T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/810 Esas
KARAR NO :2024/966
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/06/2017
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Taraflar arasında karşılıklı ticari alışveriş söz konusu olduğunu, davalı, müvekkiline kumaş teslim edip faturalar tanzim ettiğini, buna karşılık müvekkili firmanın da bluz, gömlek v.s. ürünleri üreterek davalıya teslim ettiğini, taraflar arasında 2016 yılının ilk dönemlerine dek hiçbir sorun yaşanmamış olmasına karşın, müvekkili firmanın o döneme dek ortaklarından olan ...'ın ortaklıktan çıkmasından sonra ödemeler hususunda sorunlar başladığını, davalı firmanın ortak ve yetkililerinden olan ...'ın ... ile kardeş olduğunu, bu bağlamda ...'ın müvekkili firma ile bir bağı kalmaması nedeni ile davalı firmaca artık müvekkil ile ticari işe devam etmeme hususunda karar verilmiş olma ihtimali doğrultusunda, bakiye borcun o tarihlerden sonra ödenmeyerek, müvekkilini mağdur etme amacı olabileceği ihtimalinin bulunduğunu, hatta, davalının işbu faturaların ticari defterlerine işlememiş iddiasının doğru olması halinde, bahsedilen ihtimali kuvvetlendirdiğini, ancak işbu faturaların da davalı firmanın ticari defterlerine işlendiğini düşündüklerini, zira, müvekkilinin işbu icra takibini başlatmadan evvel, davalı firma yetkilisi ve çalışanları ile yaptığı telefon görüşmesinde, kendisine nakit ödeme yerine “çek” teklif edildiğini ancak “ 1 yıldır hiçbir ödeme yapılmamış olduğundan bu teklifin müvekkilince reddedildiğini, ayrıca, taraflar arasında mevcut elektronik ortamdaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, davalının tüm faturalardan haberdar olduğunu, dolayısı ile çek teklifi kabul edilmeyen davalının, itirazın iptali kararı verilinceye dek, zaman kazanmak maksadı ile işbu icra takibine itiraz etmiş olduğu kanaatinde olduklarını, kaldı ki; işbu faturaların ticari defterlerinde bulunmadığı iddiasının doğru olduğu var sayılsa bile, davalının işbu faturaları kendi ticari defterine kaydetmemiş olması, müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak, taraflar arasındaki tüm faturaları ticari defterlerine işlediğini, hatta KDV tutarlarını (vergilerini) dahi ödediğini, açıklanan nedenlerle; davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere davalı borçlu hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı- borçluya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davalı şirketin triko imalatı ve satışı ile uğraştığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında geçmişte ticari ilişki olduğunu, ancak taraflar arasında davaya konu mallar ve faturralarla ilgili bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe ve davaya konu faturaların müvekkili şirketin ticari kayıtlarında yer almadığını, böyle bir alışverişin söz konusu olmadığını,müvekkili şirketin davacı yana böyle bir borcu bulunmadığını, bu nedenle gerçeğe aykırı fatura düzenlemenin Vergi Usul Kanunu'nun 359.maddesi ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde suç teşkil ettiğini, gerçeğe aykırı düzenlenmiş faturaların delil niteliğinde bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı ve bu takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, davacının davasını ispatla mükellef olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 224.794,80 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda özetle; davacı ile davalı arasında 2016 yılı öncesinde de ticari ilişkinin mevcut olduğu, 01/01/2016 tarihli açılış kaydında davacı ticari kayıtlarında 154.161,64-TL davacının davalıdan alacaklı durumda olduğu, davalı taraftan alınan 102.000,45-tl tutarında "kumaş" alım faturaları ve 182.686,39-tl tutarında çek ve eft bedellerinin davalı adına kaydedilmesi neticesinde davacının davalıdan 7.731,60-TL alacaklı durumda olduğu, bu miktar hususunda tarafların mutabık oldukları, 16/03/2016-29/04/2016 tarihlerinde 4 adet toplam 193.901,04-TL tutarlı faturanın davalı adına borç kaydedildiği, bu faturaların takip konusu yapıldığı, söz konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı hususunda tespit yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmesi neticesinde, dosyada ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. 03/04/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafın celp edilen 2016 yılı Mart ayı BA formlarında davacı tarafından tanzim edilen 5 adet faturadan 2 adetinin formda yer aldığı, 4 adet faturanın yer almadığı, 4 adet faturanın fark tablosunda yer alan ve davacı kayıtlarında olan, ancak davalı kayıtlarında olmayan faturalar olduğu, tespitinde bulunulmuştur. Davacı tarafça taraflar arasında yapıldığı iddia olunan "skype" üzerinden yapılan yazışma kayıtlarına dayanılmıştır. HMK 199.Maddesinde "Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir." hükmünün yer aldığı, HMK 202/2 maddesinde ise "Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddeler uyarınca yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilince taraf çalışanları arasında yapıldığı iddia olunan yazışmaların, gerçekten tarafların çalışanları veya, temsilcileri arasında yapıldığına ilişkin bir kayıt dosyaya sunulmamış, yazışmalarda yer alan "..." ve "... ..." isimli kişilerin tarafların tarafların çalışanı oldukları, şirketi ile irtibatlı bulundukları hususu ispatlanamamıştır. davacı tarafça da yazılı beyan dilekçelerinde bu şahısların tarafların çalışanları olduğunun kabul edildiği iddiası ile SGK kayıtlarının sunulmasına lüzum görülmediği beyan edilmiştir. Ancak, davalı tarafın iddia edilen kabule ilişkin bir beyanı mevcut değildir. Ayrıca, sunulan yazışmaların, icra takibi konusu yapılan faturalara ait mallara ilişkin olup olmadığı da davacı tarafça ispatlanamadığından, bu anlamda, yazışmaların ve içeriklerinin teyit edilmeksizin HMK 199.madde hükmü gereğince belge olmadığı sonucuna varılarak, hüküm kurulması esnasında dikkate alınmamıştır. tüm dosya kapsamı, sunulan deliller alınan bilirkişi raporları hep beraber değerlendirildiğinde, davacının davalıdan cari hesap alacağına ilişkin olarak 7.731,60-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz ... sayılı kararı istinaf sonucu BAM'a gçnderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi 2020/1730 dosya 2023/1765 karar ilamında mahkememiz kararının itirazlar sonucunda kaldırılmasına dair karar vermiştir.
Karar ilamı doğrultusunda mahkememiz yeni esasına dosyanın kaydı yapılmış, yapılan yargılamasında:
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan kök raporda: "Davacı taraf davalıdan, faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağını tahsil edemediği gerekçesi ile 18.04.2017 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün ... dosya numarası ile 224.794,80 TL alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği, davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 224.794,80 TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, davacı tarafından davalı adına 16.03.2016-29.04.2016 tarihleri arasında tanzim edilmiş 4 adet fatura için davalının düzeltme kaydı vermediği vergi dairesi yazısından tespit edildiği, dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının delil listesinde arz ettiği davaya konu yazışmaların yapıldığı ve davaya konu olan davacı tarafından davalı adına 16.03.2016-29.04.2016 tarihleri arasında tanzim edilmiş 4 adet toplam faturanın tanzim edildiği tarihlerde ... isimli şahsın davacının SSK'lı çalışanı olduğu, ... isimli şahsın davalının SSK'lı çalışanı olduğu, tespit edildiği şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan ön ek raporda: Taraflar arasında toplam 193.901,04 TL tutarında bir FARK olduğu, Bu farkında davacı tarafından davalı adına 16.03.2016-29.04.2016 tarihleri arasında tanzim edilmiş 4 adet toplam faturanın 193.901,04 TL'lik faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, Bu farkı oluşturan faturaların 3 adedinin 2016 yılı Mart ayı, 1 adedinin 2016 yılı Nisan ayma ait olduğu, toplam 4 adet faturanın davacı kayıtlarında işli, davalı kayıtlarında ise işli olmadığı şeklinde bilgi verilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından sayın mahkemeye gönderilen 04.01.2024 ve Sayı :E-... sayılı yazıda İlgide kayıtlı yazınıza istinaden dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... arasında mahkemenizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davayla ilgili ...'nin 03,04/2016 dönemlerine ilişkin düzeltme KDV beyannameleri yazımız ekinde olup; ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 03,04/2016 dönemlerine ilişkin yazımız tarihi itibarıyla herhangi bir düzeltmesinin olmadığı görülmüştür... şeklinde bilgi verildiği görülmektedir. ... (istanbul) ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Sti. ve ... (istaanbul) vergi dairesi ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'nin 03-04/2016 dönemlerine ilişkin KDV düzeltme beyannamelerinin verilip verilmediği, eğer ki 03-04/2016 dönemlerine ilişkin sonraki tarihlerde KDV düzeltme beyannameleri verilmişse 03-04/2016 dönemlerine ilişkin olarak düzeltme öncesi ve sonrası KDV beyanlarının ibraz edilmesi, her bir dönem için neden niçin KDV düzeltme beyanı verildiği yönünde bilgi verilmesi, her bir dönem için KDV düzeltme beyanına esas olan (matrah, hesaplanan vergi, mal hizmet tutarlarının indirilecek vergi vb.) tutarların vergi dairesi tarafından bildirilmesi talep edilmektedir. Şeklinde ek ön rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda: Dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelere göre; Davalının Mart/2016-Nisan /2016 döneminde KDV beyanlarına düzeltme beyanı verdiği, davalının Mart/2016-Nisan /2016 döneminde KDV beyanlarında yaptığı düzeltme fark tutarının dava konusu olan aşağıda fatura tutarları kadar olduğu, mevcut fatura tutarları davacı tarafından icra ve dava konusu yapıldığı, davalının KDV düzeltme beyanlarındaki fark tutarları dava konusu faturalar ile ilgili olmadığı ispat etmesi gerektiği şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı taraf davalıdan, faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağını tahsil edemediği gerekçesi ile 18.04.2017 tarihinde ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... E dosya numarası ile 224.794,80- TL alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği, davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 224.794,80- TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı, tarafların ticari deftelerinin incelenmesinde, davacının davalı firmadan 201.632,64 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise; davalının davacı firmaya (-) 7.731,60 T borçlu olduğu, dolayısıyla, taraflar arasında toplam 193.901,04 TL tutarında bir fark olduğu, bu farkın da davacı tarafından davalı adına 16.03.2016-29.04.2016 tarihleri arasında tanzim edilmiş 4 adet toplam 193.901,04 TL’lik faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, bu farkı oluşturan faturaların 3 adedinin 2016 yılı Mart ayı, 1 adedinin 2016 yılı Nisan ayına ait olduğu, toplam 4 adet faturanın davacı kayıtlarında işli, davalı kayıtlarında ise işli olmadığı gibi müzekkere ile gelen 2016 yılı Mart ve Nisan ayı “Ba Form” larında da yer almadığı anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamı sonrasında vergi dairesine ve SGK'ya müzekkereler yazılmış, müzekkere cevaplarında davacının delil listesinde arz ettiği davaya konu yazışmaların yapıldığı ve davaya konu olan davacı tarafından davalı adına 16.03.2016-29.04.2016 tarihleri arasında tanzim edilmiş 4 adet toplam faturanın tanzim edildiği tarihlerde ... isimli şahsın davacının SSK’lı çalışanı olduğu, ... isimli şahsın davalının SSK’lı çalışanı olduğunun bildirildiği, davalının Mart 2016 dönemi kdv beyanlarından incelenmesinde Mart 2016 dönemi kdv beyanların düzeltme öncesi ve düzelme sonrası beyanlarının fark tutarının 139.538,00.-TL + KDV olduğu, davacının da davaya konu ettiği Mart/2016 dönemi fatura tutarlarını 139.538,00.-TL + KDV ( kdv dahil 150.701,04.-TL ) olduğu, mevcut şartlar dahilinde davalının Mart /2016 dönemine davacıdan 139.538,00.-TL + KDV fatura aldığı mevcut tutarları kdv beyannamesi ile bağlı bulunan vergi dairesine beyan ettiği, daha sonraki süreçte Mart/2016 kdv dönemine düzeltme beyanı vererek davacından aldığı 139.538,00.-TL + KDV faturayı kdv beyanından çıkarttığı, davalının NİSAN 2016 dönemi kdv beyanlarından incelenmesinde Nisan 2016 dönemi kdv beyanların düzeltme öncesi ve düzelme sonrası beyanlarının fark tutarının 40.000,00.-TL + KDV olduğu, davacının da davaya konu ettiği Nisan/2016 dönemi fatura tutarlarını 40.000,00.-TL + KDV ( kdv dahil 43.200,00.-TL ) olduğu, mevcut şartlar dahilinde davalının Nisan /2016 döneminde davacıdan 40.000,00.-TL + KDV fatura aldığı mevcut tutarları kdv beyannamesi ile bağlı bulunan vergi dairesine beyan ettiği, daha sonraki süreçte Nisan /2016 kdv dönemine düzeltme beyanı vererek davacından aldığı 40.000,00.-TL + KDV faturayı kdv beyanından çıkarttığı tespit edilmiş, davalı kdv düzeltme beyanında bulunduğu faturaların davacı ile ilgili olmadığını ispata yarar herhangi bir belge ve delil sunmamıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dava konusu 4 faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu, takibe konu cari hesaptan kaynaklı alacağını ispatlayamadığı, davacının icra dosyasına yapılan itirazının haksız olduğu anlaşılmış, davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden davacı icra takibin öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunamayacak olup icra takibine itirazın 4 adet fatura miktarı olan 193.901,04 TL asıl alacak bakımından reddine karar vermek gerekmiş, dava konusu likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair aşağıdkai şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 193.901,04 TL asıl alacak bakımından devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si oranında 38.780,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 13.245,38 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.714,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.530,41 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 2.714,97 TL peşin nispi harç, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.750,97 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 517,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.700,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 7.217,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 6.225,59 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 55,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 7,55 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 31.024,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır