T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/633 Esas
KARAR NO:2024/918
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/09/2023
KARAR TARİHİ:28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı - borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında cereyan etmiş ticari ilişkiden mütevellit müvekkili şirketin ödenmeyen alacaklarının tahsili amacıyla davalı-borçlu şirket aleyhinde ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı - borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında cereyan etmiş ticari ilişkiden mütevellit müvekkili şirketin ödenmeyen alacaklarının tahsili amacıyla davalı-borçlu şirket aleyhinde ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali ile birlikte duran takibin devamına karar verilmesini, arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı-borçlu ile yapılan arabuluculuk görüşmesi de 07.11.2022 tarihinde uzlaşmazlık tutanağı ile uzlaşamadan sona erdirildiğini, davanın kabulü ile, davalı-borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle davalı-borçlu aleyhinde takibin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketi takip ve dava konusu fatura alacağı ödediğni borcu bulunmadığını, müvekkili ..., tarafların ticari defterleri ve muhasebe kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere fatura bağlı borcunu ödendiğini hatta davacı firmadan alacaklı konumda bulunduğunu, davacı olan şirkete tüm borcunu kendi emrine ...Ticaret Limited Şirketi Tarafından düzenlenen ..., ... numaralı, 2.318.000,00 TL bedelli çeki ciro edilerek davacı firmayı verildiğini faturadan kaynaklı borcu ödediğini, muhasebe kayıtlarına göre de halihazırda müvekkili davacıdan 220.893,00 TL alacaklı konumunda olduğunu, işbu ödemeye ilişkin tahsilat makbuzu mevcut olduğunu tahsilat makbuzunun ödemeye ilişkin kesin delil olduğu gözetildiğinde de işbu davanın reddi gerektiğini hukuka aykırı ikame edilen işbu davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinden özetle : davalı taraf cevap dilekçesinde dava konusu fatura alacağını ... Limited Şirketi tarafından düzenlenen, ... ... numaralı, 2.318.000,00 TL bedelli çekin müvekkil şirkete ciro edilmesi suretiyle ödenmiş olduğunu, muhasebe kayıtlarına göre de 220.893,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, ancak davalı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirkete herhangi bir şekilde ciro edilmiş, fiziken teslim edilmiş, müvekkilce tahsil edilmiş, icra takibine konu edilmiş yukarıda bahsi geçen bir çek bulunmadığını, işbu nedenle ...'a müzekkere yazılarak ilgili çekin kim tarafından bankaya ibraz edildiğinin tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin namına yazılı veya üçüncü gerçek veya tüzel kişilerden alınarak ciro yolu ile müvekkile verilmiş herhangi bir çek, nakit ödeme bulunmadığını dava konusu faturaların ödemesi de davalı tarafça ifa edilmemiş durumda olduğunu, davalı şirketten alacağı hali hazırda devam etmekte olduğnu, bununla birlikte davalı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirketin 220.893,00 TL'lik borcu da bulunmadığını, salt muhasebe kayıtlarında böyle bir ibarenin yer alması alacağın varlığını gösteren kesin bir delil olmadığını, davalı taraf borcunu ödediğini ispatlayamadığı gibi alacağının varlığını gösteren ispat vasıtasını da dosyaya sunmadığını, tüm bu nedenlerle, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevaba cevap dilekçesinden özetle : borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, Borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, işbu ödemeye ilişkin tahsilat makbuzu mevcut olduğunu tahsilat makbuzunun ödemeye ilişkin kesin delil olduğu gözetildiğinde de işbu davanın reddi gerektiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de davanın haksız ve kötüniyetli olduğu ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle hukuka aykırı ikame edilen işbu davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 25/09/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 235.410,00 + 84.960,00 + 141.010,00 + 413.944,00 + 154.580,00 TL asıl alacak ve 15.208,13 + 5.488,65 + 9.005,32 + 26.435,71 + 9.795,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.095.837,52 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin sicilden terkin edildiği belirlenmiş olmakla, davacı vekiline TTK 547. madde uyarınca şirketin ihyası için dava açıp, açılan dava bilgilerini mahkememize bildirmeniz için 1 aylık kesin süre verilip, aksi halde davalının taraf ehliyeti olmadığından davanın usulden reddedileceği ihtaratlı muhtıra gönderilmiş, davacı vekilince.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile şirketin ihyası için dava açıldığı bildirilmiştir.
Sonraki süreçte uyap üzerinden yapılan sorgulamada, ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinin görüldüğü, davacı vekilinin çekilme dilekçesi sunduğu, çekilme dilkçesinin şirket adresine ve davacı tasfiye halinde şirket yetkilisi olarak görünen ...'a tebliğ edildiği, bu zamana kadar başkaca bildirim ve beyan sunulmadığının görülmesi üzerine, davacı tasfiye halinde şirket yetkilisi olarak görünen ...'a; Vekillerin çekilmesi dolayısıyla davayı bu aşamada kendisinin veya vekalet vereceği vekilin takip etmesi, belirtilen aşağıda belirtilen gün ve saatte kendisinin veya vekilinin duruşmaya katılması, mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı takdirde dosyanın HMK 150 madde gereği işlemden kaldırılabileceği, davacı şirketin ihyası için açılan... ATM'nin ... esas sayılı dosyasını takip etmesi, bu dosyada verilen açılmamış sayılma kararı kesinleşmiş ise, davacı şirketin ihyası için yeni bir dava açıp dava bilgilerini mahkememize bildirmesi için iş bu ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde ihya davası ile ilgili belirtilen hususlar yerine getirilmediği takdirde davanın taraf ehliyeti eksikliği sebebi ile usulden reddine karar verileceğinin İHTARINA, ifadelerini içerir tebligat yapılmış, yapılan bu tebligata rağmen herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
Nihai olarak, davacı şirketin sicilden terkin edilmiş olduğu, açılan ihya davasının takip edilmediği, şirket yetkilisine çıkarılan ihtaratlı tebligata rağmen ihya davası ile ilgili beyanda bulunulmadığı, sonuç olarak ta ihtarat ta belirtildiği üzere davanın, HMK 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca aktif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, HMK 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca aktif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2- Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 13.234,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.807,38 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı tarafın yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/11/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır