T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/448 Esas
KARAR NO:2023/952
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:15/09/2014
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİC.MAH.... E.SAYILI DOSYASI
DAVA:Munzam Zarar
DAVA TARİHİ:23/12/2003
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAH.... E.SAYILI DOSYASI
DAVA:ALACAK
DAVA TARİHİ:20/02/2003
BİRLEŞEN ...ASLİYE TİCARET MAH....ASLİYE TİCARET MAH....
DAVA:ALACAK
DAVA TARİHİ:20/02/2003
KARAR TARİHİ:15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın ... şubesinden müvekkili tarafından 06.10.1999 tarihinde toplam 6.130.150.740 TL'lik fon aldığını, 17.11.1999 tarihinde ...-5 nolu vadeli hesaba 100.000.000.000 TL ve 17.12.1999 tarihinde ... nolu vadeli hesaba 30.000.959.343 TL olmak üzere toplam 130.000.959.343 TL'lik vadeli hesap açıldığını, 27.12.1999 tarihinde 3 günlük ... no ile 60.000.000.000 TL repo yapıldığını, bankaya müracaatı üzerine 29.12.1999 tarihinde hesap dökümü aldığını, bu dökümde yukarıdaki- hesap ve fonların teyit edildiğini, müvekkilinin adı geçen davalı banka şubesine para çekmek için başvurduğunda davalı banka şubesi yetkililerinin bankada anılan hesapların görülmediğini, müvekkili adına bankada bir hesap olduğunu, bu hesapta da 15.000.000.000 TL olduğunun söylendiğini, olayın nedenini soran müvekkiline personellerinden ...'ın banka müşterilerinin bankaya yatırmak için getirdiği paraları müşterilere hesaplarına yatırdığını söyleyip kendi hesabına aldığını ve bu şekilde müvekkili hariç 19 kişiye aynı şeyi yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin .... Noterliği kanalı ile 21.04.2000 tarihinde .... yevmiye no ile durum tespiti yaptırdığını, bu tespitte de banka yetkililerinin banka cüzdanlarındaki mevduatları ve fon kayıplarında yazılı nevaları ödeyemeyeceklerini, bu konuda herhangi bir bilgi veremeyeceklerini beyan ettiklerini, 01.05.2000 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... d.iş dosyası ile hesap tespiti istediğini, mahkemece tespit isteminin kabul edilip bankaya cevaplarını sunması için 15 günlük süre verildiğini. davalı bankanın müvekkilinin elinde banka hesapları ile bankanın muhasebe kayıtlarının uyuşmadığını, banka personeli ...'ın iş akdinin feshedılip hakkında soruşturma açıldığını belirttiğini, davalı bankanın B.K. 55. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 196.131.110.083 TL alacağın paranın yattığı günden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın eski çalışanı ... tarafından bazı müşteri hesaplarında usulsüz işlemler yapıldığı öğrenilmesi üzerine banka teftiş kurulunca soruşturma açıldığı, soruşturma sonucunda ...'ın iş akdi feshedilerek işten çıkarıldığı ve .... Ağır Ceza Mahkemesinde .... Sayılı dava açıldığını, ... tarafından davacı ...'inde hesaplarında usulsüz işlemler yapılmış olup bazı hesapların kapatılmış, bazı hesaplarından paralar çekilmiş ve çekilen paraların müşteriye iade edilebilmesi için başka müşterilerinin hesaplarından paralar çekilerek ...'in ve eşi ...'in hesaplarına intikal ettirildiğini, davacının hesaplarından para çekilirken diğer taraftan ...'in hesaplarından para çekilmediği gibi aksine hesabına para yatırıldığının tespit edildiğini, böylelikle ...'ın davacının zararını kısmen eşinin hesabına para yatırarak giderdiğinin anlaşıldığını, teftiş kurulu raporu üzerine banka genel müdürlüğünün davacı ile temasa geçerek raporda belirtilen 15.756.797.342 TL'nı ödemeye amade olduğunu bildirdiğini, davacının ödemeyi kabul etmeyerek davayı açtığını, davanın açıldığı tarih itibariyle bankanın ödemeyi kabul ettiği tutarın faizi ile birlikte 17.274.912.458 TL'sına ulaştığını, bankanın bu meblağı ödemeyi kabul ettiğini, bu meblağı aşan kısım için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ....asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı Dosyasında;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkememizin .... Sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 196.131.110.083 TL'nin tahsilini talep ettiğini, mahkememizin .... 2002/1030K. Sayılı dosyasında 18.10.2002 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtayca onanması üzerine müvekkilinin 17.07.2003 tarihinde 681.095.067.221 TL tahsil ettiğini, müvekkilinin tahsil ettiği parada ana para üzerinden reeskont faizi işletildiğini, oysa müvekkilinin olaydan gördüğü zararın daha fazla olduğunu, müvekkilinin zararının davalı tarafından ödenen para ile karşılanmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 650.000.000.000 munzam zararın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkememizin ... E. Sayılı dosyasındaki davada tüm itirazlarına rağmen yetersiz ve eksik bilirkişi incelemesine dayanılarak mahkemece davanın kabul edildiğini ve Yargıtayın bu kararı onadığını ve müvekkili bankanın davacıya 16.07.2003 tarihinde 709.429.000.000 TL ödemek durumunda kaldığını, bilahare tashih karar istemi kabul edilerek kararın Yargıtayca esastan bozulduğunu, davacının Yargıtayca esastan bozulan karara dayanarak huzurdaki munzam zarar davasını açtığını, davasının konusu ve dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmesini, adı geçen dosyada verilecek kararın bekletici mesele yapılmasını, davaya dayanak teşkil eden karar kesinleştiğinde esas hakkında diyecekleri saklı kalmak kaydıyla davacının talep ettiği munzam zarar isteminin konusu bulunmadığı gibi bu yöndeki talebininde dayanaksız olduğunu, talebi ile bağlı bulunan davacının bu kez davasında talep etmediği hiçbir bankanın hiçbir dönem vermediği fahiş faiz oranlarını isteyip munzam zararının oluştuğunu ileri sürmesinin B.K.. 105. maddesi ile öngörülen amaca aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında;
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın ... şubesinden müvekkilin muhtelif tarihlerde 80.887.292.046 TL'lik fon aldığını, 02.12.1999 tarihinde .. nolu vadeli hesaba 50.000.000.000 TL yatırdığını, 29.11.1999 tarihinde, 20.12.1999 tarihinde toplam 26.000.000.000 TL'lik repo yapıldığını, bankaya müracaatı üzerine 29.12.1999 tarihinde hesap dökümü aldığını, bu dökümde yukarıdaki hesap ve fonların teyit edildiğini, müvekkilinin adı geçen davalı banka şubesine para çekmek için başvurduğunda davalı banka şubesi yetkililerinin bankada anılan hesapların görülmediğini söylediklerini, olayın nedenini soran müvekkiline personellerinden ...'ın banka müşterilerinin bankaya yatırmak için getirdiği paraları müşterilere hesaplarına yatırdığını söyleyip kendi hesabına aldığını ve bu şekilde müvekkili hariç 19 kişiye aynı şeyi yaptığını, 03.03.2000 tarihinde ... Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarname ile hesaplarında bulunan paraların 7 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin .... Noterliği kanalı ile 21.04.2000 tarihinde ... yevmiye no ile durum tespiti yaptırdığını, bu tespitte de banka yetkililerinin banka cüzdanlarındaki mevduatları ve fon kayıplarında yazılı nevaları ödeyemeyeceklerini, bu konuda herhangi bir bilgi veremeyeceklerini beyan ettiklerini, 01.05.2000 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ...d.iş dosyası ile hesap tespiti istediğini, mahkemece tespit isteminin kabul edilip bankaya cevaplarını sunması için 15 günlük süre verildiğini, davalı bankanın müvekkilinin elinde banka hesapları ile banka muhasebe kayıtlarının uyuşmadığını, banka personeli ...'ın iş akdinin feshedilip hakkında soruşturma açıldığını belirttiğini, davalı bankanın B.K. 55. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 140.887.292.046 TL alacağın paranın bankaya yattığı günden itibaren bankaların TL mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka eski personeli hakkında açılan ceza davasının henüz derdest olduğundan ceza dosyasının bekletici mesele sayılmasına, ev kadını olan davacının bugün dahi fahiş olan 300-400 milyar Türk Lirasını 1999 yılı içinde nereden temin edip böyle imzasız cüzdanlara güvenerek müvekkilinin bankaya yatırdığını ispat etmek zorunda olduğundan davacının elinde bulunan hesap cüzdanı imzasız olup müvekkili bankayı ilzam etmediğinden hesap cüzdanında belirtilen faiz oranı fahiş ve dayanaksız olduğu gibi hiçbir banka tarafından hiçbir dönemde ödenmeyen tutardaki faiz oranınında hesap cüzdanının düzmece olduğunu gösterdiğinden davacının banka kayıtlarında bu tutarda bir hesabı olmadığı gibi davacı adına açılmış böyle bir hesabı da bulunmadığından davacının davaya dayanak yaptığı sahte repo evraklarının bankayı ilzam edecek hiçbir imza taşımadığından ve hangi koşullarda nasıl ve kim tarafından hazırlandığı belli olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas Sayılı dosyasında
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın ... şubesinden müvekkili tarafından 06.10.1999 tarihinde toplam 11.925.765.890 TL'lik fon aldığını, 01.12.1999 tarihinde ... nolu vadeli hesaba 50.000.000.000 TL lik vadeli hesap açıldığını, müvekkilinin adı geçen davalı banka şubesine para çekmek için başvurduğunda davalı banka şubesi yetkililerinin bankada anılan hesapların görülmediğini söylediklerini, olayın nedenini soran müvekkiline personellerinden ...'ın banka müşterilerinin bankaya yatırmak için getirdiği paralan müşterilere hesaplarına yatırdığını söyleyip kendi hesabına aldığını ve bu şekilde müvekkili hariç 19 kişiye aynı şeyi yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin .... Noterliği kanalı ile 21.04.2000 tarihinde ... yevmiye no ile durum tespiti yaptırdığını, bu tespitte de banka yetkililerinin banka cüzdanlarındaki mevduatları ve fon kayıplarında yazılı nevaları ödeyemeyeceklerini, bu konuda herhangi bir bilgi veremeyeceklerini beyan ettiklerini, 01.05.2000 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... d.iş dosyası ile hesap tespiti istediğini, mahkemece tespit isteminin kabul edilip bankaya cevaplarını sunması için 15 günlük süre verildiğini, davalı bankanın müvekkilinin elinde banka hesaplan ile banka muhasebe kayıtlarının uyuşmadığını, banka personeli ...'ın iş akdinin feshedilip hakkında soruşturma açıldığını belirttiğini, davalı bankanın B.K. 55. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 61.925.765.890 TL alacağın paranın yattığı günden itibaren bankaların Türk Lirası mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka eski personeli hakkında açılan ceza davasının henüz derdest olduğundan ceza dosyasının bekletici mesele sayılmasına, davacının elinde bulunan hesap cüzdanı imzasız olup müvekkili bankayı ilzam etmediğinden hesap cüzdanında belirtilen faiz oranı fahiş ve dayanaksız olduğu gibi hiçbir banka tarafından hiçbir dönemde ödenmeyen tutardaki faiz oranınında hesap cüzdanının düzmece olduğunu gösterdiğinden davacının banka kayıtlarında bu tutarda bir hesabı olmadığı gibi davacı adına açılmış böyle bir hesabı da bulunmadığından davacının davaya dayanak yaptığı sahte repo evraklarının bankayı ilzam edecek hiçbir imza taşımadığından ve hangi koşullarda nasıl ve kim tarafından hazırlandığı belli olmadığından, davacının müvekkili bankaya borçlu bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce (.... ATM olarak görülen) asıl davada taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak 18.10.2002 tarihinde .... .... Sayılı karar ile davacının davasının kabulü ile 100.000.000.000 TL'nin 17.11.1999 tarihinden, 30.000.000.000 TL'nin 17.12.2009 tarihinden itibaren, 60.000.000.000 TL'nin 27.12.1999 tarihinden, 6.130.150.740 TL'nin 06.10.1999 tarihinden itibaren reeskont faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin saklı tutulmasına dair karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2003/...E. ...K. Sayılı 10.06.2003 tarihli kararı ile onanmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2003/.... .... Sayılı kararı ile mahkemece her ne kadar davacının ibraz ettiği belgeler ile banka kayıtlarının uyuşmadığı belirlenmiş ve davacının ibraz ettiği hesap cüzdanı ile bir kısım ekstrelerin bankayı bağladığı kabul edilmiş ise de; anılan belgelerin bir kısmında hiçbir imza olmadığı gibi hesap cüzdanı da sadece dava dışı ...'ın imzasını içerdiğinden, ...'ın Banka Teftiş Kuruluna verdiği ifadesinde davacının akrabası olduğunu, bu miktarda bir parasının bulunmadığını, hesabın fıktif olarak açıldığını, bankaya herhangi bir para girişi olmadığını bildirdiğinden, bu şahıs hakkındaki ceza davası da halen devam ettiğinden, bu durumda mahkemece uzman bilirkişi kurulu oluşturularak ibraz edilen belgeler ve banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak ve ceza dava dosyası ile davacının eşinin açtığı 2003/... E. Sayılı.... Ticaret Mahkemesinin dosyası da getirtilip davacı ile dava dışı ...'ın el ve işbirliği içinde olup olmadığının belirlenmesi, bankayı bağlayıcı niteliği bulunmayan belgeler hesaplamaya esas alınmadan ve davacının eşi hesabına yaptığı EFT işlemleri de izlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirdiğinden kararın davalı yararına 04.11.2003 tarihinde bozulmasına karar verilmiş ve mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
... ATM'nin ... sayılı dosyasında yapılan yargılamada dosyada uyulan bozma ilamı doğrultusunda .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, incelenmek suretiyle örnekleri alınıp, dosya iade edilmiş, akıbeti de yargılama süresince takip edilerek duruşma zabıtları celbedilmiştir. Davalı banka şube eski personeli olan ...'ın yargılandığı anılan bu kamu davasında, halen de adı geçen sanığın mahkemece savunması alınamamış bulunmaktadır. Bozma ilamı doğrultusunda ibraz edilen belgeler ve banka kayıtları üzerinde ve yeni bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle ve keşfen inceleme yaptırılıp, 13.12.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporu alınmış ve rapor mahkememizce de denetlenmiş, ayrıca bilirkişi kurulundan, davalının itirazları değerlendirilerek, ceza dosyası da incelenerek Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; bankayı bağlayıcı niteliği bulunmayan belgeler hesaplamaya esas alınmadan ve ek rapor tanzimi için dosya yeniden aynı bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş ve bu yönde alınan 29.08.2005 tarihli ek raporda incelenip, denetlenmiştir. Yargılamanın bu aşamasında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, kendisiyle birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile birlikte mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir. Yargıtay bozma ilamı gerekleri, alınan rapor ve ek raporla karşılanamamış olmakla, mahkememizce yeniden oluşturulan uzman bilirkişi kurulu marifetiyle, banka kayıt ve defterleri üzerinde de keşfen inceleme yapılarak 12.12.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu alınmış, alınan bu raporda mahkememizce denetlenmiş ve taraf itirazları tek tek irdelenmek ve ceza dosyası ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek üzere 07.07.2007 tarihli ek rapor temin edilmiş ve mahkememizce ek rapor da denetlenmiştir. Raporlar arasında çelişki bulunduğundan ve iddia ve savunma doğrultusunda ve son verilen taraf itirazları da değerlendirilerek yeniden seçilen uzman bilirkişi kurulundan 26.02.2008 tarihli rapor ve uyulmasına karar verilen Yargıtay Bozma ilamında sözü edilen belgeler ayrı ayrı değerlendirilerek, bankayı bağlayıcı nitelikte olan belgelerin hangileri olabileceği ve banka kayıtlarının bulunup bulunmadığı, EFT işlemleri izlenmek suretiyle banka kayıtlarına girilerek işlemlerin kayıtlarda yer alıp almadığı, var ise seyrini de gösterir şekilde bozma ilamında sözü edilen ceza dosyası da irdelenerek ek rapor alınması için dosya yeniden bu bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş ve alınan 12.10.2008 tarihli ek raporda incelenip, denetlenmiştir. Alınan tüm bilirkişi raporları ve toplanan tüm delillere göre öncelikle; davalı banka şube müdürünün haksız fiilinden kaynaklanan bir durum söz konusu olup, hesap sahibi ...'in, ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde olduğu ve banka paralarını birlikte zimmete geçirdikleri hususunda somut bir belge ve banka teftiş kuruluna ait soruşturma raporu ile .... Ağır Ceza mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında davacının haksız fiile iştirak ettiğini tevsik edici somut bir belge bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonuçları ve belgelerin bankayı bağlayıcı nitelikte bulunup bulunmadığı hususları birlikte göz önüne alınmak suretiyle asıl dava ve birleşen mahkememizin ... Esas ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve ... Ticaret mahkemesi'nin... E sayılı dosyasına konu repo satış belgelerine konu 11.925.945.890 TL miktarlı alacak istemi yönünden 12.1.2006 tarihli ve bozma sonrası alınan ikinci rapora itibar olunmuştur. Keza .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporu da, mahkememizce benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusundadır. Ayrıca mahkememizce toplanan tüm deliller, iddia savunma ve Yargıtay Bozma ilamı dikkate alınarak varılan sonuçta; banka ... Şubesince düzenlenmiş 17.11.1999 hesap açılış tarihli ...-5 nolu 100.000.000.000TL tutarlı 17.02.2000 vadeli ve 17.12.1999 hesâp~âçılış tarihli ... hesap nolu, 30.000.959.343 TL tutarlı toplam 130.000.959.343 TL tutarlı iki adet tasarruf mevduatı hesaplarında, hesap sahibi dâvacı ... olup, anılan banka şubesi adına banka imza yetkili personeli ...'a ait imzayı ihtiva ettiği, adı geçen personelin anılan şubedeki görevini ifa sırasında kendisine tevdi edilen banka parası ile banka mevduat müşterilerine ait mevduatları, müşterilerin bilgi ve onayı olmaksızın yasalara ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı düşecek şekilde haksız fiili sonucu zimmetine geçirmiş olduğundan dolayı adı geçen banka elemanının banka müşterilerine vermiş olduğu zararlar nedeniyle davalı bankanın B.K.55. maddesi ve 41. maddesi ve bankanın hakkın kullanımı ve borcun ifası için görevlendirdiği yardımcı şahısların bu esnada ifa ettikleri zararlardan dolayı sorumluluğunu düzenleyen 100. maddesi ile Barfkalar Kanunu 10. maddesi hükmüne göre anılan şubece davacı "... adına tanzim edilmiş bulunan mahiyeten makbuz niteliğinde bulunan iki adet tasarruf mevduat cüzdanında yazılı mevduat tutarlarından dolayı banka sorumlu bulunmaktadır. Bankalar Kanunu 13. maddesi gereğince bankaların işlemlerini kayıt dışı bırakması mümkün olmayıp, 5.fıkra hükmüne göre de faaliyetleri ile ilgili tüm belgelerin asıllarını saklamakla yükümlüdürler. Bu nedenle davalı banka, davacının banka hesaplarından çekilen bir kısım paranın eşi ...'e ait hesaba yatırıldığını ve havale çıkarıldığını ileri sürmesine karşın iddiasını kanıtlayıcı talimat, para çekme ve yatırma makbuzlarını da ibraz ve tevsik edememiştir. Davalı banka davacı ...'in adına kayıtlı ... nolu mevduat hesabının 08.12.1999 tarihinde kapatılmış olduğunu belirtmesine rağmen mevduat sahibi tarafından paranın çekildiğine dair ıslak imzalı Tediye makbuzu da sunamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle yukarıda belirtilen iki adet hesap nedeniyle davalı banka, davacıya karşı anılan yasal hükümler doğrultusunda 130.000,96 TLmiktar üzerinden sorumluluğu bulunmaktadır. Davacı ...'in repo ve fon alımlarına ilişkin talebi değerlendirildiğinde; repo dekontları adı geçen davacı adına tanzim edilmiştir. Ancak üzerinde davalı banka şubesi adı ile bankayı temsil ve ilzama yetkili personeline ait imzayı ihtiva etmemektedir, keza davalı bankanın hangi şubesine ait olduğunu gösterir bir kayıtta bulunmamaktadır. Bu nedenlerle anılan belgenin bozma ilamında yer verildiği üzere bankayı bağlayıcı belge olarak kabulü mümkün' görülmemiştir. Yine sipariş detayı başlıklı belge" de aynı nedenle makbuz niteliğinde bulunmamakta, davacı tarafından geri alma vaadi ile (repo)satılmış bir hazine bonosu satışını içermemektedir. Hazine bonosunun satışını ve emanete alındığına ilişkin davalı bankayı yükümlülük altına sokacak nitelikte bir belge olmayıp, anılan işlemin genel mahiyeti de dikkate alındığında bankayı Taahhüt altına sokacak ve hukuken geçerli nitelikte bir belge olmadığından, bankayı bağlayıcı nitelikte bir belge niteliğinde bulunmadığından davacının bu yönlere ilişkin alacak istemi yerinde görülmemiştir. İki adet mevduat yönünden varılan bu sonuca nazaran, davacının munzam zarar istemi değerlendirildiğinde; ...-5 nolu hesaba ilişkin 100.000.000.000,00TL'nin 17.11.1999-17.03.2000 tarihleri arası %105 faizi ile 129.963.835.618,00 TL' ye ulaştığı, ... nolu hesaba ilişkin 30.000.959.343TLnin 17.12.1999-17.03.2000 tarihleri arası % 106 faizi ile 36.807.248.222TL'ye ulaştığı, davalı bankaca ilan edilen üç aylık mevduat faiz oranları esas alınarak 17.02.2000-16.07.2003 tahsil tarihi arasında 166.771.083.840 TL'ye faiz tahakkuk ettirildiğinde net faiz getirisinin 841.672.274.346 TL olarak hesaplanmış, buna göre 17.02.2000 tarihi itibarıyla 166.771.083.840 TL alacağa; 17.02.2000-17.05.2003 tarihleri arası net faiz getirisi 841.672.274.346 TL'nin ve 17.05.2003-16.07.2003 tarihleri arası 60 günlük faizi olan 60.433.663.000TL'nin eklenmesi ile 16.07.2003 tahsil tarihindeki faizli tutarın 1.068.877.021.186 TL olduğu ve bu miktardan da davacının davalı bankadan icradan tahsil ettiği tutar olan 709.429.000.000.TL'nin eksiltilmesi ile davacının faizle karşılanamayan munzam zarar alacağının 359.448.021.186 TL_olduğu sonucuna varılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen ... E sayılı dosyasına konu talep değerlendirildiğinde; banka yetkili personeline ait imzayı taşımayan ve bu nedenle makbuz niteliği de bulunmayan 50.000.000.000 TL tutarlı vadeli hesap cüzdanı ile Fon alımına dair iddialarla ilgili davalı banka yetkililerine ait bir imzanın bulunmayışı ve keza repo yapıldığına ilişkin ibraz olunan belgelerin ise davacıya hazine bonosu satışını tevsik eden satış ve emanet makbuzu niteliğinde bulunmadîğîndan bankayı bağlayıcı nitelikte belgelerden sayılmamıştır. Bu nedenlerle birleşen iş bu her iki davadaki istem, mahkememizce yerinde görülmemiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden dosyamızla birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu talep yönünden de; 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen ... Esas sayılı dosyasına konu mevduat hesabı ile iş bu ... Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu mevduat hesapları aynı miktarlı olup her ikisi de 50.000.000.000TL tutarlıdır. Adı geçen davalarda davacı konumunda bulunanlar aynı zamanda karı-koca olup, hesabın açılışları da 01.12.1999 ve 02.12.1999 tarihleri ile, bir gün aralıklı ve aynı miktar üzerindendir. Keza ... Esas sayılı dosyaya konu mevduat hesabına ilişkin davalı bankayı bağlayıcı herhangi bir imzada bulunmadığından ve yine banka personeli ...'ın alınan beyanında da; adı geçenler adına 50.000.000.000TL ve yüksek tutarlı sahte mevduat hesapları açtığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde ve ... Esas sayılı dosya yönünden varılan sonuca göre, anılan her iki hesabın da aynı nitelik ve kapsam içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ve yine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E."Sayılı dosyasında birleşme öncesi alınan 18.05.2004 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen dava konusu ... adına 01.12.1999 tarihinde 50.000.000.000 TL tutarında vadeli hesap açılmış gibi gösterilen banka vadeli mevduat hesap cüzdanı kullanılarak tanzim edilen üzerinde davalı ... şubesinin isminin yazdığı ve bankanın eski personeli ...'ın imzasının bulunduğu, ... seri nolu, üzerinde normalde olması gerektiği halde ana hesap ve alt hesap numaraları yazmayan bankanın bilgisayar sistemleri kullanılarak host tarafından üretilmiş bankanın muhaseb kayıtları ile uygunluğu olmayan belgenin sahte olduğu, banka kayıtları ile uyuşmadığı, dosyaya sunulan fon alındığına dair iddialar ile ilgili dökümanlarda davalı banka yetkililerine ait herhangi bir imzanın bulunmadığı, belgenin kendisinin sahte olduğu, bunların bankanın dekontu kullanılarak üretilmiş sahte belgeler olduğu, banka kayıtları ile uyuşmadığı yönündeki tespitte dikkate alınarak yine aynı davaya konu ve 11.925.945.890.-TL tutarlı repo satış belgelerinde davalı bankayı ilzam edici yetkili banka personelinin imzasını ihtiva etmediği ve davalı bankanın hangi şubesine ait olduğuna dair bir bilginin de yer almadığı cihetle, bankayı bağlayıcı nitelikte belgeler olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiş, bu nedenlerle birleşen... Esas sayılı dosyadaki talebinde yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan celbedilen icra dosyası kapsamı ile belirlendiği üzere davalı bankanın ödeme miktarı 709.429.000.000.-TL olmakla, hesap edilen munzam zarar miktarından bu miktarın düşülmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki 07/07/2007 tarihli ek rapordaki munzam zarar yönünden eksik hesaplamaya itibar edilmemiştir. Yine davalı banka vekili tarafından ödendiği bildirilen 8.951.470.000.-TL miktarında munzam zarar hesabında dikkate alınması talep edilmiş ise de bu miktarn ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına ödendiği ve ödemenin de vekalet ücretine ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, bu miktarın munzam zarardan mahsubu mümkün görülmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen ... Esas sayılı davalar yönünden istemin kısmen kabulü ile, diğer birleşen ... ve... E.sayılı davalar konu istemlerin ise yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
....Asliye Ticaret mahkemesince verilen karar Yargıtay 11.Hukuk Mahkemesinin 2010/... Esas-2012/.... Karar, 10/04/2012 tarihli ilamı ile "Somut olayda, davacılarla akrabalık ilişkisine de işaret edilen davalı Banka'nın eski çalışanı ...'ın hakkında "sahte evrak düzenlemek, dolandırıcılık ve emniyeti suistimal" suçlarından dava açıldığı, uzun süreden beri giyabi tutuklu iken duruşmadaki beyanlardan yakalandığının da anlaşılması karşısında, ceza mahkemesince adı anılan eski banka çalışanı hakkında verilecek kararın "bankayı bağlayacak belgeler ve el ve işbirliği" olguları başta olmak üzere, niteliğinin ve içeriğinin gerek asıl, gerekse birleşen davaların sonucunu doğrudan etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ceza davasının sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir" hükmü ile bozulmuştur.
Bozma sonrası ... ATM 2012/... esas (sonrasında ... ATM 2014/... esas) sayılı dosyasında yapılan yargılama;
İstanbul (Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/... E.sayısına kaydedilen dosyada Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamasına devam olunmuştur.
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kapatılıp dosyalarının mahkememize tevzi edilmesi sonucunda anılan dosya mahkememizin (... ATM) ... E.sayısına kaydedilerek mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce ceza dosyasının sonucunun beklenmesine karar verildiği görülmüş olup, ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyasının Yargıtay 7.Ceza Dairesi'nin 2017/... E.-2020/... Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre mudiler ..., ..., ... ve ...'nin hesaplarından gerçekleşen toplam zimmet miktarının 56.869,29 TL olduğu ve banka zararının 4389 sayılı Yasanın 22/3. maddesi uyarınca bu miktar üzerinden ödettirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın sorumlu olduğu banka zararının 44.469,67 TL olarak eksik belirlenmesi ve yine eksik hesap edilen bu miktar üzerinden nisbi harç verilmesi,
2. Banka aleyhine işlenen zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen mudiler ... ve ...’in müdahilliklerine karar verilip, lehlerine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan ... Bankası A.Ş. vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hüküm fıkrasında banka zararının sanıktan tahsiline ilişkin bentte yer alan "44.469,67 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "56.869,29 TL" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının nisbi harç takdirine ilişkin bendinde yer alan "3.037,72 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "3.884,74 TL" ibaresinin eklenmesi,
2. Hüküm fıkrasından katılanlar lehine takdir edilen maktu vekalet ücretine ilişkin bendin çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle" hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce ceza dosyası yargıtay bozma ilamı kapsamında incelenmiş olmakla;
Ceza yargılamasının 2 nolu celsesinde sanık ... Arman "Bu olayla ilgili olarak .... Ağır Ceza Mahkemesinde savunma yapmıştım. Oradaki savunmam doğrudur. Orada de belirttiğim şekilde müdahil bankanın belirtilen şubelerinde görev yapmıştım. Yine hatırladığım kadarıyla görev yaptığım şubelerden en son Avcılar şubesinde görev yaparken elimde olmayan nedenlerden dolayı kasa açıkları oluştu. Bu kasa açıklarının neden olduğunu bir türlü çözememiştim. Bunun çeşitli sebepleri var elimizde olmayan nedenlerden kasa açıkları oluşmaktadır bu kasa açıklarını bir türlü kapatamadım bu sefer müşteri hesaplarından durum ortaya çıkmasın diye virman yaparak kasa açıklarını kapatmaya çalıştım ve bu şekilde iddianamede belirtilen müşteri hesaplarından onların yerine imza atmak suretiyle virman yaparak kasa açıklarını kapattım. Kendim kişisel olarak herhangi bir para edinmedim. Benim daha önceki ifadelerimde vurgulamak istediğim konu bununla ilgilidir. Bu olay sebebiyle ilk etapta müfettiş benim ifademi aldılar onlar ifademi aldığında sıkıntıya giriş hastanede yatıyordum o dönemde aldılar ifademi aldılar. Ben daha önce ki savunmam da ifadeye aynı şartlarda verdiğimi mahkemeye anlatıyorum, Bilirkişinin tespit ettiği zimmet miktarı ile ilgili olarak birşey söyleyecek durumda değilim. Ancak benim ifade etmek istediğim böyle bir parayı kendim almadım ben sadece kasa açıklarını kapatmak için bu işlemleri yaptığımı belirtiyorum, Biraz evvel ifade ettim müşteri hesaplarında virman yaparken onların yerine sahte imza attım. Ayrıca hesaplarından işlem yaptığımız müşteriler gelip hesaplarını kontrol etmek istediklerine bir kısmına kendi elimle düzenlediğim dekont , hesap cüzdanı verdiğim olmuştur dedi. Devamla şimdi hatırladım söz konusu banka müşterilerinin bir kısmı bana güvenen kişilerdi bu kişiler bankaya geldiklerinde ben kendilerine bir vesile ile yaptığım işlemlerle ilgili dekontları hissettirmeden imzalatıyordum. Bu sebeple bir kısım dekontlardaki imzalar müşteri imzalarıdır kendi iradeleri ile atılmış imzalar değildir, Ben avukatım tarafından belirtilen banka müşterilerinden ... ... ile ilgili eylemlerin esaslı bölümünü kabul etmiyorum kendisi yatırdığından çok fazla bankadan para almıştır. ... ve ...'de olması gerekenden daha fazla bankadan para almışlardır onlarla ilgili eylemleri ancak bu şekilde kabul ederim" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Ceza yargılamasının 10. Celsesinde, davacı (mağdur) ... "Benim bankada birden fazla hesabım vardı. hesaplarımla da huzurda sanık olarak bulunan ... ilgilenirdi. Hesaplarımın toplam meblağı o günkü tarihe göre tahminime göre 500.000 TL civarında idi, ben bir gün yüksek bir meblağ çekmek istediğimi ... ... söyledim, kendisi bu kadar yüksek meblağ hemen veremeyeceklerini söyledi. Birkaç gün sonra ancak alabileceğini söyledi, ben de bunun üzerine birkaç bekledikten sonra yine parayı alamayınca genel müdürlüğü aradım, bunun üzerine genel müdürlük teftiş gönderdi, hesaplarımdan benim bilgim dışında paraların çeklidiği tespit edildi, benim imzam da kullanılmak sureti ile çekilişler yapılmış, boş dekontlara imza attığımı hatırlamıyorum. Teftiş tarafından bana söylenen hesabımda 23.000 TL kaldığı idi, banka tarafından bana herhangi bir ödeme yapılmadı. ... ... hesabım benimkinden ayrı idi ve 50.000 TL civarında idi. ... de benim eşim olur. Kendisi de parasını alamamıştır. Ticaret mahkemesinde alacağımızın tahsili için dava açtık, bu mahkemenin neticesini beklemektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Ceza yargılamasının 10. Celsesinde, davacı (mağdur) ... "Benim de aynı şubede eşimle birlikte ancak ayrı hesabım vardı. O tarihteki meblağ 50.000 TL civarında idi. Hesaplarımla genellikle eşim ilgilenirdi. Banka çalışanı olarak da huzurda sanık olarak bulunan ... hesaplarımızla ilgilenen kişi idi, eşimin az önce anlattığı şekilde hesaptan parayı çekmek istediğimizde, hemen ödenmeyeceği söylendi. 2-3 gün sonra ödenmeyince de genel müdürlüğe başvuru neticesi hesabımızdan para çekilişi olduğunu anladık, ben herhangi bir yere imza atmayınca taklit imza ile para çeklişi yapılmış, ben 50.000 TL herhangi para ödemesi almadım, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yine ceza yargılamasının 10. celsesinde Mağdurlara sanıkla ilişkileri olup olmadığı ve ... Hanımın kendileri şubeye gelmeden tahakkuk eden faizlerin işyerlerine getirilerek ödenmesi hususunda talepleri olmuş mudur? dekontların bilahare imzalanacağı hususunda talimatları olmuş mudur şeklinde sorular yöneltildiği,
Davacı (Mağdur) ... ... bu soruya "Sanık amcamın oğlunun eşi idi. Şu an kendileri ayrılmıştır. Faiz ödemelerinin işyerine sanık tarafından getirilip ödenmesi diye bir durum söz konusu olmamıştır, dekontları da bizzat daha sonra imzalarız diye sanığa herhangi birşey söylemedik" şeklinde cevap verdiği, davacı (Mağdur) ...'in de bu soruya "Sanık tarafından işyerime herhangi bir faiz ödemesi getirilmemiştir, daha sonra dekontu imzalarız diye kendisine herhangi birşey söylemedik" şeklinde cevap verdiği anlaşılmıştır.
Netice olarak mahkememizce son bozma ilamı uyarınca kesinleşen ceza dosyası kapsamında yapılan değerlendirmeye göre, yukarıda da değinilen ceza dosyası sanığı banka çalışanının beyanları ve mahkememiz dosyası davacılarının beyanları, ceza dosyasında şikayetçi oldukları, davacılar hakkında ceza dosyası içeriğine göre herhangi bir soruşturma yürütülmemiş olması da gözetilerek aralarında her ne kadar akrabalık bağı olsa da ceza dosyasına konu olan ve mahkememiz dosyasına konu olan işlemler sebebiyle aralarında bir işbirliği olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sanık ... (...) hakkında ceza mahkemesince Katılan ... Bankası ..., ..., ... ve ... şubesinde ikinci müdür ve bireysel müşteri temsilcisi olarak çalıştığı dönemde , bir kısım banka mudilerinin hesaplarında imzasız, önceden imza almak suretiyle yada sahte imzalı dekontları düzenleyerek müşteriler adına banka muhasebe ve sistem kayıtları ile uygunluğu olmayan müşteriler adına gerçekte var olmayan hayali olarak kıymetleri varmış gibi göstererek suç konusu eylemlere ait dekontları saklayarak müşterilere bankada kıymetleri varmış gibi evraklar vererek yaptığı usulsüz işlemler neticesinde, toplam 29.612,69 TL , 11.479,70 DEM 'ın suç tarihi itibariyle efektif satış kuru karşılığı 3.013,60 TL ve 51.254,82 USD nin suç tarihindeki efektif satış kuru karşılığı 11.843,38 TL olmak üzere toplam 44.469,67 TL yi zimmetine geçirdiği sübut bulduğu işlemlerden ...'e ait 2.000 TL lik para çekme işlemi ile ... ya ait 660 TL lik işlemlerde hileli yollara başvurduğundan 2.660,00 TL lik işlemin nitelikli, 41.809,67 TL lik işlemin ise basit zimmet kapsamında kaldığı, neticede sanığın eylemine uyan nitelikli zimmet suçundan daha lehe olan 4389 Sayılı Bankalar Kanununun 22/3-2.cümle gereğince sanığa ve oluşa göre her hangi bir artırım sebebi öngürülmediğinden takdiren sanığın 12 YIL MÜDDETLE HAPSİNE ve nitelikli zimmet olarak meydana gelen kısım olan 2.660,00 TL nin 3 katı olan 7.980,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" karar verildiği" anlaşılmıştır.
Gerek ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları gerek mahkememizde alınan bilirkişi raporları içeriğine göre ve ceza dosyasının, mahkememiz dosyasındaki son Yargıtay bozma ilamı kapsamında değerlendirilmesine göre bozulan ... ATM'nin ... sayılı dosyasının gerekçesinde değiştirilmesi veya eklenmesi gereken bir husus olmadığı kanaatiyle, bahsi geçen gerekçede de belirtildiği üzere alınan tüm bilirkişi raporları ve toplanan tüm delillere göre öncelikle; davalı banka şube müdürünün haksız fiilinden kaynaklanan bir durum söz konusu olup, hesap sahibi ...'in, ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde olduğu ve banka paralarını birlikte zimmete geçirdikleri hususunda somut bir belge ve banka teftiş kuruluna ait soruşturma raporu ile ceza dosyasında davacının haksız fiile iştirak ettiğini tevsik edici somut bir belge bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonuçları ve belgelerin bankayı bağlayıcı nitelikte bulunup bulunmadığı hususları birlikte göz önüne alınmak suretiyle asıl dava ve birleşen mahkememizin ... Esas ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve ...Asliye Ticaret mahkemesi'nin... E sayılı dosyasına konu repo satış belgelerine konu 11.925.945.890 TL miktarlı alacak istemi yönünden 12.1.2006 tarihli ve bozma sonrası alınan ikinci rapora itibar olunmuştur. Keza .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporu da, mahkememizce benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusundadır. Ayrıca mahkememizce toplanan tüm deliller, iddia savunma ve Yargıtay Bozma ilamı dikkate alınarak varılan sonuçta; banka ... Şubesince düzenlenmiş 17.11.1999 hesap açılış tarihli ...-5 nolu 100.000.000.000TL tutarlı 17.02.2000 vadeli ve 17.12.1999 hesâp~âçılış tarihli ... hesap nolu, 30.000.959.343 TL tutarlı toplam 130.000.959.343 TL tutarlı iki adet tasarruf mevduatı hesaplarında, hesap sahibi dâvacı ... olup, anılan banka şubesi adına banka imza yetkili personeli ...'a ait imzayı ihtiva ettiği, adı geçen personelin anılan şubedeki görevini ifa sırasında kendisine tevdi edilen banka parası ile banka mevduat müşterilerine ait mevduatları, müşterilerin bilgi ve onayı olmaksızın yasalara ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı düşecek şekilde haksız fiili sonucu zimmetine geçirmiş olduğundan dolayı adı geçen banka elemanının banka müşterilerine vermiş olduğu zararlar nedeniyle davalı bankanın B.K.55. maddesi ve 41. maddesi ve bankanın hakkın kullanımı ve borcun ifası için görevlendirdiği yardımcı şahısların bu esnada ifa ettikleri zararlardan dolayı sorumluluğunu düzenleyen 100. maddesi ile Bankalar Kanunu 10. maddesi hükmüne göre anılan şubece davacı "... adına tanzim edilmiş bulunan mahiyeten makbuz niteliğinde bulunan iki adet tasarruf mevduat cüzdanında yazılı mevduat tutarlarından dolayı banka sorumlu bulunmaktadır. Bankalar Kanunu 13. maddesi gereğince bankaların işlemlerini kayıt dışı bırakması mümkün olmayıp, 5.fıkra hükmüne göre de faaliyetleri ile ilgili tüm belgelerin asıllarını saklamakla yükümlüdürler. Bu nedenle davalı banka, davacının banka hesaplarından çekilen bir kısım paranın eşi ...'e ait hesaba yatırıldığını ve havale çıkarıldığını ileri sürmesine karşın iddiasını kanıtlayıcı talimat, para çekme ve yatırma makbuzlarını da ibraz ve tevsik edememiştir. Davalı banka davacı ...'in adına kayıtlı ... nolu mevduat hesabının 08.12.1999 tarihinde kapatılmış olduğunu belirtmesine rağmen mevduat sahibi tarafından paranın çekildiğine dair ıslak imzalı Tediye makbuzu da sunamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle yukarıda belirtilen iki adet hesap nedeniyle davalı banka, davacıya karşı anılan yasal hükümler doğrultusunda 130.000,96 TLmiktar üzerinden sorumluluğu bulunmaktadır. Davacı ...'in repo ve fon alımlarına ilişkin talebi değerlendirildiğinde; repo dekontları adı geçen davacı adına tanzim edilmiştir. Ancak üzerinde davalı banka şubesi adı ile bankayı temsil ve ilzama yetkili personeline ait imzayı ihtiva etmemektedir, keza davalı bankanın hangi şubesine ait olduğunu gösterir bir kayıtta bulunmamaktadır. Bu nedenlerle anılan belgenin bozma ilamında yer verildiği üzere bankayı bağlayıcı belge olarak kabulü mümkün' görülmemiştir. Yine sipariş detayı başlıklı belge" de aynı nedenle makbuz niteliğinde bulunmamakta, davacı tarafından geri alma vaadi ile (repo)satılmış bir hazine bonosu satışını içermemektedir. Hazine bonosunun satışını ve emanete alındığına ilişkin davalı bankayı yükümlülük altına sokacak nitelikte bir belge olmayıp, anılan işlemin genel mahiyeti de dikkate alındığında bankayı Taahhüt altına sokacak ve hukuken geçerli nitelikte bir belge olmadığından, bankayı bağlayıcı nitelikte bir belge niteliğinde bulunmadığından davacının bu yönlere ilişkin alacak istemi yerinde görülmemiştir. İki adet mevduat yönünden varılan bu sonuca nazaran, davacının munzam zarar istemi değerlendirildiğinde; ...-5 nolu hesaba ilişkin 100.000.000.000,00TL'nin 17.11.1999-17.03.2000 tarihleri arası %105 faizi ile 129.963.835.618,00 TL' ye ulaştığı, ... nolu hesaba ilişkin 30.000.959.343TLnin 17.12.1999-17.03.2000 tarihleri arası % 106 faizi ile 36.807.248.222TL'ye ulaştığı, davalı bankaca ilan edilen üç aylık mevduat faiz oranları esas alınarak 17.02.2000-16.07.2003 tahsil tarihi arasında 166.771.083.840 TL'ye faiz tahakkuk ettirildiğinde net faiz getirisinin 841.672.274.346 TL olarak hesaplanmış, buna göre 17.02.2000 tarihi itibarıyla 166.771.083.840 TL alacağa; 17.02.2000-17.05.2003 tarihleri arası net faiz getirisi 841.672.274.346 TL'nin ve 17.05.2003-16.07.2003 tarihleri arası 60 günlük faizi olan 60.433.663.000TL'nin eklenmesi ile 16.07.2003 tahsil tarihindeki faizli tutarın 1.068.877.021.186 TL olduğu ve bu miktardan da davacının davalı bankadan icradan tahsil ettiği tutar olan 709.429.000.000.TL'nin eksiltilmesi ile davacının faizle karşılanamayan munzam zarar alacağının 359.448.021.186 TL_olduğu sonucuna varılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen ... E sayılı dosyasına konu talep değerlendirildiğinde; banka yetkili personeline ait imzayı taşımayan ve bu nedenle makbuz niteliği de bulunmayan 50.000.000.000 TL tutarlı vadeli hesap cüzdanı ile Fon alımına dair iddialarla ilgili davalı banka yetkililerine ait bir imzanın bulunmayışı ve keza repo yapıldığına ilişkin ibraz olunan belgelerin ise davacıya hazine bonosu satışını tevsik eden satış ve emanet makbuzu niteliğinde bulunmadîğîndan bankayı bağlayıcı nitelikte belgelerden sayılmamıştır. Bu nedenlerle birleşen iş bu her iki davadaki istem, mahkememizce yerinde görülmemiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden dosyamızla birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu talep yönünden de; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen ... Esas sayılı dosyasına konu mevduat hesabı ile iş bu ... Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu mevduat hesapları aynı miktarlı olup her ikisi de 50.000.000.000TL tutarlıdır. Adı geçen davalarda davacı konumunda bulunanlar aynı zamanda karı-koca olup, hesabın açılışları da 01.12.1999 ve 02.12.1999 tarihleri ile, bir gün aralıklı ve aynı miktar üzerindendir. Keza ... Esas sayılı dosyaya konu mevduat hesabına ilişkin davalı bankayı bağlayıcı herhangi bir imzada bulunmadığından ve yine banka personeli ...'ın alınan beyanında da; adı geçenler adına 50.000.000.000TL ve yüksek tutarlı sahte mevduat hesapları açtığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde ve ... Esas sayılı dosya yönünden varılan sonuca göre, anılan her iki hesabın da aynı nitelik ve kapsam içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ve yine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E."Sayılı dosyasında birleşme öncesi alınan 18.05.2004 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen dava konusu ... adına 01.12.1999 tarihinde 50.000.000.000 TL tutarında vadeli hesap açılmış gibi gösterilen banka vadeli mevduat hesap cüzdanı kullanılarak tanzim edilen üzerinde davalı ... şubesinin isminin yazdığı ve bankanın eski personeli ...'ın imzasının bulunduğu, ... seri nolu, üzerinde normalde olması gerektiği halde ana hesap ve alt hesap numaraları yazmayan bankanın bilgisayar sistemleri kullanılarak host tarafından üretilmiş bankanın muhaseb kayıtları ile uygunluğu olmayan belgenin sahte olduğu, banka kayıtları ile uyuşmadığı, dosyaya sunulan fon alındığına dair iddialar ile ilgili dökümanlarda davalı banka yetkililerine ait herhangi bir imzanın bulunmadığı, belgenin kendisinin sahte olduğu, bunların bankanın dekontu kullanılarak üretilmiş sahte belgeler olduğu, banka kayıtları ile uyuşmadığı yönündeki tespitte dikkate alınarak yine aynı davaya konu ve 11.925.945.890.-TL tutarlı repo satış belgelerinde davalı bankayı ilzam edici yetkili banka personelinin imzasını ihtiva etmediği ve davalı bankanın hangi şubesine ait olduğuna dair bir bilginin de yer almadığı cihetle, bankayı bağlayıcı nitelikte belgeler olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiş, bu nedenlerle birleşen... Esas sayılı dosyadaki talebinde yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan celbedilen icra dosyası kapsamı ile belirlendiği üzere davalı bankanın ödeme miktarı 709.429.000.000.-TL olmakla, hesap edilen munzam zarar miktarından bu miktarın düşülmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki 07/07/2007 tarihli ek rapordaki munzam zarar yönünden eksik hesaplamaya itibar edilmemiştir. Yine davalı banka vekili tarafından ödendiği bildirilen 8.951.470.000.-TL miktarında munzam zarar hesabında dikkate alınması talep edilmiş ise de bu miktarn ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına ödendiği ve ödemenin de vekalet ücretine ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, bu miktarın munzam zarardan mahsubu mümkün görülmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen ... Esas sayılı davalar yönünden istemin kısmen kabulü ile, diğer birleşen ... ve... E.sayılı davalar konu istemlerin ise yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Yatırılan peşin, tamamlama ve ıslah harçlarının incelenmesi ve dava değerlerinin hesaplanması
Asıl dava 196.131,11 TL üzerinden açılmış olup, 2.206,47 TL peşin harç yatırılmış, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen faize ilişkin harç ikmaline karar verilmiş olup, davacı taraf 196.076,60 TL değer belirleyerek 2.205,86 TL ilave peşin harç yatırmış ve toplamda dava değeri 392.207,71 TL ve yatırılan peşin harç miktarı 4.412,33 TL olmuştur.
Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dava 650.000,00 TL üzerinden açılmış olup, 8.775,00 TL peşin harç yatırılmış, davacı tarafça bilirkişi raporuna göre 28/12/2004 tarihinde 8.387,04 TL üzerinden ıslah talebinde bulunulmuş ve ıslah harcı olarak 114,00 TL yatırmış ve toplamda dava değeri 658.387,04 TL ve yatırılan harç miktarı 8.889,00 TL olmuştur.
Birleşen ... ATM'nin ... esas sayılı dava 156.887,29 TL üzerinden açılmış olup, 2.117,97 TL peşin harç yatırılmış, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen faize ilişkin harç ikmaline karar verilmiş olup, davacı taraf 194.005,98 TL ve 116.735,41 TL değer belirleyerek 4.200,00 TL ilave peşin harç yatırmış ve toplamda dava değeri 467.629,25 TL ve yatırılan peşin harç miktarı 6.317,97 TL olmuştur.
Birleşen ... ATM'nin... esas sayılı dava 61.925,77 TL üzerinden açılmış olup, 836,00 TL peşin harç yatırılmış, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen faize ilişkin harç ikmaline karar verilmiş olup, davacı taraf 192.810,00 TL değer belirleyerek 2.603,00 TL ilave peşin harç yatırmış ve toplamda dava değeri 254.735,77 TL ve yatırılan peşin harç miktarı 3.439,00 TL olmuştur.
Davacı vekili, 28/04/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile, 04/02/2008 tarihli rapora göre, ... esas sayılı dosya için 227.739,00 TL, ... esas sayılı dosya için 502.152,78 TL ve... esas sayılı dosya için 201.971,72 TL olarak hesaplama yapıldığını, dava dilekçelerinde talep edilen miktarlar arasında toplam 532.919,35 TL fark olduğunu belirterek bu miktar üzerinden 7.194,50 TL ıslah harcı yatırmıştır.
04/02/2008 tarihli rapor incelendiğinde, ıslah dilekçesinde de belirtilen hesaplama miktarlarının bilirkişilerce sadece asıl alacaklara ilişkin olduğu belirtildiği anlaşılmakla;
... esas sayılı dosya için 227.739,00 -196.131,11 = 31.607,89 TL üzerinden,
... esas sayılı dosya için 502.152,78 - 140.887,29 = 361.265,49 TL üzerinden,
... esas sayılı dosya için 201.971,72 - 61.925,77 = 140.045,95 TL üzerinden ıslah talebinde bulunulduğu belirlenmiştir.
Toplu olarak yatırılmış olan 7.194,50 TL ıslah harcının 426,70 TL sinin ... esas sayılı dosya için, 4.877,08 TL sinin ... esas sayılı dosya için, 1.890,72 TL sinin ise... esas sayılı dosya için yatırılmış olduğu hesaplanmıştır.
Bu ıslah talepleri ile birlikte toplam dava değerleri;
Asıl dava değeri: yukarıda belirlenen 392.207,71 TL + ıslah miktarı 31.607,89 TL olak üzere toplam 423.815,60 TL,
Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dava değeri; yukarıda belirlenen 658.387,04 TL
Birleşen ... ATM'nin ... esas sayılı dava değeri: yukarıda belirlenen 467.629,25 TL + ıslah miktarı 361.265,49 TL olmak üzere toplam 828.894,74 TL
Birleşen ... ATM'nin... esas sayılı dava değeri: yukarıda belirlenen 254.735,77 TL + ıslah miktarı 140.045,95 TL olmak üzere toplam 394.781,72 TL olarak belirlenmiş ve kabul red oranları ve yargılama giderleri ve vekalet ücretleri bu miktarlara göre belirlenmiştir.
Mahkememizce ... esas sayılı dosyada verilen kararın temyizi üzerine, karar Yargıtay 11 HD'nin 2021/... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile "Her ne kadar Mahkemece ceza mahkemesince verilen kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2017/... E. ve 2020/... K. sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiğinden bahisle karar verilmiş ise de Yargıtay 7. Ceza Dairesinin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 308 inci maddesi kapsamında karar düzeltme yoluna başvurulduğu, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği ve dosyanın ... E. sırasına kaydedildiği, henüz karara bağlanmadığı ve dolayısıyla kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur.
Son bozma ilamı üzerine mahkememizin 2023/... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama;
Son bozma sonrasında 1 nolu celsede bozma ilamına uyularak, ....Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyaları ile ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesince 20.01.2020 tarih ve ...-1252 sayı ile verilen düzelterek onama kararı üzerine yapılan başvuruya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının gönderilmesinin istenilmesine ve mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına karar verilmiş ve mahkemece istenilen evraklar gönderilmiştir.
Gönderilen evraklara göre Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 2020/7-... esas 2023/.... karar sayılı ilam ile;
"1-Sanığın 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi uyarınca zincirleme (müteselsil) suça dahil edilen basit bankacılık zimmeti suçu kapsamında kalan 23.06.1999-14.02.2000 tarihleri arasındaki eylemlerinin zamanaşımına uğramadığının KABULÜNE, oy çokluğuyla,
2-Sanığın nitelikli banka zimmeti suçu kapsamında kabul edilen, mudi ...’nın hesabından gerçekleştirdiği işlemler yönüyle eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkin itirazının REDDİNE, oy birliğiyle,
3-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 08.02.2023 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle" karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından verilen işbu karar da dikkate alınarak, ceza dosyası açısından başkaca beklenilmesi gereken bir durum olmadığı kanaati ile, bozma gerekçesi sadece bu kararın neticesinin beklenilmesi gerektiği olup, Ceza Genel Kurulu kararı sonucuna göre ceza mahkemesi kararında bir değişiklik yapılmasını gerektirir bir durum da olmayacağından, mahkememizce son bozma öncesi verilen karardaki gerekçede ceza dosyasına yapılan atıflar ve diğer tüm gerekçeler ile aynı hüküm yeniden kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Asıl dava yönünden
a-Davanın kısmen kabulü ile, 130.000,96 TL nin (100.000,00 TL sine 17/11/1999, 30.000,96 TL sine 17/12/1999 tarihinden itibaren) işleyecek reeskont faizi ile birlikte, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasındaki tahsilatlar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Fazla talebin reddine,
c-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 10.929.73 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 2.206,47 TL, tamamlama harcı 2.205,86 TL ve ıslah harcı 426,70 TL harcın mahsubu ile kalan 6.090,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına,
ç-Davacı tarafça yapılmış olan (bozulan ... esas sayılı dosyanın gerekçeli kararında belirtilen ve bahsi geçen karar tarihine kadar yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.326,40 TL yargılama gideri ile ilk bozma sonrasında yapılan tebligat ücreti 24,00 TL, son bozma sonrası yapılan 216,00 TL olmak üzere toplam 3.566,40 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 37,75) 1.346,31 TL yargılama gideri ve peşin harç 2.206,47 TL, tamamlama harcı 2.205,86 TL ve ıslah harcı 426,70 TL olmak üzere toplam 6.185,34 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Davalı tarafından yapılan 197,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 122,63 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 20.800,15 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 46.072,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
g- Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
2-Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyası yönünden
a-Davanın kısmen kabulü ile, 359.448,02 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Fazla talebin reddine,
c-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 24.553,89 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 8.775,00 TL ve ıslah harcı 114,00 TL harcın mahsubu ile kalan 15.664,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına,
ç-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 17,02 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 54,59) 9,29 TL yargılama gideri ve peşin harç 8.775,00 TL ve ıslah harcı 114,00 TL olmak üzere toplam 8.898,29 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Davalı tarafından yapılan 7,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 3,17 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 55.917,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 46.840,85 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
3-Birleşen ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden,
a-Davanın reddine,
b-Alınması gerekli harç 54,40 TL olup, peşin alınan 2.117,97 TL, tamamlama harcı 4.200,00 TL ve ıslah harcı 4.877,08 TL den mahsubu ile fazla alınmış olan 11.140,65 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından yapılan 5,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 121.178,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Birleşen ... ATM'nin... esas sayılı dosyası yönünden,
a-Davanın reddine,
b-Alınması gerekli harç 54,40 TL olup, peşin alınan 836,00 TL, tamamlama harcı 2.603,00 TL ve ıslah harcı 1.890,72 TL den mahsubu ile fazla alınmış olan 5.275,32 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından yapılan 7,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 61.217,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/12/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır