T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/574 Esas
KARAR NO:2024/958
DAV İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:25/08/2023
KARAR TARİHİ:06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar/borçlu tarafından 21.11.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... Mah, ...-... Sok, ..." adresinde yapılan çalışma esnasında davalı taraflarca gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiği, Davalı/borçlu taraflarca hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine boçlu aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 977,64 TL tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ödeme emri gönderildiği, Davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiği, borçlular itirazında takibe ve takibe konu borca itiraz etmiş olup takibin durdurulmasını talep ettiği, borçluların itirazı tle mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 4102 S.'lı TTK'nın S/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine taraf vekilleri ve arabulucu tarafından e-imzalı bir şekilde anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulduğu, izah edilen nedenlerle davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahidim edilmesine, yargılama giderleri ite vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının zarar iddiasını ıspat etmesi gereklidir. davacının zarara uğradığı bildirdiği olayda idaremiz elemanlarının herhangı bir çalışması veneya olaya dahili yoktur. idare sorumlu olmadığı, davacının zararı ve iş bu zarar ile müvekkil idarenin eylem ve işlemleri arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiği, aynca belirtmek isteriz ki, idaremiz hiçbir gerekçe ile kusursuz sorumlu addedilemeyeceği, bu itibarla, idaremizin üçüncü şahıslara verilen zarardan sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığı, dava açılması üzerine İdaremizle .... Bölge Dairesi Başkanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde28.04.2023 tarih ve ... sayılı yazısı ile dana konusu hasarın meydana gelişiyle ilgili tespitlerde; Söz konusu olan arıza 19.11.2022 tarih ve ... ... no lu iş emri ilc **2020 yılı Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı ..., ... ve ... ilçeleri içmesuyu ve atıksu hatlarında yapım, bakım ve onarım işi (4) “kapsamında ... Yapı Tic. Ltd. Şii. Firması tarafından onarım işlemi yapılmıştır." dava konusu hasar bizzat müvekkilim idare tarafından verilen bir hasar olmadığı, söz konusu hasarın gerçekleştiği bölgede idaremiz tarafından bizzat bir çalışma yürütülmediği, müteahhit ... Yapı Tic. Ltd. Şti. tarafından çalışma yapıldığı bildirildiği, davanın ihbarını talep ettiği, ... Abone İşleri 2. Bölge Dairesi Başkanlığı'nın yukarıda zikrettiğimiz yazısında da belirlildiği gibi kazı sıtasında oluştuğu iddia edilen hasarın oluşmasında Müvekkil İdarenin ilişkisi bulunmadığı, ancak yargılama neticesinde ortaya çıkacak durumlardan dolayı müvekkil İdarenin hak kaybı yazmam adına davanın davanın aşağıda ünvan ve adresi yazılı söz konusu firmaya ihbar edilmesini talep ettiği, yukarıda sunulan ve re' sen dikkate alınacak sebeplerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere zarar verildiği iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 977,64-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde ve talimat cevabı da değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 05/11/2024 tarihli raporunda özetle;
"1-Davacı, davalı aleyhine .... İcra Müd ürlüğü'nün ... Esas sayılı takipte için 932,05 TL hasar bedeli ile 45,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 977,64 TL talebinin olduğu,
2-Dava konusu mahalde yapılan kazı çalışması sırasında, davacıya ait 3x1204-70 mm2 kesitli kablosuna zarar verildiği iddiasına ilişkin; dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı hasar gören kablonun sadece kesitini belirttiği, hesaplamanın yapılabilmesi için kablo kesitinin yanında kablonun metrajı, ek muf veya ek buat v.s. gibi hasar dokümanlarının sunulmasının gerektiği, söz konusu hasar dokümanlarının davacı tarafından sunulmadığından hasarda tarafların sorumluluğuna ilişkin değerlendirme ve hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olayımıza bakıldığında; dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgeler haksız fiilin meydana geldiği bunun sonucunda oluşan hasar sebebiyle maddi zararın oluştuğu sabit ise de, tarafların kusur durumunun belirlenebilmesi, hasar ve buna bağlı olarak da zararın miktarının tespiti için davacı tarafça ispata elverişli belgelerin sunulmadığı, raporun tebliğinden sonra her ne kadar davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı sunulan beyan dilekçesinde ilgili evrakların sunulduğu bildirilmiş ise de iddianın genişletilmesi yasağı sebebiyle yargılamanın geldiği aşamada sunulan belgelerin dikkate alınmasının mümkün olmaması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 977,64-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır