T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/359 Esas
KARAR NO :2025/405
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/09/2022
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 'Kıymetli Metal Satış ve ticaret Sözleşmesi' gereğince müvekkil davacının, ödediği 100.000,00TL değerinde ham fiziki altın yatırımı yaptığını. Davacıya ödediği 100.000,00TL karşılığında o günlü gram değeri üzerinden hesaplanan 206,1855 gram altın satın aldığına dair ... nolu sertifika verildiğini.vUzun süreli yatırım için iş bu sözleşmeyi imzalayan Müvekkil maddi sıkıntı nedeniyle acil nakit ihtiyacını karşılamak için söz konusu altın bedelini talep etmek zorunda kaldığını. Bunun üzerine müvekkil tarafından 6.11.2021 tarihli dilekçe ile; satın almış olduğu 206,1855gram altın ve sözleşme ile taahhüt edilen yıllık %9 faizi talep ettiğini. İş bu yazılı bildirim üzerine şirket tarafından sözleşmeden çıkış bedelinin hesaplanacağı ve davacıya 45 gün içinde ödeneceğinin bildirildiğini, davalı şirket tarafından davacıya 161.098,94TL ödeneceği bildirildiğini ve şirket tarafından davacıya gönderilen ibranamenin imzalanarak davalıya gönderilmesinden sonra davacı banka hesabına paranın gönderileceğinin belirtildiğini. Davalı şirket davacıya gönderilen 04.01.2022 tarih ve 00303 saylı yazıda; ... nolu sözleşmeye göre var olan 209,8247 gram yatırım hesabındaki altınların satılarak 161.098,94TL olarak davacı banka hesabına ödendikten sonra davalı şirketten her hangi bir hak ve alacak kalmayacağının belirtildiğini. Davacının söz konusu ibranameyi imzalayarak davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirket tarafından söz konusu imzalı ibranamenin 07.02.2022 tarihinde teslim alındığını, davacının iş bu ibranameyi de gönderdikten sonra paranın hesabına geçmesini beklediğini, davalı şirket yetkilisi ile sürekli temas halinde olunduğunu, kendisine sürekli paranın ödeneceğinin belirtildiğini. 29.04.2022 tarihinde davacı banka hesabına davalı tarafından 40.000,00TL yatırıldığını ve bakiyenin de bir an önce yatırılacağı belirtildiğini. Ancak davacı maddi sıkıntısı ve nakit ihtiyacı olduğunu söylemesine rağmen bakiye bedelin bir türlü ödenmediğini, davacının davalı şirket yetkilisi tarafından sürekli oyalandığını ve davacının sonunda icra takibini açmak zorunda kaldığını, davalının, alacağı sürümceme de bırakmak için icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davacının altın yatırımının bugünkü değerinin 218.000,00TL olmasına rağmen, davacıya Ocak ayında ödeneceği söylenen 161.000,00TL olduğu ve bunun da ödenmediğini, davacının bir çok kez maddi sıkıntıda olduğunu söylemesine rağmen davalı davacının altınını elinde tuttuğunu, para karşılığını ödememekle haksız kazanç sağladığını, davalının (borçlu) kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının kötüniyetle davacı altınını elinde bulundurması, altın fiyatının oldukça yükselmiş olması nedeniyle %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmaya ilamsız takip mahsus yolla takip yapıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, 07.06.2022 tarihinde de konuyla ilgili tebligatı teslim aldıklarını, kanuni süresi içinde itirazlarını sunduklarını, müvekkili firmanın tanınmış bir ... şirketi olduğunu, başta Avrupa'da
yer alan benzerlerinde olduğu gibi sunduğu yatırım modeli ile şahısların birikimlerini kıymetli maden alanında değerlendirdiğini, alacaklı görünen taraf ile müvekkil firma arasında farklı tarihlerde imzalanmış ... Sözleşmeleri bulunduğunu, işbu yatırımın ise alacaklıya ait kasa hesabında değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan mevcut sözleşmeye binaen Alacaklı görünen tarafın, istediği anda hesabında bulunan ve para karşılığı yatan kıymetli madenlerin parasını talep edebileceğini, bu nedenle sözleşmede belirlenen usullere aykırı başlatılan işbu 126.044,22 TL'lik takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize açıkça itiraz ettiklerini, Müvekkil firmanın sözde Alacaklı görülen tarafa böyle bir borcunun olmadığını, ... Ticareti A.Ş. ile Alacaklı görünen taraf arasında imzalanan sözleşme de yer aldığı gibi, Alacaklı taraf kıymetli maden hesabındaki yatırımlarla ilgili her türlü tasarruf yetkisine sahip olduğu gibi, işbu sözleşmeye göre de tek taraflı fesih hakkını kullanarak kasa hesabındaki yatırımlarını da normal muhasebe usullerine göre ve Mahsuplaşarak iade alabilmek hakkına sahip olduğunu, kaldı ki taraflar işbu hususta görüşmelere başlamış ancak karşı tarafın tazyik amaçlı işbu icrai işlemi başlattığını, kurumsal bir kimliğe sahip olan ve yüzlerce yatırımcısı bulunan müvekkili şirketin banka hesaplarında Alacaklı görünen tarafın yatırım miktarının belli olduğunu, ayrıca bu rakamın içinde karşı taraf için yapılan yatırım masrafların kesintisi de bulunduğunu, bu yüzden icraya mevzu bahis edilen rakama da itiraz ettiklerini, alacaklı görünen taraf Borçlu görünen müvekkili firma ile imzaladığı Kıymetli Yatırım Sözleşmesinde yer alan şartlarda ve diğer onlarca yatırımcının yaptığı iade usulleri dışında işbu icrai işlemin usulüne de itirazlarımızı ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 126.044,22-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 30/04/2024 tarihli raporunda özetle;
"MALİ SONUÇ:
-Davacı tarafından huzurdaki davaya konu edilen ve dava Dilekçesinde kalem kalem detaylandırılmış Alacak İddialarının Davalı Şirket Ticari Defterlerinde karşılığının bulunduğu, Davalı Şirket Muavin Defter kayıtları itibarıyla, Taraflar arasında Sözleşmeye dayanak Ödemeye bağlanmış kalemlerin davalı şirketçe davacıya kısmen ödenmiş olduğunu ve aralarında Borç/Alacak Bakiyesinin 64.320.00 TL. davalı şirketin borçlu olduğu ... nolu sözleşmeye göre var olan 209,8247 gram Altının aylık bazda değer artışının hesaplara intikal etmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle Davacının Talep ettiği 121.098,94 TL. ASIL ALACAĞIN teknik incelemede Değer artışlarının hesaplanması neticesin de net olarak ortaya çıkacağı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
BORÇLAR MEVZUATINDAN KAYNAKLI NİTELİKLİ HESAPLAMALAR YÖNÜNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER:
-Tarafların dava ve icra dosyalarında karşılıklı iddiaları ve savunmaları dikkate alındığında, taraflar arasında -kısımlar halinde ve incelenmeye yeterli elverişli olmayacak biçimde sisteme taranmış olan- 600002 sipariş numaralı “Kıymetli Metal Satış ve Ticaret Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşmenin kurulduğu, sözleşmenin içeriği ve hükümleri bakımından taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır.
-Bu sözleşmenin m. 3-6 hükümlerinden anlaşıldığı üzere tarafların karşılıklı hak ve yükümlülükleri, kısaca, davacının para veya değeri taraflarca kararlaştırılacak diğer bir edimi yerine getirmesi, davalının yurtdışı menşeili bir şirket tarafından belirlenen referans fiyat üzerinden kıymetli metallerin temin edilmesi ve bunları aynen yahut kar payı biçiminde ödemesi olduğu görülmektedir.
-Yine dosyada yer alan evrak içerisinde davacının 23.10.2020 tarihinde 100.000 TL karşılığında 485.000,00 TRY/KG referans fiyatı ile 6.6290 Ons / 206,1855 Gram altın aldığı, burada kar payı biçiminde bir ödeme alacağı, bu ödemenin 50 00 863 sertifika numaralı "Kazanç Tablosu" adı altında kendisiyle paylaşıldığı anlaşılmaktadır.
-Davacının iddiası, 06.11.2021 tarihinde altının değerinin kendisine verilmesini istediği yönündedir (Dosyada yer alan dilekçede 16.11.2021-17.11.2021 tarihleri yazılıdır). Bu istem -taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli borç ilişkisi niteliği taşıyan yönü kapsamında- sözleşmenin ileriye etkili olarak feshi olarak anlaşılmalıdır.
-Nitekim bu durum, sözleşmenin m. 9 hükmünde düzenlenmektedir. Bu kapsamda, hükmün a bendi gereği, müşterinin kıymetli madenin değerini nakit olarak talep edebileceği anlaşılmaktadır. Ancak aynı hükmün b bendinde bunun bir yıllık süreye tabi tutulduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin geri kalan hükümlerinde de fesih bakımından bir belirsizliğin söz konusu olduğu kolaylıkla söylenebilir.
-TBK m. 23 hükmüne göre, "Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır." Taraflar arasındaki sözleşmenin de bu nitelikte olduğu ve hal böyle olunca sözleşmenin şirket aleyhine yorumlanması mümkündür.
-Buna göre davacının, davalı şirket tarafından tasdik edildiği anlaşılan kıymetli madenin değerini talep edebileceği, bu talebin de kazanç tablosunda yer aldığı biçimde 224,7422 Gram altından ibaret olduğu sonucuna varılacaktır. Takip tarihi olan 31.05.2022 itibarıyla gram altının ortalama fiyatı olan 970 TL (x224,7422) ile hesaplama yapıldığında 218.000 TL bulunmakta olduğunda davacının iddialarının birbiriyle tutarlı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle;
"Bilirkişi kök raporunda değişikliği gerektirir herhangi bir hususa rastlanmamıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamını yapılan incelemesinde; taraflar arasında düzenlenen kıymetli metal satış ve ticaret sözleşmesi kapsamında uğranılan zararın tazminine ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, davanın tüketici mahkemesinden görevsizlik kararı verilmesi ile mahkememizde esas aldığı, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle raporlar aldırıldığı, davacının talebinin ... poliçe numaralı sözleşmeye dayalı uğradığı zararın tazminine yönelik olduğu, davacının davalıya ... numaralı sözleşmeye göre 209,8247 gram altının aylık bazda değer artışının yapılarak artışın davacının hesabına intikaline yönelik anlaşma sağlandığı, taraflar arasında kıymetli metal satış ve ticaret sözleşmesi yapıldığına dair itilaf bulunmadığı, bu sözleşmede davacının para veya değeri taraflarca kararlaştırılacak diğer bir edimi yerine getirmesi, davalının yurtdışı menşeili bir şirket tarafından belirlenen referans fiyat üzerinden kıymetli metallerin temin edilmesi ve bunların aynen yahut kar payı biçiminde ödemesi şeklinde anlaşma sağlandığı, davacının 23/10/2020 tarihinde 100.000,00 TL karşılığında 485.000,00 TRY/KG referans fiyatı ile 6.6290 ONS/206,1855 gram altın aldığı, kar payı biçiminde bir ödemenin kararlaştırıldığı, bu ödemenin ... sertifika-poliçe numaralı kazanç tablosu ile belirlendiği, bu anlaşmaya göre takip tarihi itibarıyla 224,7422 gram altın alacağının bulunduğu, anlaşma çerçevesinde değer artış alacağından 64.320,00 TL'nin davalı tarafça ödendiği, bakiye 121.098,94 TL alacağın ödenmediği, düzenlenen raporların gerekçeli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce dikkate alındığı, davalının sözleşme gereği davacının alması gereken alacağı ödemesi gerekirken eksik ödediği ve haksız itirazda bulunduğu görüldüğünden icra inkar tazminatının da hüküm altına alındığı görüldüğünden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının kabul ile davalının .... İcra müd. ... esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile 24.219,78TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 80,70-TL başvurma ile 8.610,08-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan 5.153,00-TL masraf olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-800,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır