T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/317 Esas
KARAR NO:2025/404
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN ... ATM ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/09/2014
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, İstanbul borsasına kayıt yaparak hisselerinin %32lik kısmını halka arzı için davalı ile 19.09.2012 tanzim tarihli halka arz danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı edimlerini yerine getiremediği için halka arz sürecinde birçok olumsuzlukları çıkmış ve neticede de halka arz işlemlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını, davalı ile ilişkisini kesmek isteyen müvekkili şirket, bu aşamadan sonra davalının hileli, hukuka aykırı işlemleri ve davranışlarıyla karşılaşmaya başladığını, bu hileli işlemlerden biri olduğunu, .... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasını dayanak olarak gösterdiği 10.01.2013 tanzim tarihli halka arz danışmanlık sözleşmesi olduğunu, davacının bu sözleşmeden yeni haberi olduğunu, 10,01,2013 tanzim tarihli danışmanlık sözleşmesi varlığından haberdar olan ve büyük şaşkınlık yaşayan davacının bu davayı açmak zorunda kaldığını, ilgili danışmanlık sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin son sayfasında şirket kaşesi üzerinde sadece Nejdet tıskaoğlu'nun imzasının bulunduğunu şirket yetkililerinden refik balkanın imzasının bulunmadığını, sözleşmenin birinci ve ikinci sayfalarında ise şirket unvanın ve kaşenin bulunmadığını ve sadece imzaların bulunduğunu, şirket unvanı üzerine atılmayan imzalar, ttk.39/1. Ve 372.(eski 322) maddesine uygun bir imza olmadığı için davacı şirketin bağlamadığını bu nedenle bu sözleşmeden kaynaklanan bir borçtan davacının sorumlu olmadığını ... ... müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptaline gerektiğini, davacının İstanbul borsasına kayıt yaparak hisselerini 9032lik halka arzı için davalı 19.09. 2012 tanzim tarihli danışmanlık sözleşmesi ile üstlendiği edimleri yerine getiremediği ik halka arz sürecinde birçok olumsuzluklarının çıktığını ve neticede de halka arz işlemi başarısızlıkla sonuçlandığını, halka arz sürecinin üzerinden aylar geçmiş ve geçen bu zaman zarfında davacının büyük güvenini kazanan davalı işlerin yoğun olduğu bir günde aradığı fırsatın geldiğini düşünmüş ve gizlice hazırladığı 10.01.2013 tarihli sözleşmeyi aracı kurum ve SPK ya verilmek üzere hazırlanmış olduğu 30-40 sayfa belge içine sıkıştırarak davacı şirket yetkililerine imzalattırdığını, 10.01.2013 tanzim tarihli danışmanlık sözleşmesinin anlaşma süresi başlıklı 5. Maddesinde ise müvekkil şirketin hisselerinin işlem göreceği güne kadar sözleşmenin devam edeceğine ilişkin bir madde konulduğunu 19.09.2012 tarihli sözleşmedeki 12 aylık sürenin kaldırıldığını, 19.09.2012 tanzim tarihli sözleşmenin 5. Maddesinin 2. Fıkrasında sözleşmenin sona ermesinde itibaren 2 sene içinde danışmanlık hizmetini başka birinde aldığı takdirde davalıya yine de halka arz miktarının %10 kadar bir ücretin ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunduğunu, 13.01.2013 tarihli sözleşme ile 12 aylık süre kaldırıldığından ve sözleşme süresiz hale getirildiğinden 19.09.2012 tanzim tarihli sözleşmenin 5. Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihini ortadan kaldırıldığını, böylece 2 yıllık süre hiçbir zaman başlamayacağından müvekkil 20 sene sonra bile halka arzı gerçekleştirse bile yine de 10 danışmanlık ücreti olan 700.000.00. TL'yi süre ne olursa olsun davalıya ödeme mecburiyetinde bırakıldığını, bu değişiklikle davacı şirket, halka arz işlemini yapmaktan vazgeçmek istese davalıya ömür boyu aylık 5.000.00.TL ödemek zorunda kalma, bu parayı ödememek için halka arz işlemini yapsa bu seferde sözleşmenin 5. Maddesinin ikinci fıkrası gereği davalıya yaklaşık 700.000.00.TL ödemek zorunda bırakıldığını, davalının bununla da yetinmeyerek 700.000.00. TL bedelli sahte bir bono tanzim ettiğini, davacının eski unvanını taşıyan kaşesini boş bir sayfaya basmış ve üzerini de bilgisayar ile doldurarak sahte bir bono ihdas ettiğini, sahte olarak tanzim ettiği bu bono ile ilgili olarak da .... İcra müdürlünün 2014/... e. dosyası ile davacı hakkında 22.02.2014 tarihinde icra takibi başlatıldığını, bu haksız İcra takibine karşılık davacı şirket ... 8. Noterliğinin 13.03.2014 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarı ile davalıya verdikleri tüm yetkileri kaldırdığını, 19.09.2012 tanzim tarihli danışmanlık hizmetini yenilemeyeceklerini davalıya bildirdiklerini ve ....asliye ticaret mahkemesinin 2014/31113 soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, sahte olarak tanzim edilen sözleşmenin tanzim tarihi 10.01.2013 olduğunu, bu sözleşmenin son sayfasındaki şirket kaşesine bakıldığında şirket unvanın “A.Ş.” olduğu vergi numarasının” da 331 052 1070 olduğunun görüleceğini, oysa davacı şirket unvan değişikliğini 27.02.2013 tarihinde vergi numara değişikliğini ise 05.03.2013 tarihinde yapmış olduğunu buna göre sözleşmenin tanzim edildiği tarihte ortada ne “A.Ş.” ne de yeni bir vergi numarasının olduğunu, bu nedenle 10.01.2013 tarihinde böyle bir kaşenin bulunması ve kullanılmasının imkansız olduğunu, davacının ... 8. Noterliğinin 13.03.2014 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarında sadece 19.09.2012 tarihli danışmanlık sözleşmesinin 19.09.2013 tarihinde sona erdiğini ve ayrıca bu sözleşmenin yenilenmeyeceğini belirtildiğini, 10.01.2013 tanzim tarihli sözleşmeden ise bahsedilmediğini, 19.09.2012 tarihli sözleşmenin sona ermesine daha 9 ay var iken 10.01.2013 danışmanlık sözleşmesinin 5. Maddesini davacı kendi aleyhine değiştirmesinin, davalıya hiçbir iş yapmasa bile yüksek meblağlar ödemeyi hem de bunu süresiz olarak yapmayı kabul etmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bk.36. maddesi gereğince sözleşmenin tamamı ile bağlı olmadıklarının tespiti ile davalıya borçlu olmadıklarını ... ... müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretini davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 19.09.2012 tarihli halka arz danışmanlık sözleşmenin “ücret” başlıklı 4. Maddesinde belirlenen “danışmana halka arz süresince aylık 5.000,00 TL + kdv danışmanlık ücreti şirket tarafından ödenecektir” hükmü uyarınca müvekkile ödediğini iddia ettiği danışmanlık ücreti ödeme belgelerinin sunulması gerekmekte olduğu halde davacı delilerini arasında bu biçimde bir ödeme belgesi bulunmadığından davacının bundan sonra sunacağı delilerin hmk uyarınca geçerliliği bulunmadığını, davacının ihtilaf konusu sözleşmeden haberdar olmadığı, hatta ve hatta imzaladığı belgeleri incelemediği yönündeki beyanları gerçek dışı olduğunu, kanuna da açıkça aykırılık teşkili ettiğini, ilk sözleşmenin akdedildiği tarihte 19.09.2012 de davacı şirket, halka arz işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli olan kayıt belgelere ulaşamadığını, şirketin bir kısım kayıtlarının bulunulmadığını davalıya bildirmeksizin sözleşme akdedildiğini, işlemler başladığında ise sözleşmenin imza tarihi olan 2012 yılından geriye dönük 3 yıllık kayıtların bir kısmında eksikler olduğu tespit edildiğinde de halka arz işlemlerinin davacı şirketin eksiklikleri sebebiyle yakın bir tarihte tamamlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığını bunun üzerine taraflar bir araya gelerek halka arz danışmanlık sözleşmesindeki sürenin değiştirilmesi yönünde karar vererek sözleşmenin tüm şartları aynı kalmak kaydı ile sözleşmeyi süre bakımından yenilediklerini, davacı 19.09.2012 tarihli sözleşmenin sona erme tarihi 19.09.2013 tarihinde sözleşmeyi fesih etmeyerek ticari ilişkiye devam ettiğini, davacı 19.09.2012 tarihli ilk sözleşmenin fesih işlemini ... 8. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile 13.03.2014 tarihinde bildirildiğini, davacının fesih için 7 ay beklemesinin halka arz danışmanlık sözleşmesinin 10.01.2013 tarihinde taraflarca yenilendiğini gösterdiğini sözleşmede davacının sözleşmeyi tek taraflı fesih edebileceğine dair hiçbir hükmün bulunmadığını 19.09.2012 tarihli sözleşmesinin son sayfası incelendiğinde ikinci 10.01.2013 tarihli sözleşmesinin son sayfası incelendiğinde, ikinci 10.01.2013 tarihli sözleşmede olduğu gibi, şirket kaşesinin bulunduğu şirket kaşesini altında şirketi temsile yetkili şahısların imzasının bulunduğu açıkça görüldüğünü, davacı tarafından her iki sözleşmedeki imzaların inkar edilmediğini, aynı nitelikte bulunan 1. Sözleşmeyi kabul eden davacının ikinci sözleşmenin geçersizliğini bu biçimde ileri niyetli olduğunu gösterdiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bir halka arz sözleşmede olup dolayısıyla işin başlangıcı halka arz işlemlerinin başlaması ve kurum tarafından halka arzın onaylanması veyahut halka arzın reddedilmesine kadar geçen bir süreç olduğunu, SPK'dan yapılacak araştırma neticesinde davacı firmanın halka arz işlemlerinin devam ettiği açıkça görüleceğini, davacının müvekkilin sahte bono düzenlendiği yönündeki tüm iddiaları asılsız olduğunu davacı şirket müvekkile olan tüm borçlarından kurtulmak için haksız davalar ikame ettiğini, söz konusu bono bizatihi davacı şirket yetkilileri tarafından müvekkilin verdiği borca karşılık olarak verildiğini, sayın mahkemece 10.01.2013 tarihli ikinci sözleşmenin geçersizliğine dair karar verilmesi durumunda davacının, ilk sözleşmenin fesih bildirimini yaptığını iddia ettiği 10.03.2014 tarihi esas alınarak bu tarihe kadar olan danışmanlık ücretlerinden olan sorumluluğu devam ettiğini, bu halde davacı şirketin sözleşmenin başlangıç tarihi olan 19.09.2012 tarihinden fesih bildirimi 10.03.2014 tarihine kadar ki danışmanlık ücretlerini ödeyip ödemediğinin dava konusu itibariyle de araştırılması ve ödememiş olması halinde ödemesine karar verilmesi gerektiğini, neticede olarak haksız ve dayanaksız davanın reddine %20den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacı tarafa tahmilin karar verilmesini talep ettiği görüldü.
BİRLEŞEN ... ATM ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 10.01.2013 tarihinde Halka Arz Danışmanlık Sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar iş bu iki tarafa borç yükleyen ticari sözleşme gereği müvekkiline aylık danışmanlık ücreti olarak 5.000 TL + KDV yani aylık 6.125 TL kararlaştırıldığını, ancak davalının bu bedeli ödemediğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, bu dosyaya sundukları cevap ve delillerini tekrar ettiklerini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 24/07/2024 tarihli raporunda özetle;
"a) BAM tarafından verilen kaldırma kararında “davalı-birleşen dosya davacısının maktu danışmanlık ücretinin halka arz süresince ödeneceği kararlaştırıldığı gözetilerek, SPK'ya halka arz için yapılan başvurunun sonlandırıldığı 2013 yılı Kasım dönemine kadar, dava ve takip konusu edilmeyen Eylül-Aralık 2012 ve Ocak-Mart 2013 dönemine ait 7 aylık ücret alacağına ilişkin ödenen 46.000,00 TL bedelden arta kalan 4.700,00 TL'nin, dava konusu edilen ilk dönemden mahsup edilmek suretiyle sözleşmede belirlenen KDV dahil 5.900,00 TL hizmet bedeli üzerinden, her ay için belirlenen hizmet bedelinin dönem başından itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte takip tarihi itibariyle davalı-birleşen dosya davacısının alacağının hesaplanması yönünden önceki bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir” denildiği,
b) Bu çerçevede yapılan mali inceleme neticesinde davalının Davacı Şirketten 24.000,00 TL asıl, 1.641,81 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.641,81 TL alacaklı olacağı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek 2.kez ek rapor tanzimi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan 2.ek raporda özetle;
"1. Seçenek olarak; Davalının Davacı Şirketten 24.000,00 TL asıl, 1.641,81 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.641,81 TL, alacaklı olacağı,
2. Seçenek olarak ; Davalının Davacı Şirketten 30.300,00 TL asıl, 2.593,47 TL işlemiş faiz olmak üzere 32.893,47 TL alacaklı olacağı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Asıl ve birleşen Dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; mahkememizin önceki kararında ''taraflar arasında halka arz danışmanlık sözleşmesi uyarınca ticari ilişkinin mevcut olduğu, ilk sözleşme tarihinin 19/09/2012 olduğu, taraflar arasında 10/01/2013 tarihli ikinci bir sözleşme yapılmış olduğu ve her iki sözleşme metinlerinin birebir aynı olması ve bütün sayfalarının imzalanmış olduğu, davacının 10/01/2013 tarihli sözleşmenin hileyle imzalatılmış olduğuna ilişkin iddiasının dinlenemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 19/09/2012 tarihinde başlayıp davacının ihtarıyla 13/03/2014 tarihinde sona erdiği, dosyadaki belgelerden halka arz girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmış olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalının sözleşmede kararlaştırılmış olan %10'luk başarı primine hak kazanmadığı, ancak sözleşmelerde ayrıca halka arz süresince aylık 5.000+kdv ödeneceğinin kararlaştırıldığı, asıl dosya davacısının yapmış olduğu fesih bildiriminin haksız olduğu, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan 13/06/2014 tarihine kadarki aylık ücret alacaklarının ödenmesi gerektiği, asıl dosya davalısı tarafından başlatılmış olan icra takibinde, Nisan-Aralık 2013 ve Ocak-Mayıs 2014 olmak üzere toplam 14 aylık ücret alacağını talep edildiği ve asıl dosya davalısına 46.000,00. TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından Eylül-Aralık 2012 ve Ocak-Mart 2013 olmak üzere toplam 7 aylık ücret alacağının davalıya ödenmiş olduğu, asıl dosya davalısının başlatmış olduğu icra takibinde, Nisan-Aralık 2013 ve Ocak-Mayıs 2014 olmak üzere toplam 14 aylık ücret alacağını talep ettiğinden davalının talebinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takip dolayısıyla itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, icra dosyası dolayısıyla borçlu olunmadığının tesitine yönelik asıl davanın reddi ile, itirazın iptaline ilişkin birleşen davanın kabulüne ve takibin devamı ile itirazın iptaline karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği,
Bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 45 HD'nin 2020/1500 Esas 2023/517 Karar sayılı ilamı ile; ''O halde, söz konusu sözleşmede, maktu danışmanlık ücretinin halka arz süresince ödeneceği kararlaştırıldığı, SPK'nın yazı cevabından anlaşıldığı üzere söz konusu başvurunun, aracı kurumun talebi doğrultusunda SPK'nın 07/11/2013 tarihli kararı ile başvurunun işlemden kaldırılması suretiyle sürecin sonlandırıldığı anlaşılmakla davalı danışmanın ücret alacağının 2013 Kasım dönemine kadar hesaplanması gerekmektedir. Nitekim davacı şirketin, halka arzını gerçekleştirmek üzere davacıya danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda tarafların anlaştığı, 2013 Kasım döneminden itibaren davalı danışman tarafından, davacı şirkete verilmiş bir hizmet bulunmadığından davalı-birleşen dosya davacısının talep ettiği tüm dönemler üzerinden alacağın hesaplanması hatalı olmuştur.
Mahkemece, davalı-birleşen dosya davacısının talebi doğrultusunda, 5.000,00 TL'nin KDV dahil hesabının 6.125,00 TL olduğu, yine her dönem için talep edilen ücret için o dönemin ay başından takip tarihine kadar reeskont faizi üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğuna ayrıca bilirkişi heyetince tespit edilen davalı danışmana ödenen 46.000,00 TL'nin Eylül-Aralık 2012 ve Ocak-Mart 2013 dönemine ait 7 aylık ücret alacağına ilişkin ödendiği kabul edilmiş ise de sözleşme ile kararlaştırılan aylık danışmanlık ücretinin KDV dahil 5.900,00 TL olduğu gibi dava konusu edilmeyen 7 aylık hizmet bedelinin 41.300,00 TL olduğu arta kalan 4.700,00 TL'nin talep edilen alacak tutarından mahsup edilmemesi hatalı olmuştur.
O halde mahkemece, davalı-birleşen dosya davacısının maktu danışmanlık ücretinin halka arz süresince ödeneceği kararlaştırıldığı gözetilerek, SPK'ya halka arz için yapılan başvurunun sonlandırıldığı 2013 yılı Kasım dönemine kadar, dava ve takip konusu edilmeyen Eylül-Aralık 2012 ve Ocak-Mart 2013 dönemine ait 7 aylık ücret alacağına ilişkin ödenen 46.000,00 TL bedelden arta kalan 4.700,00 TL'nin, dava konusu edilen ilk dönemden mahsup edilmek suretiyle sözleşmede belirlenen KDV dahil 5.900,00 TL hizmet bedeli üzerinden, her ay için belirlenen hizmet bedelinin dönem başından itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte takip tarihi itibariyle davalı-birleşen dosya davacısının alacağının hesaplanması yönünden önceki bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.'' şeklinde karar verilerek eksik inceleme nedeniyle dosyanın mahkememize geri gönderildiği, mahkememizce dosya içeriği ve BAM bozma kararı dikkate alınarak bilirkişi heyetinden asıl ve ek raporlar alındığı, bilirkişi raporunun BAM geri çevirme kararına uygun şekilde düzenlendiği, yapılan hesaplamada asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısının danışmanlık ücreti alacağının 30.300,00 TL işlenmiş faizinin ise 2.593,47 TL olduğu, asıl dosya davalısının birleşen dosya davacısının alacağının bu kadar olduğu, ... ... dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında fazla kısma ilişkin talepte bulunduğu, bu gerekçelerle asıl dosya yönünden davalının alacağı dışındaki miktar yönünden davacının borçlu olmadığı, alacağa mahsup edilen kısım açısından asıl dosya davacısının davasının kısmen kabul edildiği, yine asıl ve birleşen dosya açısından uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, bilirkişi raporlarının alınması dikkate alınarak karşılıklı icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin hüküm altına alınmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Mahkememizin 2023/317 esas sayılı icra dosyası açısından;
a)Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davacının ... 2. İcra dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında 53.496,13TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
b)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
c)Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Mahkememizin bu dosyası ile birleşen ....ATM’nin ... esas sayılı dosyası açısından;
a)Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının ... ... dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında 30.300,00 TL asıl alacak 2.593,47 TL işlemiş faiz yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu şekilde aynen devamına,
b)Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,
c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
-Alınması gerekli 3.654,32-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.457,80-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 2.196,52-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 25,20-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 9.442,00-TL olmak üzere toplam 9.467,20-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.933,09-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.457,80-TL'nin toplamı olan 7.390,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
-Alınması gerekli 2.246,95-TL karar ve ilam harcından alınan 25,20-TL peşin ile 1.469,00-TL tamamlama harcın mahsubu ile geriye kalan 752,75-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 25,20-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 1.711,60-TL olmak üzere toplam 1.736,80-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 669,02-TL yargılama gideri ve peşin yatan 25,20-TL ile 1.469,00-TL tamamlama harç giderinin toplamı olan 2.163,22-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır