T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/430 Esas
KARAR NO :2025/646
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/12/2022
KARAR TARİHİ:23/09/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı Yetkisizlik Kararı ile gönderildiği, mahkememiz 2023/430 Esasına kaydının yapıldığı, mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde: Taraflar arasında akdedilen 17/05/2022 tarihli ST-... teklif numaralı sözleşme kapsamında müvekkili tarafından borçlu yana sözleşme kapsamında teslim edilecek malzemeler karşılığı 1.000.000,00 TL ve 500.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.500.000,00 TL ödendiğini, borçlu yanca işbu ödeme karşılığı teslim edilecek malzemelerin tam ve eksiksiz ifa edilmediğini, davaya konu icra takibine dayanak belgelerde görüleceği üzere borçlu yana ödenen 1.500.000,00 TL ödeme karşılığı yalnızca 1.082.729,66 TL tutarında malzeme teslim alındığını, müvekkili şirketin bakiye alacağı olan 417.270,34 TL tutar karşılığı malzemenin borçlu yanca müvekkili şirkete teslim edilmediğini, sözleşme fatura, dekont ve cari hesaptan kaynaklı borç sebebiyle 20/09/2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile örnek no 7 ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itirazlar üzerine takibin durduğunu, davanın kabulüne, yapılan kötü niyetli itirazın 417.270,34 TL yönünden iptaline, itiraza uğrayan alacak yönünden takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkilinin davacı yana karşı iddia edildiği tutarda bir borcu bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında akdolunan teklif formu gereği davacı yanca 17/05/2022 tarihine kadar tüm bedelin ödenmesi gerektiğini, bizzat davacının dosyaya sunduğu dekontlardan görüldüğü üzere davacının 1.000.000,00 TL değerindeki ödemeyi 20/05/2022 tarihinde, 500.000,00 TL değerindeki ödemeyi ise 06/06/2022 günü yerine getirdiğini, müvekkili tarafından tüm malın tesliminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davacı yana karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacıya karşı vadesi gelmiş bir borcu bulunmadığından ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle öncelikle mahkemenin yetkisizliğine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının yaptığı ödemelere rağmen davalı tarafın edimini tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespiti ile davacı tarafından başlatılan ....İcra dairesinin 2022/... esas sayılı icra takibine konu itirazın haksız olup olmadığına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizdeki davada davacıların dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde: 1.082.729,65 TL cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili tarafından borca, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize ve borcun her türlü fer’ilerine itiraz ettiklerinin bildirdiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18.03.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda: " Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı taraf vekilinin davalı aleyhine 20.09.2022 tarihinde .... İcra Dairesi 2022/... E. sayılı dosyası ile; 1.082.729,66 TL toplam alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalının takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, davacı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin tasdiklerinin usulüne uygun olmadığı, davalı şirketin 2022 yılına ait ticari defter dökümlerinin usulüne uygun olduğu, ancak şirketin defterlerinin Masak tarafından alınmış olduğundan detay incelemeye sunulamadığı, davacının kendi ticari defterlerinden çıkan ve davalı şirketin 2022 yılı BS formlarından da belirlendiği üzere, taraflar arasında faturalar boyutunda ve ödemeler boyutunda bir çekişme olmayıp, taraflar arasındaki 17.05.2022 tarihli Fiyat teklifine (Sözleşme) göre, davalı şirketin davacı şirkete 1.082.729,65 TL tutarlı demir ürünü teslim ettiği, davacının ise bu ürünlere karşılık 1.500.000,00 TL ödeme yaptığı, bu noktada davacı şirketin davalı şirketten cari hesap boyutunda 417.270,35 TL alacaklı olduğu, ancak yine taraflar arasındaki Fiyat teklifine (Sözleşme) göre vade farkı verilmesi gerektiği hususunda Sayın Mahkemenizin takdir ve kararlarında olmak üzere, davacı tarafın alınan ürünlerin ödemesini geç yapmasından mütevvellit 6.121,11 TL vade farkı ödemesi gerekeceği, buradan da davacının davalıdan takip tarihi olan 20.09.2022 tarihi itibariyle 417.270,35 TL- 6.121,11 TL = 411.149,24 TL asıl alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra ise ödeme tarihine kadar değişen oranlarda faiz talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin kök rapor sunulmuştur.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19.12.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: "03.12.2024 tarihli duruşmada ise Davalı defterlerinin yerinde inceleme yapılması yönünde görevlendirme yapılmıştır. Ancak defterlerin bulunduğu yer olduğu söylenen Masak'tan gelen 12.07.2024 tarih ve Gizli İvedi ifadeleri ile gelen yazıda özetle "...İlgide kayıtlı yazınız ile talep etmiş olduğunuz hususların araştırılması konusunda Başkanlığımıza atfedilmiş herhangi bir görev veya yetkisi bulunmamaktadır..." şeklinde olup yetki ile Masak'ta inceleme yapılamayacağı anlaşılmaktadır.
Neticeten; Kök raporda varmış olduğum görüşü muhafaza edip, aynen ; Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı taraf vekilinin davalı aleyhine 20.09.2022 tarihinde .... İcra Dairesi 2022/... E. sayılı dosyası ile; 1.082.729,66 TL toplam alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalının takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, davacı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin tasdiklerinin usulüne uygun olmadığı, davalı şirketin 2022 yılına ait ticari defter dökümlerinin usulüne uygun olduğu, ancak şirketin defterlerinin Masak tarafından alınmış olduğundan detay incelemeye sunulamadığı, davacının kendi ticari defterlerinden çıkan ve davalı şirketin 2022 yılı BS formlarından da belirlendiği üzere, taraflar arasında faturalar boyutunda ve ödemeler boyutunda bir çekişme olmayıp, taraflar arasındaki 17.05.2022 tarihli Fiyat teklifine (Sözleşme) göre, davalı şirketin davacı şirkete 1.082.729,65 TL tutarlı demir ürünü teslim ettiği, davacının ise bu ürünlere karşılık 1.500.000,00 TL ödeme yaptığı, bu noktada davacı şirketin davalı şirketten cari hesap boyutunda 417.270,35 TL alacaklı olduğu, ancak yine taraflar arasındaki Fiyat teklifine (Sözleşme) göre vade farkı verilmesi gerektiği hususunda Sayın Mahkemenizin takdir ve kararlarında olmak üzere, davacı tarafın alınan ürünlerin ödemesini geç yapmasından mütevvellit 6.121,11 TL vade farkı ödemesi gerekeceği, buradan da davacının davalıdan takip tarihi olan 20.09.2022 tarihi itibariyle 417.270,35 TL - 6.121,11 TL = 411.149,24 TL asıl alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra ise ödeme tarihine kadar değişen oranlarda faiz talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığına" ilişkin ek raporunu sunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda, davacının kendi ticari defterlerinden çıkan ve davalı şirketin 2022 yılı BS formlarından da görüleceği üzere taraflar arasında faturalar ve ödemeler
boyutunda bir çekişme olmadığı, dava dosyasına sunulu ve Şirketlerin vergi dairelerine yazılan müzekkereler üzerine alınan BA ve BS formlarının incelenmesi neticesinde davalı Şirketin davacı şirkete düzenlediği 4 adet faturanın e-arşiv fatura olduğu ve BS formlarında iş bu 4 adet faturanın davalı tarafından davacıya düzenlendiği aşağıdaki BS form resimlerinden anlaşıldığı, taraflar arasındaki 17.05.2022 tarihli Fiyat
teklifine (Sözleşme) göre, davalı şirketin davacı şirkete 1.082.729,65 TL demir ürünü teslim ettiği, davacının ise bu ürünlere karşılık 1.500.000,00 TL ödeme yaptığı, bu noktada davacı şirketin davalı şirketten cari hesap boyutunda 417.270,35 TL alacaklı olduğu, ancak yine taraflar arasındaki Fiyat teklifine (Sözleşme) göre vade farkı verilmesi gerektiği, davacı tarafın alınan ürünlerin ödemesini geç yapmasından mütevvellit 6.121,11 TL vade farkı ödemesi gerekeceği, buradanda davacının davalıdan takip tarihi olan 20.09.2022 tarihi itibariyle 417.270,35 TL – 6.121,11 TL = 411.149,24 TL asıl alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra ise tahsil tarihine kadar değişen oranlarda faiz talep edebileceği anlaşılmış olup davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, dava konusu alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kısmen kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 411.149,24 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının (82.229,85 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken toplam 28.085,60 TL harçtan davacılar tarafından yatırılan 1.712,29 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 26.373,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.712,29 TL peşin harç ve 11,50 TL vekaletname harcı olmak üzere toplam 1.804,49 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 221,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.721,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 2.681,58 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 65.672,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve ret edilen 6.121,10 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 45,77 TL'sinin davacılardan, 3.074,23 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır