T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/406 Esas
KARAR NO:2024/609
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:26/01/2021
KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından davaya ve icra takiplerine konu bir kısım adreslerde yapılan çalışmalar esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, davalılar tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığı ve borçluya ödeme emri gönderildiği, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiği, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurduğu, itirazı haksız ve dayanaksız olduğu, davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğu, izah edilen nedenlerle .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyaları ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyalarındaki hasarlarının herbirinin farklı firmalar tarafından verilmiş olabileceğini, hasarın kim tarafından verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğunu, itiraza konu her bir icra dosyası için ayrı ayrı yargılama yapılması gerektiğini ve bu nedenle dosyanın tefrikinin gerektiğini, tam yargı davası niteliği olan davalarda yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu, davada tazminat isteminin haksız fiile dayanması nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, olayın hizmet kusuruna dayalı olduğunu, bir kamu kurumunun eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaları görmenin idari yargının görevine girdiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere verilen zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 10.409,66-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 13/09/2023 tarihli raporunda özetle;
"Yalnız dosyada Ne bilirkişi Ne de ... tarafında yer altı kabloları döşenmesi ile ilgili toprak altında olması gereken kumlama ve ikaz bantı gibi olması gereken uygulamadan bahsedilmemektedir.
Dosya içindeki mevcut bilgiler doğrultusunda Hakimliğinizin belirleyeceği bedelin ... tarafından ...'a ödenmesi gerekmektedir." şeklinde görüş bildirildiği görülmüş ise de bahse konu raporun taraf iddia ve savunmaları kapsamında olay örgüsünün ve bildirilen görüşün gerekçe ve dayanaklarının açıklanmadığı bu haliyle raporun taşıması gereken asgari nitelikleri dahi taşımadığı anlaşılmakla raporu düzenleyen bilirkişilerin İstanbul Bilirkişi Bölge Kuruluna bildirilmesine karar verilmiş olup rapora itibar etme olanağı bulunmamıştır.
Mahkememiz 22/11/2023 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/03/2024 tarihli raporda özetle;
"1. Zararın, davalı denetiminde yapılan kazı çalışmalarından meydana geldiği,
2. Dava konusu mahalde, davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği,
3- Davacı, davalı aleyhine ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipte 9.953,18 TL hasar bedeli ile 456,48 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 10.409,66 TL talebinin olduğu,
4. Yukarda izah edilen nedenlerden dolayı, davacının %30, davalının %70 oranında kusurlu olduğu,
5. Davacının gerçek zararının 3.785,22 TL asıl alacak ve 126,00 TL faiz olmak üzere toplam 3.911,22 TL hesaplandığı,
6- Davacı, davalıdan gerçek zararın %70 oranında 3.911,22 TL x %70 = 2.737,85 TL alacaklı olduğu," şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, davalı ... sorumluluğundaki alt yapı çalışmasının dava dışı iki şirket tarafından yapıldığı sırada davacı şebeke hattına zarar verildiği ve sebeple malzeme, montaj, eleman bedeli ile dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, etüt koordinasyon bedeli alacakları talep edilmiştir.
Emsal Yargıtay kararları kapsamında (Yargıtay 4.HD 2018/1089 E.2018/5527 K.sayılı vs kararlarda haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı taktirde maddi hasar montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği, dağıtılamayan enerji ve eşik kesinti süresine ilişkin ise Yargıtay 4 HD 2015/10383 E.2015/12692 K. Kararlarında dağıtılamayan enerji bedelinin istenemeyeceğinin belirtildiği bilinmektedir.
Bu durumda, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi heyet raporuna göre, davacının gerçek zararının 3.785,22 TL asıl alacak ve 126,00 TL faiz olmak üzere toplam 3.911,22 TL olarak hesaplandığı, davacının %30'luk kusur durumunun yansıtılması ile, takibin 2.649,65 TL asıl alacak ve 88,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.737,85 TL üzerinden üzerinden devamı gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, takip konusu alacak talebi haksız fiile dayandığından alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu sebeple alacağın likit olmadığı gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 2.649,65 TL asıl alacak ve 88,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.737,85 TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 567,49-TL'den düşümü ile bakiye 139,89-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 635,29-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 3.907,00-TL olmak üzere toplam 4.542,29-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.194,62-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 567,49-TL'nin toplamı olan 1.762,11-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.737,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 7.671,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 347,16-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır