T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/125 Esas
KARAR NO :2025/39
DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ:22/02/2024
KARAR TARİHİ:15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ticari faaliyeti gereği inşaat ve yol yapım işlerini ifa etmek maksadıyla faaliyetinde kullanacağı akaryakıtı temin için davalı şirket ile anlaştığı, davalı şirket ile akaryakıt temini konusunda ticari faaliyetleri düzenli bir şekilde devam etmiş ve teslim edilen akaryakıt bedelleri davalı şirketin hesabına ödendiği, bazen de şirkete kesilen ve karşılığı bulunan çeklerle ödeme yapıldığı, ancak 2023 yılı içerisinde müvekkilimin sipariş ettiği akaryakıta karşılık davalı şirkete çek kesilmişse de davalı şirket kötü niyetli davranarak sipariş edilen akaryakıtı teslim etmediği gibi bedelsiz kalmış çeki haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibine konu ettiği, takibe konu çekin verilme nedeni yakıt alımı olduğu, yakıtın yüklendiği tanker müvekkile ait şantiyeye teslim edilmesi gerekirken hiçbir suretle teslim edilmediği, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair talep hakkımız ile Kısmi-fazlaya dair menfi tespit talebimiz saklı kalmak üzere, ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasına konu borcun şimdilik 250.000,00-TL tutarı nedeniyle borçlu olmadığımızın tespitine, Müvekkil ... Taahüt Tic.Ltd. Şti.’nin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, tensiple birlikte davalı tarafa müzekkere yazılarak; yapılan ticarete ilişkin faturaların, teslim fişlerinin, sevk irsaliyelerinin, dolum raporlarının, tanker plaka ve bilgilerini sunmasının istenmesine, yargılama sırasında borcun müvekkilden tahsil edilmesi durumunda davaya istirdat davası olarak devamına ve tahsil edilen paranın yasal faizi ile birlikte müvekkile iadesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil davalı firma EPDK mevzuatına bağlı yakıt satımı yapan firmalardan olduğu, müvekkil firmanın çalışma prensipleri içinde tankerle mazot satışı da bulunmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttikleri gibi "Kamu İhalesi İle Yol – İnşaat" yaptıklarını yani devletin ihale kanuna uygun firmalardan olduklarını ve tüm alışverişini peşin ödemek suretiyle yapacaklarını dava dilekçesinde de beyan ettikleri gibi, müvekkil firmayı inandırdığı, başlangıçta bir kısım ödemelerini nakit ve başlangıçta çeklerinin bir kısmını da ödedikten sonra Kasım ayı mal bedelleri karşılığında verdikleri yaklaşık 12.000.000 TL değerinde mal bedeli karşılığı çek bedelini hiç ödemediği, davacının dava konusu çek bedellerinin karşılığında yakıtın teslim edilmediğine beyanı epdk amir hükümlerine , vuk ‘ na ve gib kayıtlarına açıkça aykırı olduğu, davalı cari hesap ekstresinde ödenen fatura bedellerinin konusu yakıtı ve teslim almadığını bildirdiği yakıtı hey aynı plaka sayılı araçlarla ve aynı şoförlerle teslim aldığı resmi kayıtlarla sabit olduğu, müvekkil bu dava konusu alacaktan başka yaklaşık 10 milyon TL alacağı halen mevcut olduğu, müvekkil tabii ki bu mal bedelini ... Petrolleri’ne nakden ve defaten ödediği, davacı aleyhinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyası ile suç duyurusunda da bulunulduğu, davacı tarafın EPDK amir hükümlerine uygun bizzat bildirdiği ve yakıtın teslimi konusunda resmi yazışma ile belirlediği kendi çalışanları niteliğindeki şoförlerin malı kendisine teslim etmediği yönündeki beyanı haksız, kötü niyetli ve tck anlamında suç sayılacak eylemlerde olduğu, davacının davasının maddi ve hukuki dayanağı olmadığı, kötü niyetli olduğu, bilerek ve isteyerek , tasarlayarak , EPDK amir hükümleri ile yakıt teslim adreslerini şantiye olmamasına rağmen suç işlemek kastıyla müvekkile bildirmişler, şantiye olmaması halinde resmi olarak davacı tarafından belirlenen şoförleri yakıtı Mersin liman tesislerine iade etmekle yükümlü olmalarına rağmen iade etmeyerek davacı firma yetkilisi ile birlikte usul ve yasaya aykırı, piyasada satışı yasak yakıtı tankerin mazotunu kırmak suretiyle paraya çevirdiklerinde şüphe olmadığı, çünkü bu mazot yasaya uygun Mersin Limana dönmediği, davacının yol ve inşaat yaptığı hiçbir şantiyesinin bulunmadığı öğrenildiği, halen müvekkil bu firma tarafından bugünkü yakıt değeri ile 20 milyon civarında zara uğrattığı, hem mazot sırra kıdem basmıştır, hem de müvekkilimin ... ve ... ' de nakden ödediği parası nedeniyle ve davacının bu eylemleri nedeniyle ağır mağduriyeti doğduğu, davacı davasında haksız ve kötüniyetli olduğu, hiçkimse kendi kusurundan faydalanamaz genel hukuk prensibi gereği davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etme zaruriyetinde kalındığı, yukarıda arz edilen nedenlerle, öncelikle davanın icra takibinin kesinleşmesinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, bu halde eksik bildirilen 250.000 TL harca esas değerinin ... İcra Müdürlüğünün ... s.lı esas dosyasının ₺3.990.442,55 TL dan az olduğunun UYAP sisteminden sorgulanmak suretiyle tespitine, harç değeri tespit edildikten sonra ilk yargılamada 492 s.lı Harçlar Kanunun 30.maddesi gereği eksik harcın tamamlattırılması için davacıya bir sonraki celseye kadar harcın tamamlanması için kesin mehil verilmesine, kanuna uygun peşin harcın tamamlanmaması halinde , yasaya uygun dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini, Maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı tarafça 1.126.708,00-TL ve 997.855,00-TL bedelli çeklere dayanılarak ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi bakımından davacı tarafın 250.000,00-TL'lik kısmi menfi tespit istemine ilişkindir
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine toplam 3.261.332,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından sunulan durum tespiti bildirir rapor ile, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının inceleme için ibraz edilmediği bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır.
Mahkememizce verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davacı tarafça davalı ile ticari ilişki dönemine dair defter ve kayıtların sunulmadığı çeklerin kambiyo senedi vasfı dolayısı ile sebepten soyut olduğu yönündeki kanuni karinenin aksini ispat yükü kendisinde olan davacının çeklerin bedelsiz kaldığını ispat etmesi gerekir. Dava konusu çeklere ilişkin davacı tarafından imza inkarında bulunulmadığı, dava konusu çeklerin ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı açıktır. HMK 200. maddesi uyarınca dosya kapsamında delil bulunmadığı ve davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine, davacı lehine verilmiş bir tedbir karar bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.269,38 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.653,98-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama gideri olarak suç üstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilen 10.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 40.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
8-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır