzerine bu konudaki bilgisizliği sebebiyle sigorta şirketine 30.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, müvekkilin bahsi geçen kaza dolayısıyla herhangi bir sorumluluğu ve ödeme borcu bulunmadığından yapmış olduğu 30.000,00 TL tutarındaki ödeme davalı sigorta şirketinin malvarlığında müvekkil aleyhine sebepsiz bir zenginleşmeye neden olduğu, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkil tarafından davalıya yapılan ödemenin şimdilik 100,00 TL'sinin sebepsiz zenginleşmenin doğduğu 09/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay yeri terk rücu sebebi teşkil ettiğinden davacıya rücu gerektiği, kaza tespit tutanağı iddialarımızı doğrular nitelikte olup, davacı olay yerini terk ettiği, polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına itiraz etmemiz mümkün olmayıp, somut tutanağa göre davacı kaza mahallini terk ettiği, davacı kazanın oluşumuna ve diğer araçların hasar görmesine kusurlu olarak sebebiyet verdiği, dava konusu kaza, kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde meydana geldiği ve kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, yukarıda izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle sigortacı davalı tarafından dava dışı zarar görene yapılan tazminat ödemesinin teminat dışı hal bulunduğu iddiası ile davacı sigortalı araç malikinden rücuen tahsili amacıyla talep edilmesi sonucunda davacı tarafından yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davacı tanıkları dinlenilmiş olup;
Tanık Engin Nayman 20/03/2024 tarihli beyanında aynen;
"Ben trafik kazası anında olay yerinde değildim, o gün itibariyle senelik izindeydim, ben 06/09/2022 tarihli iş başı yaptım, yani olayın olduğu tarihten 6 gün sonra iş başı yaptım, biz davacı ile İSKİ bünyesinde şoför olarak çalışmaktaydık, halen orada çalışırız, izinden dönüp işe başladığım gün davacı bana kaza olayını anlattı, kaza sol şeritten giderken iki aracın çarpışması sonucunda Gazi'nin kullandığı üçüncü araç arkadan gelen aracın da görülmesi sebebiyle hem öndeki araçlara hem de arkadan gelen araç sebebiyle kaza yapılmasının önüne geçmek maksatlı sola manevra yapmıştır, bu aşamada aracın sol tarafı hafifçe refuje çarpmıştır ancak sağdaki ikinci araca ve arkadan gelen dördüncü aracın Gazi'nin kullandığı araca çarpması veya Gazi'nin o araçlara çarpması söz konusu değildir bana anlatılan bu şekildedir, tanıklık ücreti talebim yoktur " şeklinde,
Tanık ... 18/09/2024 tarihli beyanında aynen;
"31 Ağustos 2022 günü TEM otoyolunda ben ... plaka sayılı aracımla ... yönüne doğru seyir halindeyken önümüzdeki araçların bir anda durduğunu gördüm. İleride bir kaza olmuştu. Bu sebeple trafik durmuştu. Yağmur yeni başlamıştı. Yerler çok kaygandı. Önümüzdeki takip mesafesi açık olmasına rağmen aracı durduramadık ve araç kaydı. Bunun üzerine ben önümdeki ... plaka sayılı araca arkadan çarptım. Sonrasında arkama baktığımda şuanda duruşma salonunda bulunan davacının ... plakalı aracını gördüm. Ben en sol şeritteydim. Dolayısıyla sol tarafımda da bariyerler vardı. Ben çarptıktan sonra arkama baktığımda davacının aracının burnunun benim aracıma hafif sürterek bariyer ile benim aracımın arasına girdiğini gördüm. Hatta araç iyi kurtardı diye düşündüm. Sonrasında arkadan benim aracıma hızlı bir şekilde başka bir araç çarptı. Davacının aracı bariyer ile benim aracımın arasına doğru girdiğinden sol şeridin sağ kısmında arkadan boşluk oluştuğundan diğer araç benim aracıma çarptı. Ben araçtan indiğimde davacının kullandığı ... ile bana arkadan sert bir şekilde çarptığını söylediğim ... yan yana pozisyonda duruyorlardı. ... ön kısmı sağlamdı. ... ön kısmı ağır hasar almıştı. Yaz ayında hafif yağmur yağdığı için yer çamur olmuştu. Aradaki mesafe açık olmasına rağmen bende aracı durduramadım. Tutanak tutulduğu esnada davacı olay yerinden ayrılmıştı. Ben bana arkadan çarpan ... sürücüsü ile olay yerindeydik polis buna göre tutanak tuttu. Ayrıca kaza anına ilişkin tarafımca çekilmiş fotoğrafları da size gösterebilirim başka da bir diyeceğim yoktur. Ayrıca tanıklık ücret talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 15/03/2023 tarihli raporda özetle;
"SONUÇ:
Yukarıda açıklandığı üzere:
Dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü davacının % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu,
Davacı sürücünün olay yerini sebepsiz terk etmesi nedeniyle davalı şirketin 3. Şahsa yaptığı 30.000,00 TL tazminat ödemesini davacıdan talep etmesinin poliçe genel şartlarına uygun olduğu,
Davacının davalı şirkete yaptığı 30.000,00 TL'lik ödemeyi geri talep etme şartlarının oluşmadığı" şeklinde görüş bildirilmiştir.
TTK ‘ nun 1282. Maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. Maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun
teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerekmektedir.
Dava konusu kazasında kazayı müteakiben, davacı sigortalı adına kayıtlı aracın sürücüsünün 2918 Sayılı
Karayolları Trafik Kanunu Madde 81/1d maddesi gereği olay yerinden ayrılmayıp, kolluk güçlerine
haber vermesi gerekirken, olay yerinden ayrıldığı dosya kapsamına göre sabittir. Kazanın maddi hasarlı trafik kazası olduğu, sürücünün olay yerinin terk edilmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde
sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi
bir bilgi ve belgenin bulunmadığı dolayısı ile davalının meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak dava dışı zarar görene ödemiş olduğu tazminatı araç işleten davacıdan rücuen tahsilini talep ve dava hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve kusur tespiti bakımından ve hasar tazminatı bakımından dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda sigorta bakımından yapılan değerlendirmede de bu husus belirtilmiştir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak somut olayda olduğu gibi 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazaları ile sınırlı olmayıp, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini izinsiz terk ettiği hususu trafik kazası tespit tutanağı ile sabittir. Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere poliçe tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Genel Şartların B.4. maddesi uyarınca "olay yerini terk" halinin başlı başına sigortalıya rücu sebebi olduğu, buna dayanılabilmesi için kaza sonucunda bedensel zararın meydana gelmesinin aranmadığı gözetildiğinde davalının ödediği sigorta tazminatını davacıya rücu etme hakkı bulunduğu dolayısı ile davacının teminat dışı hal sebebiyle davalı sigorta şirketine ödediği bedelin iadesini talep hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harç ile 480,73-TL ıslah harcının mahsubu ile fazla alınan 179,90-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 28.150,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı asil ile davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025
Katip ...
Hakim ...