T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/16 Esas
KARAR NO:2024/613
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/01/2023
KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile davacı şirket arasında ticari alım satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arası ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davacı şirketin 276.627,76 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davacı şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen borcun ödenmemesi nedeni ile davalı taraf aleyhine 01.11.2022 tarihinde ... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasından 276.627,76 L asıl alacak ve 18.859,95 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 295.487,71 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, İcra takibinin başlamasının ardından davalı-borçlu şirket tarafından 02.11.2022 tarihinde “müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığından borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine ayrıca ve açıkça itiraz ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunularak takibe itiraz edildiğini, yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz neticesinde takibin durmasına sebebiyet verildiğini, davalı şirketin her ne kadar davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını ifade ederek takibe itiraz etmiş ve takibin durdurulmuş ise de asıl alacak tutarı olan 276.627,76 TL cari hesap alacağını takip sonrasında davacı şirkete ödediğini, davalının kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinin aşikar olduğunu, icra takibinden haberdar olmasına rağmen asıl alacak miktarını asile ödediğini, fer'ilerini, işlemiş faizini ve ve vekalet ücretini ödemekten kaçındığını ve itiraz ettiğini, yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunun, asıl borcu ödeyerek kabul etmesinden anlaşıldığını, davalı tarafın takip açıldıktan sonra ki tarihte ödeme yaptığından itirazında belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, taraflarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk alternatif çözüm yoluna başvurulmuş ise de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı şirketin alacağının 276.627,76 TL'lik kısmını tahsil etmiş ise de bakiye 60.000,00 TL alacağının bulunduğunu, davacı şirketin bakiye alacağının, icra takibi sebebi ile yapılan masrafların ve diğer fer'ilerin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, bu nedenlerle borçlunun borca vaki itirazının iptali ile ... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyasından başlatılan icra takibinin 60.000,00 TL bakiye alacak yönünden devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinin "... Mah. ... Cad. No:...-.../... Arnavutköy/İSTANBUL" şeklinde olduğunu, bu halde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 ile düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca, huzurdaki uyuşmazlığı görmeye yetkili mahkemelerin davalı şirketin yerleşim yeri mahkemeleri olan ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunun kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, davaya konu icra takibinin de yetkili ... İcra Daireleri önünde başlatıldığını, bu nedenlerle icra dairesinin yetkisine davalı şirketçe itiraz edilmediğini, her ne kadar icra dosyasının yetkili icra dairesi önünde başlatılmışsa da itirazın iptali davasının yetkisiz mahkeme önünde açıldığını, davalı şirketin adresinde bu süreçte hiçbir değişiklik yapılmadığını, gerek icra dosyasından gerekse huzurdaki dava dosyasından yapılan tebligatların hepsinin davalı şirketin kayıtlı adresine yapıldığını, huzurdaki uyuşmazlığı görmeye yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olması sebebiyle, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, Sayın Mahkemenin uyuşmazlığı görmeye yetkisi bulunmamakla beraber icra takibinin yetkili müdürlük önünde başlatıldığından davanın dava şartı eksikliği nedeniyle değil, yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davacı şirketin dava dilekçesinde cari hesap alacağı ile ilgili daha önce davalı şirket'e uyarıda bulunduğunu ve bu uyarılara rağmen borç ödenmediğinden takibe geçtiğini iddia etmişse de söz konusu iddianın yerinde olmadığını, öncelikle davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların tutarının önceden davalı şirket'e bildirilmediğini, başka bir deyişle, davacı şirketin davalı şirkete satışa konu ürünlerin tutarını bildirmeden fatura kestiğini, davalı şirketin henüz kabul etmediği ve hatta davalı şirkete henüz bildirilmemiş bir tutar üzerinden kesilen faturalar ve faturaların konusunu oluşturduğu cari hesap alacağının davalı şirkete hiçbir bildirimde bulunulmaksızın davacı şirket tarafından doğrudan icraya konulduğunu, davalı şirket'in icra dosyasına itiraz etmesinin sebebinin de borcun zaten davacı şirket'e ödenecek olması ve bu durumun davacı şirket'e önceden bildirilmiş olması olduğunu, bu nedenlerle, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki davacı şirket talebinin reddi gerektiğini, davacı şirket'in daha önce davalı şirkete uyarıda bulunulduğu şeklindeki iddiasının da yerinde olmadığını, nitekim davacı şirketin dosyaya, davalı şirkete bildirimde bulunulduğuna dair herhangi bir delil de ibraz etmediğini, davacı şirketin hiçbir bildirimde bulunmadığı gibi davalı şirketin zaten faturalar ve cari hesap bakımından davacı şirket ile her zaman iletişim içerisinde olduğunu, bu süreçte davacı şirketin, borcun kapatılacağı yönünde de bilgilendirildiğini ve tarafların ödemenin yapılacağı konusunda mutabık kaldıklarını, ancak davacı şirketin buna rağmen davalı şirket aleyhine icra takibine geçtiğini, bu nedenlerle davalı şirkete karşı başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, zira davacı şirketin icra takibini başlatarak davalı şirketin zaten ödeyeceği bu tutar bakımından yok yere vekalet ücreti, harç ve faiz gibi yan kalemlerin doğmasına sebebiyet verdiğini, asıl alacağın, tarafların daha önce kararlaştırmış olduğu üzere davacı şirkete ödendiğini, ilişkin dekontların da işbu dilekçeleri ekinde Sayın Mahkemenin dikkatine arz edildiğini, söz konusu ödeme yapılırken de taraflar arasındaki iletişimin sürdürüldüğünü, davalı şirketin Ödemeyi, davacı şirket'ten aldığı onay sonucunda ve tarafların uzlaşmasıyla yaptığını, bu nedenlerle, taraflar arasında yapılan görüşmelerde davacı şirketin davalı şirketi ibra etmişken, huzurdaki davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin davalı şirket ile anlaştığı şekilde borcunu ödemiş olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle yetki itirazlarının kabulüyle davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirketten tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın takipten sonra asıl alacağın ödenmiş olması sebebiyle takip masrafları ve işlemiş faiz alacağı yönünden iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 276.627,74 TL asıl alacak ve 18.859,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295.487,71-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 19/03/2024 tarihli raporunda özetle;
"Gerek davacı ve gerekse davalı şirket tarafından 2023 yılı ticari defter ve kayıtları 06.01.2023 dava tarihini kapsar şekilde Mart sonuna kadar sunulsa da her iki tarafın cari hesap ekstrelerinden davacının en son işlem tarihinin 05.07.2023 davalının ise en son işlem tarihinin 09.06.2023 olduğu anlaşılmakla beraber defter kayıtları sunulmayan 2023 yılı Mart ayı sonrasındaki işlemler için sunulan fatura ve ödeme belgelerine göre tarafların aşağıdaki davacı kayıtlarında olan davalıda olmayan 3 işlem hariç mutabık oldukları tespit edilmiştir.
Davacı şirketin 01.11.2022 icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 276.627,76 TL alacaklı olduğu, bu tutarın icra takip tarihinde talep edilen ana para alacağı ile uyumlu olduğu,
Davacı şirketin 31.12.2022 mali dönem sonu ve 06.01.2023 dava tarihi itibariyle davalı şirketten 1.942,08 TL alacaklı olduğu,
Davacı şirketin 05.07.2023 tarihli sunulan cari hesap ekstresine göre davalı şirketten 2.918,51 TL alacaklı olduğu, tespit edilmiştir.
Davalı şirketin 01.11.2022 icra takip tarihi itibariyle davacı şirkete 276.627,74 TL borçlu olduğu,
Davalı şirketin 31.12.2022 mali dönem sonu ve 06.01.2023 dava tarihi itibariyle davalı şirkette 339,26TL borçlu olduğu,
Davalı şirketin 09.06.2023 tarihli sunulan cari hesap ekstresine göre davacı şirketten 144,25 TL alacaklı olduğu, tespit edilmiştir.
Davalı şirket kayıtlarında bir kısım fatura kayıtlarında küsurat farkı kayıt olduğu anlaşılmakla bu husus önemsenmeyecektir.
Davacı şirket ile davalı şirket ticari ilişkisinden taraflar arasındaki tek farkın yukarıda anlatıldığı gibi davacı kayıtlarında yer alan 3.062,79 TL tutarın davalı kayıtlarında olmamasından kaynaklıdır.
Bu nedenle davacı şirket davalı şirketten 2.918,51 TL alacaklı iken davalı şirkette davacı şirketten 144,25 TL alacaklıdır. 2.918,51 TL + 144,25 TL=3.062,76 TL tutara denk gelmektedir. Tarafların gerek fatura ve gerekse ödemeler konusunda mutabık oldukları sonucuna varılmaktadır.
Davacının kayıtlarında yer alan 3.062,79 TL tutarın cari hesap ekstresine işlenmekle davalı aleyhine hatalı işlem yapıldığı, bu tutarların cari hesaba işlenmemesi gerektiği, zira bu kayıtların kabulü ile davalının davacıya borcu olduğunun kabulü halinde örneğin davacı lehine hüküm kurularak yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ihtimalinde davalının davacıya bilirkişi ücretini ve diğer masrafları iki kez ödemiş olacağı anlaşılmakta, 3.062,79 TL tutar ile davalının borçlu tutulamayacağı, diğer fatura ve ödemeler hususunda tarafların bire bir uyumlu olduğundan Haziran 2023 tarihi itibariyle davacının davalıya 144,25 TL borçlu olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.
İcra ve Dava Konusu Talep İncelendiğinde;
01.11.2022 harçlandırma tarihli dava konusu icra takip talebinde 276.627,76 TL ana para cari hesap alacağının talep edildiği,
Davacı şirketin davalı ile olan cari hesap ekstresi incelendiğinde 01.11.2022 tarihinde davalı şirketten 276.627,16 TL alacaklı olduğu, bu alacak bedelinin aşağıdaki tabloda gösterilen davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen ilk 5 faturadan kaynaklı olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiği, aşağıda tabloda bu 5 faturanın vade tarihlerinin 120 gün olup ödeme günlerinin fatura üzerinde yer aldığı,
Davalı tarafından yapılan ödemeler ile davacının düzenlediği faturalar karşılaştırıldığında bire bir ödeme yapılmadığı, bir başka deyişle fatura bedeli tutarı kadar ödeme yapılmadığı, ödeme dekontları üzerinde herhangi bir açıklama ile herhangi bir faturaya işaret edilmediği, bu durumda davalı tarafından davacıya yapılan ilk ödemelerin fatura tarihi sırasıyla iş bu $ fatura için yapıldığının kabulü gerektiği, bu ödemelerin ise tarih sırasına göre aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olması gerektiği, bu anlayışla 02.12.2022 tarihli ödemenin bir kısmının işbu 5 fatura ödemesi olduğunun kabul gerektiği,
Bu şekilde 09.11.2022 tarihli 1.208,04 TL ödemenin tamamı, 25.11.2022 tarihli 150.000,00 TL ödemenin tamamı ile 02.12.2022 tarihli 242.022.48 TL ödemenin 125.419,72 TL tutarının işbu icra ve dava konusu edilen 5 fatura için yapıldığının kabulü gerektiği, bu 3 ödeme ile toplam 276.627,76 TL beş adet fatura borcunun ödenmiş olduğu,
İş bu durumda her 5 faturanın da vade tarihlerinden sonra ve icra takip tarihinden sonra ödenmiş olduğu, anlaşılmakta beraber diğer yandan 5 fatura üzerinde de vade tarihinin geçmiş olması halinde herhangi bir gecikme faiz oranından söz edilmediği, görülmektedir.
Aşağıda ki tabloda icra ve dava konusu edilen 5 fatura ile kabul edilen ödemeler arasındaki gecikme gün sayıları ile fatura üzerindeki ödeme vadesi ile icra takip talebi olan 01.11.2022 tarih aralığındaki işlemiş faiz icra takip talebinde talep edilen *6 15,75 reeskont avans faizi esas alınarak hesaplanmıştır.
Buna göre ödeme emrindeki 18.859,95 TL takip öncesi işlemiş faiz tutarı olan ve neye göre hesaplandığı bilinemeyen tutarın aşağıda gösterildiği gibi 4.687,30 TL olması gerekmektedir.
İcra takip tarihinden sonra 06.01.2023 tarihli dava tarihinden önce dava konusu ana para alacağının talebin tarafların kabulündedir. " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve tarafların da kabulünde olduğu üzere davacının davalıdan takip konusu yapılan asıl alacak tutarı olan 276.627,74 TL alacaklı olduğu sabittir. Ancak yine tarafların kabulünde olduğu ve dosya kapsamındaki ödeme dekontlarından anlaşıldığı üzere asıl alacak tutarı takipten sonra, davadan önce davalı tarafından devacıya banka yolu ile ödenmiş olup işbu dava yalnızca işlemiş faiz ve takip masrafları yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın takipte talep konusu yapılan işlemiş faizle takip masraflarına ilişkin olduğu, takipten sonra davadan önce yapılan asıl alacak ödemesinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda takip masraflarının hesabı ile tahsile konu edilmesi hususunun takip hukukuna ilişkin olduğu, takip masraflarının mahkememizce ayrı bir alacak kalemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İşlemiş faize ilişkin olarak ise, her bir fatura bakımından 120 günlük vade dolumundan takip tarihine kadar işleyen toplam faizin raporda hesaplandığı üzere, 4.687,30 TL olduğu anlaşılmakla, davanın işlemiş faiz talebi yönünden kısmen kabulü ile, davalı tarafından ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 4.687,30 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takipten sonra ödenen 276.627,76 TL asıl alacak toplam tutarının infaz aşamasında dikkate alınmasına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar asıl alacağın varlığı tarafların kabulünde ise de, icra inkar tazminatı talepleri itirazın iptali talebine konu alacak yönünden değerlendirilebilecek bir husus olup, davadan önce asıl alacağın ödenmiş olması sebebiyle işbu davada yalnızca takip masrafları ve işlemiş faize yapılan itirazın iptalinin talep edildiği ve takiple talep edilen işlemiş faiz miktarının da doğru hesaplanmadığı gözetildiğinde faiz alacağının da likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 4.687,30 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, (takipten sonra ödenen 276.627,76 TL asıl alacak toplam tutarının infaz aşamasında dikkate alınmasına)
2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 247,70-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 385,40-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 1.247,00-TL olmak üzere toplam 1.632,4-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 128,46-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 179,90-TL'nin toplamı olan 308,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.687,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 243,67-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır