T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/45 Esas
KARAR NO:2023/1002
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/01/2022
KARAR TARİHİ:27/12/2023
... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... görevsizlik kararı ile mahkememize geldiği mahkememizin 2023/45 esas sayısına kaydının yapıldığı, mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Elektronik şirketinin ortağı ve hakim hissedarı olduğunu, davalının ise ... Mühendislik şirketinin ortağı ve hakim hissedarı olduğunu, müvekkilinin şirketi olan olan ... Ltd.Şti “...Kongre ve Kültür Merkezi İnşaatı Sahne Mekaniği Konferans ve Seminer Salonları işleri Elektrik Elektronik işleri Mekanik İşlerinin yapımı için , projenin işvereni olan ....Dış Tic Ltd.Şti Firması ile sözleşme aşamasında iken , davalı ... , müvekkilini arayarak “firması için elinde iş/proje bulunup bulunmadığını sorduğunu,bunun üzerine müvekkilinin bu projeden bahsederek “elektrik işlerini kendisine verebileceğini belirttiğini davalının bunu kabul etmesi üzerine , müvekkilinin bu projeden almış bulunduğu 4 kalem işten 4.Elektrik işleri işini davalının şirketine verdiğini, müvekkilinin kendi yapacağı 3 kalem işin bedeli olarak alt yüklenici sözsan firmasının sahibi bulunduğu ... firmasının 400.000 TL lik çeki verdiğini davalının ise kendi yapacağı işlerin proje teminatı olarak 150.000 TL nakit parayı yükleniciye ulaştırmak üzere müvekkiline havale ettiğini müvekkilinin de hiç zaman kaybetmeden bu meblağı yüklenici Sözsan şirketine havale ettiğini, bunun akabinde İşveren firma batmış ve taahhütlerini yerine getiremediği gibi , gerek müvekkilinin “proje teminatı olarak “ verdiği çekleri de , davalının kendi yapacağı işler için verdiği 150.000.TL’yi de iade etmediğini, bu sebeple müvekkilinin firması da çok ciddi mali kayıplara uğradığını, İşin yapılamayacağı ortaya çıktığında, müvekkilinin malzeme alımı için davalıya verdiği iki adet çekin iadesini davalıdan talep ettiğini davalı, müvekkilini çeşitli bahanelerle oyalayarak bu çekleri iade etmediğini ve daha sonra da hiçbir alacağı olmadığı halde bu çekleri ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu ve müvekkilinin sahibi bulunduğu şirkete yoğun bir haciz bir şekilde işlemlerine girişildiğini, mallarını muhafaza altına almış bankalara ve müvekkilinin şirketine 89/1 haciz ihbarnameleri yolladığını davalının bununla da yetinmeyerek müvekkili iş yaptığı şirketlere gerek şahsen giderek ve e-postalar yollayarak müvekkilinin ticari itibarına çok ciddi zararlar vermeye başladığını beyanla müvekkilinin haciz baskısından ticari itibarının zedelenmesi riskinden kurtulmak için aslında borcu bulunmadığı halde Alacaklısı davalı ..., borçlusu ... olan 30.08.2017 vadeli 40.000.TL, 30.09.2017 vadeli 20.000.TL, 30.10.2017 vadeli 105.000.TL’lık olmak üzere 3 adet bono verdiğini burada bonoların veriliş amacının herhangi bir borcun ödenmesi olmayıp , “müvekkilimin aldığı projelerden davalıya iş vermesi “ne zorlamak olduğu için 30.10.2017 tarihli 105.000.TL’lık bono sadece meblağ ve müvekkilinin imzasını havi bir şekilde davalıya verildiğini bonoların vadesi geldikten sonra davalı bonoları işleme koymamış, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe koymuş ve gerçek bir borç sözkonusu olmadığı halde müvekkilim evine , eşinin çalıştığı işyerine , müvekkilinin işyerine hacze gelmiş , bankalara haciz ihbarnameleri gönderildiğini beyanla icra dosya borcunun tamamını ve ilaveten %15 (toplam % 115) teminatın tarafımızdan yatırılması suretiyle iik 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini Yapılacak yargılama sonunda davalıya borçlarının bulunmadığının tespitini, .... İcra Md.... E.sayılı takip ve takip dayanağı bonoların iptalini ,yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesini, davalı aleyhine , yaptığı haksız takip sebebiyle % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını TTK M 4 gereği görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, davanın borçlu tarafından tanzim edilen 2 adet bonoya ilişkin olduğunun, her ne kadar davacı taraf haciz tehdidi altında olduğunu ve müvekkilinin davacının projelerinden iş almaya zorlamak amacıyla işbu senetleri tanzim ettiğini iddia etse de kambiyo senetleri temel ilişkiden bağımsız olarak kayıtsız şartsız borç ihtiva eden kıymetli evraklar olduğunu bu nedenle davacının temel ilişkiye dayalı iddialarının reddi gerektiğini, ayrıca davacının teminat senedi iddiası yerinde olmadığını dava konusu senetler alınan borç karşılığında verildiğini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği şirketlerine ait bazı çeklerin söz konusu davayla ve senetlerle ilgisinin olmadığını, davacının hiçbir iddiasına yönelik somut delil sunmadığını ve gösterdiği iddiaların gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle mahkememin görevsizliğini davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; keşidecisi davacı ... olan, lehtarı ve hamili davalı ..., 30.08.2017 vadeli 40.000.TL, 30.09.2017 vadeli 20.000.TL bedelli iki adet senede dayanılarak davalı tarafından davacı aleyhine takip yapıldığı, davacı tarafça senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğundan bahisle işbu menfi tespit davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası yönünden;
Dava konusu olup, takibe dayanak senetler yönünden davacının imza inkarının bulunmadığı, davacı tarafından senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir kambiyo senedi olarak bono bütün sebepten mücerret alacaklarda olduğu gibi kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Davacı tarafından davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş ise de, dava konusu senetler teminat olarak verildiği hususunda bir kayıt içermediği gibi, bu yönde başkaca bir yazılı belge de dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.200'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; davacı keşideci tarafından davalı olan lehtara karşı bedelsizlik def'inde bulunulması mümkün olup, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu ileri sürüldüğünden ispat yükü davacıya düşmektedir. Dava konusu senetlerin teminat amaçlı verildiği ve senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatı bakımından HMK 200. maddesi uyarınca dosya kapsamında yazılı delil bulunmadığı ancak davacı tarafından açıkça yemin deliline dayanıldığı gözetilerek davacıya yemin delil hatırlatması yapılmış olup, davacı tarafça davalıya yemin teklifinde bulunulduğu ve yemin metninin sunulduğu, 27/12/2023 tarihli celsede kendisine yemin teklif olunan davalının hazır bulunduğu ve kendisinin aynen; "Davacı ... ile olan parasal ilişkilerim sebebiyle bu güne kadar gerek ...'un kendisi tarafından tarafıma ödenen meblağlar , gerekse icra ve yargı yolu ile ve diğer şekillerde tahsil edilen bedeller ve benim adıma ve talebim üzerine 3. Şahıslara yapılan ödemeler ve derdest olan diğer icra dosyalarındaki alacaklar düşüldükten sonra , kendisinden dava konusu senetler bedeli kadar alacağımın kaldığına namusum , namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemin eda ettiği anlaşılmıştır.
Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303).
Davacının yemin teklifi üzerine davalı tarafından yemin eda edilmekle birlikte, davacı tarafça senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2- Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 754,80-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır