T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/4 Esas
KARAR NO :2025/362
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/01/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, müvekkilim şirketin eski çalışanları ... ile iş akdi imza ederek yine müvekkilim şirketin müşterisi... A.Ş. İle ticari ilişki içine girdiği, davalının müvekkilimi elde edeceği karından yoksun bırakması nedeni ile müvekkilimin halihazırda ancak tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile tespit edilebilecek zararı doğduğu, davalı kötüniyetli olduğu, açıklanan tüm nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik yoksun kalınan kar, maddi tazminat vs. 10.000 TL.'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve ferileri ile davalıdan tahsil edilmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirketin müvekkilimin müşterisi ile yasal mevzuatta belirtilen haksız rekabet tesis edici hükümler gereğince ticari iş ilişkisi kurmuş olması nedeniyle haksız rekabete ilişkin tazminat bedeli olarak; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik yoksun kalınan kar, maddi tazminat vs. 10.000 TL.'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve ferileri ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete karşı açılan davada dava dilekçesi incelendiğinde davacının zararı, dava açmaktaki hukuki yararı hiçbir şekilde anlaşılmadığı, şöyle ki; dava dilekçesinin “ konu” kısmında “haksız rekabet tazminatı”, “yoksun kalınan kar” “vs.” şeklinde talepler belirtildiği, “Sonuç ve istem” bölümünde ise “yoksun kalınan kar”, “ maddi tazminat”, “vs.” şeklinde talepler belirtildiği, öncelikle belirtmek gerekir ki hukukumuzda “haksız rekabet tazminatı” şeklinde bir tazminat türü bulunmadığı, “Vs.” şeklinde de açılan bir dava türü bulunmadığı, hukuk bu şekilde bir dava açılmasına imkan vermediği, zira dava açılmasındaki amaç hukuki yollar ile hak aramak ise davacının talebini açıkça belirtmesi gerektiği, buradan da açıkça görülmektedir ki davacının müvekkil şirkete dava açmasının hiçbir sebebi bulunmadığı, müvekkil şirket tarafından sürekli olarak her şirket gibi personel alımı yapıldığı, ticari hayatta aksi mümkün olmadığı, müvekkilin işe alımlarda dikkat ettiği kriter; yapılan işin gümrük müşavirliği alanında özel bilgi ve tecrübe gerektirmesinden dolayı alınan işçinin mesleki ve akademik bilgi birikimi olduğu, aynı sektörde ve aynı şehirde faaliyet gösteren davacı yan ile müvekkil şirkette çalışan kişilerin kimi zaman aynı kişiler olabilmesi hayatın olağan akışında normal olup bu durumun haksız rekabet teşkil eden yanı tarafımızca anlaşılamadığı, davacının haksız rekabet teşkil eden bir hal iddia edemediği ve iddiasını da ispat edemediği açık olduğu, 6102 sayılı ... Ticaret Kanunu madde 55’te haksız rekabet halleri düzenlendiği, davacının iddia ettiği durumda hiçbir haksız rekabet hali bulunmamakta olup davacı yan tarafından da bu husus ispat edilememiş, bu nedenle ilgili maddeye atıfta dahi bulunulamadığı, davacı yan tarafından dava dilekçesinde talep sonucu açıkça ortaya konulamadığı, davacı yanın iddiasının ne olduğunun anlaşılamadığı, haksız rekabetin hangi hukuki sebeplere dayanılarak oluştuğu dahi belirtilememiş ve dayanakları da paylaşılamadığı, yukarıda anlatılanlar ve Sayın Mahkemenizce re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız rekabetten kaynaklanan kar kaybı ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce bildirilen tanıkların beyanları alınmıştır.
TANIK ... 15/02/2024 tarihli ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınmış olan beyanında;
"Ben davacı şirkette 7,5 yıldır çalışmaktayım, çalıştığım dönemin 4,5 yılını davacı şirketin müşterisi olan... A.ş şirketinde ithalat kordinatörü olarak çalışıyordum, davacı şirketin eski çalışanı ... davacı şirkette petrol departmanı müdürü olarak 5 yıl çalıştı, ... ise davacı şirkette ithalat kordinatör işi yapıyordu, davacı şirkette 3 yıl çalıştı, diğer eski çalışan ... davacı şirkette müşteri temsilcisi olarak çalıştı, ... bu konulara hiç dahil değildi, ... ve ... hanım davalı şirkete geçtikten sonra Seda Hamına iş tekliği sundular, ... yalan söyleyerek çıkmadı, ... ve ... Kirpinin davacı şirkete yalan söyleyerek tazminatlarını alıp davalı şirkete geçiş yaptılar, davacı şirketten sağladıkları imkanları davalı şirkete geçtiklerinde kullanmaya devam ettiler, iş sözleşmesinde başka bir gümrük müşavirliğine geçerken arada 6 ay süre geçmesi gerektiğini bildikleri halde buna da uymadılar, sağlık sebeplerini öne sürerek tazminatlarını aldılar , benim gördüğüm sağlık sorunlarının olmadığıdır, bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Tanık ... 21/02/2024 tarihli beyanında;
"Ben davacı şirkette 2017-2021 yılları arasında genel müdür yardımcısı olarak görev yapıyordum şuan da ise gümrük müşavirliği direktörlüğü yapmaktayım, bizim çalışanımız olan ..., ... ve ...yılını tam olarak hatırlamamakla birlikte bizim şirketteki işlerinden kendileri istifa ederek ayrıldılar, ardından davalı şirkette çalışmaya başladılar, müşterimiz... Aş ile biz 2010 yılından beri çalışmaktaydık, biz çok iyi bir hizmet verdiğimizi düşünüyoruz ki sözleşmemiz 2 defa 5 yıl süreyle uzatıldı, bu şirket bahsettiğim çalışanlarımızın bizden ayrılmasının akabinde işlerini bizden çektiler, işlerini bizden çekmeden evvel biz sözleşmenin uzatılmasına yönelik görüşme yapıyorduk kendileri bizden memnuniyetlerini dile getiriyorlardı, bu şirketin bizden aldığı hizmete yönelik iş ve işlemler bu bahsettiğim 3 kişi dahil olmak üzere toplam 4 çalışan tarafından yönetiliyordu, 3 çalışanımızın peş peşe ayrılıp ayrı bir gümrük şirketine transfer olması ve o gümrük şirketinin de bizden alınan işlemleri yapıyor olması, sanıyorum ki bu şirketin davalı şirket ile çalışmasına sebep olmuştur, biz bu şirketin davalı şirket ile çalışmaya başladığını mail gruplarında ... tarafından gönderilen maillerde ... şirketi belirtmesi vardı ve mailler bize de yönlendirilmişti, biz bu şekilde haberdar olduk, hatırladığım kadarıyla Mobil dışında bu şekilde önceden bizimle çalışıp ardından davalı şirket ile çalışan başka şirket yoktur, zaman zaman dava dışı çalışanların davalı şirkette çalışma yapılması hususunda sektörde yönlendirme yaptıkları kulağımıza geldi, ancak buna ilişkin benim görgüye dayalı bilgim yoktur, fakat öngörüm işten ayrılan ilk çalışanın ikinci ayrılanı ikinci ayrılanında üçüncü ayrılanı tetiklediği yönündedir, ancak bilinmektedir ki çalışanlar bizde çalıştıkları süre içerisinde işi gereği tüm nitelikleri öğrenmekle birlikte müşterilerin çalışma alanlarına yönelik şirketimiz nezdinde bulunan şirket sırlarına da erişmiş olurlar, transfer ile birlikte gittikleri iş yerinde bu detayları gizli kalması gereken bilgileri kullandıklarını düşünüyorum, çünkü bizden Mobil şirketinin ayrılmasının ardından davalı şirket ile çalışılmaya başlaması sonrasında bahse konu ciro kaybı oluşmuştur , tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Tanık ... 21/02/2024 tarihli beyanında;
"davacı şirket nezdinde müşteri temsilcisi olarak 2018-2021 ağustos arasında çalıştım, ardından 2021 yılında kendi isteğimle işten ayrıldım, yaklaşık 1 ay sonra davalı şirkette yine müşteri temsilcisi olarak işe başladım, halen müşteri temsilcisi olarak davalı şirkette çalışmaya devam ediyorum, ... ve ...ile aynı dönemde birlikte çalıştık, ...firma temsilcisi idi, ... ise takım liderimizdi, ... bizden daha önce davacı şirkette çalışıyordu, ilk olarak ... işten kendi isteğiyle ayrıldı, bildiğim kadarıyla ... pandemi döneminde iş yükünün artması sebebiyle bu şartlar altında çalışmak istemediğini belirterek işten ayrılmıştı, ben o esnada doğum iznindeydim, ...2021 yılında kendi isteğiyle işten ayrıldı, ben doğum iznindeyken ... gümrük şirket yetkilisi ... beni arayarak iş teklifinde bulundu, kendisi beni tanımazdı muhtemelen bir aracı vasıtasıyla beni aradı, ben kabul etmedim kendi çalıştığım davacı şirkete giderek maaş şartları hakkında görüştüm, olumsuz dönüş olması sebebiyle kendi isteğimle işten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başladım, ben işten ayrılmadan önce Mobil şirketi davacı şirketten davalı şirkete temmuz ayında geçiş yapmışlar, ben işe girdikten bir hafta sonra bana Mobil şirketinin temsilcisi olarak çalışacağım söylendi, Mobil şirketi ağustos ayından aralık ayına kadar hem davacı şirketle hem de davalı şirketle çalışıyordu, davacı şirkette de vekaleti vardı, ben doğum iznindeyken Mobil firması davacıdan davalıya geçmiş bundan benim haberim yoktu, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Tanık ... 21/02/2024 tarihli beyanında;
"Ben ... Gümrükte 20 yıl çalıştım, ayrılmadan evvel grup lideri pozisyonundaydım, 2021 yılı mart ayında covid döneminde kısa çalışma programına geçmemize rağmen sabah 08:00 akşam 20.00 çalışıyorduk, ancak buna rağmen maaşlarımız eksik olarak ödeniyordu, yemek kartlarımız yatırılmıyordu, bu sebeple iş yükümüzün artmasına rağmen maaşımızın eksik yatırılması sebebiyle kendi isteğimle işten ayrıldım, yaklaşık 2,5-3 ay sonra davalı ... Lojistik Operasyon Yöneticisi olarak işe başladım, şirket yetkilisi ... beni arayarak iş teklif etti, ... ... ile iş birlikteliği davalı şirket bizimle davacı şirket nezdindeyken çalıştığımız Mobil ile çalışıyordu, zaman zaman denetim toplantılarında bizde orada oluyorduk ve davalı şirket yetkilisini oradan tanıyordum, davalı ... da Mobil şirketinin iş ve işlemlerini yönetmekteyim, ... Amerikan firmasıdır davalı şirket Mobilin davacı şirketten çekilmesi tamamen bizimle çalışması yönünde herhangi bir talepte bulunmamıştır benden, kaldı ki zaten ben işten ayrılmadan evvel ... davalı şirketle de çalışıyordu, yanlış hatırlamıyorsam ... ben işten ayrıldıktan sonra yaklaşık 2 ay daha davacı ile de çalışmasına devam etmiştir, zaten ... Amerikan şirketi olduğu için herhangi birinin yönlendirmesiyle çalışma değişikliği yapması mümkün değildir, şirketin ağır prosedürleri vardı, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Mahkememizce, taraf vekillerinin iddia ve savunma konusu ile sınırlı olmak üzere iddia ve savunmalar
kapsamında davalı şirketin davacı şirkete yönelik haksız rekabet niteliği teşkil edecek herhangi bir
çalışmasının bulunup bulunmadığının tespiti hususunda rapor tanzim edilmesi dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/01/2025 tarihli raporda özetle;
"Her iki şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacı şirketin dava dışı ...A.Ş. ile çalışmasının 2012 yılından itibaren 2022 yılı Şubat sonuna kadar kesintisiz devam ettiği, buna karşı davalı firma ile dava dışı ...A.Ş. ticari ilişkisinin 2021 yılı Temmuz ayında başladığı, buna rağmen hasılat tutarları karşılaştırıldığında davacı şirketin elde ettiği hasılatın davalı firmanın çokçok altında kaldığı, bu durumun ancak ...A.Ş. nin 2021 yılı Temmuz ayından itibaren ya gümrükleme işlemlerinde bir artış ihtimali ya da davacı ... ile çalışılan dönemde davacı dışında diğer firmalar ile de işlem yaptığı ihtimalini ortaya çıkardığı, diğer yandan ...A.Ş.nin davacı şirket ile çalışmasının sona erme tarihinin davacı tarafından sunulan sözleşme tarihine denk geldiği, davacının hasılat tutarlarının davalının yanında tutarlarının altında kalması ile maddi tazminat ya da kar kaybı hesabına cevaz vermediği anlaşılmakla dava konusu talepler için hesaplama yapılamamıştır.
Haksız Rekabet Yönünden;
Davalı şirket dava dışı... A.Ş. ile ...’ın işe başlamasından sonra 26.07.2021 tarihinde ticari ilişkiye başlamış olmakla birlikte... A.Ş.’nin davacı ile olan ticari ilişkisi salt davalı ile yeni sözleşme yaptığı için sonlandırılmamış, ... ... A.Ş. tarafından davacı ile olan sözleşmenin bitiş tarihine kadar ticari ilişkiye devam edilmiştir. Nihai takdir ve karar merci mahkemeniz olmak üzere; bu halde ticari yaşamın nev’i ve sözleşme akdetme özgürlüğü dikkate alındığında dava dışı... A.Ş.’nin bir tarafın sözleşmesini haksız olarak feshetmediği sürece davalı ve/veya herhangi başka bir üçüncü kişi ile sözleşme akdetme iradesi göstermesi kural olarak haksız rekabet niteliğini haiz olmadığı değerlendirilmektedir.
Söz konusu değerlendirme yalnızca hesaplama yapılabilmesi için bir tespit olup nihai takdir ve karar merci mahkemenizdir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Haksız rekabet, TTK'nın 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 55/1. Maddesinde de, haksız rekabet hâllerinin başlıcaları olarak, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, (...) sayılmıştır.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; haksız rekabetin varlığından söz edilebilmesi için öncelikle rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile haksız ticari uygulama bulunduğunun davacı tarafça ispatı zorunlu olup dosya kapsamında davalı şirketin bu yönde bir uygulaması bulunduğuna yönelik ispata elverişli bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tanıklarının, daha evvel davacı nezdinden çalışmakta iken davalı şirkette çalışmaya başlamaları ve bu sebeple dava dışı şirketin davalı ile çalışmaya başlamış olduğu yönündeki beyanları ve bu beyanları destekler nitelikteki dosya kayıtlarından anlaşıldığı üzere dava dışı işçilerin gerçekten de davalı nezdinde çalışmaya başlamış olmalarının tek başına haksız rekabetin varlığını ispat noktasında yeterli kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Davacı sözleşme akdettiği ve iş yaptığı dava dışı... A.Ş. şirketi ile davalının kendi işçilerini
transfer ederek oluşturduğu haksız rekabet neticesinde yeni sözleşme yaptığı ve buna dayalı olarak
tazminat ödemesi gerektiğini iddia edilmiş ise de, dosya içeriğindeki tüm deliller, tanık beyanları ve yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile de desteklendiği ve mali incelemede tespit edildiği üzere; davalı ile dava dışı... A.Ş.’nin ticari ilişkisi
26.07.2021 tarihinde başlamış, davalı ile dava dışı... A.Ş. arasında ticari
ilişkisi başlamasına karşın davacı ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki 28.02.2022 tarihinde sona ermiş olup, bu tarihin davacı ile dava dışı... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin bitiş tarihi
ile aynı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile, dava dışı... A.Ş.’nin davacı ile olan
ticari ilişkisi salt davalı ile yeni sözleşme yaptığı için sonlandırmamış, ... ... A.Ş. tarafından
davacı ile olan sözleşmenin bitiş tarihine kadar ticari ilişkiye devam edilmiştir. Haksız rekabete konu olan eylem olarak dayanılan, dava dışı... A.Ş.’nin davalı ile çalışmaya başlaması bir tarafın sözleşmesini haksız olarak feshetmediği ve davalının aralarında sözleşme ilişkisi kurulması için davacının verdiği hizmeti kötülemek, yanıltıcı beyanda bulunmak vb gibi bir eylemi olmadığı sürece
sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Dava dışı şirketin davacı ile olan ticari ilişkisini sözleşmenin bitim tarihine kadar sürdürdüğü, süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği bu hali ile, davalının somut olay bakımından haksız rekabetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 435,50-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 10.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır