T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/771 Esas
KARAR NO :2025/679
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/11/2023
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: olay günü olan 21.02.2022 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında ... poliçe nolu sigortalı diğer davalı ...a ait olan ve diğer davalı ...’ın sevk ve idaresinde bulundurduğu ... plakalı araç müvekkili ...’a ait olan ... plakalı beyaz renkli 2018 model ... marka otomobiline %100 oranında kusurlu olarak çarpması nedeni ile meydana gelen trafik kazasında, müvekkile ait araç maddi hasara uğradığını, davalı ...’ın sevk ve idaresinde bulundurduğu araç ile %100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza dolayısıyla müvekkile ait araç ciddi şekilde değer kaybına uğradığını, müvekkile ait olan ... plakalı araç beyaz renkli 2018 model ... marka otomobil olduğunu, kazanın üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen şu anda 18.445 kilometrede orijinal nitelikte bir araç olduğunu, bu bağlamda %100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verilen bu kaza neticesinde müvekkile ait aracın rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini, müvekkile ait aracın kazaya uğraması sonucu yapılan çok sayıda parça değişimi, tamir ve boya neticesinde piyasa rayiç bedelinde yaklaşık 45.000 TL (kırkbeşbintürklirası) değer kaybı olduğunu, ayrıca kaza tarihi olan 21.02.2022 ile tamir bitiş tarihi olan 25.05.2022 tarihleri arasında 93 gün gibi uzun bir süre geçtiğini, müvekkili bu süre zarfında araçtan mahrum kaldığını ve mağdur olduğunu, müvekkili aracın tamiri sırasında geçen süre için ikame araç bedelinin de ödenmesi gerektiğini, kaza tarihi ile aracın tamir olana kadar geçen süredeki ev ile işyeri arasındaki mesafe, aracı ile yapması gereken günlük ihtiyaçlarda göz önüne alındığında aynı model, aynı marka ve özelliklere sahip aracın kiralama ücreti olan 30.000,00-TL (otuzbintürklirası)’ nin müvekkile ödenmesi gerektiğini fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, 21.02.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; müvekkili trafik kazasında zara gören ... plakalı aracının tamir bedeli olarak uğranılan zarardan 15.000,00-TL alacağının HMK-107/1 uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, müvekkile ait araçta oluşan değer kaybı sebebiyle uğranılan zarardan 5.000,00-TL alacağının HMK-107/1 uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, Araç mahrumiyeti bedeli (ikame araç kiralama bedeli) sebebiyle uğranılan zarardan 2.000,00-TL alacağının HMK-107/1 uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte araç maliki davalı ... ve araç sürücüsü davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen, olmak üzere şimdilik toplam 22.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: kazaya karışan ve müvekkili şirketçe sigorta edilen araç, müvekkili şirket nezdinde 18.11.2021 tanzim tarihli, 18.11.2021 - 18.11.2022 tarihleri arasında geçerli, .../0 numaralı poliçe ile ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat bedeli 50.000 TL olduğunu, müvekkili şirket poliçe limitini aşan bedelden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğü birtakım şartlara bağlandığını, müvekkili şirketin sorumlulukları olduğu gibi karşı tarafın da birtakım önemli sorumlulukları söz konusu olduğunu, kaza ile ilgili beyan edilenlerin doğru olmaması müvekkil şirketin yükümlülüklerini etkileyebileceğini, değer kaybı hesaplanırken aracın daha önce değer kaybına yol açacak kazalara karışıp karışmadığının, araçta daha önceki tarihli kazalara ilişkin parça değişimi/hasar onarımı yapılıp yapılmadığını, işbu kazaya ilişkin kısımlarda daha önce hasar görülüp görülmediğinin, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; değer kaybı bedeli belirlenirken hesaplamanın Hazine Müsteşarlığının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartları Eki ve 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren KZMS Genel Şartlarında değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'da yer alan Değer Kaybı Hesaplama Kriterlerine göre yapılması hukuki zorunluluk olduğunu, anılan formüle göre hesaplama yapıldığında başvuru konusu araçta herhangi bir değer kaybı meydana gelmediği görüleceğini, Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybı hesabının ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından Genel Şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin hasar tazminatı talebi bakımından bir ödeme yükümlülüğü bulunmasa da birtakım hususların ihtimale binaen belirtilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle yapılacak hasar tazmini hesaplamasının Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.2. "TAZMİNAT VE GİDERLERİN ÖDENMESİ" başlığı altında düzenlenen şartlar doğrultusunda yapılması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, ancak dosya kapsamında davacının KDV ödediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle Haksız davanın REDDİNi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; Tazminat davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 18/11/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Bilirkişi ...'dan alınan 25.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir.
MADDİ HASAR İLE NETİCELENEN OLAYIN İNCELENMESİ NETİCESİNDE ; Davacıya ait ... plakalı otomobilde meydana gelen hasarların, trafik kazası tespit tutanağında sürücü beyanları ve çizilen krokide belirtilen kaza ile oluşmasının mümkün olmadığı, Bu nedenle, ... plakalı otomobilin gerçek zararı, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının hesaplanamayacağı" şeklinde rapor sundukları görüldü.
Bilirkişi ...'dan alınan 18/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle : "davacı yanın itirazları çerçevesinde yapılan incelemeye göre, kök raporda belirtilen tespit, görüş ve kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığı sonucuna varılmıştır " şeklinde rapor sundukları görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; gerek kaza sonrası alınan ekspertiz raporunda gerekse mahkememizce alınan kök ve ek raporda dava konusu araçta meydana gelen hasarın davacının beyan ettiği ve sunulan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine yeni bilirkişiden rapor alınmasına dair ara karar kurulmuşsa da davacı vekilinin erilen sürede bilirkişi ücretini yatırmadığı, bu sebeple yeni bilirkişiden rapor alınması talebinden vazgeçmiş sayıldığı, davacı vekiline dava konusu kazaya ilişkin tanık bildirmesi için süre verilmesine rağmen davacı vekilince tanık bildirilmediği anlaşılmış olup, davacı tarafından hasarın dava konusu kaza ile uyumlu olduğu ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 243,69-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 22.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır