T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/474 Esas
KARAR NO :2024/817
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:15/09/2017
KARAR TARİHİ:23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/11/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin içinde bulunduğu ... plaka sayılı araca çarptığını, kaza nedeniyle müvekkilinin kol ve bacağında kırıklar oluştuğunu, olaya ilişkin adli soruşturma başlatıldığını, ayrıca müvekkilinde maluliyet meydana geldiğini, davalı tarafa başvuruda bulunulduğunu fakat başvurunun neticesiz bırakıldığını belirterek davanın kabulü ile 5.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça müvekkiline başvuru yapıldığını fakat eksik evraklar nedeniyle işlem yapılamadığını, bu nedenle dava şartlarının oluşmadığını, davaya karışan araçların kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, ayrıca maluliyete ilişkin muayene işlemlerinin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda;
"Davanın kısmen kabulü ile; 9.829,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 117.355,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 127.184,90 TL'nin 14/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri talabi bakımından davacı vekilinin feragati nedeniyle talebin reddine" dair verilen 01/10/2020 tarih ve 2020/461 sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 07/06/2023 tarih, 2021/605 Esas, 2023/1061 Karar sayılı ilamıyla;
"...Somut olayda; davacının yolcu olarak bulunduğu otomobilin arka yolcu koltuğunda oturduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davacının tibia kırıkları olduğu maluliyet raporundan anlaşılmıştır.
Açıklanan vakıalar karşısında Mahkemece; KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle bu şekilde oluşan yaralanmanın yaralanmaya sebep olup olmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan yaralanma olayı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile kaldırılması üzerine dosyanın mahkememiz işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda dosya kapsamında bulunan maluliyet raporu da gözetilerek davacının yaralanması ile ilgili olarak emniyet kemeri takıp takmamasının dava sonucundaki maluliyetine etkisi bulunup bulunmadığının tespiti hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiği, karar gereğince Adli Tıp Kurumu hazırlanan 17/08/2024 tarihli raporda özetle;
"... oğlu 12/08/1973 doğumlu ...’in 12/11/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması neticesinde sorulduğu üzere;
Trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisi hususunda mevcut verilerle tıbben kesin ayrım yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda istinaf karar kaldırma gerekçesi doğrultusunda davacının emniyet kemeri takıp takmamasının gerçekleşen yaralanma olayı ile illiyetinin tespiti ve dolayısı ile müterafik kusuru indirimi yapılmasının somut olaya bakımından gerekli olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden rapor alınmış, raporda yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere; emniyet kemeri takılı olsa da zararın doğması veya artmasının mümkün olabileceği ve tıbben kesin bir ayrım yapılmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Dolayısı ile rapor ile, tıbbi (teknik) yönden somut olay bakımından emniyet kemeri takılıp takılmamasının zararın doğması ve/veya artmasına etkisinin kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş olmakla mahkememizce müterafik kusur yönünden değerlendirme yapmak imkanı bulunmadığı anlaşılmış olup, mahkememizce karar kaldırma ilamı öncesinde ... esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen kararda olduğu gibi 01/11/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda bakıcı gideri talebinden feragat edildiği hususu da gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-9.829,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 117.355,34-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 127.184,90-TL'nin 14/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Bakıcı gideri talebi bakımından davacı vekilinin feragati nedeniyle talebin reddine,
3-Alınması gerekli 8.688,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40-TL harç ve 418,00 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 8.238,60-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 67,40-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 2.132,10-TL olmak üzere toplam 2.199,50-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.185,64-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 31,40-TL ve 418,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.635,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır