T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/116 Esas
KARAR NO :2025/34
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:18/01/2024
KARAR TARİHİ:15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket'in unvanının, müvekkil şirketin ticari unvanına, logo ve ticari markasına, üçüncü kişiler nezdinde karışıklık meydana getirecek şekilde benzemesi ve bu benzerliğin kamu kurum kuruluşları ve üçüncü kişiler nezdinde karıştırılma tehlikesi yaratmasından dolayı, tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız rekabet nedeniyle müvekkil Şirket'in tescilli markasına ve ticari unvanına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı şirketin ticari unvanının terkinine ve tüm mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ticaret ünvanının ticari dürüstlüğe aykırı şekilde kullanıldığının tespiti, yasaklanması, haksız kullanılan ticaret ünvanının kanuna uygun şekilde silinmesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın 17/07/2024 tarihli duruşma zaptı ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 23/10/2024 tarihli raporda özetle;
"i. Davalı şirketin, davacının kuruluş yılı olan 1831 yılını kendi logosunda, antetli evrakında kullandığı; benzer şekilde davalı şirketin 1871 vb. yıl ibarelerini de antetlerinde kullandığı,
ii. Davalı şirketin kullandığı antetli evrakta şirket isminin tam olarak yazılmadığı, “...” ibaresinin baskın şekilde kullanıldığı; Mersis üzerinde yapılan inceleme neticesinde şirket tam unvanının ... ... ... A.Ş. olmasına karşın davacının sunmuş olduğu evrakta davalının ... ... Sigorta A.Ş. ismini kullandığının tespit edildiği,
iii. Davacı şirketin markasında kullandığı aslan figürü ile davalı şirketin evrak üzerinde kullandığı aslan figürünün benzerlik taşıdığı,
iv. Davacının ticaret unvanında ayırt edicilik sağlaması gereken ticaret unvanının “ek” kısmının “...” ibaresinden oluştuğu, davalının ticaret unvanında ayırt edicilik sağlaması gereken ticaret unvanının “ek” kısmının ise “... ...” ibaresinden ibaret olduğu; tarafların ticaret unvanlarına bir bütün halinde bakıldığında “...” ibaresi ticaret unvanlarının “ek” kısmı olmasına rağmen ticaret unvanlarının asli unsuru hâline geldiği,
v. Unvanların çekirdek kısmından da anlaşılacağı üzere tarafların ticari işletmelerinin faaliyet alanlarının aynı olduğu, davacının da davalının da sigorta sektöründe faaliyet gösterdiği,
vi. “...” ticaret unvanının, normal ve orta düzeydeki müşterilerin gözünde yarattığı izlenime bakarak değerlendirilmesi durumunda karıştırılmaya neden olduğu,
vii. Davalı adına tescilli “...” unvanında yer alan “...” ibaresinin haksız rekabet oluşturduğu,
viii. Mahkemece davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin karıştırılmaya müsait olmadığı, “... ...” ibaresinin ayırt edicilik sağladığı sonucuna varılır ise davalının ticaret unvanının haksız rekabet oluşturmadığının söylenebileceği,
ix. taraflar adına tescilli ticaret unvanlarının benzer olduklarından bahisle TTK'nın 54. maddesi uyarınca davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkininin gerçekleştirilebileceği," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Taraflar arasında davacının "..." ibareli ticaret ünvanının daha önce tescil edildiği, davalının "..." ibareli ticaret ünvanının ise daha sonra tescil edilmiş olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalının "..." ibareli ticaret ünvanını daha sonra tescil ederek kullanmasının davacıların daha önce tescil edilmiş durumda bulunan "..." ibareli ticaret ünvanına tecavüz niteliğinde olup olmadığı, bu kullanımın haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 52. maddesi "(1) Ticaret ünvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret ünvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. (2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." hükmünü içermektedir.
İltibas kavramı, üretici firmaların veya üretilen mal veya hizmetlerin sahip oldukları ad ve işaretlerin birbirleriyle karıştırılarak ayırt etme işlevlerini doğru şekilde gerçekleştirememeleri tehlikesidir (Prof. Dr. ... tarafından 28/11/2014 tarihli 1.Fikri Mülkiyet Hukuku Uluslarası Sempozyum Tebliğinde Sunulan Makale).
İltibas tehlikesi, görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubun toplumsal düzeyi ve durumu, ..., esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telafuz, anlam ve biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktıkları izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/02/2016 tarih ve 2014/11-627 Esas 2016/180 Karar).
Bununla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2020 tarih ve 2019/1319 Esas 2020/1319 Karar sayılı kararında da; 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, ticaret ünvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibinin bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret ünvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebileceği, yine TTK'nun 45. maddesinde de bir ticaret ünvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir ünvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı şirketin ünvanını sonradan tescil ettirdiği, davalının davacılar ile aynı olacak şekilde "..." ibaresini kullanmasının ticari dürüstlük ile bağdaşmadığı, ticaret ünvanlarında ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin, davacıların "..." ibaresi ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğu dikkate alındığında, davalı şirketin ticaret ünvanına bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin esasen ticaret ünvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde bulunduğu, davacının ibaresiyle karışıklığa sebebiyet verdiği, davalı ünvanı ile davacılar ünvanının iltibas oluşturmaya açık olduğu, ayırt edilmesinin kolay olmadığı, bu itibarla davalının ünvanında bulunan "..." ibaresinin müşteri nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, bu itibarla terkin talebinin yerinde olduğu, ayrıca bu kullanımın TTK'nun 52. maddesinde tanımlandığı gibi ticari dürüstlüğe aykırı olduğu, haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davalı tarafından davacı şirketin unvanı ile özdeş tanıtım faaliyetleri sebebiyle haksız rekabetin varlığının tespiti ve bu haksız rekabet eyleminin men'ine, davalının ticaret ünvanı olan "... ... ... AŞ" de bulunan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından davacı şirketin unvanı ile özdeş tanıtım faaliyetleri sebebiyle haksız rekabetin varlığının tespiti ve bu haksız rekabet eyleminin men'ine,
-Davalının ticaret ünvanı olan "... ... ... AŞ" de bulunan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine,
3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 916,00-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 15.734,00-TL masraf olmak üzere toplam 24.850,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
Hakim ...