T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/520 Esas
KARAR NO:2025/352
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :01/08/2023
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkile ait ... Plaka No’lu araç ... plaka no’lu aracın sebep olduğu 05.10.2022 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, kaza neticesinde karşı taraf %100 kusurlu olduğunu, ... plakalı müvekkile ait araçta mezkur kaza nedeniylee hasar bedeli meydana geldiğini, hasarlı parçaların bilirkişi incelemesi ile tespit edilip %100 kusurlu hareketiyle araçta hasar meydana getiren davalıdan tanzim edilmesi gerektiğini, 4 Aralık 2021 Cumartesi tarihinde yapılan Resmi Gazete yayınlanan değişikliğe istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlığı ile Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı getirildiğini, ancak hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilebileceği, değişimi gereken parça orijinal değilse, eşdeğer parça kullanımının mümkün olacağı düzenlemesi mevcut olduğunu, yani orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısı zorunlu olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılmasının mümkün olmadığını, gereğince iskonto yapılmaması gerektiğini, bu hususun göz ardı edilmemesinin gerektiğini, hasar bedeli KDV dahil edilerek hesaplanmasının gerektiğini, HMK'nın "Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 16. maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğunu, davaya konu kaza Eyüp/İstanbul mevkiinde meydana geldiğini, yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, kaza sonucu müvekkil aracın değer kaybı, hak mahrumiyeti bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlendiğini, davalı ile sulh olma imkanımızın bulunmadığını, usul ekonomisi açısından dosyanın bu aşamada bilirkişiye tevdii edilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili aracın uğramış olduğu hasar bedelinin, reel değer kaybı ve hak mahrumiyet bedeli doğduğunu, müvekkili aracın uğramış olduğu hasar bedelinin, reel değer kaybı ve hak mahrumiyet bedeli davalıdan tahsili amacıyla huzurdaki dava açıldığını, HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkile ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, kazanç kaybı mahrumiyeti bedelini kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, belirsiz alacak olarak açmış olduğumuz davamıza konu alacakların belirlenmesi amacı ile eksper bilirkişisine usul ekonomisi açısından tevdii edilerek rapor alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araca ait 24.12.2021–24.12.2022 vadeli, ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebi ile taleplerin reddinin gerektiğini, başvuran müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda başvuru şartını yerine getirmediğini, kaza sonucu aracın hangi parçalarının hasar gördüğünü, hasarın niteliğini ve kapsamını gösteren bilgi ve belgeler sunulmadan, zararının tespiti mümkün olmadığı şeklinde açıklamalar yapıldığını, hesaplama yapılabilmesi için yeterli evrak sunulmadığını, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi, ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olmasının gerektiğini, başvuran, Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaatı öncesinde Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle de geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğinin açık olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre; zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, davacının doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddini, belirsiz alacak davası açmada başvuranın hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarının (davacı bakımından) belirlenebilir olmasına rağmen davacının dava dilekçesinden HMK madde 107 doğrultusunda belirsiz alacak davası niteliğinde istemde bulunduğu anlaşıldığını, HMK'nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle dava usulden reddedilmesinin gerektiğini, davacının HMK madde 119 gereği talep sonucunu açık bir şekilde yapması gerektiğini, davacının dava dilekçesiyle müvekkili sigorta şirketinden hangi zararları için talebi olduğu anlaşılmadığını, bu talepler her alacak kalemi için açık bir şekilde ifade edilmesinin gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat miktarlarını açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksikliklerin giderilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, hasar gören parçanın onarımının mümkün olup olmadığının, mümkün ise onarılması, değil ise eşdeğeri parça ile değiştirilmesi, bu da mümkün değilse ancak yenisi ile değiştirilmesi durumlarının değerlendirilerek hasar miktarının tespitinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2.2 maddesi düzenlemesi gereği başvuru konusu araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, sigorta şirketleri, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının, tedarik parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebilmekte, farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanabildiğini, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedeline göre hasarın tespit edilmesi uygun olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin yalnızca yaptırmış olduğu ekspertiz raporundaki miktarla sınırlı kalarak sorumlu tutulmasını ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden asgari iskonto uygulanmasını, mevzuatta belirtilen hususların aksine yapılan hesaplamalar taraflarınca kabul edilmeyeceğini, müvekkili şirketin KDV’den sorunlu tutulması mümkün olmadığını, sigorta şirketinin, yapmış olduğu ödemenin uygun olduğunun tespit edilmesini, araç mahrumiyeti trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacının araç mahrumiyet bedeli zararına uğradığı iddia edildiğini, söz konusu zararlar, dolaylı zarar sayıldığını, bu nedenle dolaylı zararlar yukarıdaki hüküm uyarınca, teminat kapsamı dışında olduğunu, araç mahrumiyet bedeline yönelik taleplerin trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını, araç mahrumiyetinin ZMS teminat kapsamı dışında kaldığını istikrarlı kararlarıyla ortaya koyduğunu, davacının bu tür zararlarının Trafik poliçesi teminatı dışında kaldığı dikkate alınarak dolaylı zararlara ilişkin haksız ve hukuka aykırı taleplerin bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan reddini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediğimizi belirttiklerini, kusur dağılımına ilişkin kusur bilirkişi raporu aldırılmasını, başvuranın faize ilişkin taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, başvuranın zararı karşılandığından müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, başvuranın kaza tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddini, başvuranın avans faiz talebinin reddini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmadığı ve davacının muaccel bir alacağının oluşmadığı, bu sebeple müvekkili şirketin temerrüde düşmediği, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigortacının sigortalamış olduğu araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti ile davacının hasar bedeli ve kazanç kaybı tazminat taleplerinin davalıdan tahsil edilip edilemeyeceğine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizdeki dava 01/08/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi kök raporunda:
Kusur yönünden değerlendirme; A-... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, B-... plakalı sürücüsü tespit edilemeyen kamyonet sürücüsünün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir.
Maddi hasar ile neticelenen olay: Dosya kapsamında ... Ltd. Şti. tarafından sunulan hasar değerlendirme raporunda dava konusu araca ait toplam hasar bedeli kaza tarihi referans alındığında malzeme, işçilik ve KDV dahil olmak üzere 18.157,12 TL olarak hesaplandığı, ancak hasar resimlerinin incelenmesinden davaya konu kazanın geliş şeklinin analizi neticesinde, ... plakalı aracın almış olduğu hasarın ön tampon ve sağ ön çamurluğa verebileceği hasarın mümkün görülemeyeceği dolayısıyla toplam hasar listesinden bu iki kalemin parça ve işçilik bedellerinin düşürülmesi neticesinde toplam hasar bedelinin KDV dahil 7.443,32 TL (parça bedeli 5.257,90 TL ve Onarım montaj bedeli 1.050 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olabileceği, onarım süresinin 10 gün olabileceği, dava konusu arca ait kazanç kaybının aracın ticari taksi olması sebebiyle aracın vergi levhasındaki ortalama günlük değerinin dikkate alınmasıyla hesaplanmasının daha sağlıklı olabileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Rapor tebliğ edilmiş, ara karar ile davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi yönünden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda: Maddi hasar ile neticelenen olayda: Kök raporda da belirtildiği üzere, dosya kapsamında ... Ltd. Şti. tarafından sunulan hasar değerlendirme raporunda dava konusu araca ait toplam hasar bedeli kaza tarihi referans alındığında malzeme, işçilik ve KDV dahil olmak üzere 18.157,12 TL olarak hesaplandığı, ancak hasar resimlerinin incelenmesinden davaya konu kazanın geliş şeklinin analizi neticesinde, ... plakalı aracın almış olduğu hasarın ön tampon ve sağ ön çamurluğa verebileceği hasarın mümkün görülemeyeceği dolayısıyla toplam hasar listesinden bu iki kalemin parça ve işçilik bedellerinin düşürülmesi neticesinde toplam hasar bedelinin KDV dahil 7.443,32 TL (parça bedeli 5.257,90 TL ve Onarım montaj bedeli 1.050 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olabileceği, onarım süresinin 10 gün olabileceği, dava konusu arca ait kazanç kaybının aracın ticari taksi olması sebebiyle aracın vergi levhasındaki ortalama günlük değerinin dikkate alınmasıyla hesaplanmasının daha sağlıklı olabileceği kanaatine varılmış olup, yapılan incelemede tutulan tutanağın beyan üzerine tutulduğu, dolayısıyla denetlenebilir bir belge olmadığı kök raporda revize edilecek herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamaması sebebiyle kök rapora sadık kalınması yönünde ek rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesi ile: Talep artırım taleplerinin kabulüne, toplamda 100,00 TL tutarındaki talepleri hasar bedeli alacağımızı 7.443,32 TL üzerinden kabulü ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine, 7.443,32 TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraflar tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, kaza tarihinde dava konusu aracın malikinin davacı olduğu, ... plakalı aracın davalı sigorta nezdinde 24.12.2021–24.12.2022 vadeli, ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı sürücüsü tespit edilemeyen kamyonet sürücüsünün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, dosya kapsamında ... Ltd. Şti. tarafından sunulan hasar değerlendirme raporunda dava konusu araca ait toplam hasar bedeli kaza tarihi referans alındığında malzeme, işçilik ve KDV dahil olmak üzere 18.157,12 TL olarak hesaplandığı, ancak hasar resimlerinin incelenmesinden davaya konu kazanın geliş şeklinin analizi neticesinde, ... plakalı aracın almış olduğu hasarın ön tampon ve sağ ön çamurluğa verebileceği hasarın mümkün görülemeyeceği dolayısıyla toplam hasar listesinden bu iki kalemin parça ve işçilik bedellerinin düşürülmesi neticesinde toplam hasar bedelinin KDV dahil 7.443,32 TL (parça bedeli 5.257,90 TL ve Onarım montaj bedeli 1.050 TL) olarak dikkate alınmasının uygun olabileceği bilirkişi raporuyla tespit edilmiş, bilirkişi raporu hükme esas aşlınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile, 7.443,32 TL'nin 01.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 125,42 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 395,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 220,13 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 125,42 TL tamamlama harcı ve vekalet harcı 38,40 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 703,52 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 129,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.129,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 7.443,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır