T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/724 Esas
KARAR NO :2025/576
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/11/2018
KARAR TARİHİ:18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu, alacağını tahsil edemediğini, bu nedenle alacağın tahsili için .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisine dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen 12/01/2021 tarih, 2018/... Esas, 2021/... sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2023 tarih, 2021/1149 Esas ve 2023/1518 Karar sayılı ilamıyla;
"Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı HMK' nın 31.maddesi kapsamında hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü dahilinde, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden fatura dönemine ait mal ve hizmet alımına ilişkin BA formlarının istenilerek dosya arasına konulması, talimat bilirkişi raporunda belirtilen ve rapor ekinde bilirkişi tarafından dosyaya sunulan irsaliye faturaların okunaklı şekilde davacı vekili tarafından dosyaya ibrazı sağlanarak, ibraz edilen irsaliye faturaların okunaklı sureti eklenmek suretiyle sevk irsaliyesindeki teslim alan kişilerin o tarihteki davalı şirket yetkilisi veya çalışanına ait olup olmadığı hususunda beyanının alınması için davalı şirket yetkilisine HMK. 171 Maddesine uygun isticvap davetiyesi çıkartılıp beyanının alınması, imzaların kabul edilmediği taktirde irsaliyeyi teslim alan kişilerin teslim tarihinde davalı şirketin sigortalı çalışanı olup olmadığı yönünde ilgili SGK. dan sorularak ve davalı tarafa incelenecek döneme ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde bilirkişi incelemesi için ibraz etmesi, edilmediği taktirde sonuçları da hatırlatılmak suretiyle kesin süreli davetiye çıkartılıp mali müşavir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının olup olmadığı duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken," şeklindeki gerekçeli ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın işbu esasa kaydedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tensip zaptı ile; İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda; davacı vekiline davaya konu irsaliye faturaların okunaklı örneklerinin sunulması hususunda işbu tensip zaptının tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine aksi halde istinaf ilamı doğrultusunda dosyanın mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına, davacı için ... Vergi Dairesi Başkanlığına, davalı için Şişli Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; davacı ve davalının 18/07/2017-27/07/2018 tarihleri dahil bu tarih aralığındaki BA-BS formlarının celbine, ara karar ikmallerinin ardından istinaf ilamı doğrultusunda davalı şirket yetkilisinin isticvap beyanının alınması hususunda davalı şirket yetkilisine HMK m.171 uyarınca ihtaratlı davetiye tebliğine, ara karar gereğince davalı şirket yetkilisinin isticvap beyan sonucuna göre, davacının bağlı olduğu ... Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak; davacı şirketin 18/07/2017-27/07/2018 tarihleri dahil bu tarih aralığındaki tüm çalışanlarının isim ve soy isimlerini bildirir kayıtların mahkememize gönderilmesinin istenilmesine dair karar verildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ekinde sevk irsaliyelerinin sunulduğu ve BA/BS formlarının celp edilmiş olduğu, ilk celsede, davalının bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak; davalı şirketin 18/07/2017-27/07/2018 tarihleri dahil bu tarih aralığındaki tüm çalışanlarının isim ve soy isimlerini bildirir kayıtların mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, davalı şirketin aktif/pasif şirket yetkililerini gösterir sicil kayıtlarının celbi hususunda ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda isticvabı düzenleyen HMK'nın 169. maddesi; "(1)Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. (2) İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur." hükmü gereğince davalı şirket yetkilisinin isticvabına, HMK 171/1 Maddesi gereğince duruşma gün ve saatinin davalı şirket yetkilisine meşruhatlı davetiyenin tebliğine, davetiye ekine işbu duruşma zaptı ile davacı vekili tarafından 19/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan irsaliyelerin gönderilmesine, ara karar uyarınca davalı şirket yetkilisinin isticvap beyanının alınmasının ardından ek rapor tanziminin gerekip gerekmeyeceği hususunun değerlendirmeye alınmasına karar verildiği, celse ara kararları uyarınca SGK'ya, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, ayrıca davalı şirket yetkilisi ...'e duruşma zaptı, beyan dilekçesi ve beyan dilekçesi ekinde bulunan irsaliyeler de ek tutulmak suretiyle ihtaratlı isticvap davetiyesinin tebliğ edilmiş olduğu yapılan yoklamada gelen olmadığı anlaşılmakla, SGK'dan celp edilen davalı şirket çalışanları listesi de gözetilerek davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının İstinaf Karar Kaldırma İlamı da dikkate alınarak incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye dosyanın tevdine karar verildiği, bilirkişi sunmuş olduğu 11/06/2025 tarihli raporunda özetle;
"T.C. .... İcra Müdürlüğü’nün 2018 / ... Esas sayılı dosyasında 17.10.2018 harçlandırma tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine İlamsız Takiplerde Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı,
Davacı/alacaklı şirketin takip talebinde;
26.122,85 Tutarındaki alacağını, icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % 19,50 ticari değişen oranlarda faizi ile ödenmesini fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak kaydı ile tahsilini T. Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca talep ettiği,
Takip talebinin sebebi olarak; 17.10.2018 tarih ve 26.122,85 TL tutarlı cari hesap alacağının gösterildiği,
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği Bilirkişi Raporunda davacı şirketin davalı şirketten 27.07.2018 tarih itibariyle 11 adet faturadan kaynaklı 26.122,85 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
Rapor içinde yer alan cari hesap ekstresinde göre ise icra takip tarihi olan 17.10.2018 tarih itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 11 adet faturadan kaynaklı 26.122,85 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
İrsaliyeli faturalarda Teslim Alan bölümünde iki davalı çalışanı isim ve imzası olduğu, bu isimlerin... ile ... olduğu, SGK’dan celp edilen davalı firma çalışanların listesinde irsaliyeli faturalarda imzası ve adı olan Mustafa Kahraman ile ...’ın davalı firma çalışanı olduğunun tespit edildiği,
Sayın Mahkeme tarafından tarafların BA-BS formlarının celp edildiği, dava konusu 11 adet faturanın matrahının 24.187,83 TL olduğu, bu formlarda yuvarlama ile beyan edilmesi gerektiğinden 24.187,00 TL tutar olarak beyan yapılması gerektiği,
Sunulan formlar incelendiğinde;
BA-BS formaları faturaların KDV hariç tutarları ile beyan edilmektedir. Davacı şirket tarafından alacak konusu edilen 11 adet faturaların tamamı faturaların ait olduğu ay olan 2018 yılı Temmuz ayı BS formunda 24.187,00 TL olarak doğru bir şekilde beyan edilmiştir.
Davalı şirketin BA-BS formları ay bazında değil yıl bazında ibraz edilmiştir. Davalı şirket 2018 yılında davacıdan 9 adet belge ile 19.996,00 TL tutarında mal/hizmet aldığını beyan etmiştir. 2 adet fatura beyan edilmemiştir. Aradaki fark 24.187,00 TL – 19.996,00 TL=4.191,00 TL tutara denk gelmektedir.
11 adet faturanın matrah tutarları incelendiğinde davalı tarafından BA ile beyan edilmeyen 2 faturanın; 19.07.2018 tarihli F-... no.lu 1.122,23 TL +89,78 TL KDV=1.212,01 TL tutarlı fatura, 20.07.2018 tarihli F-... no.lu 3.069,43 TL +245,55 TL KDV=3.314,98 TL tutarlı fatura olduğu tespit edilmiştir. Bildirilmeyen fatura toplamı 1.212,01 TL + 3.314,98 TL=4.526,99 TL. tutardır.
Bir başka deyişle davalı şirketin en azından dava konusu edilen toplam 11 adet fatura karşılığı olan alacak tutarı olan 26.122,85 TL tutardan 9 adet fatura karşılığı olan (26.122,85 TL – 4.526,99 TL) 21.595,86 TL tutarın kabul edildiği sonucuna varılmaktadır.
Diğer yandan BA formunda yer almayan F-... no.lu irsaliyeli faturanın ve F-... no.lu irsaliyeli faturanın Teslim Alan kısmında Mustafa Kahraman imzası yer aldığı tespit edilmiştir.
Buna göre davalı firmanın dava ve icra konusu edilen 11 adet faturanın 9 adedini beyan etse de beyan edilmeyen 2 adet faturadan da haberdar olduğu, dosya kapsamında bu iki faturanın iade edildiğine ait bir belge bulunmadığı tespiti ile Sayın Mahkeme tarafından davalının borçlu olduğunun kabulü halinde;
11 adet faturanın tamamı kabul edildiğinde davalının davacıya 26.122,85 TL borçlu olacağı,
9 adet faturanın tamamı kabul edildiğinde davalının davacıya 21.595,86 TL borçlu olacağı,
İcra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebinin olmadığı, icra takibi ana para alacağı ile dava esas değerinin 26.122,85 TL olduğu, takip tarihinde istenilen % 19,50 faiz oranının T.C. Merkez Bankası verilerine uygun olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda celbedilen Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davaya dayanak satım konusu malların teslimlerine ilişkin sevk irsaliyelerinde ismi bulunan ...'ın davalı şirket çalışanı oldukları, tarafların bilanço alış, bilanço satış beyanlarının vergi dairesinden celbedilerek incelenmesinde; dava konusu 11 adet faturanın 9 adedinin BA formu ile davalı tarafından beyan edildiği, dolayısı ile esasen bu faturalara itiraz ve/veya iade edilmediği de gözetildiğinde bu faturaların (fatura konusu malların teslim alındığının) davalının kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce davalının defter ve kayıtlarının ibrazı için belirlenen inceleme gün ve saatinde, HMK.'un 222 maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların mahkememizde hazır edilmesine, inceleme günü ve saatinde defterlerin ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının sonuçlarına göre değerlendirme yapılacağı hususunun davalı tarafa ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemiştir. Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu dolayısı ile lehine delil olma vasfına haiz olduğu bu hali ile, HMK 222. vd maddeleri uyarınca davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, ayrıca davalının isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen isticvap için mahkemeye gelmediği, dava konusu 9 adet faturanın BA formu ile vergi dairesine beyan edildiği, beyan edilmeyen iki adet fatura bakımından ise sevk irsaliyesinde adı bulunan Mustafa Kahraman'ın SGK kayıtlarına göre davalı çalışanı olduğu dolayısı ile davacının takip miktarınca davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, davalı tarafça davaya konu borcun ödendiğini ispata elverişli herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması ve mevcut duruma göre borçlunun itirazında haksız olduğu dikkate alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak miktarı olan 26.122,85 TL üzerinden %20 oranında hesaplanın 5.224,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.784,45-TL karar ve ilam harcından 315,51-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 1.468,94-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 356,61-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 4.282,30-TL masraf olmak üzere toplam 4.638,91-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 26.122,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2025
Katip ...
Hakim ....