T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/841 Esas
KARAR NO :2025/14
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/12/2023
KARAR TARİHİ:14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ...A.Ş'nin ülke genelinde oldukça bilinir ve tanınır konumda bulunan, lojistik sektöründe hizmet kalitesi ve çalışma ilkeleri doğrultusunda ticari itibarı üst düzeyde olan bir kurum olduğunu, Kamuoyunda ''...'' olarak tanınan müvekkil, ülkenin 81 iline hizmet götürmekte ve bu hizmetin yürütülmesi açısından kendisi de birçok farklı firma ile hukuki ilişki içerisine girmekte olduğunu, bu ticari ilişki de çoğu zaman diğer tarafa belirli bir marka altında lojistik destek verme, kurye temin etme şeklinde tezahür ettiğini, bu doğrultuda müvekkili ile davalı ... arasında gerçekleştirilen akit gereğince müvekkili tarafından davalıya kurye hizmeti verildiğini, davalının, hizmet karşılığı asıl alacak kaynaklı gereken ödemeyi yapmadığından yine sözleşmeye dayalı taraflar arasında yürürlükte bulunan cari hesap ilişkisine göre 01.01.2023-24.05.2023 dönem tarihli cari hesapta 79.061,10 TL alacak bakiye kaldığını, akabinde, müvekkili şirket alacağın tahsilini teminen cari hesap bakiyesi olan 79.061,10 TL asıl alacak ve faiz tutarı üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibin açılış tarihi 26.05.2023 olmakla birlikte tebliğ aşamasında yaşanan gecikme, tebliğ adresinin kullanılan adres olmaması gibi nedenlerle usulüne uygun tebliğin 22/09/2023 tarihinde gerçekleştiğini, bununla birlikte borçlunun, 22/09/2023 tarihli tebliğ öncesi, iade olunan 02/06/2023 ve 14/07/2023 tarihli tebliğler sonrası tarafları ile iletişime geçtiğini, ifa amacıyla borç tutarının güncel halini talep ettiğini, bilinen adrese çıkarılan tebliğin iadesi sonrası mersis adresine istenen tebligatın yine önceki adrese çıktığını, sonrasında mükerrer şekilde yine mersis adresine tebligat talep edildiğini ve bu son halde tebliğ mersis adresine gerçekleştirdiğini, tüm bu süreç esnasında borçlu e-devlet yahut iade gelen tebliğ adreslerindeki komşuları vasıtasıyla vb. nedenlerle olsa gerek takipten haberdar olduğunu, taraflarına iletişime geçtiğini, ne var ki herhangi bir ödemenin yapılmadığı gibi süreç hakkında bilgi de verilmediğini, dolayısıyla tebliğ işlemlerine usulüne uygun tebliğin sağlanması amacıyla işlemlere devam edildiğini, kabinde borçlu vekili aracılığı ile 27.09.2023 tarihli dilekçesiyle ödeme emrine itiraz ettiğini, iş bu itiraz üzerine icra takibi durduğunu doğrultuda itirazın iptali davası ikame edebilmek amacıyla arabuluculuk görüşmelerine başladığını, güncel durumda takibe konu asıl alacağın 15/06/2023 tarihinde tediye edildiği ancak ferilerin hiçbir şekilde ödenmediğini, yapılan görüşmelerde olumlu netice alınamaması dolayısıyla 27.10.2023 tarihinde anlaşamama tutanağı imza altına alındığını, davalının anılan tirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın iptali davası ikame etme zarureti doğduğunu, davalı icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde; "Müvekkil şirketin alacaklıya hiçbir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple ödeme emrine ve borca itiraz ediyoruz. " ifadeleri ile icra takibine itiraz ettiklerini, ancak iş bu dava dilekçesi ile sayın mahkemeye sunulan sözleşme, faturalar ve müvekkili şirkete ait ticari defterler incelendiği vakit taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin mevcut olduğunu ve müvekkili şirketin sözleşmeye dayalı gerçekleştirdiği hizmetlere ilişkin alacağının mevcut olduğunun görüleceğini davalı müvekkili şirketten hizmet eldığını ancak ödemesi gereken tutarları zamanında ödemediğini, davalı müvekkili şirketin kesmiş olduğu faturalara ilişkin herhangi bir iade veyahut itirazda da bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu faturaların davalı tarafça kabul edildiğini, kaldı ki 15/06/2023 tarihinde yapılan ödeme ile ikrar edildiğini, nitekim işbu davanın asıl mahiyeti doğrudan asıl alacağa dair bakiye alacak değil, takip tarihi itibariyle olan alacağın ferilerine ve kısmen ödeme dolayısı ile var olan asıl alacağa ilişkin olduğunu, dilekçe ekinde sunulan faturalar , tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkisi incelendiğinde de müvekkilin davalıya hizmet verdiği, davalının söz konusu faturalara itiraz etmediği, faturaları kabul ettiği davalının müvekkile takip tarihi itibariyle 79.061,10 TL borcu olduğu anlaşılacağını, söz konusu asıl alacağa sözleşmesel ticari faiz kapsamında aylık % 2 faizinde işletilmesi gerektiğini, söz konusu takip sonrası, fakat yazılı tebliğ öncesi asıl alacağı ödediğini, takibin açıldığı tarih 26.05.2023 15:31:42 itibariyle müvekkilin davalı şirketten alacağı olduğu akabinde ferilerinden de mesul olduğu izahtan vareste olduğunu, bu kapsamda ödeme yapılan tarihe kadar işleyen faiz ödenmediği gibi, takibin mahiyetinden kaynaklanan masraflar, vekalet ücreti gibi alacak kalemleri de ifa edilmediğini, tahkikat aşamasına geçilmeden evvel .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının celbini, davanın kabulünü, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten yoksun İtirazın iptalini ve takibin devamını, haksız ve kötüniyetli davacı tarafın alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 18/12/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 79.061,10TL asıl alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında rapor alınmak üzere dosya SMMM bilirkişisine tevdi eidlmiştir.
Bilirkişi ...'dan alınan 06.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacının davalıdan ... İcra Dairesinin ... E dosya numarası ile ilamsız takipten dolayı takip tarihi 30.05.2023 tarihi itibariyle 79.061,10 TL alacağı olduğu, davalının takip tarihinden sonra 15.06.2023 tarihinde 79.061.10 TL ödeme yaparak ana para borcunu ödediği, ancak davalının ödemesi icra infaz aşamasında gerekli masraf faiz ve hesaplamalar yapıldıktan sonra davacı alacağında mahsup edilmesi gerektiği Tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra - inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı," şeklinde rapor hazırlamıştır.
Her ne kadar duruşmada 'Takip tarihinden, davalının ödeme yaptığı 15/06/2023 tarihine kadar geçen süredeki işlemiş faiz, ferilerin ve icra masraflarının hesaplanması ve TBK m.100 kapsamında asıl alacaktan mahsup edilmesi için dosyanın yeniden önceki bilirkişiye tevdi rapor hazırlanmasının istenilmesine,' şeklinde ara karar kurulmuşsa da talebin ferilerine ilişkin olduğu ve ayrıca hesaplama yapılmasını gerektiren durum bulunmadığı anlaşıldığından bu ara karardan rücu edilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda, yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının defterlerini ibraz etmediği, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının icra takip tarihi olan 30.05.2023 itibariyle cari hesap tutarlarından dolayı davalıdan 79.061,10 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, davalının borcunu ödediğine dair bir belge ya da kayda rastlanılmamışsa da davacının dava dilekçesinde açıkça davalı tarafından asıl alacak olan 79.061,10 TL'nin haricen davacıya ödendiğini beyan etmiştir.
Davacı, icra takibinin başlatılmasından sonra yapılan ödemeleri TBK'nın 100. maddesi gereğince önce icra avukatlık ücreti ve icra giderlerine sayma olanağı var iken bu hakkını kullanmamış, doğrudan asıl alacaktan mahsup ederek icra vekalet ücreti, icra harç ve giderleri ve işlemiş ve işleyecek faiz bakımından, miktarını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İcra takibi başlatıldıktan sonra alacak aslının ödenmesi ile icra takibindeki borcun tamamen ödenmiş olmadığı, takibin başlatılması ile beraber icra masrafı ve icra vekalet ücreti tahakkuk ettiği, icra takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ile birlikte, icra vekalet ücreti, icra masrafları alacaklı tarafından talep edilebilecektir.
Dava, alacağın tahsili amacıyla feriler yönünden başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı tarafından 79.061,10 -TL asıl alacak için 26/05/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 22/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından borca süresinde itiraz edildiği, davalı tarafından 15/06/2023 tarihinde 79.061,10 -TL nin takip tarihinden sonra, davanın açıldığı tarihinden önce ödendiği anlaşılmıştır. Takibin başlatıldığı 26/05/2023 tarihinden sonra davalı, 15/06/2023 tarihinde ödeme göndermiştir. Ödeme emri 22/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı süresi içinde borç ve ferilerine itiraz etmiştir. Davacı vekili, itiraz üzerine ödeme olgusunu da belirterek, işlemiş faiz ve takip ferilerinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalının takipten sonra, asıl borcu ödeyerek borçtan kurtulması söz konusu değildir. Takip başlatılması için temerrüt ihtarına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının takip tarihinden sonra ödeme yapması ve takip anı itibariyle borçlu olması nedeniyle takibin ferilerinden de davalının sorumlu tutulması gerekir. İcra takiplerinde, tahsil harcı ve vekalet ücretinin hesabı icra müdürlüğünce yapılması gereken hususlardan olup, asıl alacağının ferilerinin İcra Müdürlüğü tarafından hesaplanacağı, tahsil harcı ve vekalet ücretine yönelik miktarlara ilişkin hesaplanan itirazların da İcra Hukuk Mahkemesinde görüleceği, bu aşamada ferileri yönünden takibin devamında davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış olup, hükümde miktar belirtilmeksizin ferileri yönünden devamına, ferileri bakımından devam eden icra dosyasına vaki itirazın iptalinde icra inkar tazminatı verilemeyeceğinden davacının bu talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibin asıl alacak 76.061,10 TL'ye takip tarihi olan 26/05/2023 gününden ödemenin yapıldığı 15/06/2023 tarihine kadar ( davacı-alacaklı talebini aşmamak Aylık % 2 sözleşmesel 2 ve değişen oranlarda) faiz işletilerek, takibin ferileri yönünden devamına,
2-Hüküm fer'i alacaklarla ilgili olarak tesis edildiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 5.195,73 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.925,88TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç ve 87,50 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 627,20 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 841,50 TL ilk masraf, tebligat gideri, müzekkere gideri,4.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.841,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır